Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

Çin’de yatırımı olan Türk girişimcilerinin ‘yeni normale’ uygun yeni hedefleri

COVID-19’un ilk vurduğu ülke olan Çin’den hızlı toparlanma sinyalleri geliyor, ilk dalganm atlatılmasından sonra, ülkede hayat yavaş yavaş normale dönmeye başladı. Geçtiğimiz ayın son haftasında yıllık geliri 20 milyon yuan (20 milyon TL) olan şirketlerin yüzde 99’u açıldı ve bu şirketlerin çalışanlarının yüzde 94’ü işlerine döndü. Dünyada ise belirsizlikler devam ediyor. Dünya Bankası Küresel Ekonomi Görünümü Raporu, küresel ekonominin bu yıl Covid-19 salgınının etkisinden dolayı yüzde 5.2 gerileyeceğine işaret ediyor. Rapora göre, 2020’de gelişmiş ekonomiler yüzde 7 daralabilir. Yükselen piyasalar ve gelişen ekonomiler yüzde 2.5 gerileyecek. Ancak Çin ekonomisi yüzde 1 büyüme gerçekleştirecek. Bu durum başta Çin ile iş yapan Türk firmaları olmak üzere, dünyanın tümünü yakından ilgilendiriyor. “Dünyanın üretim merkezi” olarak tanımlanan Çin’de irili ufaklı 1001ü aşkın Türk şirketinin yatırımı var. Bu yatırımların toplamda 500 milyon dolarlık bir hacme ulaştığı tahmin ediliyor. Para Dergisi olarak, işlerin normale dönmeye başlaması üzerine, Çin’de yatırımı olana Türk girişimcilerinin ‘yeni normale’ uygun yeni hedef ve stratejilerini araştırdık.

“YENİ FIRSATLAR DOĞDU”

Geçen hafta China Today ve Turkuvaz Medya Grubu’nun ortaklaşa düzenlediği online forum büyük yankı uyandırdı. Forumda iki ülke ilişkilerinin geleceği konuşuldu. işbirlikleri üzerine dünyaya somut mesajlar verildi. Bu mesajlardan biride forumda konuşan Çin Çağdaş Uluslararası İlişkiler Enstitülerimden (CICIR) araştırmacı Xu Gang’dan geldi. Xu Gang Türkiye’nin önünde yeni fırsatlar olduğunu söyledi. Salgın Çin ve Türkiye’nin kalkınma vizyonunu gerçekleştrime yolundaki adımlarının ritmini bozdu. Buna rağmen iki ülke arasındaki ticaret umut vadediyor. Ocak-nisan aylarında Çin ile Türkiye arasındaki ticaret hacminin artışı iki haneli oldu. İşbirliğinin daha da genişleme alanı var” dedi.


Çin ve Türkiye’nin sanayi zincirlerini kenetleyebilecekleri iyi bir zemine sahip olduğunu belirten XU sözlerini şöyle noktaladı: “İki taraf Kuşak ve Yol girişiminden istifade ederek karşılıklı yatırım düzeyini artırabilir. Geleneksel işbirliği zincirlerinin kırılması, Çin ve Türkiye’nin potansiyeli olan sanayi zincirleri arasında işbirliği için fırsat yarattı. Avrupa’ya sırtını veren ve Orta Doğu’da geniş bir pazarı olan Türkiye, Çin’in sanayi zincirinin halkalarını taşıyacağı ortağı haline gelebilir, iki ülke işbirliğini altyapı tesisleri, bilimsel ve teknolojik alanlarında genişletebilir, özellikle 5G, yapay zekâ, büyük veri, bulut hesaplama gibi sahalarda işbirliğini pekiştirmelidir.”

“YATIRIMLARA ARA VERMEDİK”

Bu bağlamda Çin’de iş yapan Türk iş insanlarının projelerini de mercek altına aldık. Yeni projelerini inceledik. Örneğin TFI TAB Gıda Yatırımları, Burger King ile sekiz yıl önce Çin pazarına girmişti. Bu pazarda başarılı bir performans sergileyen şirket yönetimi, ülkenin batısı Wulumuqi’den doğusundaki Şanghay’a kadar genişleyerek restoran sayısını bin 300’ün üzerine çıkardı. Günümüzde Çin’de 55 bini aşan istihdam sağladıklarını belirten TAB Gıda CEO’su Caner Dikici, “Çin’deki restoranlarımızın hepsi hizmet verir durumda. Restoranların içinde gerekli tüm önlemleri aldık ve müşterilerimizi ağırlamaya başladık. Tüketici davranışlarını iyi okumanın, güvenilir, kaynağı belli gıdayı müşterilerimize ulaştırmanın ne kadar önemli olduğunu gördük” diyor. Dikici, şunları söylüyor: “Bu hassas süreçte dijital kanalları ve ‘Siparişimi Kapıya As’, ‘Temassız Teslimat’ ve tamamen hijyenik ‘Güvenli Paket’ gibi yenilikçi uygulamaları kullandık. Dijitalleşmeyi iş süreçlerimize maksimum dâhil ederek devamlılığı sağladık.”

Çin’e ilişkin yatırım planlarında bir değişiklik olmadığını vurgulayan Dikici, “Stratejimizde bir değişiklik olmadı çünkü biz Çin’e uzun vadeli bir yatırım olarak bakıyoruz. Çin’deki başarımız herkes tarafından görülüyor ve takdirle izleniyor. Burger King’den sonra Popeyes”in Çin operasyonu da bize emanet edildi. Geçtiğimiz ay ülkedeki ilk Pope-yes restoranımızı Şanghay’da açtık. ‘Yeni normal’ olarak tanımladığımız önümüzdeki dönemde, ülkedeki yatırımlarımıza hız kesmeden devam edeceğiz” diyor.

YENİ FABRİKA GÜN SAYIYOR

Enka Holding bünyesindeki Çimtaş Grubu, Ningbo- Çin fabrikasında enerji santralleri, petrokimya ve endüstriyel tesisler için boru sistemleri ile montaj dahil bütünleşik mühendislik çözümleri üretiyor. Covid-19 döneminde petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar ve yavaşlayan ekonominin global yatırımları – ‘bekle ve gör’ modeline dönüştürdüğünü hatırlatan Çimtaş ‘.Boru tera Kurulu Üyesi Emrah Ercen, şu bilgileri veriyor: “Covid-19 sonrası Çin Halk Cumhuriyeti gibi, hızla geri kazandığımız iş gücü kapasitemizle devam ediyoruz. Projelerimize gecikme yaşanmadan teslimat yapmaya devam ettiğimiz gibi, ‘her kriz bir fırsattır’ prensibiyle kapasitesini geri kazanamayan işletmelerin pazar paylarını da hedefliyoruz.”

Petrol fiyatlarındaki düşüşten kaynaklı enerji ve petrokimya sektöründe durağanlaşma meydana geldiğini anımsatan Ercen, “2019’un ortalarında 55.250 metrekare alan üzerine taşıdığımız yeni fabrikamıza, Covid-19 sonrası ek tesis ve ekipman yatırımına başladık. Bu yatırımı 2020’nin son çeyreğinde tamamlamayı hedefliyoruz. Yeni normal sonrasında dünya nü fusundaki artışla orantılı olarak, altyapı yatırımları devam edecektir. Fakat düşen emtia fiyatları ile ana yükleniciler ve yatırımcılar tedarikçilere maliyet kontrolü konusunda daha fazla baskı uygulayacak” diye ekliyor.

Büyük sermaye kullanılarak yapılan ağır sanayi yatırımlarının yüksek miktarda know-how barındırdığını belirten Ercen, açıklamalarını şöyle noktalıyor: “Grubumuzda uzun yıl-f%şy lardır uygulanan yalın mükemmellik modelimize uygun olarak ‘yeni normal’ dönemini verimlilik artışlarına ve iç süreçlerimizdeki iyileştirmelere odaklanarak değerlendiriyoruz. Bizim gibi yüksek kalite standartlarına sahip işletmeler, bu dönmede müşteri gözündeki güvenilir tedarikçi imajını pekiştiriyor.”

İŞBİRLİĞİNİ SIKILAŞTIRDI

FİBA Grubu, Çin’deki en büyük Türk yatırımlarından biri olan StarMall alışveriş merkezini Shenyang şehrinde hizmete açtı. Grubun 12 ülkeye yayılmış yatırımlarından edindikleri deneyimlerden dolayı salgınla birlikte kişisel sağlık ve kamu sağlığını koruma adına alınması gereken önlemleri erken aldıklarını belirten StarMall Grup

CEO’su Bülent Ulusoy, alışveriş merkezlerini kapatmadıklarını söylüyor. Ulusoy, şu bilgileri veriyor: “Bu süreçte tüm tedbirlere uyarak alışveriş merkezimizi hiç kapatmadık. Mağazalarımızın faaliyete devam etme kararını da mevcut yasal düzenlemelere uymaları kaydıyla mağaza yöneticilerine bıraktık. Bu bildirimimiz neticesinde, aralarında uluslararası markaların da bulunduğu yaklaşık 40 kiracımız, salgının ilk günlerinden itibaren faaliyetlerine devam etti.”

Ziyaretçi sayılarının azalmasına rağmen satış rakamlarında önceki yıla göre bir artış gözlediklerini belirten Ulusoy, “Bu artış Çin’in genel durumunu yansıtmıyor. Bu anlamda Çin ortalamasının üzerindeyiz” dedikten sonra açıklamalarını şöyle sürdürüyor: “Salgının ilk günlerinden beri kiracılarımızla ve diğer iş ortaklarımızla sıkı iş birliği içindeyiz. Yerel yönetimle sıkı işbirliği yaptık. Devletin teşvikleri sayesinde kiracılarımıza indirim ve borç ertelemeleri şeklinde önemli destekler verdik. Önümüzdeki altı aylık dönemde mevcut kiracı portföyümüzü ve yüksek seyreden satış rakamlarımızı koruyarak, ziyaretçi sayısında oluşan açığı telafi etmeyi amaçlıyoruz.”

“BÜYÜK BİR FIRSAT”

Hem Covid-19 süreci, hem de öncesinde Çin’den ithalata gelen kısıtlamalardan dolayı oradaki üretimlerini kısmak durumunda kaldıklarını belirten Fabeks Dış Ticaret CEO’su Ferhat Zamanpur, “Silk&Cashmire olarak, ürünlerimizin çoğunu kaşmirin anavatanı Iç Moğolistan’da üretiyoruz. Bu özel dokuyu Türkiye’de dokuyabilen az tesis olduğu için biraz zorlandık. Tek tesellimiz bu projeye birkaç sene öncesinde başladığımız için hazırlıksız yakalanmamamız oldu. 30 yıldır Çin’deyiz; ülkeyi iyi biliyoruz ve çok deneyimliyiz. Oranın hem üretim hem de satış potansiyeline hakimiz. StarMall’da açtığımız mağazamız sayesinde müşteriyi birebir tanıma fırsatımız oldu.”



Temel ürünlerin üretimini Türkiye’ye çekmek zorunda kalmalarına karşın, e-ticaret sayesinde Çin pazarının kendileri için büyük bir fırsat teşkil etmeye devam edeceğinc değinen Zamanpur, “Belirli ürünler Çin ve diğer ülkelerde yapılmaya devam edecek. Yeni doku ve karışımları da koleksiyonumuza ekleyeceğiz. Örneğin üzerinde çalıştığımız yeni ‘& more’ koleksiyonunda ipek ve kaşmirin ötesinde doğal dokular da sunuyoruz. Bu koleksiyon web sitemizde satış rekoru kırıyor. Yeni yatırımların tamamı teknolojik olacak. Sanal mağazamız Silkandcashmere.com’u büyütecek üç yıllık plan yaptık. Buna şimdi mobil uygulamamızı da kattık, ikisi mağazalarımızla entegre bir şekilde müşterilerimize hizmet edecek. Son yıllarda teknolojiye yaptığımız yatırımların faydalarını görüyoruz. Covid-19 krizin yanı sıra, bize yeni fırsatlar da sunuyor. Bu fırsatların farkında olan ve erken aksiyon alan şirketler uzun vadede karlı çıkacaktır. 3-5 yılda verilecek stratejik karar artık birkaç ayda tamamlanabiliyor.”

ÜRETİM ODAKLI YATIRIM

Çalık Grubu’na bağlı CLK Ipekyolu Lojistik yönetimi, Çin’deki yatırımlarını ertelemek yerine, devam ettirip mevcut yatırımlarını büyütmeyi hedefliyor. Yatırımlarını sürdüreceklerini belirten CLK Ipekyolu Lojistik Genel Müdürü Yahya Abdullahoğlu, “Yaşanan gelişmeler düşünülenin aksine Çin yatırımlarımıza ivme kazandırdı. Şanghay’da ofis açtık. Çin pazarında etkili bir oyuncu olacağız” diyor. Bu ülkedeki işbirliklerini daha da genişletme arzusunda olduklarını vurgulayan Abdullahoğlu, “Dünyanın birçok ülkesinde sıkıntı yaşanırken, Çin süreci başarılı bir şekilde kontrol

etti. Bu Çin devleti ve pazarına olan güvenimizin doğru olduğunu kanıtlıyor. Bundan sonra sağlığı ön plana alarak, ülkedeki farklı sektörlere yatırım yapmayı hedefliyoruz. Kısa ve orta vadedeki yatırımlarımız Türk gıda ürünleri ihracatı üzerine yoğunlaşacak. Orta ve uzun vadede pazardaki tecrübelerimizin artmasıyla üretim odaklı yatırımlarımıza hız vereceğiz” değerlendirmesini yapıyor.

“YENİLİKLERE AÇIK BİR PAZAR”

İçecek ağırlıklı uluslararası ticaret ya-pan, bünyesinde See-Taste markasını barındıran îyigör Shanghai International Trading’in kurucu ortağı Ömer îyigör ise Covid-19’un ortaya çıktığı dönemde, işlerinin konsepti gereği ‘ölü sezona’ girmek üzere olduklarını söylüyor. “Olayın boyutlarının ne aşamaya geleceğini görmek için o dönemde yaklaşan ‘Çin Yeni Yılı’ dönüşünü beklemeye karar verdik. Enerjimizi yeni yatırımlara yöneltmek yerine, mevcut durumu en az zararla atlatıp, ‘krizleri fırsata çevirme’ kapsamında yeni arayışlara yöneldik” diyen îyigör, son kullanıcıların önüne alışverişlerin kolaylığının farkına vardığını söylüyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bu durum bizi diğer rakiplerimizden daha fazla ulaşılabilir ve tercih edilebilir hale gelmek için gerekli stratejileri belirleyip, bunları hayata geçirmeye zorladı. Çin, çok dinamik, yeniliklere açık ve büyümeye çok arzulu bir pazar. Çinli tüketiciler konservatif alışkanlıklarını, globalleşmeyle harmanlamaktan çekinmiyor. Bu süreç bize globalleşmede yerel faktörlerin ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Zorlu günler ayakta kalabilmek için kurtuluşun tek başına olamayacağım bir kez daha bize hatırlattı.”

Uzmanlardan Covid-19 dersleri

  • Dünyada dinamik bir süreç yaşanıyor, tüketici davranışlarını iyi oku.
  • Artık’konfor alanı kalmadı, sürekli değişime ve yeni fırsatlara açık ol.
  • Yenilik ve katma değere yatırım yap, yeni bir başarı öyküsü yazmaya çalış.
  • İş süreçlerini djjitalleştir, teknolojiden en üst seviyede yararlan.
  • Teknolojiyi iyi kullan, temassız ödeme ve dijital para sistemine geç.
  • Hizmet ve ürünlerini müşterine güvenli ortamda ulaştır.
  • “Yeni normal” döneminde verimlilik artışına odaklan, iş süreçlerini iyileştir.
  • İş ortakları ve personelinle bilgi akışını hızlandır, takım çalışmasını teşvik et.
  • Çin’i dünyanın en büyük tüketici pazarı gibi gör, buna uygun adımlar at.
  • İki ülke arasındaki ticarette yerel para kullanma fırsatlarını kullan.

Semih ERKEN / Oriental Media Group Genel Müdürü
“Yeni açılımlara hazırız”

“Çin’in en lüks otelini inşa ediyoruz” Merkezi hükümetin aldığı kararlar ve halkın işbirliği salgının üstesinden gelinmesinde etkili oldu. Çin’in en lüks oteli inşa ediyoruz. Önce şantiyeyi durdurup beklemeye başladık. Altı hafta sonrasında ilk olarak ofis personelini, sekizinci hafta sonrasında da şantiye işçilerini geri çağırmaya başladık. 10’ncu haftadan itibaren de tam randıman işimize devam ettik. Diğer hizmetlerimizi ise hareketlendiremedik. Fuarcılık belli ki bir süre olmayacak. Halkla ilişkiler ve tanıtım işlerimiz de yavaş gidiyor. Şimdilik sadece iç pazara hizmet veriyoruz. Yurtdışı bağlantılarımız kesildi. Otelimizin hizmete girmesiyle epey teklif geleceğine inanıyoruz. Bölgeden teklifler alıyoruz ancak ben yurtdışına açılmayı hedefliyorum. Çin otel markalarını ve mutfağını dünyaya tanıtmanın zamanı geldi. Türkiye’den birkaç talep geldi. Bekleme kararı almıştım, fakat artık hazırız. Sadece Türkiye’ye değil, kademeli olarak Kuşak ve Yol rotasında açılmayı hedefliyoruz. Fuarcılık ve tanıtım işlerimize de yatırım yapıyoruz. İçinde bulunduğumuz süreçte firmalar tanıtıma ciddi bütçeler ayıracaktır.

Murat KOLBAŞI / Arzum Yönetim Kurulu Başkanı, Asya-Pasifık İş Konseyleri Koordinatör Başkanı
“China 2025’i yakından izlemeliyiz”

Dünya küçük ev aletleri sektörünün büyük bölümü Çin’de şekilleniyor. Hong Kong ve Şanghay’daki ofislerimizde hayat normale döndü. Arzum ve OKKA olarak, Türk kahvesini dünyaya yaymayı misyon edindik. Çin’deki kahve pazarı dünya ortalamasının üzerinde büyüyor. Geçen sene kahve tüketimindeki büyüme yüzde 20’ye ulaştı. Dünyanın en büyük kahve zincirleri ülkede yer almaya başladı. Büyüyen bu pazarda Türk kahvesinin de şansı var. Ülke yönetiminin ‘Made in China 2025′ stratejisi var; odaklanacakları 10 sektörü belirlediler. Bu sektörlerde dünyada en iyi oyuncu olacaklar.

Türkiye, Almanya’nın doğusundan Çin’in batısına kadar olan bölgedeki en önemli üretim üssü. Ülkemiz bugüne kadar fason üretimde başarılı işler yaptı, son dönemde ise kendi markalarımız öne çıkıyor. Çin’in dünya ticaretine 4.5 trilyon dolarlık bir katkısı var. Dünyaya ihracatı ithalatından 400 milyar dolar daha fazla.

Yıllık 2 trilyon dolar ithalatı olan bir ülke, Çin’in Kuşak ve Yol Projesi dünya nüfusunun yarıdan fazlasına, 4.5 milyar insana hitap ediyor. Bu noktadan hareketle, China 2025’i yakından izleyip, burada ortaya çıkacak iş fırsatlarını yönetebiliriz.

KEREM KÖFTEOĞLU



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu