Kapat !
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Çin verileri ve piyasa algısı

Çin verileri ve piyasa algısı



Bu hafta başında Çin büyüme verisi açıklanmış olacak. Piyasanın bu veriyi zayıflık kısmına mı, yoksa Çin’de yeni genişleme beklentilerine göre mi yorumlayacağını görmek gerekiyor…

ÇİN’DE üst üste gelen kötü veriler, Çin hükümetinin piyasayı rahatlatma adına yeni adımlar atacağı beklentisini artırdı. Bu nedenle geçen son birkaç yılda Amerikan Merkez Bankası (FED) politikaları nedeniyle alışık olduğumuz “kötü veri, pozitif fiyatlama” döngüsü bu sefer Çin’de ortaya çıktı.

Açıklanan veriler ardından Çin’in zayıflamasına yönelik endişelerin değil, Çin hükümetinin atmak zorunda kalacağı adımların fiyatlanması dikkat çekti. Pazartesi günü açıklanmış olacak Çin büyüme verisini de bu gözle değerlendirmek gerekiyor. Piyasa verinin zayıflık kısmını mı, yoksa yeni genişleme beklentilerine mi yorumlayacak görmek gerekiyor.

Çin verileri ve piyasa algısı

ÇİN YAVAŞLARSA GOP’LAR DURUR

Piyasa Çin’in zayıflayan verilerine genişleme beklentileriyle pozitif reaksiyonlar verse de, orta ve uzun vadede diğer gelişmekte olan ülkelerin özellikle de emtia üreticilerinin ayakta kalma ihtimali oldukça düşük. Grafikte Çin, Gelişmekte olan ülkeler (GOP) ve Türkiye’nin yıllar itibariyle büyüme rakamları görülüyor. Gelişmekte olan ülkelerin büyüme hızının Çin’in büyüme hızına bağımlılığı burada net bir şekilde görülüyor. Bu tablonun detayında özellikle Çin ile dış ticaret ilişkileri kuvvetli olan ülkelerin bu korelasyonu artırdığı görülmekte.

Her ne kadar Türkiye’nin geçmiş dönemdeki büyüme performansı Çin’in ve GOP’larm genel performansından bağımsız volatil bir seyir izlese de son yıllarda büyümenin sürdürülebilir istikrarlı bir yapıda devam etmesi için atılan adımlar, Türkiye’nin büyüme rakamlarının GOP ortalamalarına yakınsamasını ve korelasyonun yükselmesini sağlamakta. Bu nedenle kötü veriler kısa vadede genişleme beklentileri nedeniyle piyasalarda olumlu fiyatlansa da yavaş büyüyen bir dünyanın varlık fiyatlarındaki yükselişinin reel anlamda sürdürülme ihtimali oldukça düşüktür. Orta ve uzun vadede gerçek bu olsa da kısa vadede piyasayla inatlaşmanın çok doğru olmadığını düşünüyoruz.

BIST’te kritik destek 77 bin 500

Borsa İstanbul’da önceki hafta yaşanan sert yükseliş sonrası, geçen hafta bu yükselişin konsolidasyonu şeklinde geçti. Ana hatlarıyla 78.000-80.000 arasındaki iki bin puanlık alanda dalgalanan BIST-lûO’de saatlik grafikler önceki haftadan itibaren negatif sinyaller üretirken, günlük grafiklerde bu sinyaller son birkaç gündür gelmeye başladı. Ortalamalara baktığımızda son yükseliş sonrası 22 günlük kısa vadeli ortalama 50 günlük ortalamayı nisan ayından sonra ilk kez yukarı yönlü kesti. Buna karşın 100 ve 200 günlük orta vadeli ortalamalar hala aşağı yönlü eğilimini devam ettiriyor. 500 günlük uzun vadeli ortalamaya baktığımızda ise yatay seyrin istikrar kazandığını görüyoruz. Uzun vadede endekste denge noktalarına gelindiğini ve endeksin yeni bir yön hazırlığında olduğunu düşünmemize rağmen, kısa vadede başlayan yükselişin henüz kalıcı bir trende dönüştüğü söylemek mümkün değil. Önümüzdeki günlerde BIST-100’de yeni dipler oluşma ihtimalinin oldukça azaldığını ancak zaman zaman sert düzeltmeler görülebileceğini, bu düzeltmelerde 75.000 altındaki rakamların kademeli bir şekilde yeniden alım için kullanılması gerektiğini düşünüyoruz. Geçen hafta endekste yaşanan mini rallinin sonuna yaklaştığımız düşündüğümüzü 77.500’ün aşılmasıyla 80.000/81.000’lerin hedef olabileceğini bu nedenle de 77.500’ü stop loss kabul ederek yükselişlerde özellikle betası yüksek hisse senetlerinde 80.000-81.500 aralığında pozisyon azaltılması gerektiğini belirtmiştik.

Perşembe günü endeks 80.000 üzerindeki rakamları test ederek bu imkanı sağladı. Kısa vadede endekste güçlü bir düzeltme yaşanma ihtimalinin hafife alınmaması gerektiğini düşünüyoruz. Buna karşın bu düzeltmeden bahsedebilmek için öncelikle 77.500 civarındaki güçlü desteğin kırılması gerekiyor.

Dolar/TL’de dirençler güçleniyor

FED beklentilerinin dalgalandırdığı dolar, gelişmekte olan ülke para birimlerine karşı önceki hafta sert bir şekilde değer kaybetmişti. Geçen hafta ise daha dalgalı bir görünüm izledik. Dolar/TL kurundaki hareketler de küresel piyasalardaki bu süreçten etkilendi. Öte yandan, içeride 1 Kasım seçimleri sonrası siyasi tablonun netleşmesine yönelik beklentiler TL’nin güçlenmesini destekleyen unsurlar içinde. Bu beklenti kısa vadede dolar/TL kurunda yükselişlerde yeni satıcılar gelmesine neden oluyor.

Kısa vadede iç siyasi gelişmelerin kur üzerinde belirleyici olacağını düşünmekle birlikte, bu sürecin orta vadede TL’nin emsallerinden ayrışmasını sağlayamayacağını düşünüyoruz. Bu nedenle iç gelişmeler kaynaklı sert düşüşlerin dolar/TL’de orta vadeli alım fırsatı olarak kullanılması gerektiğini düşünüyoruz. Kısa vadede ise dolar/TL’de en güçlü destekler 2.85 ve 2.80’de bulunuyor. Kısa vadede bu desteklere doğru olacak hareketler, destek seviyelerinin altında makul bir stop ioss bulundurarak alım için kullanılabilir. Yukarı yönlü hareketlerde en güçlü direnç 2.9750’de bulunmakta. Kısa vadeli trade edenler bu seviyeye yaklaşınca kar realize etmeyi düşünebilir. Bu seviyenin aşılması durumunda daha önceki zirvelerin yeniden test edilme ihtimali artacağı göz önünde bulundurulmalı, bu nedenle de 2,9750’nin aşılması durumunda yeniden alım gözden geçirilmeli.

Faizler hâlâ en önemli gösterge

Likidite sorunları yaşansa da faizler piyasanın ruh halini yansıtması açısından hala en önemli gösterge. Bu nedenle faizlerin önümüzdeki dönemde de yakından takip edilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Haziran 2017 valörlü gösterge tahvilde geçen hafta yüzde 10.30-10.20 aralığına kadar gerileme söz konusu olsa da, bu seviyelerin kalıcı olarak altına inilmesini düşük olasılık olarak görüyoruz.

FED’in faiz artışına yönelik beklentileri artıracak verilerin ve içeride açıklanacak enflasyon verilerinin önümüzdeki dönemde de faizlerde yukarı yönlü hareketi tetikleyebileceğini düşünüyoruz. Bu hafta çarşamba günü gerçekleşecek TCMB Para Politikası Kurulu toplantısının ardından yapılacak açıklamalar faizlerde hareketliliğe neden olabilir.





Bunu da İnceledinizmi ?

Fon Yöneticilerinden Yatırım Stratejileri

Piyasalar yüksek dalgalanmanın yaşandığı bir yılı geride bıraktı. 2016 yılana göre daha iyimser bir hava …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir