Pazar , Mayıs 28 2017
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / BIST ve Dolar/TL’de bundan sonra ne olur?

BIST ve Dolar/TL’de bundan sonra ne olur?



BIST-100 endeksi için 75-80 bin aralığında ucuzluktan, 70 bine yaklaşıldıkça da aşırı ucuzluktan bahsetmek mümkün. Öte yandan 80-90 bin seviyeleri orta vadede çok uzak olmayabilir. Dolar/TL’de ise ana hareketin 2.90-3.25 bandında gerçekleşmesini bekliyoruz…

15 TEMMUZ sürecinin ardından ilk hafta yatırımcılar ne olduğunu anlayana kadar piyasadan uzak durmayı tercih etti. Olayların boyutunu ve etkilerini anlamak isteyen birçok yatırımcı için finansal piyasalardaki rakamlar çok da anlam ifade etmemişti. Bu durum ilk hafta borsadaki düşüş ile kur ve faizde sert yükselişe neden oldu. İkinci hafta ise yaşanan olayın boyutu görüldükten sonra, mevcut fiyatlarla yaşanan olayların ilişkisi daha net kurulmaya başlandı.

15 Temmuz süreci ile birlikte Türkiye’nin risk priminde hızlı bir artış, varlık fiyatlarında da hızlı bir düşüş yaşandı. BIST’te oluşan fiyatlar tarihsel çarpanlar ve gelişmekte olan ülkelerin çarpanları dikkate alındığında aşırı ucuz olarak nitelendirdiğimiz bölgeye girilmesine neden oldu. BIST-lOO’de 70 bine yaklaşıldıkça ortaya çıkan çarpanlar alım ve dolar/TL’de de 2.80-2.90 arasından maliyet yapanlar için 3.00’ün üzerindeki rakamlar satış için fırsat sundu. Şu ana kadar piyasalarımızda olanlar büyük oranda kısa vadede verilen anlık reaksiyonları içeriyor. Piyasalarımızda taşların yerine oturması ve fiyatlamalarm aşırı ucuz olarak nitelendirdiğimiz bölgelerden uzaklaşması için daha fazla gayrete ihtiyaç bulunuyor.

Borsa İstanbul

15 Temmuz’un ardından daha ilk başta hükümet tarafından ekonominin öncelik olarak ortaya konması, TCMB, SPK ve BDDK başta olmak üzere üst kurulların yerinde mesajları korkunun paniğe dönüşmesini engelledi. Hatta OHAL kararı açıklanırken bile, ekonominin bundan etkilenmeyeceğinin ısrarla vurgulanması, ekonomi ve piyasalar konusunda hassas davranılacağmm mesajı idi. Şu ana kadarki kriz yönetimi, ekonominin dümenindeki kişi ve kurumların son iki haftada gösterdikleri bu hassasiyetlerinin önümüzdeki günlerde de artarak devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Gerek içeride gerekse dışarıda üst düzey bilgilendirme toplantılarının devam etmesinin bu tür dönemlerde bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi için gerekli olduğunu düşünüyoruz. Türkiye hakkında soru ve endişesi olanların bu sorularına cevaplarını ilk ağızdan bulmaları çok önemli. Bu nedenle tüm ekonomik birimlerin iletişim kanallarını hiç olmadığı kadar açık tutmaları gerekiyor.

MOODY’S BEKLENİYOR

Kısa vadede Türkiye’nin en büyük sınavlarından biri kredi derecelendirme kuruluşlarıyla olacak. Türkiye’nin yatırım yapılabilir ülke notu üzerinde riskler olsa da, ağustos ayı takviminde Türkiye değerlendirmesi olan Moody’s ve Fitch’in bu ayı pas geçmelerini daha olası görüyoruz. Fitch tarafında daha az endişe olmasına karşın 5 Ağustos akşamı değerlendirmesi bulunan Moody’s’in Türkiye’yi olası bir not indirimi için izlemeye aldığını açıklamasının ardından, önceki hafta endişeler artmıştı. Ancak geçtiğimiz hafta gerek Moody’s’ten gelen açıklamalar gerekse hükümet kanadından yapılan görüşmeler sonrası ortaya çıkan manzara, Moody’s’in 5 Ağustos’taki toplantıyı pas geçme ihtimalini artırdı.



Yurtiçinde yaşanan son gelişmelerin not görünümleri üzerinde kısa vadeli baskı oluşturduğu bir gerçek. Ancak bu baskının S&P’nin yaptığı gibi Türkiye’yi Brezilya ile aynı kefeye koyacak boyutta olmadığını, ayrıca Türkiye’nin yatırım yapılabilir ülke notunu aldığı Mayıs 2013’e göre makro açıdan da çok daha iyi bir yerde olduğunu düşünüyoruz. Buna karşın yılın ikinci yarısında izleyeceğimiz en önemli konulardan birinin ülke notunu olması da şaşırtıcı olmayacaktır. Buna karşın olası bir not indiriminin tek başına piyasalarda yeni bir negatif trend başlatamayacağım düşünüyoruz. Türkiye’nin ve seçilmiş bazı gelişmekte olan ülkelerin üç önemli kurum tarafındaki uzun vadeli yabancı para birimi cinsinden notları tabloda bulunmaktadır.

VERİ HAFTASI BAŞLIYOR

Her ayın ilk haftası olduğu gibi bu hafta da yoğun bir veri akışı var. Yurtdışında ABD’den gelen verilerin dolar ve dolayısıyla diğer piyasalar üzerinde etkisinin yeniden arttığı bir dönem yaşıyoruz. Bu hafta istihdam verileri başta olmak üzere ABD’den gelecek verileri daha yakından takip edeceğiz.

Geçen ay ağustos toplantısını işaret eden İngiltere Merkez Bankası’nın perşembe günü gerçekleştireceği toplantıda 25 baz puanlık faiz indiriminin yanında ek önlem paketi açıklaması da muhtemel. Bu iki adım birlikte atılmazsa piyasalar atılan adımı yeterli bulmayabilir, içeride ise makro verilerden ziyade normalleşme sürecinde ekonomi yönetiminden gelen açıklamalar takip edilecek.

BIST-100’ün tarihsel F/K ve PD/DD

BIST-lOO’ün geçmiş çarpanlarının oluşturduğu trende ve bu çarpanların gelişmekte olan ülkelerin ortalamalarına göre iskontosuna baktığımızda, BIST-100 Endeksi için 75-80 bin aralığında ucuzluktan, 70 bine yaklaşıldıkça ve altında da aşın ucuzluktan bahsetmek mümkün. Endeksin bahsettiğimiz bu çarpanlarını göz önünde bulundurduğumuzda 80-90 bin aralığındaki rakamların orta vadede çok uzak olmayan rakamlar olduğunu düşünüyoruz.

Aşağıdaki grafiklerde BIST-100’ün Fiyat/Kazanç oranı ve Piyasa Değeri/Defter Değeri oranlarının tarihi gelişimi görülüyor. Bu iki grafikte de üstteki çizgiler yıl içinde görülen en yüksek çarpanları, alttaki çizgiler yıl içinde görülen en düşük çarpanları ve ortada görülen bordo çizgiler de yıl ortalamasını gösteriyor. Çarpanların üst çizgilere yaklaşması fiyatların pahalılaşmaya, alt çizgiye yaklaşması da fiyatların ucuzlamaya başladığını gösteriyor. Son dönemdeki sert düşüşlerle birlikte bu çarpanlar 2008 krizi dönemindeki istisnai dönemi göz ardı edersek 2004’tensonraki en düşük seviyelerine yaklaşmış durumda. Bu nedenle Türkiye’nin orta ve uzun vadeli perspektifinde önemli bir kırılma beklentisi olmayanlar için bu bölge cazip alım fırsatı olarak ortaya çıkıyor.

Endekste 70 bin civarından gelen güçlü tepki de kısa vadede sıkıntılar olsa bile Türkiye’nin orta ve uzun vadeli ekonomik performansına güvenin hala yüksek olduğunu gösteriyor.

ABD verileri ve global trend takip edilecek

15 Temmuz sürecinde 3.10’a kadar çıkan Dolar/TL kuru geçen haftayı 3.00’ün hemen altında tamamladı. Dolar/TL’nin 3.05’in üzerinde olduğu önceki hafta döviz tevdiat hesapları başta olmak üzere, yerli yatırımcının döviz bozdurması ve ekonomi yönetiminden gelen kararlı mesajlar kurun yukarı yönlü hareketini sınırladı.

Geçen hafta doların uluslararası piyasada değer kaybı da kurun geri çekilmesini hızlandırdı. Dolar/TL’de uzunca bir süredir hareket edilen 2.80-3.05 bandı, yaşanan bu son süreçte yukarı yönlü ihlal edildi. Geçen hafta itibariyle yeniden bu bandın içine dönülmüş olsa da, biz bu bandın bir miktar yukarıya kaydığını düşünüyoruz. Yılın ikinci yarısında doların uluslararası piyasadaki değer kazancı beklentimiz paralelinde Dolar/TL’de hareketin ana batlarıyla 2.90-3.25 bandında hareket etmesini bekliyoruz. Dolar/TL’de alım yapmayı düşünenlerin yukarıdaki marjı göz önünde bulundurarak, mümkün olduğunca bu bandın alt sınırlarını takip etmesini öneriyoruz.

Üzeyir Doğan / Para Dergisi





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir