Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

BES ile sermaye piyasası ilişkisi

BİREYSEL emeklilik sistemine katkı payı yatıran katılımcılar, tercih ettiği fonlar aracılığıyla, para ve sermaye piyasası enstrümanlarına yatırım yapıyorlar. Peki, bu ne demek?


BES’teki fonlar, katılımcılar tarafından kendilerine gönderilen katkı payları karşılığında, para ve sermaye piyasalarında işlem gören yatırım araçlarını, portföyüne dahil ediyor. Fon yöneticisi fona giren nakit para karşılığında yatırım araçlarını fonun portföyüne alıyor. Bu yatırım araçları Takasbank’ta fon adına saklanıyor. BES katılımcıları ise ödedikleri katkı payları karşılığında, fonu temsil eden katılma paylarına sahip oluyor. Bu katılma payları Takasbank’taki saklama hesaplarında katılımcı bazında takip ediliyor. Takasbank hesapları e-devlet sayfalarında da görülebiliyor. Katılımcılar BES şirketinin kendilerine açtıkları hesaplarda hem nakit hareketlerini görebiliyor, hem de hesaplarında birikmiş fon katılma paylarının güncel değerini izleyebiliyor.

Peki, o zaman şu soruyu soralım, para ve sermaye piyasalarında işlem gören varlıklar, yatırım enstrümanları bu piyasalara nereden geliyor?

PİYASAYA YATIRIM ARACI ARZI (İHRAÇ)

Para ve sermaye piyasalarında işlem gören yatırım araçları Sermaye Piyasası Kurulu’ndan izin alındıktan ve belirli prosedürler tamamlandıktan sonra halka arz edilerek piyasada işlem görmeye, alınıp satılmaya başlıyor. Piyasaya yatırım aracı ihraç eden kamu veya özel sektör şirketleri, birincil piyasada (halka arzda) ihraç ettikleri yatırım aracının piyasa tutarı kadar nakit elde ediyor. Yatırımcılardan gelen nakit karşılığında piyasaya yatırım aracı, yatırım enstrümanı sunuluyor. Bu yatırım araçları daha sonra ikinci el işlemler ile piyasada alınıp satılıyor. Şimdi bakalım, BES fonlarının portföylerine alabildikleri yatırım araçları neler? Bu yatırım araçlarının ekonomideki etkisi ne? BES fonları bunlara ne kadar yatırım yapmış?

HİSSE SENETLERİ

Bilindiği gibi hisse senedi bir şirkete ortaklık ve şirketin karından pay alma hakkım veren bir yatırım aracı. BES fonları portföyde tutulan hisse senetlerinden alınan kar payı ve fiyat artışından sağlanan sermaye kazancını fon portföyüne dahil ediyor. BES’in toplamında hisse senedi yatırımları 17.8 milyar TL’ye ulaşıyor. BES katılımcılarının hisse senedi fonuna yatırım yapması, daha çok şirketin halka açılması sonucunu doğuruyor. Daha çok şirketin halka açılması demek, şirketlerin daha fazla yatırım yapması, daha fazla personel çalıştırması, daha fazla üretim, daha fazla ihracat demek. Bireysel ve kurumsal yatırımcıların borsada elde ettikleri sermaye kazancı da reel sektöre kaynak olabiliyor veya tüketim yoluyla ekonomi canlanabiliyor.

BORÇLANMA ARAÇLARI

• Kamu borçlanma araçları: BES katılımcılarının katkı paylarının 95.3 milyar TL’si kamu tarafından ihraç edilen TL, altın ve döviz bazında, tahvil, bono, kira sertifikalarında yatırıma yönlendirilmiş. Devlet katkısı fonları, standart fonlar ve OKS standart fonları zaten portföylerinde belirli oranlarda kamu borçlanma aracı tutmak zorunda olduklarından, toplamda kamu borçlanma araçları fonlarının oranı yüzde 60’ı geçmiş. Peki, kamu bu parayı ne yapmış olabilir? Kamu BES katılımcılarından aldığı bu borçla, altyapı yatırımları, sağlık, eğitim, güvenlik başta olmak üzere, kamu hizmetlerinin gerçekleştirilmesi, kamu personelinin maaş ödemesi, sosyal yardımlar vb. için kullanmış veya kullanmak için bekletiyor olabilir.

• özel sektör tahvilleri: Katılımcıların katkı paylarının fonlar aracılığıyla, özel sektör tahvil ve bonolarına giden kısmı yaklaşık 15.4 milyar TL. Peki, özel sektör bu parayı ne yapmış olabilir? özel sektör borçlanma araçları fonlarının içerisinde yer alan banka bonoları bankalar tarafından, daha fazla kredi vermek için kullanılmıştır büyük olasılıkla. Diğer özel sektör tahvilleri de, üretim artışı veya kalite artışı sağlayacak yatırımlarda kullanılmış olmalı. Yoksa bir şirketin yaptığı yatırım, karını artırmayacaksa, şirketini büyütmeyecekse, neden borçlanılsın? Neden yükümlülük altına girilsin?

• Mevduat ve katılma hesapları: Bankalara yatırılan mevduat ve katılma hesapları aslında bankalara verilen borçtur. Banka vade sonunda parayı getirisiyle birlikte geri öder. Katılımcıların katkı paylarından 16 milyar TL fonlar aracılığıyla Türkiye’deki bankalarda vadeli mevduat ve katılma hesaplarına, repoya, vaat sözleşmelerine ve Takasbank para piyasasına aktarılmış. Peki, bankalar ve katılım bankaları bu parayı kredi olarak değerlendirmemiş midir? Bankalar açtığı mevduat ve katılma hesaplarını kasalarında nakit olarak tutmuş olsa, nereden getiri sağlayacak ve mevduat-katılma hesabı sahiplerine nasıl kar payı veya faiz ödeyecek?

YURTDIŞI PİYASALARA YATIRIM

• Yurtdışı yatırım araçları: Katılımcıların yurtdışındaki borsalarda işlem gören hisse senetleri ve yabancı tahvil yatırımları 3.7 milyar TL tutarında. Yani BES’e katkı payı ödeyen katılımcıların 3.7 milyar TL’si yurtdışına aktarılmış, oradaki yatırım araçlarında değerlendiriliyor.



• Kıymetli maden: Bireysel emeklilik sistemimizin gözbebeği son dönemdeki getirileriyle altın fonları. Sistemde yer alan altın fonlarının içinde çok büyük oranda altın sertifikaları bulunmakla birlikte, bir miktar da külçe altın bulunuyor. Katılımcıların 7.7 milyarTL’si külçe altın yatırımına ayrılmış. Bilindiği gibi altın yurtdışından ithal ediliyor. Altın ithalatı döviz karşılığında gerçekleştiriliyor ve son dönemin en büyük ithalat rakamlarından birini oluşturuyor.

REEL SEKTÖRE AKTARILAN

Toparlayacak olursak, BES’teki 159 milyar TL’lik birikimin 11 milyar TL’sini kıymetli maden ithalatı, yabancı hisse senedi ve tahvil alımı için yurtdışına göndermişiz. Kalan 148 milyar TL para ve sermaye piyasalarımızda işlem gören hisse senedi, kamu ve özel sektör tahvilleri, kira sertifikaları, VDMK, Eurobond, mevduat ve katılma hesapları aracılığı ile reel sektöre zaten aktarılmış. Bu paraların bir kez daha reel sektöre aktarılmasına olanak var mı? BES birikimi bir kenarda nakit olarak bekleyen bir yapıda değil ki.

PROBLEM NEREDE?

Katılımcıların, basında ve sosyal medyada yaşanan tartışmalardan tedirgin olmasının nedeni, sermaye piyasalarını ve bu piyasaların işleyişini bilmemekten kaynaklanıyor. Evet, bu piyasalar likit. İstenildiği zaman sistemden , çıkılabilmesi, BES’teki birikimlerin nakit gibi algılanmasına neden oluyor. Sanki BES birikimi bir yerlerde nakit olarak bekliyormuş gibi düşünülüyor. Bu da, sistemdeki birikimlerin amacı dışında kullanılabileceğine dair bir yanılgıya sebep oluyor. Sorunun temelinde finansal okuryazarlık seviyesinin düşüklüğü geliyor. Herkes piyasadaki fiyatlamalara o kadar odaklanıyor ki, piyasanın işleyiş mekanizmasının farkında olmuyor. Bu da yanlış anlamalara, yanlış yorumlamalara neden olurken, hatalı işlemleri de beraberinde getiriyor.

ZEYNEP CANDAN AKTAŞ



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu