Kapat !
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Altın fiyatında beklenti ve piyasalar mayıs-haziran yorumları

Altın fiyatında beklenti ve piyasalar mayıs-haziran yorumları



Altında orta vadeli trendin yukarı yönlü olduğunu düşünüyorum. Dolar/TL’de orta vadede 3.20-3.25, 3.60 ve 4.00 TL hedeflerim geçerliliğini koruyor. Kısa vade için beklentim ise 3.04-3.07 bandı…

Altın fiyatında beklentiniz nedir?

Altının en çok sevdiği şey gerçekleşmiş enflasyon değil, enflasyon beklentisidir. Bir başka ifadeyle, altın bugünün enflasyonu ile değil yarınların enflasyonu ile ilgilenir. Önümüzdeki yıllarda dünya genelinde enflasyonun bugünkü düzeylerinin üzerinde olacağı yönündeki beklentimden dolayı altında orta vadeli trendin yukarı olduğunu söyleyebilirim.

Lâkin kısa vadede altın için 1.300 dolar duvar işlevi görecektir. Altının 1.300 doları aşabilmesi için iki kritik gelişmenin bir arada yaşanması lazım. Birincisi, Brent petrolün 50 dolar eşiğini geçmesi. İkincisi de euro/dolar paritesinin 1.15 engelini kalıcı bir şekilde kırması. Her ikisinin gerçekleşmesini de 23 Haziran’daki İngiltere referandumu öncesi pek mümkün görmüyorum. Bu nedenle altında 1.300 dolar bölgesi yakın vadede satmak için, 1.225-1.250 dolar bandı da almak için uygun görünüyor.

altin almak

Euro-dolar paritesinde yön nedir?

FED’in bu yıl doğru düzgün faiz artırımı yapamayacağını biz söylüyorduk, ancak piyasalar bu görüşe daha yeni yeni ikna olmaya başladı. ABD verileri yılın başındaki kadar kötü değil ama ikinci faiz artırımını gerektirecek kadar da iyi değil. Unutulmamalı ki FED’in haziran toplantısı 17’sinde yapılacak. İngiltere’deki referandum ise 23 Haziran’da. Ekonomik veriler faiz artırımı için alarm vermiyorken FED 23 Haziran riski öncesi neden faiz artırsın? Pas geçeceklerdir.

İkinci faiz artırımının, İngiltere AB’de kalırsa bile en erken temmuz ayında yapılması mümkün görünüyor. Avrupa Merkez Bankası’nm (ECB) da teşvik anlamında verebileceği pek bir şey kalmadı. Özetle FED cephesinde de ECB cephesinde de pariteyi düşürebilecek kuvvetli bir faktör yok. Bu durumda paritede yukarı önlü hareket beklemeliyiz?

Evet, zaten yıl başından beri parite beklentimin yukarı olduğunu ifade etmemin nedeni buydu. Lâkin başka bir gelişme daha var. Ya İngiltere AB’den çıkarsa? Çıkarsa pound/dolar paritesinde oldukça sert bir düşüş eğilimi başlayabilir. Bundan euro/dolar paritesi de nasibini alır. Sırf referandum riski nedeniyle paritenin yakın vadede 1.15’i aşması zor.

Peki ya dolar/TL ne olur?

Dışarıda borsa endekslerinin zorlandığını ve hafif hafif “Brexit riski” fiyatlamasının başladığını söyleyebiliriz. Dış piyasalardan bize gelebilecek olumlu bir hava yakın vadede söz konusu değil, içeride de AK Parti’nin olağanüstü kongresi var.

Grafikte yeşil ile belirttiğim seviye (2.85) dolar-TL’nin artık yaslanacağı destek oldu. Bu bölge dolar yönlü pozisyonlar için uygun. Dolar/TL’de yukarıda kısa vade için beklentim 3.04-3.07 bandı. Orta vadede ise sırasıyla 3.20-3.25, 3.60 ve 4.00 hedeflerim geçerliliğini koruyor.

Orta vadeli beklentimin temel gerekçelerini önümüzdeki haftaki yazımda paylaşacağım. Unutmayalım ki yurtiçi yerleşikler (bireyler ve kurumlar- döviz tevdiat hesaplarından takip ediyoruz) yoğun döviz alımı yapıyor. Ve yabancı yatırımcının (CDS makasından takip ediyoruz) Türkiye’ye oluk oluk sermaye akıtacak bir havası yok. Bu şartlar altında kurda düşüşler alım yönlü pozisyonlar ile değerlendirilebilir.

BIST-100 endeksi için görüşünüz nedir?

Endeks 85.000’den beri negatif ve halen de öyle. Endekste 70.000-72.000 bölgesinin yeniden hisse senedi riskini almak için uygun olacağı kanaatindeyim. Bazen en iyi yatırımlarımız yapmadıklarımızda…

Sanayi üretimine bakıp “eyvah” demeli miyiz?

Türkiye’de büyümenin en iyi öncü göstergesi olarak kabul ettiğim takvimsel etkilerden arındırılmış sanayi üretiminde yıllık büyüme hızı mart ayında yüzde 2.9’a geriledi. Bu, Türkiye’nin potansiyel büyüme hızı olan yüzde 4.5 ile karşılaştırıldığında zayıf görünüyor. Lâkin tek ayın verisine bakarak yorum yapılmaz.

Son üç ayı birlikte değerlendirdiğimizde Türkiye ekonomisinin kabaca yüzde 4.8 civarında büyüdüğünü söyleyebiliriz, içinde bulunduğumuz şartlara rağmen hiç de fena sayılmayacak bir büyüme…





Bunu da İnceledinizmi ?

Fon Yöneticilerinden Yatırım Stratejileri

Piyasalar yüksek dalgalanmanın yaşandığı bir yılı geride bıraktı. 2016 yılana göre daha iyimser bir hava …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir