Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Alınabilecek 6 Hisse Önerisi

Alınabilecek 6 Hisse Önerisi



Piyasalarda FED, IŞİD, Türkiye’ye verilecek not gibi birçok risk olduğuna dikkat çeken analistler, endekste aşağı yönlü bir seyir olduğunu hatırlatıyor. Bu süreçte yatırımcılara ise güçlü, borçluluk sorunu olmayan, net dövîz varlığı olan şirketleri izlemeleri öneriliyor…

dusuk hisseBORSA İstanbul (BIST) sonbahar aylarıyla birlikte aşağı yönlü bir trend izlemeye başladı. Bunun nedeni ise öncelikle bölgede artan riskler. Suriye ve Irak’ta IŞID’le ilgili gelişmelerin yayılabileceği endişeleri ve ekim ayı itibariyle Türkiye’yle ilgili kredi derecelendirme kuruluşlarından gelebilecek not açıklamaları piyasaların riskleri arasında başı çekiyor. Bunların yanı sıra Amerikan Merkez Bankası’nın (FED) atacağı adımlar da özellikle gelişmekte olan ülkelere olası etkileri nedeniyle endişe yaratıyor. Bütün bunlar doların yükselmesine yol açarken borsanm da takip ettiği ana olgu bu dönemde dövizdeki hareketlenmeler olarak görünüyor.

2.25 TL seviyelerinde seyreden dolar/TL kuruna dikkat çeken analistler, kurda başlayan 2.20 üzeri hareketlerle birlikte BIST-100 endeksinin 80 bin seyrini bitirdiğini hatırlatıyor. Endeksin 80 bin seviyesi altında önce 76 bin 500’ü, ardından da 74 bin seviyelerini test ettiği belirtiliyor. Kısacası son gelişmelere paralel olarak BIST-lOO’de geçen haftanın başından itibaren düşüş trendinin etkili olmaya başladığını söylemek yanlış olmaz.

Analistler bu nedenle yatırımcıları kendilerini borsadaki sert düşüşlerden korumaları için hisse senedi bazında çok seçici davranmaları yönünde uyarıyor. Yatırımcıların hisse senedi seçerken öz kaynak yapısı güçlü, borçluluk sorunu olmayan hatta net döviz varlığı olan şirketleri izlemeleri öneriliyor. Hatta bu özelliklerin yanı sıra bu hisseler arasında da fiyat/kazanç oranı itibarıyla sektör ortalamasının altında işlem gören yani emsallerine göre iskontolu olanların tercih edilmesi gerektiği ifade ediliyor.

“GÜÇLÜ HİSSELER TERCİH EDİLMELİ”

Bundan sonraki süreçte döviz ve piyasa faizlerindeki hareketin borsa tarafından yakından izleneceğini söyleyen ALB Menkul Değerler Analisti Enver Erkan, “Bu dönemde borsada görülen aşağı yönlü riskler genel anlamda döviz piyasalarındaki hareketliliğe bağlı olacak. Bu durumda da Türk Lirası’nm değeri borsadaki hareketler açısından da kritik olacak. Böyle bir durum gerçekleşirse, dövizdeki değer kazancına bağlı olarak borsada sert düşüşler görülürse bütün sektörler olumsuz etkilenebilir. Ancak kurdaki dalgalanmalara karşı en defansif sektörlerden biri olması nedeniyle gıda veya perakende sektörleri izlenebilir” diyor.

BIST’te esas olanın alıcı ve satıcıların kuvveti olacağını söyleyen Erkan, bunların da hisse senedi alım-satımlarmda aracı kurum dağılımı veya takas oranlarından görülebileceğini belirtiyor. Erkan, bu kapsamda yükselen trendi güçlü olan, yükselişlerin etkili düşüşlerin ise zayıf olduğu hisselerin izlenmesini öneriyor. Erkan’a göre bu tür güçlü hisseler para girişi olması nedeniyle tercih edilebilir.

“BEYAZ EŞYA, HOLDİNG, OTOMOTİV”

Yılsonuna yaklaşıldıkça kur ve borsalar üzerindeki baskının da artmasıyla borsada satışların belli bir seviyeye kadar sürebileceğini ifade eden İntegral Menkul Değerler Analisti Beste Naz Süllü, BIST-lOO’ün tekrar yıllık dip seviyelerine yaklaşabileceğini söylüyor. Süllü’ye göre enflasyon tehlikesi ve FED’e ilişkin faiz kaygıları, BIST-lOO’ü aşağı yönlü etkilemeye devam edecek. Bu aşamada yatırımların büyük bir çoğunluğunu hisse senedine ayırmanın yanlış olacağını kaydeden Süllü, borsa yatırımı düşünenler için şu önerilerde bulunuyor: “Borsa İstanbul’da büyük ölçüde satış yâşadığı bu günlerde desteğinde tutunabilmiş ve kayıplarını önleyebilen defansif hisseler ön planda olmalı. Her ne kadar yabancı çıkışı yaşanmış olsa da, yabancıların ellerinde bulundurdukları değil, son dönemde giriş yaptıkları hisseler portföylerde bulundurulabilir.”

Süllü, sektörel bazda ise, Rusya’ya gıda ihracatının söz konusu olduğu, enerji verimliliği sağlayan beyaz eşyada vergi indiriminin konuşulduğu şu günlerde, bu sektörlerin izlenmesini öneriyor. Borsa İstanbul’da döviz artısı olan holding ve otomotiv şirketlerinin de ön planda tutulabileceğini kaydeden Süllü, “Yabancı yatırımcılar likit, güvenilir ve temettü verimliliği olan şirketleri izlemeye alırken FED’in çıkış sürecinde kur riskinden etkilenmeyecek şirketleri ön planda tutarlar. BIST’in sert düşüş yaptığı günlerde kayıplarını minimalize eden şirketler, bu kapsamda ön planda olmaya devam edebilir” diyor.

Kardemir: 2014 yılı altı aylık dönemde yeni tesisler kurma, kapasite kullanımını artırma ve maliyetlerini düşürme amacıyla toplam 196 milyon 942 bin TL’lik yatırım yaptı. Şirket, 2013’te duraklamaya uğrayan satış gelirlerini, yılın ilk altı ayında geçen yılın eş dönemine göre yüzde 29 artırdı. 2013 yılı altı aylık dönemde 843 milyon 597 bin TL olan satışları, 2014’ün eş döneminde 1 milyar 80 milyon TL’ye ulaştı. Bir önceki yıl maliyetler nedeniyle baskılanan brüt kar marjı da ilgili dönemler arasında yüzde 9.92’den 22.69’a yükseldi. Faaliyet karı 235 milyon 387 bin TL’ye 5İÜİS yükselirken, net karı 200 milyon 47 bin TL oldu. Döviz fiyatlarının 2013 yılına göre nispeten yüksek olması, yurtiçi çelik sektöründe ihracatı olumlu etkiliyor. Bunun ithalat üzerinde de caydırıcı etkisi olabilir. Bu açıdan Kardemir’in 2014 yılı satış ve kar rakamlarının 2013’e göre daha olumlu gelmesini bekliyoruz. Bununla beraber şirketin TCDD tarafından gerçekleştirilen ray alımı ihalesini kazanmış olmasının gelirlerine ve karına uzun vadede olumlu etki yapmasını bekliyoruz. Kardemir ülkemizin ana tren rayı imalatçısı. Ancak şirketin 838 milyon TL’de net borcu bulunuyor. Mayıs-ağustos 2014 verilerine göre yabancı işlemleri bazında Kardemir hisselerine 25 milyon 609 bin dolarlık net giriş olduğunu da belirtelim. Kardemir hisseleri için 2.54 TL hedef fiyatla yüzde 22 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.



Koç Holding: Enerji, otomotiv, finans ve dayanıklı tüketim malı sektörlerinde faaliyet gösteren grubun enerji sektöründeki olumlu satış ve kar rakamları dikkat çekiyor. 2014 5 yılı altı aylık dönemde satış ve f inansal 5 faaliyetlerden gelirleri 2013’ün eş dönemine göre yüzde 9 yükselerek 32 milyar 59 milyon TL’ye, brüt kar marjı ise yüzde 10.07’den 10.51’e ulaştı. Söz konusu dönemde net karı da yüzde 38 yükselerek 2 milyar 211 milyon TL oldu. 2013’ün ilk altı ayında 0.409 TL olan hisse başı karı 2014 yılı eş döneminde 0.566 TL oldu. Hem kar, hem de satış gelirleri açısından olumlu bir dönem geçiren holdingde enerji şirketlerinden gelen olumlu bilançolar dikkat çekiyor. Koç Holding’in sanayi sektöründe görülen iyileşmeden olumlu etkilendiğini ve bu trendin 2014 yılı boyunca devam edeceğini düşünüyoruz. Koç Holding hisseleri mevcut durumda düzeltme aşamasında olsa da yukarı yönlü trend devam ediyor. Mayıs-ağustos 2014 verilerine göre yabancı işlemleri bazında Koç Holding hisselerine 46 milyon 647 bin dolarlık net giriş oldu. Koç Holding hisseleri için 12.30 TL hedef fiyatla yüzde 20 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

T. Şişeçam: Düz cam, cam eşyası, cam ambalaj ve soda üretiminde Türkiye’de pazar lideri olduğu gibi Avrupa’da da en büyük üreticiler arasında. Şirketin satış gelirinin yarısından fazlası, yurtdışı satışlar ve ihracattan kaynaklanıyor, ihracatının yarısını euro bölgesinden elde ediyor. Yatırımlarına devam eden , V Şirket, 2014 yılında Rusya ve PolatlI’da yeni düz cam hatlarını devreye soktu. 2014 yılı altı aylık döneminde i:! ‘ satış gelirini, 2013’ün eş dönemine göre yüzde 24 artırarak 3 milyar 421 milyon TL’ye çıkardı. Şirketin hem satışları, hem de kar marjında görülen artışla beraber net karı yüzde 82 artarak 293 milyon 903 bin TL oldu. Gelişmiş ülkelerdeki toparlanma şirket için olumlu bir durum. Bu açıdan T. Şişecam’ın borsa performansının devam etmesi beklenebilir. Mayıs-ağustos 2014 verilerine göre, yabancı işlemleri bazında T. Şişecam hisselerine 38 milyon 463 bin dolarlık net giriş oldu. T. Şişecam hisseleri için 3.20 TL hedef fiyatla yüzde 12 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

Borusan Mannesmann: Yılın ilk altı aylık döneminde net satışlarında görülen yüzde 34.9’luk artışla net karını 2013’ün eş dönemine göre yüzde 50 oranında artırdı. Geçen yılın ilk altı aylık dönemine göre Borusan’ın finansallarını karşılaştırdığımızda brüt karı yüzde 40.3, FAVÖK’ü yüzde 43.7, faaliyet karı ise yüzde 87.4 artış gösterdi. Eylül ayı 22-13 haftalık döneminde 13 milyon 710 bin TL sermaye çıkışı yaşanan hissede buna rağmen yüzde 1 oranında yabancı ^manSann takas artış, yaşandı.

Borusan’ın yeni ürunu basınçlı ve sondaj boruları satışlarının 2013 yılının eş dönemine göre 2014’ün ilk altı ayında yüzde 82 artış göstermesi cironun da yüzde 13’ünü oluşturdu. Fiyat/kazanç olarak sektöre göre 24.84 çarpanla iskontolu işlem gören Borusan hisselerinin 6.53 seviyesinden destek alması durumunda orta vadede yüzde 10 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz. Hissede hedef fiyatımız ise 7.20 TL seviyeleri.

Petkim: Yılın ikinci çeyreğinde karını 18 milyon 247 bin TL’ye çıkaran Petkim, ilk altı ayda 55 milyon 584 bin TL kar elde etti. Şirket böylece geçen yılın altı aylık dönemine göre net Petkim barını 900 kat ıtırmış oldu. Petkim, yüzde 100 iştiraki olan Petlim Limanları’nın yüzde 30’luk payı için Goldman Sachs ve SOCAR Türkiye Enerji ile görüşmelere başladı. Petkim hisseleri için 250 milyon dolar bedelle eylül sonu satış düşünülüyor. Faaliyete önümüzdeki yıl geçecek olan 1.5 milyon TEU kapasiteli liman toplam 48 hektar lojistik destek sahasına sahip. Bu limanın şirketin konsolide bilançolarına olumlu etkisinin olabileceği düşünülüyor. Bu da Petkim hisselerini orta ve uzun vadeli alıma uygun kılıyor. Eylül ayı ortasında yabancı takası 2 milyon 730 bin artan hissede toplam sermaye çıkışı 9 milyon 850 bine ulaştı. Teknikte üçgen sıkışması yaşayan hissede üst direnç bandı 3.53-3.58 aralığından geçmekte olup yukarıyı zorluyor. Hissede 3.75 TL hedef fiyatla yüzde 10.29 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

Coca-Cola İçecek: 10 ülkede 23 fabrikası ile faaliyet gösteren Coca-Cola İçecek, 2014’ün ilk yarısında pazar payını yüzde 15 artırarak yüzde 22 aktif büyüme elde etti. Brüt satışlarında görülen yüzde 20 artışa rağmen, faaliyet dışı giderlerin artışından kaynaklı net karında yüzde 38 daralma görülüyor. Kazakistan ve Irak’ta yaşanan gelişmelere rağmen şirketin FAVÖK’ü yılın ilk yarısında yüzde 23 artarak 517 milyon TL, FAVÖK marjı da yüzde 17.3 oldu. Hissede kısmen de olsa yabancı girişleri dikkat çekiyor. Kur artışının maliyetleri etkilediği Coca-Cola içecek’te TL’de yaşanan değer kayıpları da satış gelirlerini olumsuz etkiledi. Goldman Sachs şirketi Türkiye’de odaklanılanlar listesine ekledi. Coca-Cola İçecek hisseleri için 51.90 TL hedef fiyatla yüzde 7.5 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir