Pazar , Ağustos 12 2018
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / ABD ile gerilim TL varlıkları baskılıyor

ABD ile gerilim TL varlıkları baskılıyor



Yoğun haber akışı ve piyasaların henüz dengelenememiş olması nedeniyle TL varlıkların taraf olduğu işlemlerde her iki yöndeki hareketlerde de temkinli olmanın faydalı olacağı görüşümüzü koruyoruz.

ABD ile sözlü devam eden gerginlikte iki bakana getirilen yaptırım kararı ile eylem safhasına geçildi. Her ne kadar sorunların çözümü için diplomatik çabaların devam ettirildiği dile getirilse de ABD’den gelen mesajlar bu sembolik yaptırımının atılacak yeni adımlarla somutlaştırılabileceği yönünde. Burada yaşanan gerilimler TL’nin değer kaybını hızlandırırken, temmuz ayı beklentilerin altında kalsa da enflasyondaki yükseliş trendi ve izlenen para politikasına yönelik endişeler de TL üzerinde ek tehditler oluşturuyor. Bu nedenle kurlar tarafındaki yükseliş hız kesmeyecek olur ise bir sonraki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı 13 Eylül’de gerçekleşecek TCMB üzerindeki piyasa baskısı artabilir. Bu nedenle TL ve bu çerçevede TCMB’yi zorlu bir ay beklediğini düşünüyoruz.

ÖNCELİK ABD ÎLE İLİŞKİLER

Son dönemde ABD’den gelen yaptırım tehditlerinin ardından ABD Hazine Bakanlığından çarşamba günü akşam saatlerinde yapılan resmi açıklamada, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ve içişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya yaptırım getirildiği bildirildi. Bakanlar hakkında verilen bu yaptırım kararının sembolik anlamı olduğunu ancak sonraki olası adımlara zemin hazırlandığını düşünüyoruz.

Bu nedenle piyasa reaksiyonu faizler ve kurlar tarafında oldukça sert oldu. Beyaz Saray’dan, yapılan açıklamaya T.C. Dışişleri Bakanlığından tepki geldi ve en kısa sürede karşılık verileceğinin altı çizildi. ABD’nin almış olduğu yaptırım kararı perşembe günü TL varlıklar üzerinde satış baskısını ve volatiliteyi artıran bir gelişme oldu. Ancak yaptırım kararı sonrasında gelen haber akışlarında, iki ülke heyetleri arasında ABD Başkanı Donald Trump’a yakın bir ekiple görüşmelerin pozitif şekilde sürdüğünü ve sağduyunun hâkim olduğunu belirtti. Bununla birlikte cuma günü Singapur’da Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ve ABD Dışişleri Bakanı Pompeo görüşmesi takip edildi. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ile gerçekleşen görüşmesinin ardından açıklamada bulunan ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, “Yaptırımlar ciddi olduğumuzun göstergesi” dedi. Çavuşoğlu ise yaptığı açıklamada, tehdit diliyle, yaptırımlarla hiçbir sonuca varılamayacağını ifade ederken, bunun da çok iyi şekilde anlaşıldığını düşündüklerini söyledi. Mike Pompeo ile yapılan görüşmede var olan sorunların nasıl çözüleceğini değerlendirdiklerini aktaran Çavuşoğlu, bu anlamda son derece yapıcı bir görüşme olduğunu söyledi. Sorunların çözülmesi için bundan sonraki süreçte de yakın işbirliği, diyalog içinde yakın çalışma konusunda mutabık kalındığı aktarıldı. Karar sonrasında TL varlıklar üzerinde satış baskısı bir miktar azalış kaydetse de, piyasaların atılacak somut adımlara odaklandığı görülüyor. Başlayan yaptırım sürecinin karşılıklı adımlarla devam ettirilmesi piyasa açısından en olumsuz senaryo olacak ve atılan her adıma sert reaksiyonlar verilecektir. ABD ve Türkiye arasında yaşanan sıkıntıların politik riskleri tırmandırmasıyla Türkiye CDS’leri iki gün içinde 40 puan yükselerek 340 seviyesine ulaştı. Bu da gösteriyor ki, konunun hassasiyeti oldukça yüksek, faiz, kur ve borsa üçlüsünde de bu konudaki gelişmelerin yakın dönem fiyatlamaları üzerinde etkili olmaya devanı edecek.

TREND TL’Yİ ZAYIFLATMAYA DEVAM EDİYOR

Geçtiğimiz hafta gerçekleşen Enflasyon sunumu ile birlikte Merkez Bankası yılsonu enflasyon tahminini yüzde 8.4’ten yüzde 13.4’e yükseltti. Merkez Bankası Başkanı Çetinkaya, yaptığı açıklamada enflasyon patikasından belirgin sapma olacağı kanaati oluşursa gereği yapılır, ilave sıkılaştırma gerekirse tereddüt etmeden gerçekleştiririz dedi. Temmuzda iç talep koşullarındaki yavaşlama ve para politikasının gecikmeli etkilerini izlemek için politika faizini sabit tuttuklarını belirtti. Yılsonu enflasyonu yüzde 13.4 olarak tahmin edildi. Enflasyonun 2019 sonunda yüzde 9.3, 2020 sonunda yüzde 6.7 olması bekleniyor. Çetinkaya’nın açıklamalarından öne çıkan başlıklar ise söyle: “Bugün itibariyle iktisadi faaliyette ılımlı dengelenmenin baz senaryo olduğunu ifade etmeliyim. Enflasyon patikasından belirgin sapma olacağı kanaati oluşursa gereği yapılır, ilave sıkılaştırma gerekirse tereddüt etmeden gerçekleştiririz. Geçtiğimiz aylarda ciddi sıkılaştırma yaptık, risk senaryolarını değerlendirerek kararlarımızı aldık. Son toplantımızda da buna ilişkin bir istisna yok.




Para Politikası Kurulu gerekli adımları, gerektiği zaman kendi değerlendirmesiyle atar ve atmaya da devam edecek.” Açıklanan enflasyon raporu sonrası önemi artan temmuz ayı enflasyon rakamı beklentilerin altında kaldı. TÜFE, Temmuz’da aylık bazda yüzde 0.55 (Konsensüs: yüzde 1.0) ile beklentilerin oldukça altında artışla yıllık bazda yüzde 15.4’ten 2003 bazlı serinin en yükseği olan yüzde 15.9’a yükseldi. Yurtiçi ÜFE ise aylık bazda yüzde 1.8 artışla (Önceki: yüzde 3.0) yıllık yüzde 25.0 (Önceki: yüzde 23.7) seviyesine yükseldi. Manşet rakamlarda beklentilerin altında kalsa da enflasyonun artış trendini koruması ve üretici fiyatlarındaki artışın ve kurlardaki yükselişin devam ediyor olması gelecek aylara yönelik beklentilerde bozulmalara neden olmaktadır. Bu nedenle Cuma günü beklentilerin altında kalan enflasyonun fiyatlamalar üzerindeki etkisinin sınırlı kaldığını gördük. Aybaşında elektrik ve doğalgaza yapılan zamlar ile artan kurların ve kurban bayramının getireceği etkiler ile ağustos ayında enflasyonun yeni bir zirve yapması sürpriz olmayacaktır. Bu nedenle enflasyon tarafında henüz en kötünün geride kaldığını söylemek çok mümkün değil. Bu trendin TL’yi zayıflatan ana etkenlerden biri olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda da hem TL, hem de bu çerçevede TCMB için ağustos ayının da çok kolay geçmeyebileceğim söylemek mümkün.

BIST kur ve faizlere rağmen tutunmaya çalışıyor

Haftaya negatif başlayan endeks hafta içerisinde volatii bir seyir izleyerek pozitif bir kapanış gerçekleştirdi. Hafta içinde haber akışı kaynaklı yaklaşık 3250 puanlık bir volatilite yaşandı. Haftalık grafikte alçalan kanal üst bandı test edilirken yukarı yönlü hareketlerin zayıf işlem hacmi ile gerçekleştiği görüldü. Pazartesi günü negatif açılan endeks gün içerisinde toparlanma gösterdi ve toparlanmanın perşembe gününe kadar devam ettiği görüldü. Perşembe günü ABD’li rahip Brunson konusunda ABD’den gelen Türkiye’ye yaptırımlar yapılabileceği yönündeki açıklamalar nedeniyle negatif bir açılış gerçekleşti. Perşembe günü 94.150 destek bölgesinden gelen toparlanma cuma günüde devam ederek pozitif bir kapanış gerçekleşti. Endeks cuma günü saatlik grafikte 200 periyottuk ortalaması üzerine çıkarak direnç olarak izlediğimiz 96.000 seviyesini test etti. Önceki günlere göre işlem hacmi düşük seyretse de gün içerisinde yukarı yönlü hareketlere işlem hacminin eşlik ettiğini gördük. Yükselen faizler ve kurlara karşın 96.000 seviyesi üzerinde kalıcılık sağlanması pozitif bir teknik görünümü besleyecektir. Direnç olarak 97.200-98.100 ve 98.800 seviyeleri izlenebilir. 97.200 direnci düşüşte bırakılan boşluğun dolduğu yer olması dolayısıyla önemlidir.

Olası geri çekilmelerde ise 94.150-93.900 aralığı ve 91.750 oldukça kritik destek seviyeleri. Bu seviyelerin altına sarkıtması durumunda satışların çok daha sertleşebileceğini düşünüyoruz.

Dolar/TL’de psikolojik 5 direnci de geçildi

Mayıs ayından beri 4.90’lı rakamlara kadar yükselerek psikolojik 5.0 seviyesini test eden dolar/TL’de, geçtiğimiz hafta ABD ile yaşanan gerilimlerin etkisi ile bu seviye geçildi ve en yüksek 5.1150 seviyesini gören kur haftayı 5.07 civarında tamamladı. Siyasi gelişmelerin etkisinin yüksek olmasının yanında her ne kadar Cuma günü açıklanan temmuz varisi beklentilerin altında kalsa da enflasyondaki artış trendinin devam ediyor olmasının da TL’yi baskılayan unsurlardan. Dolar/TL’de bundan önceki zirve olan 4.97 iie psikolojik önemi olan 5.00’m geri dönüşlerde güçlü destekler oluşturacağını düşünüyoruz. Bu nedenle bu seviyelerin altına sarkılması için ABD iie ilişkilerde düzelme başta olmak üzere 340’a dayanan Türkiye’nin CDS primini en azından 300’ün altına düşürecek pozitif gelişmelere ihtiyaç olacağını düşünüyoruz. Haber akışına bağlı yukarı yönlü ani ve sert hareketler gerçekleştiren kurda geçtiğimiz hafta da test edilen 5.1250 civarı ilk güçlü direnç bölgemiz olacaktır. Bu haftaya başlarken ilk olarak 4.9700-5.1250 kanalını takip edeceğiz. Bu kanaldan olası bir çıkış, çıkışın gerçekleştiği yönde kanal boyu kadar yeni bir hareketi tetikleyebilir. Bu kanalın yukarı yönlü geçilmesi durumunda teknik olarak izlenebilecek direnç seviyeleri sırası ile 5.27 ve 5.36 olacaktır. Yoğun haber akışı ve piyasaların henüz dengelenememiş olması nedeniyle TL varlıkların taraf olduğu işlemlerde her iki yöndeki hareketlerde de temkinli olmanın faydalı olacağını görüşümüzü koruyoruz. Özellikle kaldıraç kullanımının bu dönemde sınırlı kalmaya devam etmesinin gerektiğini düşünüyoruz.

ÜZEYÎR DOĞAN





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bunu da İnceledinizmi ?

En Yüksek Temmuz Ayı İhracatı

Temmuz ayı ihracatı 14.1 milyar dolarla en yüksek temmuz ayı ihracatı olarak kayıtlara geçti. Yıllık …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir