Pazar , Mayıs 28 2017
Anasayfa / İş Fikirleri / 30 bin TL ile yapılabilecek cazip işler

30 bin TL ile yapılabilecek cazip işler



30 bin TL ile neler yapılabilir?

Devlet tarımda küçük yatırımcıyı teşvik etmek için 30 bin TL hibe veriyor. Müracaatlar 12 Mayıs’ta bitti. 378 bin kişi müracaat etti. 450 milyon TL kaynak ayrıldı. 30 bin TL’ye hangi meyve ve sebzeler yetiştirilir, hayvancılıkta ne yapılır? Sizler için derledik..

HÜKÜMETİN acil eylem planı çerçevesinde açıkladığı önlemlerden biri genç girişimci çiftçilere dönüktü. Gıda Tarım ve hayvancılık Bakanlığı eli ile genç girişimci çiftçilere 30 bin TL’ye kadar hibe destek veriliyor. Bu program için başvurular 13 Nisan’da başlayıp 12 Mayıs tarihinde son-landı. Genç Çiftçi Projelerinin Desteklenmesi Programı kapsamında 18-40 yaş arası 378 bin çiftçi müracaat etti. Bu müracaatlar ağırlıklı olarak meyvecilik, büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık, kümes yetiştiriciliği, seracılık, tıbbi aromatik bitki yetiştiriciliği ve süs bitkileri alanında yapıldı. Bakanlık nezdinde yapılan müracaatlar değerlendiriliyor.

17 Haziran 2016 tarihine kadar hibeden yararlanacak girişimcilerin isimleri netleşecek. Şartlara uygun olan girişimciler onay sürecinden sonra hibe desteklerini kullanmaya başlayacak. Üç yıllık bir süreci kapsayan hibe destek programı kapsamında kabul edilen projeler için, bu yıl itibariyle 450 milyon TL’lik bir kaynak kullandırılacak. Projelerin, takibi bakanlık tarafından yapılıyor. Proje ile tarımda sürdürülebilirlik, genç çiftçilerin girişimciliğinin desteklenmesi, alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması ve genç kırsal nüfusun istihdamı hedefleniyor.

Tarım ve hayvancılık konusunu en fazla işleyen yayınız desek abartmış olmayız. Türkiye’nin stratejik sektörlerinden biri olarak gördüğümüz tarım ve hayvancılık ile ilgili neredeyse her hafta bir haber çalışması yapıyoruz. Genç çiftçilere dönük böylesi bir program açıklanınca 30 bin TL’lik hibe ile neler yapılabileceğini araştırdık. Genç girişimci çiftçilere örnekler sunalım istedik. Meyvecilikten hayvancılığa, sebzecilikten mandıracılığa birçok seçenek karşımıza çıktı. İşte, 30 bin TL ile yapılabilecek cazip işler…

uzum

MEYVECİLİK İLK SIRADA

30 bin TL ile yapılabilecek en cazip işlerden birisi hiç kuşkusuz meyvecilik. Bir meyve bahçesinin kurulum maliyeti meyvesine göre 2-5 bin TL arasında değişiyor. Dolayısıyla 30 bin TL ile 6-15 dekar arasında bahçe kurmak mümkün. Peki, hangi ağaçlan dikmek lazım? Gelecekte hangi meyveler prim yapar? Meyve, sebze, sera, hayvancılık alanındaki fırsatları sizin için derledik…

KİRAZ DALINDA 5 TL

Kirazda 500 bin tonluk üretimle dünya lideriyiz. Yıllık ihracat gelirimiz 200 milyon dolara ulaşmak üzere. Hem iç piyasada hem de ihracatta yoğun talep gören bir meyve, ihracatçı ve iç piyasadaki satıcılar kiraz bulmakta zorlanıyor. Satamama ihtimali yok. Şu sıralar dalında 5 TL’den aşağı kiraz bulmak zor. Üreticisinin yüzünü güldüren bir meyve. 30 bin TL’ye 10 dekarlık modern bir bahçe kurmak mümkün.

Kiraz Türkiye’nin her bölgesinde yetişebiliyor. Manisa Salihli, Bursa Yalova, Denizli Honaz, Kocaeli, Sakarya, Bursa, Bilecik, Kütahya, Ankara, Amasya, Tokat, İzmir, Uşak, Afyon, İsparta, Konya, Antalya, Karaman, Niğde, Mersin, Adana, Malatya, Elazığ ve Kahramanmaraş kiraz üretiminde öne çıkıyor.

CEVİZE TALEP ÇOK YÜKSEK

Meyvecilik yatırımlarında ceviz açık ara önde gidiyor. Devlet destekleri ve iç piyasadaki ihtiyaç da bu yatırımları te-tikliyor. Türkiye’deki üretim iç talebi karşılamıyor. Bu yüzden önemli miktarda ithalat yapılıyor. Dolayısıyla yatırımcıya önerilebilecek meyvelerin başında geliyor. Hakkari, Kastamonu, Çorum, Bursa, Denizli, Tokat, Kırşehir, Kahramanmaraş, Bingöl, Siirt, Sakarya, İzmit gibi illerde ciddi ceviz üretimi var ve sürekli yeni bahçeler kuruluyor. Ceviz üretimine sadece Tarım Bakanlığı değil, Çevre ve Orman Bakanlığı da destekler veriyor. Çevre ve Orman Bakanlığı, ağaçlandırma projeleri çerçevesinde 49 yıllığına ücretsiz alan tahsis ediyor. Tarım Bakanlığı ise fidanların yarı ücretini ödüyor.

MEYVESİ DE SUYU DA DEĞERLİ

Elma, sağlıklı beslenme uzmanları tarafından en çok tavsiye edilen meyvelerin başında geliyor. Dolayısıyla hem meyvesi hem de suyu tüketiciler tarafından yoğun ilgi görüyor. Meyve suyu sanayicilerinin de en çok tercih ettiği meyvelerden. Bu ilgi meyve bahçelerine de yansıyor. Aslında Türkiye’nin hemen her bölgesi elma yetiştiriciliğine uygun. TÜIK (Türkiye istatistik Kurumu) kayıtlarına göre, 55 milyon elma ağacımız var. Yılda 2.8 milyon ton elma üretimiyle dünya üçüncüsüyüz. Karaman, Çanakkale, İsparta, Denizli, Konya, Amasya gibi iller üretimde öne çıkıyor. Ancak elma Türkiye’nin her karış toprağında yetişmeye uygun bir meyve. Elma için bizim bölgemizde yetişir mi diye düşünmeyin.

KİVİDE PİŞMAN OLAN YOK

C vitamini deposu kivi, tropikal bir meyve. Ancak Karadeniz ve Akdeniz’in nem açısından uygun bölgelerinde de üretilebiliyor. Nitekim özellikle Doğu Karadeniz’de çaya alternatif olarak yoğun ilgi gördü. Türkiye’nin yıllık kivi tüketimi henüz 80 bin ton civarında. Ülkemizdeki üretimse yaklaşık 45 bin ton. Kalan kısım ithalatla karşılanıyor. Kivi bahçesi kuracaklar için ciddi fırsatlar var. Rize’de başlayan üretim, zamanla bu ilin ilçelerine ve Karadeniz’in diğer illerine de yayılmaya başladı. Iç talebe bağlı olarak Ege ve Akdeniz kıyılarında kivi bahçeleri giderek yaygınlaşıyor. Sakarya Karasu bölgesinde ise Türkiye’nin en büyük kivi bahçesi yakm zamanda kuruldu. Dolayısıyla bu alana girecekler için halen fırsat var.

NARENCİDE YENİ ÜRÜNLER

Portakal, mandalina, limon ve greyfurttan oluşan narenciye pazarının yıllık hacmi 2 milyar doları buluyor. Yıllık ihracatı 1 milyar dolar civarında olan narenciye ürünlerine yatırım, kıyı şeridindeki girişimcilerin her zaman ılgı odağında. Narenciye, Ege ve Akdeniz sahil şeridinde yoğun olarak üretiliyor, iklimin uygun olduğu bölgelerde narenciye bahçesi kurulması tavsiye ediliyor. Narenciye grubunun yeni üyesi kamkat ve lime ise öne çıkıyor. Farklı ürünler denemek isteyenler için bu iki yeni ürün de denenebilir.

MUZU SERADA YETİŞTİRİN

Türkiye’de muzun ticari olarak üretimi cumhuriyetin ilk yıllarına dayanıyor. Tropikal bir meyve olan muz sınırlı bir bölgede yetişiyor. Türkiye’nin iklim koşulları, muzun sadece Mersin’e bağlı Anamur, Aydıncık ve Bozyazı ile Antalya’ya bağlı Alanya ve Gazipaşa ilçelerinde üretilmesine imkan tanıyor. Ancak sahil şeridinde seralarda muz üretimi denenebilir.

KAYISIDA DÜNYA LİDERİYİZ

Dünya kayısı üretiminde açık ara lider konumundayız. 2.5 milyon tonluk dünya üretiminin 580 bin tonunu Türkiye karşılıyor. Yaş kayısıda yüzde 20, kuru kayısıda ise yüzde 90 pazar payına sahibiz. Kurutmalık kayısıda Malatya dışında Elazığ, Niğde ve Nevşehir de söz sahibi. Sofralık kayısıda ise Mut, İğdır ve Kars, Malatya’yla birlikte önemli üretim merkezleri olarak dikkat çekiyor. Kayısı da hem iç piyasada hem ihracatta yoğun ilgi gören bir meyve. Yatırımcısını pişman etmeyeceğini düşünüyoruz.

ÜZÜMDE ÇEŞİT ÖNEMLİ

Doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine hemen her ilimizde yetişen bir meyve. TÜ1K verilerine göre, Türkiye’de 4 milyon ton üzüm üretiliyor. Üretilen üzümlerin 2.3 milyon tonu sofralık, 1.5 milyon tonu kurutmalık, 700 bin tonu da şaraplık olarak değerlendiriliyor. Yaş üzümün yüzde 30’unun da pekmez üretiminde kullanıldığını belirtelim. Üzüm piyasada çok bol bulunan bir ürün. Bu nedenle üzüm konusunda dikkatli olmak lazım. Üzümde halen ihtiyaç var ama dikilecek çeşit iyi belirlenmeli ve hesaplı gidilmeli.

ŞEFTALİ VE NEKTARİN

Yılda 650 bin ton şeftali ve nektarin üretimiyle dünya beşincisi konumundayız. Genelde diğer ülkelerde şeftali ve “tüysüz şeftali” olarak da bilinen nektarin yarı yarıya üretiliyor. Türkiye’de ise halen üretimin yüzde 90’ı şeftali, yüzde 10’u ise nektarinden oluşuyor. Ancak son zamanlarda bizde de nektarin bahçelerinin alanı hızla artıyor. Bursa, Çanakkale, İzmir gibi illerde büyük bahçeler kuruluyor. Bu konuda en ciddi hareketlilik Çanakkale’nin Bayramiç ilçesinde görülüyor. Şeftali ve nektarinin popülaritesi halen yüksek. Bu alanda da fırsatlar olduğunu belirtelim.

ZEYTİNDE DOĞRU ÇEŞİT ÖNEMLİ

Deyim yerindeyse Anadolu’nun dağı taşı zeytin ağacı oldu. Çok değil 15 yıl önce 90 milyon civarında olan zeytin ağacı sayısı bugün 200 milyona dayandı. Sadece küçük ölçekli değil büyük ölçekli yatırımların da olduğu bir alan. Özellikle büyük sanayiciler ilgi duyuyor. Zeytin üretiminde özellikle Akhisar, Mut, Tarsus, Osmaniye, Kilis ve Şanlıurfa’da muazzam bir atak var. Bu bölgeler çok değil önümüzdeki birkaç yıl içinde çok önemli zeytin merkezleri haline gelecek. Zeytinde sofralık mı yağlık mı yapacağınıza önceden karar vermeniz gerekiyor. Piyasa araştırmasını iyi yapmak lazım. En çok hangi çeşitler talep görüyorsa ağaç seçimini de ona göre yapmalı. Aksi halde yatırımda hüsran olabilir.

YAZ KIŞ ÇİLEKVAR



Bu yıl çilek semt pazarlarında bile 5 TL’in altını görmedi. Hem ihracatta hem de iç piyasada yoğun talep görüyor. Reçelin yanı sıra çilek aromalı yoğurt ve süt ürünleri de çileğin talebini artırıyor. Bitki türü meyveler arasında ise çilek ön plana çıkıyor. Ülkemizde kış başlarında bile artık çilek bulmak mümkün. Bahar ayında açık alanda yapılan çilek üretimi, kış aylarında seralara taşınıyor. Hem yurtiçi hem de yurtdışında çok talep gören bir meyve olduğu için yatırımcılara ciddi fırsatlar sunuyor. Pazar sıkıntısı yaşanmıyor. Çilek üretiminde Silifke ve Anamur öne çıkıyor. Türkiye çilek üretiminin neredeyse yarısını bu ilçeler karşılıyor. Uşak, Bursa ve Zonguldak Ereğli’de de ciddi üretimler olduğunu belirtelim.

ERİK ÜRETİCİSİNİ SEVİNDİRİYOR

Erik de son yıllarda üreticisinin yüzünü güldüren bir meyve. Erik de pazarlarda 5 TL’nin altını görmedi. Hem ihracatta hem de iç piyasada kolay müşteri bulan bir meyve. Erik özel bir iklim istemiyor. Türkiye’de Edirne’den Hakkari’ye her bölgede üretmek mümkün. Eriğin ilk hasadı Hatay ve Mersin’de başlıyor. Ticari olarak da en fazla erik bu iki ilimizde üretiliyor. Sonraki dönemlerde İzmir, Aydın, Denizli, Bursa, Balıkesir erikleri piyasaya çıkıyor. Yaz ortasında ise rakımı biraz daha yüksek olan Afyon, Tokat, Amasya, Karaman gibi illerden gelen erikler sofralara ulaşıyor. Erik üretimi halen cazibesini koruyor.

İHRACATIN YILDIZI DOMATES

Mutfakların bir numaralı aktörü domates üreticisinin yüzünü de güldürüyor. Tarım kesiminin en fazla üretimini yaptığı ürünlerin başında gelen domates ülkemizde yaz kış üretiliyor. Türkiye’de hızla gelişen seraların (örtü altı) önemli bir kapasitesi domatese ayrılıyor. Domateste çeşit sayısı da hızla artıyor. Salkım, çeri, Çanakkale gibi çeşitleri en çok tercih edilenler arasında. Sadece kırmızı domates yok elbette. Mor, siyah, pembe, kahverengi renkli domatesler de üretiliyor. Hem iç piyasada, hem de ihracatta şansı yüksek. Domates bahçesini tarlada kuracaksanız dekar başına 5 bin TL ile 10 bin TL arasında maliyeti var. Serada ise durum değişiyor.

MAŞ FASULYESİNİN ALIMI GARANTİ

Son yıllarda fiyatı en çok yükselen sebzelerin başında fasulye geliyor. Üretimi giderek düştüğü için değerli hale geldi. Bu durum üretici için fırsat demek. Fiyatlar aşırı artınca tarım kesiminin ilgisi yıllar sonra tekrar döndü. Erzincan, Erzurum Ispir, Konya, Niğde, Nevşehir, Çumra, Denizli, Tokat, Adana gibi birçok yörede fasulye ekim alanlarının artması bekleniyor. Antalya ve İzmir bölgesinde ise taze fasulye ekimlerinde artış görülüyor. Taze ve kuru fasulyenin yanı sıra bir de maş fasulyesi var. Yeni neslin pek bilmediği maş fasulyesi son zamanlarda birçok restoranda karşımıza çıkıyor. Bakliyatçılar bu tür fasulyenin üretilmesi halinde pazarlama sıkıntısı yaşanmayacağım hatta alım garantisi vereceklerini söylüyorlar. Klasik fasulye üretmeyeceklere önerilir.

BÜYÜKBAŞ ZOR, KÜÇÜKBAŞ UYGUN

30 bin TL ile büyükbaş hayvan çiftliği kurmak zor. Çünkü hayvanların fiyatı kilosuna ve yaşma göre değişmekle birlikte 5-10 bin TL arasında. Haliyle 30 bin TL’ye ancak 4-5 tane inek alabilirsiniz. Bununla da çiftlik kurmak zor. Devletin hayvancılık sektörüne oldukça cazip teşvikleri de var. Tesis kurulumu, alman hayvan başına hibeler mevcut. Ancak bunlar çiftlik kuracak daha büyük yatırımcılara dönük. En az 50 hayvan ve üzeri çiftlik kuruyor olmanız lazım. 30 bin TL ile bu zor. Ancak keçi çiftliği kurmak mümkün. 100-150 keçilik küçük bir çiftlik kurabilirsiniz. Keçi sütü bildiğiniz gibi piyasada ilgi görüyor. Keçi sütü değerli olduğu için karlı bir yatırım alanı olarak öne çıkıyor. Keçi çiftliği Türkiye’nin her bölgesinde kurulabilir ancak, Güney Marmara ve Ege bu iş için daha uygun görünüyor. Üretilen sütün pazarlara ulaşması bu bölgelerde daha kolay. Keçi çiftliği kuracaklar için biraz da sermaye ekleyip 250 keçi ile başlanması öneriliyor.

MANDIRACILIK YAPIN

Edirne’den Kars’a, Hakkari’den İzmir’e Türkiye’de 300’e yakın yerel peynir üretiliyor. Son yıllarda özellikle mandıra ürünlerine yoğun bir ilgi var. Mandıracılık yatırımı yapıp marka çıkarmak karlı bir iş olarak karşımıza çıkıyor. Her yörede ayrı bir lezzet var. Çökelek türleri, kurut, lor türleri, beyaz peynirler, tulum peynirleri, küp, çömlek, tepsi peynirleri, Mihalıç peyniri, kaşar peyniri ve akrabaları, dil, Çerkez ve Abaza peynirleri, tel peynirleri diye sıralanıp gidiyor. Anadolu toprakları çok büyük bir zenginliğe sahip. Ancak bu zenginlik yeterince değerlendirilemiyor. Bu alana şimdiden yatırım yapanlar ileride kazançlı çıkacaktır.

Toplam süt üretiminin yüzde 85’i halen köylerde üretiliyor. Yüzde 15’i ise çiftliklerde yapılıyor. Yapı bu olunca da mandıralar küçük kalıyor. Bazı marka mandıralar çıksa da Avrupa’daki gibi bir yapı oluşamıyor. Mandıraların birçoğu market zincirlerinin fasoncusu konumunda. Markalaşan mandıra sayısı henüz çok az.

Çiftlik sayıları arttıkça Avrupa’dakine benzer mandıralarda ortaya çıkacak ve daha kurumsal yapılar oluşacaktır. Mandıracılığın gelecekte iyi bir yatırım alanı olacağı ortada. Çünkü gıda konusunda insanlar daha seçici olmaya başladı. 80’li yıllara özlem var. Mandıra markalarına ilgi yoğun. Mandıralar çok çeşit üretmek yerine bir veya iki niş ürüne odaklanmalı. Mandıra kurmak basit bir iş değil, işletme mantığında kurulan ve ticari olarak karlı olabilecek bir mandıranın kurulumu biraz yüksek; 500 bin TL’nin üzerinde yatırım gerektiriyor. Ancak 80 bin TL’ye de küçük bir mandıra kurup peynir üretebilirsiniz. Mandıra işi biraz bütçeyle ilgili.

KÜMES HAYVANCILIĞI

Kanatlı et sektörü Türkiye’de oldukça iyi bir konuma sahip. Avrupa’daki rakiplerinden daha iyi tesisler olduğunu biliyoruz. Bu tesislerin önemli bir kısmı tavuklarını fabrikanın 50-100 kilometre çevresinde sözleşmeli kümeslerden tedarik ediyor. 30 bin TL’ye kanatlı et sektörüne dönük kümes hayvancılığı yapabilirsiniz. Bu konuda markalı firmaların cazip teklifleri oluyor.

Sera yatırımı dört yılda amorti ediyor

Türkiye’de iki tip sera var. Biri klasik seralar, diğeri topraksız tarım yapılan teknolojik seralar. Her ikisinin maliyeti farklı. Antalya tipi de denilen klasik seralarda dekar maliyeti 30-60 bin TL arasında değişiyor. Çelik konstrüksiyonlu seralar başlangıç maliyeti yüksek olsa da 30-40 yıl kullanılabiliyor. Sadece dış kaplama plastikleri 5-6 yılda bir yenileniyor. Seralarda dekar başına 22 ton civarında domates elde ediliyor. Seracıların hesabına göre dört yılda yatırım kendini amorti ediyor. Genelde aileler bu tip seraları tercih ediyor. Teknolojik modern seralarda ise durum çok farklı. Tamamen sermaye gerektiren bir yatırım. En az 50 dekarla bu yatırıma girilmesi tavsiye ediliyor. Büyük ölçekli seralar kuruluyor. Metrekare maliyeti ise yaklaşık 100 euro seviyesinde. Teknolojik serayı daha çok sermayesi olan işadamları tercih ediyor ve 10 milyon TL ve üzeri fabrika büyüklüğünde yatırımlar yapılıyor. Teknolojik seralarda 100 kişinin üzerinde çalışan istihdam ediliyor.

Meyvecilik duayeninden öneriler

Alara Tarım, Türk meyveciliği için önemli başarı öykülerinden biri. Bu şirketin kurucusu Yavuz Taner işlerini 2007 yılında oğlu Kerim Taner’e devretmişti. Kerim Taner de bir süre sonra şirketi yabancı yatırımcılara sattı. Yavuz Taner, şu sıralar Alara Fidancılık ve 2007 yılında kurduğu Alanar Tarım’la ilgileniyor. Alanar Tarım, ağırlıklı olarak kiraz, Bursa siyah inciri, kayısı, Japon eriği, nar, nektarin, renkli üzüm, elma ve Trabzon hurması üretiyor. Bu meyvelerin hem bahçesini kuruyor hem de fidanlarını geliştiriyor. Manisa, Antalya, Afyon, Bursa, Adana, Çanakkale ve Mersin’de bahçeleri var. Yavuz Taner, meyvecilik yatırımı yapacaklara şu önerilerde bulunuyor:

“Bu işe hobi gibi değil bir işletme mantığıyla yatırım yapılmalı. Girişimciler pazar araştırmalarını iyi yapmalı, ölçek ekonomisiyle hareket etmeli, modern teknolojileri kullanabilecekleri fidanları tercih etmeli. İşi kısmete bırakmamalı, özen göstermeliler. Bu işin uzmanlarından destek almalılar. Bu konuda bir örnek vereyim… Ülkemizde ağırlıklı olarak Hicaz narı yetişiyor. Ancak birçok üretici yetişme sırasında tam olarak ağaca bakmadı, doğru hasat yapmadı ve Hicaz narının yüzde 30’u çöpe gitti. Oysa fire oranı yüzde 5’i geçmemeli. Bu yüzden uzman yardımı şart.”

Faruk ÇELİK / Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanı
“378 bin çiftçi müracaat etti”

“Genç Çiftçi Projelerinin Desteklenmesi Programı kapsamında 13 Nisan itibariyle başlayan başvurular 12 Mayıs’ta sona erdi. Bir aylık süre zarfında 378 bin genç çiftçimiz bu proje kapsamında il/ilçe müdürlüklerimize dosya teslimi yaptı. Bu rakam, genç çiftçilerimizin söz konusu programdan yararlanmak için yoğun ilgisinin olduğunu gösteriyor. Genç çiftçilerimiz proje kapsamında ana hatlarıyla büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği, arıcılık, kanatlı, ipekböceği yetiştiriciliği, meyvecilik, seracılık ile tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği konularında müracaatlarını gerçekleştirdiler. Ülke genelindeki tüm başvurular, değerlendirme ve uygulamalar, yazılım sistemi üzerinden anlık olarak Bakanlık merkezinden izleniyor. Yapılan başvuruların 370 bini hayvansal üretim, 8 bini de bitkisel ve diğer üretim kapsamında yapıldı. Başvuru dosyaları illerde oluşturulacak Genç Çiftçi Proje Değerlendirme Komisyonları tarafından 21 Mayıs 2016-3 Haziran 2016 tarihleri arasında değerlendirilecek. Bu değerlendirmelerde şehit yakınları, gazi, engelli, kadın ve eğitimli genç çiftçilerimize pozitif ayrımcılık yapılacak. Değerlendirme sonunda asil ve yedek listeler belirlenecek olup, bu listeler 4 Haziran ile 10 Haziran tarihleri arasında ilan edilecek. 11 Haziran ile 17 Haziran tarihleri arasında genç çiftçilerimizle hibe sözleşmeleri il ve ilçe müdürlüklerimizde imzalanacak ve projelerin uygulanmasına başlanacak.

Üç yıllık bir süreci kapsayan hibe destek programı kapsamında kabul edilen projeler için, bu yıl itibariyle 450 milyon TL’lik bir kaynak kullandırılacak.

Projeler, uygulamanın her aşamasında Bakanlığımızın ilgili birimleri tarafından takip ve kontrol edilecek.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir