Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

2019’un geride kalan döneminin ekonomik fotoğrafı

Bu hafta sene başından bu yana geride kalan gelişmelere dair genel bir resim çizmeye, böylelikle yılbaşından bu yana piyasada nelerin fiyatlandığını hatırlayıp bulunduğumuz durumu daha iyi analiz etmeye çalışacağız.


Yukarıda yer alan BIST-100 endeks grafiği üzerinde, sene başından bu yana piyasadaki kısa-orta vadeli ana eğilimleri yedi ayrı sürece ayırıp numaralandırdık. Aşağıda ise ilgili dönemlerdeki endeks hareketlerini tetikleyen başlıca gelişmeleri aşağıda listeledik. Bu gelişmelere geçmeden önce 2018 yılı sonlarında özellikle Fed’in para politikası duruşunun aşırı sıkı olduğu ve küresel bir yavaşlamaya dair endişelerin küresel risk iştahını düşürdüğünü, sermaye hareketlerinin ağırlıklı olarak gelişmekte olan ülkelerden gelişmiş ülkelere yöneldiğini de hatırlatalım.

  • BIST’in oldukça iskontolu seviyelerde bulunması
  • ABD-Çin ticaret müzakereleri
  • Fed ve ECB’den güvercin mesajlar
  • TCMB’nin sıkı duruşunu koruması
  • ABD-Türkiye ilişkilerindeki karışık seyir
  • îş Bankası, Atatürk/CHP hisselerinin Hazine’ye devri konusunun gündeme gelmesi
  • Ticaret müzakerelerinden gelen karışık haber akışı
  • Küresel büyüme endişeleri
  • Brexit belirsizliği
  • AB-Türkiye ilişkilerinde gerginlik
  • Türkiye ekonomisinin 1Ç19 döneminde yüzde 2.6 oranında daralması
  • TCMB rezervlerine dair dış basında yer alan olumsuz haber akışı
  • Londra’daki TL swap faizlerinde sert artış
  • TCMB’nin 1 haftalık repo ihalelerine ara vermesi
  • Fed faiz artırım beklentilerinin 2’den O’a inmesi ve bilanço küçültme sürecinin Ekim’de duracağının açıklanması
  • Seçim belirsizliği (31 Mart/Yerel Seçim)
  • Reform Paketi’nin genel hatlarıyla beğenilmesine karşın rakam bazlı detayların yetersiz bulunması
  • ABD-Türkiye ilişkilerinde devam eden belirsizlik
  • ABD-Çin ticaret müzakerelerinde sona yaklaşıldığına yönelik haber akışları
  • Trump’ın İran muafiyetlerini uzatmaması sonrasında petrol fiyatlarında artış
  • YSK’nın İstanbul Büyükşehir Belediye seçimlerini iptal etmesiyle uzayan seçim belirsizliği
  • Sona gelindiği ifade edilen ABD-Çin “Ticaret Müzakereleri”nin sürpriz bir şekilde “Ticaret Savaşı”na dönüşmesi
  • TCMB yeniden 1 hafta vadeli repo ihalelerine ara verdi
  • ABD-Türkiye ilişkilerinde artan tansiyon
  • Spekülatif döviz talebini önlemeye yönelik tedbirler
  • Emeklilik fonlarındaki hisse senedi ağırlığını artırıcı yönde düzenlemeler
  • ABD getiri eğrisinin 2007 sonrasında en ters şeklini alması nedeniyle artan resesyon endişeleri
  • Fed ve ECB’den para politikasında gevşeme yönündeki mesajların faiz indirim beklentilerini güçlendirmesi
  • ABD’den, S400 alımından vazgeçmemesi durumunda Türkiye’nin F-35 programından çıkarılacağım belirten mektup
  • Moody’s Türkiye not indirimi
  • Tekrarlanan İstanbul seçimleri sonrasında seçim belirsizliğinin sona ermesi
  • G-20’de gerçekleşen görüşmelerde ABD-Çin arasında ticaret müzakerelerinin devamı yönünde karar alınması ve ABD-Türkiye ilişkilerine yönelik gelen olumlu mesajlar

2019 yılının geride kalan döneminde endekste gözlenen seyir ve başlıca gelişmeleri ana hatlarıyla bu şekilde özetleyebiliriz. Kısaca, son yıllarda olduğu gibi yurtiçi piyasalar açısından hiç de kolay olmayan bir süreçten geçmekte olduğumuzu net bir şekilde söyleyebiliriz. Sene başmdan bu yana oluşan tabloyu daha da netleştirmek adına farklı grafik ve kısa yorumlarla devam edelim.

Yukarıdaki grafikte MSCI Dünya (MXWO), MSCI Gelişmekte Olan Ülkeler (MXEF) ve BIST-100 (XU100) endekslerinin sene başmdan bu yana gösterdikleri performansı karşılaştırmalı olarak gösterdik. Yakın dönemde BIST’te gözlenen hızlı toparlanmaya karşın hâlen sene başmdan bu yana bir miktar geride kaldığımız görülüyor.

Yukarıdaki grafikte Bloomberg’in Gelişmekte Olan Ülkelere Olan Sermaye Akışlarına Yönelik Gösterge Endeksi yer almakta, özellikle son bir aylık dönemde dış dinamiklerin yeniden gelişmekte olan piyasalar lehine döndüğü net bir şekilde görülmekte.

MSCI Gelişmekte Olan Kur Sepeti Endeksi ile dolar/TL kurunun sene başmdan bu yana izlediği seyre baktığımızda, yakın dönemde TL’de gözlenen değerlenme eğilimine karşın hâlen gelişmekte olan kurlara kıyasla bir miktar geride kaldığını söyleyebiliriz.



Sene başından bu yana yurtdışı yerleşiklerin haftalık bazda hisse senedi piyasasında gerçekleştirdiği net hareketleri kümülatif olarak yukarıdaki grafikte gösterdik. Net girişlerde ilk yarının sonlarına doğru bir miktar toparlanma görülmekte olsa da bunun henüz beklenen ölçüde olmadığı söylenebilir.

BIST-100 endeksi ile ülke risk priminin önemli göstergelerinden olan Türkiye beş yıllık CDS’inin karşılaştırmalı grafiğinden de görüldüğü gibi özellikle seçim belirsizliğin ortadan kalkması ve Türkiye-ABD ilişkilerine yönelik olumlu mesajların risk priminde hızlı bir gerilemeyi ve endekste hızlı bir toparlanmayı beraberinde getirdi. Toparlamak gerekirse, yılın geride kalan dönemi yurtiçi ekonomi ve piyasalar açısından ağırlıklı olarak zorlu geçti. Geçen hafta gerekçelerini de detaylıca ifade ettiğimiz gibi yılın ikinci yarısının ilk yarıya kıyasla daha olumlu geçme olasılığının yüksek olduğunu düşünüyoruz. Ancak, kısa vadede, özellikle S400’lerin teslimatı sonrasında piyasalarda yüksek oynaklık görülebileceği göz önünde bulundurulmalı. Dolayısıyla, TL varlıkların orta-uzun vadede hâlen önemli bir getiri potansiyeli taşıdığını düşünmekle birlikte kısa vadede özellikle ABD’den yaptırım uygulanması riskinin tam olarak masadan kalkmamış olması nedeniyle olası yatırım kararlarında tedbirli hareket edilmesinin sağlıklı olacağını düşünüyoruz.

EROL GÜRCAN



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu