Perşembe , Kasım 23 2017
Anasayfa / Girişimcilik / Tabakhane sahibi tek iş kadını

Tabakhane sahibi tek iş kadını



RUKEN MIZRAKLI

Dünyada bir tabakhaneye ortak olan tek kadın. Yünlü deri üretiminde Türkiye’nin önde gelen kuruluşlarından Gündüz Group’un Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ruken Mızraklı, Tabakhane işi zor ama çok seviyorum. Av hayvanı ile işimiz yok. Eti için kesilen hayvanın derisini işliyoruz” diyor.

RUKEN MIZRAKLIRUKEN Mızraklı, üniversiteden mezun olduktan hemen sonra Şi-şecam’da çalışan bir endüstri mühendisiyken 1990 yılında bir iş tekifi alır. 1970’li yıllardan itibaren deri kimyasallan ticaretiyle uğraşan işadamı Seyit Ali Gündüz, “Bir tabakhane kuracağım. Siz de genel müdürü ve küçük ortağı olun” der. Hayatında hiç tabakhane görmeyen genç mühendis bu teklifi kabul eder. Ve Mızraklı’nm deri sektöründeki macerası böyle başlar. Bugün Türkiye’nin en büyük yünlü deri üreticilerinden biri olan Gündüz Group ün ortağı olan Ruken Mızraklı, kendi deyimiyle “dünyada tabakhane ortağı olan tek işkadını”… Eskiye göre daha hijyenik bir ortam olsa da kokusu, sıcağı ve soğuğuyla tabakhane işinin zor olduğunu söyleyen Mızraklı zamanla deri işine aşık olmuş.

Dünya deri modasını belirleyen bir grubun ortağı olmaktan memnun olan Mızraklı, “Deri çok kuvvetli, net ve maskülen bir malzeme” diyor. Gündüz Kürk Group’un 1997’de Çorlu Organize Sanayi Bölgesi’ndeki tesisleri 20 bin metrekare kapalı alan üzerinde kurulu ve yıllık 8 milyon ayak deri işleme kapasitesine sahip. Bu rakamla, ‘sektörün en büyük kürk süet deri üretim kapasitesine sahip’ şirketi. Deri sektörünün kraliçesi olarak tanınan Ruken Mızraklı, geçen yıl deri sektörünün çatı kuruluşlarından olan TLJDEV’in (Türkiye Deri Vakfı) başkanlığına seçildi. Gündüz Group Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ruken Mızraklı ile girişimcilik hikayesini konuştuk…

Deri sektörüne girişiniz nasıl oldu?

Ben İstanbul Teknik Üniversitesi’nden endüstri mühendisi olarak mezun oldum. Hocalarımdan birinin vasıtasıyla Şişecam’a işe girdim. Grubun 26 fabrikasında ‘management by objectives’ yani hedeflerle yönetim projesini uyguladım. Toplam kalite yönetimi eğitimleri aldım ve verdim. Şişecam’da bir buçuk yıl kadar çalıştım. 1990 yılında deri sektörüne girdim. Deri sektöründe kuvvetli bir isim olan Seyit Ali Gündüz’den ortaklık teklifi aldım. Gündüz, ham deri işine girmek istiyordu. Ham derinin başına genel müdür olarak geçtim. Küçük bir hisseyle işe başladım.

Dört yıl içinde de Türkiye’nin en büyük ham deri firması olduk. 1990’lar Rusya’nın dünyaya açıldığı ve sektörün hareketlenmeye başladığı yıllardı. Zamanla hisselerim arttı.

Gündüz Group tam olarak ne iş yapıyor?

Biz yünlü deri üretimi yapıyoruz. Koyun, kuzu ve dana derisi… Tamamen eti için kesilen hayvanların derisini işliyoruz. Av hayvanı ile işimiz yok. Fabrikalarımız Çorlu’da. Dünyanın en büyük deri firmalarına mal veriyoruz. Aklınıza kim geliyorsa… Biz kapasite olarak ilk üçteyiz. Daha çok trendi diyebileceğimiz moda ürünler yapıyoruz. Tabakhane modasında da İtalyan tasarımcılarla çalışıyoruz. Ürünü pahalı satıyoruz. Yünlü deri üretiminde Türkiye dünyanın bir numaralı ülkesi. Türkiye’de yıllık yaklaşık 70 milyon adet küçükbaş hayvan derisi ithal ediliyor. Bunlar ağırlıklı olarak Çorlu’da işleniyor.

Yünlü deri işlemede bir numarayız ama ham deriyi yurtdışından ithal ediyoruz!..



Aslında bizim Akdeniz kuzuları dünyanın en kaliteli derisine sahiptir. Ancak geçmişteki politikalarla biz hayvancılığı ihmal etmişiz. Bu nedenle istediğimiz miktarda deriyi Türkiye’den bulamıyoruz. Bu nedenle bunu standart üretim yapan İtalya, İspanya, İngiltere, Yunanistan ve Avustralya gibi ülkelerden ithal ediyoruz. Iç piyasadan çok az tedarik ediyoruz. Deri ile iş bitmiyor. Deriyi kestikten sonra bunun tuzlaması, koruması da önemli. Bıçak yarası olmaması gerekiyor.

Ana şirketinizin adı Gündüz Kürk Sanayi… Hayvan hakları savunucularından tepki almıyor musunuz?

Zamanında niye koymuşsak; o adı koymuşuz. Yurtdışında bizi Gündüz Kürk olarak tanıdıkları için değiştiremiyoruz. Yıllardır tasarımcılara ve modacılara eti için kesilen hayvanı kullandığımızı anlatıyorum. Gönlümüz rahat, tepki de almıyoruz.

Tabakhaneye ilk adım attığınızda neler hissetmiştiniz?

(Gülüyor) Artık tabakhaneler eskisi gibi kokmuyor; çok ilerledi. Tabii yine de çok hijyenik ortamlar olduğu söylenemez. Benim bir tabakhane kıyafetim vardır. Oraya giderken botlarımı giyiyorum. En alt kat sulu bir ortamdır. Dolaplar dönüyor, sular dökülüyor. Tabakhaneye gidiyorsam, arkasına başka bir program yapma şansım yok. Evinize dönüp banyo yapmak zorundasınız. Evet tabakhane işinin şartları zor ama bu işi seviyorum. Deri enteresan bir malzemedir. Çok kuvvetli, net ve maskülen bir malzemedir. Ben yıllardır tasarım yarışmalarında jüri üyesi oluyorum. Deri bir çıkıyor; daha önce çıkan tekstili ezip geçiyor. Kadın girişimcileri tabakhane işinde pek görmüyoruz.

Dünyada bir tabakhaneye ortak olan tek kadın benim. Zor bir iş… Kışın giderseniz tabakhane ortamında ısıtma yoktur; buz gibi. Yazın gittiğinizde, ütüler var. 45-50 derecelik ütülerin etrafında gezersiniz. Şıpır şıpır terler akar.

Siz deri sektörünün sivil toplum kurumlarında da etkin bir isimsiniz…

Ben 2009 yılından beri İstanbul Deri ve Deri Mamulleri ihracatçıları Birliği yöne-timindeyim. Deri Tanıtım Grubu’nun da yönetim kurulu üyesiyim. Nisan 2013’te Türkiye Deri Vakfı’nın başkanlığını üstlendim. Vakıf, sektörün çatı kuruluşu. Sektörde birliği sağlamak, sektörü kaynaştırmak amacıyla akil adamların toplandığı bir STK. Deri sektörüne kaliteli eleman sağlamak için de öğrencilere burs veriyoruz. Yaptığımız en büyük işlerden biri İstanbul Deri Fuarı’dır. Bu fuar, alanında dünyanın dördüncü büyük deri fuarı oldu. 18-20 Kasım tarihlerinde fuarımızın dokuzuncusunu düzenleyeceğiz. Rusya’nın en büyük deri perakende zinciri Snow Que-en/ Sheznhnaya Koroleva’nın sahibi Vu-gar Isaev bu yıl konuk olacak. 300’ün üzerinde firmanın katılacağı fuara 67 ülkeden 15 bin profesyonel ziyaretçinin gelmesini bekliyoruz.

Ruken Mızraklı, eski milli tenisçilerden… Lise ve üniversite yıllarında lisanslı tenis oynayan Mızraklı, “Şimdi hiç vaktim yok oynayamıyorum” diyor. Enerjik ve fit görünümünün sırrını ise şöyle açıklıyor: “Her gün 4.5-5 gibi güne başlarım. Bir saat spor yaparım. Bazen sahilde yürürüm. Gün ağardığında Instagram dahil sosyal medya ve maillerim bitmiş olur. SMS, mail, VVhatsApp hepsini çok kullanırım. Saat 6.5’da büyük çocuğum Alp’i (14), 7.5’ta küçük çocuğum Nil’i (8) kaldırırım. Onları saat 8.15’te okula gönderirim, sonrasında işe gelirim.”

Ruken Mızraklı Avusturya Lisesi mezunu. İstanbul Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nü bitiren Mızraklı, “Hangi yıl mezun olduğumu bile söylemiyorum. Onu söylersem yaşım çıkıyor” diyor. Şişecam’da profesyonel iş yaşamına başlayan Mızraklı, 1990 yılında Gündüz Group’tan ortaklık teklifi alınca deri sektörüne adım atmış. Sektörde 24 yılı geride bırakan Mızraklı, birçok kez sektörün başarılı işkadını seçilmiş. 2003 yılında Dünya Gazetesi’nin Türkiye’nin En Başarılı Kadınları’ yarışmasında tekstil ve deri sektörünün ‘En Başarılı İşkadını’ seçildiğini de belirtelim. İşkadını olmaktan ve üretmekten çok memnun olduğunu söyleyen Mızraklı, “Küçüklüğümden biri hep bunu hayal ettim. Belki 8-9 yaşından beri hep uluslararası iş yapan, etkin bir işkadını olmak istemişimdir” diyor.






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir