Pazar , Haziran 25 2017
Anasayfa / Girişimcilik / Komşuköy’ün iş fikrine dönüşme hikayesi

Komşuköy’ün iş fikrine dönüşme hikayesi



Uğur Akyıldız, Oğulcan Atay ve Özden Akyıldız’ın 2014 yılında kurdukları Komşuköy, 5 yıl içinde yaklaşık 35 milyon dolar ciroya ulaşmayı hedefliyor. Üyelerine bilgisayar başında online olarak yönetilebilecekleri tarlaların bulunduğu bir platform sunan Komşuköy’ün asıl hedefi, yurtdışına açılmak.

Kent hayatının kalabalık ve yorucu temposu pek çok insana köy hayatının hayalini kurduruyor. Metropollerde yaşayan hemen herkes artık Ege’ye yerleşme hayalleri kurarken Komşuköy, bu gerçeği iş fikrine dönüştürdü. Uğur Akyıldız, Oğulcan Atay ve Özden Akyıldız’ın 2014 yılında kurdukları Komşuköy, üyelerine bilgisayar başında online olarak yönetilebilecekleri tarlalarının bulunduğu bir sosyal yaşam platformu olarak hizmet veriyor. Kent insanına kendi tarlasından ürün alma imkânı veriyor.

Komşuköy ekibi, sizin adınıza ektiği ürünlerin bakımını yapıyor ve hasat zamanında tarladan çıkan ürünleri adrese yolluyor. 2014 yılında hayata geçen bu uygulama, 2016 yılında 1 milyon TL ciroyu aştı. 2017’de ise ciro beklentisi 2,5 milyon dolar olan Komşuköy’ün 5 yıl içinde 33,5 milyon dolar ciroya ulaşması hedefleniyor. Bir sonraki hedef ise yurtdışına açılmak.

Kendi alanında ilk

Komşuköy, üyelerin doğal yöntemlerle GDO’suz, hormonsuz, herhangi bir kimyasal kullanılmadan, sağlıklı ve lezzetli ürünler üretebileceği, bilgisayar başında online olarak yönetilebilecekleri tarlalarının bulunduğu bir sosyal yaşam platformu. Bu girişime Komşuköy adı, şehir merkezine komşu olmasından ve geleneksel komşuculuk esaslarından yola çıkılarak konuldu. Komşuköy projesinin kendi alanında ilk uygulama olarak hayata geçtiğini söyleyen Özden Akyıldız, hedeflerinin büyük olduğunu söylüyor. 2017 yılında 2,5 milyon dolar ciro öngördüklerini kaydeden Akyıldız, girişimin kuruluş hikâyesini ise şu sözlerle anlatıyor:

“Komşuköy projesini geliştirmeden önce, üç ortak, sahibi olduğumuz tasarım ajansıyla farklı sektörlerden yerli ve yabancı birçok firmaya hizmet veriyorduk. Reklamcılık sektöründeydik yani. İşimiz gereği, sürekli olarak şehrin merkezinde bulunmamız gerekiyordu. Plazalar arasında geçen yoğun mesai saatleri, giderek doğadan uzaklaşmamıza sebep oluyordu. Doğa ve doğal olan her şey bize uzak kalıyordu. Zaman içinde bu eksikliği yaşayanların sadece biz olmadığımızı fark ettik. Şehir insanlarının doğayla bağlarını kuvvetlendirecek bir yol aramaya başladık. Ardından 2014 yılında Komşuköy’ü hayata geçirdik.”

İstanbul gibi bir metropolde yaşamanın avantajları yanında, doğadan giderek kopmak gibi bir dezavantajı olduğunu da söyleyen Akyıldız, özelikle gıda konusunda, besin değerinin her geçen gün düştüğünü belirtiyor. Eski lezzetlerin neredeyse tamamen kaybedildiği, sağlıksız ürünleri tüketmek mecburiyetinde kalındığını anlatan Akyıldız, Komşuköy’ün şehirden ayrılmadan güvenle tüketilebilecek gıdalara ulaşma imkânı sunduğunu kaydediyor.



Profesyonel çiftçilik hizmeti

Komşuköy’ün sadece tarım yapıları bir yer değil, doğayı merkezine koyan bir hayat tarzını temsil ettiğini dile getiren Özden Akyıldız, operasyon ekibi ve tarla ekibi ile lojistik departmanı da eklendiğinde 20 kişilik bir ekiple hizmet verdiklerini söylüyor.

Merkezi, İstanbul Beykoz’da yer alan Komşuköy’ün üyeleri arasında bireysel katılımcıların yanı sıra birçok yerli ve yabancı marka da yer alıyor. Komşuköy üyelerine kendi ürünlerini yetiştirebilecekleri profesyonel çiftçilik hizmeti sunuyor. isteyen kendi tarlasıyla bizzat ilgilenebildiği gibi, isteyenlerin de ekim, bakım ve hasat işlemlerinin tamamı Komşuköy’ün profesyonel kadrosu tarafından gerçekleştiriliyor. Tarlalarda bulunan kameralar sayesinde ise tarlalar 7/24 online olarak izlenebiliyor. Ürünler hasat dönemi boyunca her hafta tarladan toplandığı gün üyelerin adreslerine teslim ediliyor.

Tarlada etkinlikler düzenleniyor

Ürün yetiştiriciliğinin yanında düzenli olarak çiftlik vrorkshopları veriliyor. Dönemsel olarak tereyağ yapım atölyeleri, korkuluk festivalleri, turşu yapımı veya salça yapımı gibi farklı içerikli atölyeler oluyor, isteyen üyeler tarlada da vakit geçirebiliyor, kendi ürünlerinin hasatlarını yapabiliyorlar, haftasonları sosyal alan olan Köy Kahvesi’nde düzenlenen etkinliklere katılabiliyor.

Etkinliklere bireysel kullanıcıların yanı sıra şirketlerin de ilgi gösterdiğini ifade eden Özden Akyıldız “Hem takım içi motivasyonu arttırıcı faaliyetler kurgulayabiliyor, sosyal sorumluluk projeleri ile birleştirebiliyorlar hem de kendi yetiştirdikleri ürünler ile benzersiz kampanyalar tasarlayıp, müşterilerine farklı bir deneyim yaratmış oluyorlar. Ayrıca öğrenimi deneyime dayalı kurgulamak isteyen eğitim kurumlan da tarla kiralamaları yaparak, Komşuköy’ü eğitim sistemlerine adapte etmeye başladılar” diyor.

2018’de yurtdışına açılıyor

Komşuköy Beykoz’da yer alıyor, Fakat sistemi Türkiye’nin farklı bölgelerindeki çiftçilerin de dahil olabileceği bir alt yapıya kavuşturmak üzere çalışmalar sürüyor. 2017 itibari ile hayata geçmesi beklenen bu entegrasyonlarla, artık Anadolu’dan da ürünler gelecek. Ardından sitenin üyelik sistemini farklı ülkelere de adapte edilebilir hale dönüştürmek için çalıştıklarım dile getiren Özden Akyıldız, “Komşuköy’ün işleyişi ve sahiplendiği vizyon, global bir bakış açısı ile tasarlandı. 2018 ortalarında ilk yurtdışı açılımımızı lanse edeceğiz” diye konuşuyor.






Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir