Anasayfa / İş Fikirleri / Kayak Turizmi Kış Mevsiminin En Popüler İş Fikri

Kayak Turizmi Kış Mevsiminin En Popüler İş Fikri



Türkiye’de son yıllarda kayak turizmine yapılan yatırımlar arttı. Devlet desteğiyle daha da artacak. Özellikle Doğu Anadolu Bölgesi bu konuda çok büyük bir potansiyele sahip. Bakir dağlar girişimci ve yatırımcıları bekliyor…

SON yıllarda genç yaşlı demeden hatırı sayılır bir kitle kayak sporuna merak sarmış durumda. Bunun en önemli sebebi ise son yıllarda özellikle ülkemizde kayak turizmine yönelik tesis yatırımlarının büyük ölçüde artması. ‘Deniz, kum, güneş’ denildiğinde ilk akla gelen ülkelerden olan Türkiye, turizm sektörünü 12 aya yaymak için son yıllarda kış turizmine de ağırlık vermeye başladı. Özellikle Doğu Anadolu Bölgesi, potansiyeli nedeniyle yerli-yabancı yatırımcı ve turizmcilerin yoğun ilgisini çekiyor. Artan yatırımlar turizm sektörünün kayak turizmiyle birlikte daha da gelişeceğini ortaya koyuyor. Özellikle Avrupalı ve Arap turizm yatırımcılarının ilgisini çeken bu alandaki büyüyen pazar, kış turizminde büyümek isteyen yatırımcı ve girişimcilere çok şey vaat ediyor.

kayak

POTANSİYEL ÇOK BÜYÜK

Kış turizminde Avusturya, İsviçre ve Fransa gibi zorlu rakipleri olan Türkiye, kış sezonunun vazgeçilmezi olan kayak tesislerinde ilerleme kaydediyor. 2014 yılı itibariyle Kültür ve Turizm Bakanlığı’na kayıtlı kayak merkezlerinin sayısı 28. Buna Turizm Bakanlığı belgeli olmayan ancak farklı idareler tarafından kayak merkezi olarak belirlenen ya da hedef gösterilen alanlar da eklenince bu sayı 51’e yükseliyor. Toplam yatak kapasitesine bakıldığında ise, halihazırda Turizm Bakanlığı belgeli 28 tesiste 9 bin 549 yatak varken, önümüzdeki yıllarda bu rakamın 78 bin 645’e çıkarılması hedefleniyor.

FİYATLAR AVRUPA’YI YAKALADI

TÜRSAB’ın (Türkiye Seyahat Acentaları Birliği) 2014 yılı verilerini içeren ‘Kış Turizmi’ raporuna göre, kış döneminde ağırlanan turist sayısı 2014’te 4.8 milyon oldu. Kış aylarmda gelen ziyaretçilerin önemli bir kısmı kültür turizmi kapsamında giriş yapsa da kış sporlarını da içeren kayak merkezlerine olan ilginin yoğun biçimde arttığı bir gerçek. Türkiye kayak merkezi sayısında dünyada 18’inci sırada yer alıyor. Kalite, popülerlik ve fiyat açısından Türkiye’deki kayak merkezleri neredeyse Alpler’i yakalamış durumda. Sömestr döneminde Uludağ’da beş gecelik tatilin faturası ulaşım hariç 2 bin 500 TL’ye ulaşıyor. Bu fiyat, son yıllarda Türklerin ucuz kayak destinasyonu olan Bulgaristan’ın Bansko kayak merkezinin neredeyse üç katına denk geliyor.

Uludağ’da günübirlik bir kayak macerası ise 150 TL’ye tamamlanabiliyor. Türkiye’de kayak faturası dünya kayak turizminin en popüler destinasyonu Alpler’deki bazı tesisleri geçmiş, daha lüks tesislere ise çok yaklaşmış durumda. Beş gecelik dağ tatili için Kartalkaya’da 3 bin 200 TL, Palandöken’de 2 bin 100 TL, Erciyes’te ise bin 529 TL’yi gözden çıkarmak gerekirken, Fransa Alpleri’ndeki ünlü Meri-bel’de tatil ise uçakla ulaşım dahil beş gece için yaklaşık 4 bin TL olarak hesaplanıyor. Uludağ’da faaliyet gösteren dokuz otelin fiyat ortalamaları alındığında ortaya beş gecelik bir tatil için 2 bin TL’lik fatura çıkıyor. Erzurum Palandöken’deki otellerin beş gecelik ortalaması ise 2 bin 216 TL. Avusturya’daki Zell Am See’de beş gecelik fatura 2 bin 473 TL, Fransa’daki Chamonix’de ise 2 bin 755 TL.

PALANDÖKEN’DE KAPASİTE FAZLA

2026 Kış Olimpiyatları’na talip olan Türkiye’de yatırım ve tesis anlamında daha gidilecek çok yol var. Son yıllarda tesis sayısının ve kalitesinin artması bu hedefe ulaşmanın, devletin de desteği ile zor olmayacağını gösteriyor. Mevcut yatak kapasitelerine bakıldığında, en çok kapasite Palandöken’de. Bölgenin yatak kapasitesi 2 bin 466. Bursa Uludağ’daki yatak kapasitesi ise bin 600. Hedefler bu kapasitenin dört katma çıkarılması yönünde.

RAKİPLER BÜYÜK VE ZORLU

Kış turizminde büyümek ve potansiyelini kullanmak isteyen Türkiye’nin dünyadaki rakipleri oldukça büyük ve zorlu. Son rakamlara bakıldığında kayak merkezi sayısında Japonya 547 ile dünya lideri. Onu 498 tesis ile Almanya, 481 tesis ile ABD izliyor. Türkiye’de bu rakam günübirlik kayak merkezlerinin de dahil edilmesi ile 51 düzeyinde.

“Turizm açısında bakıldığında en faydalı olimpiyatlar Kış Olimpiyatları olarak göze çarpıyor” diyen Türkiye Kayak Federasyonu Başkanı Erol Yarar, Türkiye’nin kış olimpiyatlarına talip olmasını şöyle değerlendiriyor:

“Avusturya ile yüksek oranda benzerlik gösteren Doğu Anadolu bölgemizin 2026 hedefleri çerçevesinde kalkınmasını sağlayacak en etkili yöntem kış sporlarını bu bölgelerde yaygınlaştırmak olacaktır. Diğer olimpiyatlar dönemsel bir turist akışı sağlarken Kış Olimpiyatları bölgenin istihdammı artırdığı gibi o bölgenin turizm bölgesine dönüşmesine büyük katkı sağlıyor. Rusya, Soçi için 51 milyar dolarlık yatırımın yalnızca 12 milyar dolarmı tesis ve altyapıya ayırdı. Kalan 39 milyar dolar bölgenin kalkınmasına harcandı.”

48 İLDE KAYAK YAPILABİLİR

Yapılan çalışmalarda Türkiye’de 48 ilde kayak yapılabileceği tespit edilmiş durumda. Turizm Bakanlığı tarafından yaptırılan bir çalışmaya göre 1000 metreden yüksek 435 dağ var. Doğu Anadolu’da büyük potansiyel var. Yarar yatırımcılar için fırsatları şöyle anlatıyor:

“Türkiye dağları bakir ve birçok dağda pist eksikliği tamamlanabilir. Dağlarımız modem teknoloji ile donatılabilir. Bol bol yarış ve kupa düzenleyerek kış olimpiyatlarının ülkemizde yapılması sağlanabilir. Karlama sistemi yatırımı yapılabilir. Çığ, kar, rüzgar, güneş, gölge haritaları çıkarabilecek sistemler kurulabilir. Sıradağlarımız sayesinde kayak vadileri oluşturulabilir. İslam ülkeleri arasında kayak yapılabilecek tek ülke olmamız sayesinde ciddi potansiyele sahibiz.”

BULGARİSTAN ATAKTA

Kayak turizminde Avusturya, İsviçre, Fransa ve İtalya gibi yüzyıla damgasını vurmuş Alp ülkeleri haricinde milyonun üzerinde yabancı turist çeken ülke yok. Öte yandan, Bulgaristan ciddi bir atak yaptı. Bansko gibi bir merkezi doğurdu. Borovets ve Pamporovo gibi diğer köklü merkezlerde ise yenileme ve büyüme çalışmaları sürüyor. “Buralarda fiyatlar ucuz. Kar iyi. Apreski eğlenceli. Yakın gelecekte Balkanlar’da Bulgaristan gibi başka destinasyonlar da yükselecek” diyen İstanbul Bilgi Üniversitesi Turizm ve Otel işletmeciliği Bölüm Başkanı Cenk Demir-cioğlu eski Yugoslavya ülkelerini işaret ediyor.

“İÇ PAZARA ÖNEM VERİLMELİ”

2000’li yıllarla birlikte Türkiye’deki kayak merkezi sayısı üçe katlandı. Ancak bu merkezlerin çoğu 1-2 mekanik tesis ve bir günübirlik tesisten ibaret, nispeten küçük kayak alanlarından oluşuyor. Demircioğlu’nun verdiği bilgilere göre, kamu tarafında da kış turizmi bir kalkınma modeli olarak gören anlayış hakim olduğu için işin ticari boyutu giderek artacak. Büyük çoğunluğu Doğu Anadolu’da olmak üzere Doğu Karadeniz ve Toroslar’da kar sporlarına uygun yaklaşık 100 bin kilometrekarelik bir araziye sahibiz. “Dünyanın en meşhur kayak ülkelerinden İsviçre ve Avusturya’yı toplasanız bu kadar etmez. Ancak bu potansiyeli besleyecek pazara sahip değiliz. Kıyı turizminde olduğu gibi, yapacağımız yatırımları Avrupalı turist ile besleyemeyiz” diyen Demircioğlu, şöyle devam ediyor:

“Çünkü onların plajları yok ama karlı dağları var. Dolayısıyla iç pazara çok önem vermeliyiz. Almanya’da 80 milyon nüfusun yaklaşık 15 milyonu kar sporları meraklısı. Bizde ise nüfusun yüzde l’i bile sporla iç içe değil.”

DAĞLARIN SERİN HAVASI YETER

Demircioğlu’na göre, eğer ülkemizde planlı bir şekilde iç pazar oluşmaya başlarsa, devletin de teşvikleriyle yatırımcılar farklı bir alanda başarıyı yakalayabilirler. İç pazarın yanında son senelerde ülkemize ilgisi iyice artan Ortadoğu pazarından da pay alabilirler. Dağların serin havası bile sene boyu bu pazarı çekebilir.

“Bu potansiyel dikkate alındığında uluslararası uçuşlara uygun havalimanı altyapısına sahip kentler kayak turizmi gelişimi açısmdan avantajlı” diyen Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Başaran Ulusoy, Türkiye’deki popüler kayak merkezleri açısından da ulaşım kolaylığının ciddi önem taşıdığını belirtiyor.

DÜNYA ÇAPINDA BİR PROJE

Kayak turizmine yönelik yatırımların arttığım ve bu artışın devam edeceğini gösteren en önemli projelerden biri şüphesiz Erciyes Master Planı. 2005 yılında başlayan ve tamamlandığında Erciyes’i dünya çapmda bir kayak merkezi haline getirecek Master Plan, Türkiye’deki en büyük kayak turizmi yatırımı olarak öne çıkıyor. Başlangıçta 275 milyon euro olarak planlanan Master Plan, Kayseri Bü-yükşehir Belediyesi ve özel sektör yatırımlarıyla birlikte 300 milyon euro’yu aşacak.

Master Plan dâhilinde 2005’ten bugüne yaklaşık 150 milyon euro harcandı. Toplam 18 adet mekanik tesis kuruldu, 25 bin 573 metre uzunluğunda teleferik hattı, 1 milyon 700 bin metrekare alana suni kar üretebilecek 144 adet yapay kar makinesi ve yapay gölet kuruldu, dağın üç giriş kapısına da sosyal tesis ve otoparklar yapıldı. 34 adet pist oluşturuldu ve pist uzunluğu 103 km’ye çıkarıldı.

“ALPLER SİSTEMİNE SAHİP”

Proje kapsamında inşaatlar tamamlandıktan sonra toplam 20 adet mekanik tesis, 200 km kayak pisti, sekiz adet sosyal tesis, dokuz adet futbol sahası, devlet konukevi, 3 bin kişilik kongre merkezi, 17 adet butik otel ve dört adet yıldızlı otel ile toplam 6 bin kişi kapasiteli oteller bölgesi yapılacak. Toplamda 5 bin kişiye istihdam yaratılması planlanan projede sadece kayak turisti değil, kültür turizmine meraklı misafirler de hedefleniyor. Kay-seri’de yatırımcılar ve girişimciler için kayak turizminde fırsat çok.



Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız Kayseri Erciyes A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murad Cahid Çıngı, “îç Anadolu Bölgesi’nde bulunan Erciyes, 3917 metre rakımıyla en yüksek dağ. Ankara, Adana, Sivas, Konya gibi büyük illere yakın olması, yurtiçi ve dışı birçok şehre direkt uçak seferlerinin bulunması, pistlerin merkeze yakın olması, en yeni mekanik tesislere ve en uzun pistlere sahip olması, yapay kar üretimi ile kar yağmasa bile kayak yapılabilecek kayak merkezi olmasından dolayı müşteri potansiyeli oldukça fazla. Erciyes’in Alpler sistemi bir tesis ve pis ağma sahip olması en büyük avantajı” diyor.

YABANCI YATIRIMCIYI ÇEKİYOR

Alpler sistemi ile vurgulanmak istenen şu: Bir kayakçı karayoluyla 20 kilometrelik bir yay içerisinde kalan alanda oluşturulan dört farklı giriş kapısından Erciyes’e giriş yapabiliyor ve istenilen noktaya halatlı taşıma sistemleri ve pistler vasıtasıyla ulaşabiliyor. Bu pist entegrasyonun şu anda Türkiye’de en mükemmel biçimde sadece Erciyes’te bulunduğunu söyleyen Çıngı sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Kış sporları ve kayak turizmi özellikle Avusturya, İsviçre, Fransa gibi ülkelerde çok ciddi bir turizm geliri oluşturmakta. Erciyes Dağı ulaşım, güvenlik, turizm ve sosyal tesisleşme alanında ciddi bir fırsat sunuyor. 8 milyon nüfuslu Avusturya’yı kışın dört aylık zaman diliminde 20 milyonun üzerinde kayak turistinin ziyaret ettiği nazarı dikkate alınırsa, Er-ciyes ve benzeri kayak merkezlerinin Türkiye turizmine ve ekonomisine ne denli bir katkı sağlayacağı aşikardır.”

Özellikle Avrupalı ve Arap turizm yatırımcılarının Erciyes’e yatırım yapmak maksadıyla geziler düzenlediğini söyleyen Çıngı, otelciler, gıda işletmecileri, sportif faaliyet organizatörleri, danışman şirketler, eğlence alanları üreticilerinin Erciyes’te yer almak ve yap-işlet-devret sistemiyle ticari faaliyet yapmak için talepte bulunduğu bilgisini veriyor.

KORİDOR SAYISI ARTIŞTA

Bir diğer önemli proje ise Avrupa Birliği ve Türkiye tarafından desteklenen, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı’nda yer alan ‘Erzurum, Erzincan ve Kars Kış Turizmi Koridoru’ projesi. Bu proje ile 8 milyon 800 bin euro yatırımla Türkiye’de turizmin 12 aya yayılması, çeşitlendirilmesi ve turizm sektöründe ‘koridorlar’ yaratarak potansiyeli yüksek bölgelerin turizmde rekabet edebilir konuma taşınması hedefliyor.

Valilikler, belediyeler, kalkınma ajansları, altyapı birlikleri, sivil toplum kuruluşları ve ilgili meslek birliklerinin destek verdikleri projeyle kış turizminin geliştirilmesi, pazarlama, tanıtım, markalama ve özendirme faaliyetlerinin gerçekleşmesi ve sonuç olarak turist sayısının artırılması amaçlanıyor. Proje kapsamında üç kentte kış turizmi bölgelerinde fiziki altyapıların iyileştirilerek ve üstyapı inşaatlarının hayata geçirilerek ziyaretçilere daha iyi hizmet verilmesi sağlanacak.

SEZON 120 GÜNÜN ÜZERİNDE

Son yıllarda bu bölgeye yapılan en büyük yatırımlardan biri Erzurum Palandöken’deki Sway Hotels oldu. 2011 Ka-sım’mda açılan 181 odalı otel, 28 bin metrekarelik alana yayılırken 14 kilometrelik bir piste sahip. Toplam 35 milyon euro’luk bir yatırımla açılan otel, özellikle çocuklu aileler için tasarlandı. Erzurum Uluslararası Havaalanı’ndan sadece 15 dakika uzaklıkta olan otel, şehir merkezine ise beş dakika mesafede. Otel bu nedenle tüm yıl boyunca açık kalıyor.

“Palandöken bölgesi diğer kayak bölgelerinden çok farklı bir yer. Kayak için iklimi ve pistleriyle çok uygun bir yer olmasının dışında başka hiçbir yerde bulunmayan kolay ulaşım özelliğine sahip” diyen Sway Hotels Yönetim Kumlu Başkanı Can Dikmen, yatırımın detayları hakkında şunları söylüyor:

“Yatırımı planlarken lüks bir otel yapmak kadar kayak olanakları üzerinde de çalıştık. Yapay kar sistemleriyle sezonu 120 günün üzerine çıkardık. Işıklandırmak kayak pistleri ile gece kayağı hizmeti sunarak günde sekiz saat olan kayağı 12 saate çıkardık. Bunların hepsini Avusturyalı bir ekibin yönetimi altında yaptık.”

“RAKİBİMİZ BULGARİSTAN”

Otelde yaklaşık 120 gün süren bir sezonda 35 bin geceleme yapılabiliyor ve yaklaşık 14 bin kişi ağırlanıyor. Bir ailenin beş günlük masrafı ortalama 5 bin TL ancak bu gelinen zamana göre değişiklik gösteriyor. Dikmen’e göre, Avrupa kayak kültürünün en gelişmiş olduğu bölgelerden biri ama Türkiye’nin de ciddi bir turizm destinasyonu olduğunu unutmamak gerek. “Erzurum bu konuda Türkiye’deki en yüksek potansiyele sahip kayak merkezi. İklimi, pistlerinin uzunluğu, kar kalitesi ve sezonun uzunluğu büyük bir potansiyel” diyen Dikmen’e göre, projelerin başarısı, Türkiye’de kış turizminin gelişmesini sağlayacak. Bu konudaki en büyük rakibimiz ise Bulgaristan.

HEM KAYAK HEM EĞLENCE

Türkiye kayak turizminde artık çok sayıda destinasyona sahip olsa da kayak deyince akla gelen ilk bölge şüphesiz Uludağ. Çok sayıda beş yıldızlı otele sahip olan Uludağ’da toplamda 22 tesiste yaklaşık 7 bin yatak kapasitesi var. Uludağ’da açılan Türkiye’nin ilk kayak otellerinden biri olan Beceren Otel, 1970’lerden bu yana hizmette. Genel Müdür Burak Beceren’den aldığımız bilgilere göre, 76 oda ve 250 kişiye kadar konaklama yapılabilen otel Ocak-Mart arasında tam kapasiteyle çalışıyor. Diğer dönemlerde ise yüzde 80 doluluk oranı yakalanıyor. Uludağ’daki otellerde gecelik konaklamalar dönemine bağlı olarak kişi başı 150 TL civarından başlıyor. Uludağ’da Ocak ve Şubat ayları yüksek sezon, Aralık ve Mart ayları ise düşük sezon olarak çalışılıyor.

“Otelimiz şubat sonuna kadar tamamıyla dolu. Mart ayı için de rezervasyonlarımız arttığından bu sezon çok güzel geçiyor. Uludağ, en çok etkinliğin, konserin ve festivalin yapıldığı yer. Kayak müşterisi haricinde, kayak dışı eğlence olarak da ön planda” diyen Beceren, bölgenin bu anlamda farklı olduğunu öne sürüyor.

“DOĞUDAN ETKİLENMEYİZ”

Türkiye’de kayak turizmine olan ilgi artışını ulaşımın kolaylaşmasına bağlayan ve aynı zamanda Güney Marmara Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (GÜM-TOB) Başkanı da olan Haluk Beceren, “Her şeyden önce ulaşım kolaylaştı ve kayağın sanıldığı kadar pahalı bir spor olmadığı ortaya çıktı. Günübirlik kayak yapmanın maliyeti 150 TL civarında. Tüm bunlar kayağa olan ilgiyi artırdı” diyor.

Uludağ’da yeni tesis yatırımından ziyade tesislerde yenilenmenin olduğu bilgisini veren Beceren, doğuda kayak tesisi yatırımları artsa da Uludağ’a ilginin her zaman yüksek olacağını söylüyor ve ekliyor: “Uludağ’da yazlık alanların yapılması halinde yaz turizmi de gelişecektir. Büyük şehirlere yakınlık açısmdan avantajlı bir konumdayız. Doğudaki yatırımlardan olumsuz etkilenmemiz mümkün değil.”

“ÇEKİM MERKEZİ OLABİLİRİZ”

Palandöken’de hizmet veren diğer yatırımlardan biri de Dedeman Palandöken Ski Lodge ve Dedeman Palandöken. Türkiye’de kayak turizmine yönelik iki oteli ile hizmet veren Dedeman Grubu, iki oteli ile bir sezonda, yaklaşık 7 bin 130 misafir ağırlıyor. Palandöken Dağı’nın ilk butik oteli olan ve kayak pistlerine sadece 30 metre uzaklıkta yer alan Dedeman Palandöken Ski Lodge’da 66, Dedeman Palandöken’de ise 187 oda bulunuyor. Otellerin Genel Müdürü Mehmet Varol, genellikle İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana’dan orta ve yüksek gelir düzeyine sahip misafirlerin otele geldiğini söylüyor. Sezonunda farklı tarih aralıklarında bir ailenin beş günlük masrafı 2.500 ile 3.950 TL arasında değişiklik gösteriyor. Mevcut durumda yeni yatırım projeleri olmadığını ancak fırsatlar oluştukça Dedeman standartlarına uygun projelere açık olacaklarını söyleyen Varol sözlerine şöyle devam ediyor: “Ülkemizde kayak sporuna uygun birçok nokta ve kayak merkezi var. Yeni yatırımlarla bu sayı sürekli artıyor. Ayrıca ülkemizde uluslararası kayak şampiyonaları da düzenlenmeye başlandı. Ülkemiz EYOF 2017 Avrupa Gençlik Olimpik Oyunları’na ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Tüm bunlar ülkemizdeki kış spor merkezlerinin dünyada tanıtımına büyük katkı sağlıyor.”

EN YENİ YATIRIM

Kış turizmine yatırım yapan son şirket ise Ferko. Şirket, Şubat ayı sonu itibarıyla İlgaz Mountain Hotel&Resort otelini misafirlerine açacak. 12 bin 700 metrekarelik kapalı alana sahip olan otel 261 oda ve 538 yatak kapasitesine sahip. Konaklamanın yanı sıra balo ve konferans salonlarıyla aynı anda yaklaşık 800 kişiye hizmet verebilecek olan tesis dört mevsim konuklarını ağırlayacak.

“Yaklaşık 30 milyon dolarlık yatırım yaptık” diyen Ferko Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Gökçe Meriçten, İlgaz’ın ülkemizde kış turizmine elverişli çok az sayıda lokasyondan biri olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürüyor:

“İlgaz, Kastamonu Havaalam’nın hizmete girmesiyle büyük avantaj elde etti. Bugün İstanbul’dan Kastamonu’ya uçuş süresi 55 dakika, havaalanından İlgaz’a ise 20 dakikada gidilebiliyor. Dolayısıyla toplamda 1.5 saatlik yolculuk ile misafirlerimizin yılın her mevsimi doğanın sunduğu tüm konforu yaşama şansı bulunuyor.”

Dünyada 2 binden fazla merkez var

Bugün dünyada toplam 80 ülkede kayak tesisi bulunuyor. Bunlardan 10 tanesinde kapalı tesisler de mevcut. Kayak yapılabilir alan olarak bakıldığında dünyada 5 bin ila 6 bin alan olduğu hesaplanıyor, ancak bunların sadece 2 bin kadarında kayak merkezi var. Toplam telesiyej sayısı ise 26 bin 934. Kış turizmine uygun dağlardaki toplam yatak kapasitesi 6 milyon seviyesinde. Sektörün büyük çoğunluğu yıllık ziyaretçi sayısı 100 bin ve üzerinde olan kayak merkezlerinde faaliyet gösteriyor. Bu tür kayak merkezlerinin sayısı toplamın yüzde 20’sini oluştursa da kayakçıların yüzde 80’ini ağırlıyor.

Yıllık ziyaretçi sayısı 1 milyonun üzerine çıkan 47 kayak merkezi bulunuyor, bunların da yüzde 83’ü Alpler’de faaliyet gösteriyor. Dünyada kayakçıların tercih ettiği bölgelere bakıldığında, dünya kayakçılarının yüzde 45’inin Alpler’i tercih ettiği dikkat çekiyor. Bir başka deyişle neredeyse dünyadaki her iki kayakçıdan birinin tercihi Alpler bölgesi oluyor. Bu bölgeyi sırasıyla Amerika, Asya Pasifik, Batı Avrupa ve Doğu Avrupa-Orta Asya bölgeleri takip ediyor.





Bunu da İnceledinizmi ?

Sağlık mantarı üreten kazanacak

Sağlık mantarlarına geçiş zamanı Bundan 15 yıl önce yine ısrarla, yemeklik mantarları üretmek yerine sağlık …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir