Pazartesi , Kasım 20 2017
Anasayfa / Girişimcilik / Kadın Girişimciden Pastel İstanbul İle Kişiye Özel Pasta Konsepti

Kadın Girişimciden Pastel İstanbul İle Kişiye Özel Pasta Konsepti



Pasta işinde bir model yarattı

Pastel İstanbul, 2012 yılında kişiye özel pasta konseptiyle hayata geçirildi. Pastel İstanbul kurucusu Yasemin Aral, yurtdışında edindiği deneyim ile yarattığı markasını orta vadede yurtdışına taşımayı hedefliyor. Aral, “Kadın girişimcilere en büyük tavsiyem hayallerindeki işi yapmaları” diyor.

Genç kadın girişimcilerden biri Yasemin Aral… Küçüklüğünden beri yemeklere meraklı… Mekan, her gün taze hazırlanan zencefilli pan-nacotta, limonlu cheesecake, çilekli dacquoise, çikolatalı mousse, karamelli profıterol ve passion fruit tart gibi geniş tatlı menüsüne sahip. Kurmuş olduğu Pastel İstanbul, kadın girişimciler için başanlı bir model olmanın yanı sıra genç bir girişimcinin parmak ısırtan azmine de örnek…

pastel istanbul

Bu alanda bir girişim başlatmaya nasıl karar verdiniz?

Küçüklüğümden beri yemek yapmaya merakım vardı. Bu merak ileriki yaşlarımda tatlı yapma merakına dönüştü. New York’ta French Culinary’de pastacılık ve ekmek eğitimimi tamamladıktan sonra İstanbul’a döndüm. Yaklaşık altı ay boyunca çeşitli yerlerde staj yaptım ve Four Sea-sons Otel’de işe başladım. Burada Banqu-et Pastane bölümünde yaklaşık 1,5 sene çalıştım. Biz daha çok otelde gerçekleşen düğün, davet ve toplantıların tatlılarını hazırlıyorduk. Dolayısıyla Four Seasons gibi bir otelde çalıştığınızda ürün stoklamayı, ürünün nasıl muhafaza edilmesi gerektiğini en iyi şekilde öğreniyorsunuz.

Aynı zamanda da piyasadaki en iyi kalite ürünlerle çalışıyorsunuz. Pastel’in tekli tatlı konseptinin ortaya çıkmasında Four Seasons’da geçirdiğim zamanın çok büyük bir etkisi oldu. Daha doğrusu şefimin etkisi oldu, diyebilirim. Kendisi Fransız’dı ve her zaman bize bir tatlının tadı ve sunumuyla bir bütün olduğunu söylerdi. Bir tatlının iç malzemesinden üzerindeki dekora kadar özen gösterilmesi gerektiğini vurgulardı. Bu nedenle Pastel’de yapmış olduğumuz her tatlı kendi başına bir sanat eseridir. Four Seasons’tan sonra Londra’da Claridge’s ve Harrod’s’da çalıştım ve Pasteli açma fırsatı ortaya çıkınca Türkiye’ye dönmeye karar verdim. O zamandan bu zamana markamı ve mekanı geliştirip dönüştürmeye çalışıyorum.

Ne zamandan beri burayı işletiyorsunuz? Burayı açarken herhangi bir hibe ya da krediden yararlandınız mı?

2012’nin Ekim ayından beri buradayız. Özsermayeyle başladım. İki buçuk yılda talepte büyük miktarda artış yaşandı. İlk açıldığımızda sadece tatlı üretiyorduk. Zamanla talepler doğrultusunda menümüzü genişlettik. Bu süreçte en önem gösterdiğimiz nokta, ürünleri yavaş yavaş geliştirmek oldu. Bir anda çok hızlı bir şekilde büyümek istemedim, çünkü talebi karşılayamamaktan çekindim.

Kişiye özel tatlı konseptinden bahsedebilir misiniz?



Pastel’i yaratırken ‘kişiye özel tatlı’ sloganıyla yola çıktık. Amacımız klasik pastanelerden farklı olarak müşterilerimize tek kişilik değişik çeşitlerde tatlılar sunup aynı zamanda farklı lezzetleri tatmalannı sağlamaktı. Her gün vitrinimizde taze çıkan 10-12 çeşit farklı tatlı bulunuyor. Menümüzü sezonluk olarak değiştiriyoruz. Vitrinimizde yazın daha çok mevsimsel meyveler ile hazırladığımız tatlılarımız kış aylannda yerini kestane ve daha çikolatalı tatlılara bırakıyor. Zaman içerisinde müşterilerimizden gelen talepler doğrultusunda diyet ve glu-tensiz ürünler de geliştirdik. Aynı zamanda kahvaltı ve öğle yemekleri için sandviç ve salata alternatifleride menümüze eklendi.

Çok kısa bir süre önce de içki ruhsatı aldık. Ağustos sonunda menümüze ev yapımı makarnalarımızı da ekleyeceğiz.

İmalat sürecini siz mi yönetiyorsunuz?

Ekibimle birlikte bu işleri yürütüyoruz. Tatlılarımızı katkı maddesi kullanmadan, en iyi kalite malzemelerle hazırlamaya özen gösteriyoruz. Tatlılarımızda kullandığımız çikolatamız, pralinimiz, meyve püremiz Fransa’dan geliyor. Kahveyi kendimiz için İtalya’dan ihraç ediyoruz. Onun dışında mevsimsel meyveleri kullanmaya özen gösteriyoruz.

Kadın girişimcilere tavsiyeleriniz neler?

Kadın girişimcilere en büyük tavsiyem hayallerindeki işi yapmalan. Pastel’i yaratmak benim en büyük hayalimdi. Bu işi gerçekleştirebilmek için önce mutfağında çalışıp pişmeniz gerekiyor. A’dan Z’ye kuracağınız işle ilgili her şeyi bilmelisiniz ki, ileride bir işletme sahibi olduğunuzda çıkabilecek problemlere karşı gerekli önlemleri alabilesiniz. Hayalinizdeki işe sahip olmanın bir avantajı da artık o işi, iş olarak görmemeniz. Bizim gibi hizmet sektöründe çalıştığınızda haftasonlan, yılbaşı ve bayram dönemleri en yoğun olduğunuz zamanlar oluyor. Çalışmak, yorgunluktan çok bir zevke dönüşüyor.

Kadın girişimci olmanın zorlukları neler?

Ben kadın girişimci olmaktan daha çok genç bir girişimci olmanın zorluklarını yaşadım. Gerek müşteriler ile olan ilişkilerimde gerekse tedarikçiler ve bu sektörden olan meslektaşlarımla ilişkilerimden çok şey öğrendim ve kendimi geliştirdim.Hala geliştirmeye devam ediyorum. Öğrenmenin sınırının olmadığını düşünüyorum. Bu yüzden markayı geliştirmeye devam ediyorum.

Pastel İstanbul’un kahvaltı konsepti nasıl?

Klasik Türk kahvaltı anlayışından uzak daha çok Avrupai bir menü oluşturduk. Kahvaltı için bizi tercih eden müşterilerimize; eggs benedict, sc-rambled eggs, avokado poşe yumurta, kruvasan ve granola gibi ürünlerin bulunduğu kahvaltı sunumu yapıyoruz. Kahvaltının yanında taze portakal suyu, americano, latte ve macchiato servis ediyoruz. Yarattığımız farklı menü müşterilerimiz tarafından çok beğeniliyor. Menülerde yer alan ürünler oldukça rağbet görüyor.

Tatlı menüsünde göze çarpan ürünlerden bahsetmek gerekirse?

Her gün taze hazırlanan zencefilli pannacotta, limonlu cheesecake, çilekli dacquoise, çikolatalı mousse, karamelli profiterol ve passion fruit tart gibi geniş tatlı menüsüne sahip.






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir