Girişimcilik Haberleri

Çevreci enerji üreten yepyeni bir teknoloji geliştirdi

BACA atık gazlarından elektrik enerjisi uzun yıllardır buhar türbini ile üretiliyor. Buhar türbinleri teknolojisi ise, yeraltı kaynaklarından elde edilen suyun buhara çevrilmesi prensibine dayanıyor. Elde edilen buharı, buhar türbininden geçirerek elektrik enerjisi üreten eski bir yöntem. Kaynak sularını kullandığı için de gelecekte kullanılması mümkün görünmüyor. Baca atık gazından çevreci, yeşil enerji üreten tesisler kuran Adanalı CTN Group, Çin’in domine ettiği bu alanda geliştirdiği yerli teknoloji ile ben de varım diyor. Orc sistemi kullanarak baca atık gazlarından termo-oil yağ vasıtası ile elektrik enerjisi üretimi yapabilen tesisler yeşil enerji üreterek doğaya katkı sunuyor. Termo-oil katkısı ile çalışan Orc sisteminin en büyük farkı yeraltı kaynaklarını kullanmadan, kendi içinde kapalı çevrim sistemleri ve endüstri 4.0 yöntemi ile insansız çalışan bir teknolojik olması. CTN Group Kurucu CEO’su Özkan Çetin ile yeni geliştirdikleri ve ihracına da başlamış oldukları teknolojiyi konuştuk…

Çevreci teknolojilere karşı son yıllarda ciddi bir bilinç oluştu. Sizin geliştirdiğiniz sistem çevreye yönelik ne tür avantajlar sunuyor?

Üretim odaklı endüstriyel tesislerin atık gazları bacalardan doğaya bırakılıyor. Bu atık gazlarla beraber doğaya karbon salimim yapılıyor. Firmamızın kendi tasarımı ve üretimi olan boiler (eşanjör) sayesinde Orc sistemi ile yüzde 100 kapalı çevrim çalışma teknolojisinden yararlanarak, fosil yakıt veya yeraltı kaynaklarını kullanmadan, karbon salınımını azaltarak çevreye duyarlı elektrik enerjisi üreten tesisler yapıyoruz. Günümüzde yeraltı su kaynaklarının ne kadar önemli olduğunun hepimiz farkındayız. Bugün Türkiye’de hali hazırda kullanılmaya devam eden Çin menşeili buhar türbin teknolojilerinin yerine, yeni geliştirdiğimiz yerli tip eşanjörlerimiz ile su kaynaklarını kullanmadan Orc teknolojisiyle yeşil enerji üretimine katkı sağlıyoruz.

Firmanızın ana iş kolu nedir? Neler yapıyor ve neler ihraç ediyorsunuz?

Ağır sanayi endüstri tesislerine çözüm ortaklığı yapıyoruz. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylanmış Tasarım Merkezi Belgesi’ne sahibiz. Hem ülkemizde, hem de dünyanın çeşitli bölgelerindeki demir çelik, çimento, enerji santralleri gibi tesislere makina ekipman üretimleri yapıyoruz. Ayrıca bu tür işletmelere makine ekipman tedariki sağlayan Avrupalı firmalara üretim desteği vererek de ihracat yönümüzü güçlendiriyoruz. İtalya’da da bir şirketimiz var. CTP isimli bu şirketimizle çevre teknolojileri üzerine çalışıyoruz. Milano’ya bağlı Bergamo bölgesinde bölgenin en büyük teknolojik inovasyon merkezi olan Kilometro Rosso’da Ar-Ge çalışmaları yürütüyoruz. Buradaki ofisimiz vasıtasıyla Avusturya, Almanya, İtalya, Portekiz, Tayland, Endonezya ve Pakistan’da çeşitli projelerimiz devam etmekte. Bu projeler çimento fabrikalarının baca filtreleri olarak tabir edilen tozsuzlaştırma projeleri ve yeni geliştirdiğimiz atık gazdan enerji dönüşüm projeleri.

Geliştirdiğiniz sistem sadece çimento fabrikalarında mı kullanılıyor?

Tabii ki üretim yapan ve atmosfere sıcak baca gazı atarak çevreye karbon salımmı yapan birçok firmanın böyle tesislere ihtiyacı var. Bizim yaptığımız tesisler sadece çimento fabrikalarında değil demir çelik, cam, MDF gibi tüm endüstriyel tesislerde kullanılabilir. Kısacası bacalarından atmosfere sıcak gaz atan her türlü tesise uygulanabilecek bir teknoloji. Hedefimiz tüm baca atıklarının tamamen yeşil enerji ile dönüşümünü sağlamak.

Bu sizin geliştirdiğiniz bir teknoloji mi yoksa dünyada kullanımı var mı?

Bu teknolojiyi biz geliştirdik. Dünyada genel olarak bahsetmiş olduğumuz Çin menşeili eski yöntemler kullanılıyor. Bu yöntemler de maalesef yeraltı kaynak sularıyla uygulanabiliyor. îlk kurulduğumuzda çimento sektöründe bakım, onarım ve proje taahhüt işleri yapıyorduk. Kurulduktan iki yıl sonra teknolojik üretimler için kolları sıvadık ve ihracata başladık. Ancak katma değerli üretim yapabilmek için sadece üretmek değil, üretime teknolojik değer katmak da gerekiyordu. Bu vesile ile Kredi Garanti Fonu kredileri imkanımızı yurtdışında şirket ortaklığı fırsatına dönüştürerek şirketimiz için ilk know-how çalışmasını gerçekleştirdik. Milano’da kurduğumuz ofis ile Italyan tasarımcıların tecrübelerini, Türk mühendislerimizin enerjisi ile birleştirip bir inovasyon sağladık. Bu inovasyonla atık baca gazlarından elektrik enerjisi elde etme sistemleri üzerinde iki yıl Ar-Ge yaptık.

ilk kime sattınız?

Ülkemizde geçtiğimiz yıllarda karşılaştığımız su sıkıntısı gibi doğa sorunlarının baş göstermesi bizi motive eden ana unsur oldu. Teknolojimizi ilk olarak Sanko Holding’e ait Çimko Narlı beton fabrikasında uygulayarak kendimizi gösterme fırsatı yakaladık. Türkiye’nin ilk yerli ısı atık geri dönüşüm sistemini başarıyla fabrikaya entegre ettik. 7 MW’lık atık ısı geri dönüşüm sistemini söz verdiğimiz gibi 14 ayda çalışır hale getirdik. Yaşadığımız gurur ve başarılarımızdan aldığımız ilhamla yeni yatırımlar yaptık. Yaklaşık 40 ülkede detaylı bir satış ağı kurduk.

Endüstri 4.0 alanında neler yapıyorsunuz?

Hepimizin bildiği üzere gelişen dünyanın en büyük stratejilerinden biri Edüstri 4.0 konusu. Şirket olarak biz de yeni tasarladığımız teknolojimizi Endüstri 4.0 ile çalıştırarak müşterilerimize gerek iş güvenliği emniyeti, gerek maliyet açısından büyük bir avantaj sağladık. Yeni geliştirdiğimiz sistem sayesinde yılda 43.200 adam/saat tasarruf sağlanıyor. Ayrıca müşterilerimizin tesis ile ilgili herhangi bir sorunu olursa uzaktan erişim sistemi ile 7 gün 24 saat sisteme direkt müdahale edebiliyoruz. Bu sayede tesislerden sürekli veri toplayarak mevcut sistemleri geliştirmek için çalışma yapma fırsatı yakalıyoruz.

Türkiye dışında kurmuş olduğunuz bir tesis var mı?

Dünyanın dört bir yanında çalışmalarımızın tanıtılması için girişimlere başladık. Birçok ülkede sistemlerimizi anlatmaya çalışıyoruz. Bu çalışmaların ilk sonucunu almanın mutluluğunu yaşıyoruz. Portekiz’de faaliyet gösteren ve dünya çimento sektörünün önemli oyuncularından biri olan SECÎL Cement Group, atık gazdan enerji tesisi kurma projesinde bizi tercih etti. 7.4 MW’lık bir tesis için sözleşmeler imzalanarak projeye başlandı. Proje tamamlandığında, yurtdışında atık gazdan enerji üretim tesisi kuran ilk firma olacağız. Türkiye atık gazdan enerji teknolojisini yüzde 100 ithal eden bir ülkeyken, bizim yerli teknolojimiz ile bu alanda ihracat yapan bir ülke olacağız.

2021 hedefleriniz arasında neler var?

Bildiğiniz gibi Avrupa Birliği dünyadaki çevreci akımların beşiği sayılıyor . Biz İtalya’daki şirketimiz aracılığıyla Avrupa Birliği ülkelerinde çok daha aktif pozisyona geldik. Ayrica Joe Biden Paris İklim Anlaşması’na imza atti. Artik ABD bizim açımızdan hedef pazar. Çevresel dönüşüm büyük bir hızla gerçekleşecek. CTN Group olarak ABD pazarında olmak için işbirliği imkanlarını araştırıyoruz.

Özkan Çetin kimdir?

1977 Adana doğumlu. 2000 yılında Niğde Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden, 2005’te de Çukurova Üniversitesi Makine Yüksek Mühendisliği bölümünden mezun oldu. 2010’a kadar çimento sektöründe üst düzey pozisyonlarda çalıştı. 2010’da CTN Makine’yi kurdu. 2012’de üretime geçmek için Adana Metal Sanayi’nde atölye kurarak ilk adımını attı. 2014’te organize sanayi bölgesinde imalata başladı. İlk ihracatını 2015’te Meksika’ya yaptı ve 2016‘da toplam 16 ülkeye ihracat yaparak kısa zamanda büyüdü. 2017’de Avrupa’ya adım atarak Milano ofisini açtı. Bugün itibariyle CTN Makine’nin 40 ülkede satış ağı bulunuyor.

URUN DIRIER

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu