Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

Yurtdışı önemini koruyor

EKONOMİLERDE gözlenen toparlanma ve aşı kaynaklı iyimser beklentiler, son aylarda küresel risk iştahını ve piyasaları destekleyen temel gelişmeler olarak karşımıza çıkmaktaydı. Ancak tedbirlerin gevşetilmesinin doğal bir sonucu olarak yaz aylarından itibaren vaka sayılarında gözlenen artışın, son haftalarda mevsimsel etkiler nedeniyle de hız kazanması dikkatlerin bu tarafa çevrilmesine neden oluyor. Dünya çapında vaka sayılarındaki artış ivme kazanırken, özellikle Avrupa’da açıklanan vaka sayıları kritik eşik seviyelerine ulaşmış bulunuyor. Bu durum Avrupa genelinde tedbirlerin sıklaştırılmasını gündeme getirdi. İngiltere Başbakanı Johnson, koronavirüs tedbirleri kapsamında yeni kısıtlamaları açıkladı. İlerleyen süreçte vaka sayılarının seyri tedbirlerin boyutu ve bu tarafta alınabilecek yeni kararlar üzerinde belirleyici olmaya devam edebilir.


Avrupa’nın bazı ülkelerinde başlayan bu tür kısıtlama kararları sonbahar ve kış aylarının etkisi ile daha da artabilir. Bu nedenle aşı çalışmaları konusunda umut verici açıklamalar geliyor olsa da piyasa kısa vadede olabilecek kısıtlama haberlerini önden olumsuz fiyatlayabilir. Geçtiğimiz haftalarda da artan vaka sayıları nedeniyle son günlerde Avrupa varlıklarının baskı altında kalmaya başladığını gördük. Salgın kaynaklı endişelerin yanında geçtiğimiz hafta içinde Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu’nun (ICIJ) yayınlanan raporunda küresel finans kurumlarının para aklama veya diğer kriminal faaliyet ihtimali bulundurduğu şeklindeki haberler, küresel çapta bankacılık hisseleri ve buna bağlı olarak risk iştahı üzerinde baskı oluşturdu.

ABD’DE SEÇİM ÖNCESİ ÇİN GERİLİMİ İZLENİYOR

ABD Başkanı Donald Trump, TikTok’un ABD’deki operasyonlarının Oracle Corp.’a satışını memnuniyetle karşıladığını açıklamasından kısa bir süre sonra yeni şirketin tamamen Oracle’ın kontrolünde olmaması halinde bu anlaşmayı onaylamayabileceğini söyledi. Trump’tan TikTok anlaşması ile ilgili karışık mesajlar gelirken, ABD’deki seçim tarihi yaklaştıkça iki ülke arasındaki ilişkilerin seyri daha da önem kazanıyor. Hafta içinde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) koronavirüs salgınını görüşmek için video konferans yöntemiyle toplandı. Toplantıda Çin ve Rusya dışişleri bakanlarının ABD yaptırımlarına yönelik eleştirilerine ABD’nin BM daimi temsilcisi Kelly Craft sert şekilde karşılık verirken, virüsten Çin’i sorumlu tuttu. Trump’ın Birleşmiş Milletler 75. Genel Kurulu’ndaki konuşmasında “Bu pandemiyi dünyaya salan ülke olan Çin’i de sorumlu tutmalıyı.” açıklamasında bulunmuştu. Yapılan karşılıklı açıklamalarla gerilen ilişkiler ABD seçim takvimi yaklaştıkça sertleşeceğe benziyor. Bu nedenle piyasalar bir süre daha bu konunun baskısı altında kalmaya devam edebilir.

ABD’DE TEŞVİK BEKLENTİSİ DEVAM EDİYOR

Fed, Başkan Jerome Powell Temsilciler Meclisi’nin Finansal Hizmetler Komitesi’nde yaptığı sunumda ABD ekonomisinin koronavirüs salgınından tam olarak kurtulmadan önce kat etmesi gereken çok yol olduğunu ve daha fazla desteğe ihtiyaç duyacağını söyledi. Toparlanmanın daha hızlı olabilmesi için mali ve para politikasının birlikte çalışması gerektiğini sözlerine ekledi.

ABD’de 30 Eylül’de sona erecek 2020 mali yılının son günlerine yaklaşılırken, Trump hükümeti ve Demokratlar 11 Aralık’a kadar federal hükümete kaynak aktarılmasını sağlayacak tasarı üzerinde anlaştığını duyurdu. Powell, Fed’in pandemi döneminde aldığı ekonomik tedbirlere yönelik olarak Senato’da yaptığı konuşmada “Eylemlerimiz hiçbir şekilde Wall Street’teki ağrıyı hafifletme girişimi değildi” dedi. Ayrıca Powell, Kongre ve Fed’den destek gelmesi halinde ekonomik toparlanmanın daha hızlı olacağını ifade etti. Powell, ekonomide kaydedilen ilerlemeye rağmen milyonlarca kişinin hala işsiz olduğuna işaret etti. ABD’den gelen tüm mesajlar faizlerin uzun süre düşük kalacağı ve zaman zaman yeni mali ve parasal teşvikler gelebileceğini işaret ediyor. Bu da son günlerde olduğu gibi zaman zaman türbülanslar yaşansa da orta vade için bol ve ucuz likiditenin piyasaları desteklemeye devam edeceğini işaret ediyor.

TCMB SÜRPRİZ YAPTI

TCMB geçtiğimiz hafta gerçekleşen eylül ayı politika toplantısında politika faizini 200 baz puan artırarak yüzde 10.25 seviyesine yükseltti. Mevcut durumda bir hafta vadeli repo ihalelerinin faizi yüzde 10.25 seviyesine, Merkez Bankası’nın borç verme faizi yüzde 11.75, geç likidite penceresi faizi yüzde 13.25 seviyesine yükseldi. PPK sonrası yapılan değerlendirme küresel ekonomide, ülkelerin attığı normalleşme adımlarıyla üçüncü çeyrekte kısmi toparlanma sinyallerinin gözlenmekle beraber toparlanmaya ilişkin belirsizliklerin yüksek seyrettiği vurgulandı. Piyasada faiz artırımı bekleyenler olsa da genel görüş TCMB’nin politika faizini sabit bırakarak, fonlama yapısındaki değişikliklerle ağırlıklı fonlama maliyetini kademeli olarak yükseltmeye devam edeceği yönündeydi. Yapılan faiz artışı normalleşme ve TCMB için yeni politika alanı açılması olarak değerlendirildi ve başta bankalar olmak üzere borsada alımlara kurlarda da hızlı bir geri çekilmeye neden oldu. Kısa vadede pozitif etkilerini gördüğümüz bu kararın ardından Cuma günü kurlarda yaşanan düşüşlerin yatırımcılar tarafından yeni alım fırsatı olarak değerlendirildiği görüldü. İlerleyen günlerde ise TL varlıklarda TCMB kararından ziyade yurtdışı etkisini hissetmeye devam edebiliriz.

BIST-100’de TCMB etkisi görüldü

Geçtiğimiz haftaya 1110 seviyesinin hemen üzerinde başlayan BIST-100 endeksi pazar günü yurtdışında ortaya çıkan küresel bankacılık sisteminde usulsüz işlemler yapıldığına yönelik rapor ve dünya genelinde artan vaka sayılarının verdiği tedirginlikle haftanın ilk gününde küresel taraftaki kayıplara paralel sert geriledi.



Yüzde 2’nin üzerindeki kayıplar ile son bir ayda oluşan konsolide kanalın alt seviyelerine doğru geri çekilen endeks devamında gündemin ve veri akışının zayıf kaldığı Salı ve Çarşamba günlerinde sınırlı da olsa tepki yükselişleri gerçekleştirerek haftalık bazdaki kayıplarını silmeye çalıştı. Perşembe günü yapılan kritik PPK toplantısı sonrası TCMB’nin sürpriz bir şekilde faiz artırım kararı alması TL varlıkların haftanın son günlerinde pozitif ayrışmasını sağladı. Herhangi bir değişikliğin beklenmediği toplantıda TCMB aldığı 200 baz puanlık faiz artırım kararıyla politika faizini yüzde 10.25’e çekerken karar sonrası bankacılık hisseleri liderliğinde ralli yaşandı ve endeks 1120 ile Eylül ayı zirvelerini tırmandı. Haftanın son gününde BDDK’nın türev işlem limitlerinde esnemeye gitmesinin ardından yurtdışında swap işlemlerinin TL faizlerinin gerilediğini izledik. Küresel taraftaki zayıf seyre karşın TL varlıklarda yukarı yönlü fıyatlamaların haftanın son gününde de devam ettiğini endeks haftayı 1124 seviyesinden kapattı. Haftaya 1097 seviyesinden başlayan bankacılık endeksinin özellikle faiz kararı sonrası gelen alımlarla haftayı 1150 seviyesinin üzerinde tamamlamasını haftanın dikkat çeken gelişmesiydi. Veri akışının sakin seyredeceği önümüzdeki haftada yine kur hareketleri ve Doğu Akdeniz meselelerine yönelik gündem fıyatlamalarda belirleyici olmaya devam edecektir. Aşağıda 1113 bölgesinin önemli destek olarak izleneceği haftada bu seviyenin üzerinde kalınması durumunda yukarı yönlü potansiyel korunacaktır. Bu durumda yukarıda önce 1141-1143 bölgesi ardından 1160 seviyeleri direnç seviyeleri olarak takip edilebilir. 1113 desteğinin herhangi bir nedenle altında kalınması durumunda ise aşağıda 1097 ve 1085 seviyeleri önem kazanacaktır.

ÜZEYIR DOĞAN



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu