Salı , Haziran 27 2017
Anasayfa / Haberler / Yenilenebilir Enerjide Karapınar YEKA Projesi

Yenilenebilir Enerjide Karapınar YEKA Projesi



Yenilenebilir enerjideki “çılgın proje” atılımı devam ediyor„ Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, 2023 yılında 20 bin MW’lık rüzgar enerjisi santrali hedefîne kilitlendi. Bakanlık ve sektör ihale sürecine hazırlanıyor…

ENERJİ ve Tabii Kaynaklar Bakam Berat Albayrak’ın “çılgın proje” olarak ifade ettiği Konya Karapınar’da kurulacak bin megavatlık (MW) Karapınar Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA) Projesi’nde ihale süreci tamamlandı. Kıran kırana rekabetin yaşandığı ihaleyi 1 kilovatsaat (kWh) başına 6,99 cent ile en düşük teklifi veren Kalyon-Hanwha Grubu kazandı. İhaleyi kazanan firmanın kuracağı bin megavatlık santralden üretilen elektrik enerjisi 15 yıl boyunca teklif verilen alım garantisi fiyatı üzerinden değerlendirilecek. Dünyanın en büyük fotovoltaik (FV) güneş enerjisi sahasında 1.3 milyar dolarlık yatırımın işletmeye girmesiyle her yıl yaklaşık 1.7 milyar kWh elektrik enerjisi üretilecek.

Yenilenebilir enerjide bugüne kadarki en büyük proje olan Karapınar YEKA güneş enerjisi santrali (GES), enerji sektöründe yerlileştirme şartına ve YEKA bazlı fiyat belirlenmesi esasına dayalı ilk uygulama olacak. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (ETKB), güneşin ardından rüzgarda da dev proje için düğmeye basacak. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’m yaptığı açıklamalara göre önümüzdeki aylarda benzer bir ihale rüzgar enerjisinde de gerçekleştirilecek.

RÜZGARDA HEYECANLI BEKLEYİŞ

Karapınar YEKA GES ihalesi güneşte sektörü umutlandırırken, rüzgarda da heyecanlı bir bekleyişi başlattı. 2016 yılı sonu itibarıyla 6 bin 106 MW’hk kurulu gücüne ulaşan rüzgar enerjisinde 20 bin MW’lık 2023 hedefine kilitlenen Bakanlık, güneşin ardından rüzgarda da yenilenebilir enerji kaynak alanları modelini devreye sokacak. Edinilen bilgiye göre sektör görüşlerinin alındığı rüzgar YEKA’ya yönelik çalışmalar nisan ayı başı gibi tamamlanacak. Rüzgar enerjisi kaynakları ve bağlantı kapasitelerinin tahsisine ilişkin şartname taslağına göre, ETKB tarafından belirlenecek bağlantı bölgeleri içinde olacak şekilde tesis edilecek en az bin megavat elektrik (MWe) gücündeki rüzgar enerjisine dayalı elektrik enerjisi üretim tesislerinin kurulacağı kaynak alanları tahsis edilecek.

Rüzgarda yarışma, Bakanlık tarafından belirlenip ilan edilmiş olan kWh başına elektrik enerjisi alım tavan fiyatı üzerinden açık eksiltme usulüne göre yapılacak. Sözleşmede belirtilen birim kWh elektrik enerjisi alım fiyatı, imzalandığı tarihten itibaren 15 yıl süreyle uygulanacak. Yarışmayı kazananlar tarafından aday YEKA’lar, belirlenen bağlantı kapasitelerine uygun olarak toplam kapasitesi asgari bin MWe olacak şekilde önerilecek. Önerilecek her bir aday YEKA’da kurulacak RES’in kurulu gücü 50 MWe’den az olamayacak. “Edirne-Kırklareli-Tekir-dağ” Bağlantı Bölgesi içindeki YEKA’larda kurulacak RES’lerin toplam kurulu gücü en az 500 MWe olacak. YEKA alanlarına ilişkin çalışmaların 6-7 bağlantı bölgesinde yoğunlaştığı ifade ediliyor.



Şartname taslağına göre ihalede yerlilik oranı, teknoloji transferi, Ar-Ge zorunluluğu getirilecek. Rüzgar türbininde yerlilik oranı asgari yüzde 65 olacak. Serbest bölgeler dahil Türkiye sınırları içinde fabrikada kurulacak ve tek vardiyada en az 150 adet/yıl rüzgar türbini üretimi yapılacak. Fabrikanın kurulumu, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren azami 21 ay içinde tamamlanacak. Rüzgar türbinleri yurtiçinde faaliyet gösteren imalatçılardan veya kurulacak fabrikadan tedarik edilecek. Ayrıca bir Ar-Ge merkezi kurulacak ve 10 yıl sürecince Ar-Ge faaliyeti yürütülecek. Ar-Ge merkezinde asgari 100 tam zamanlı teknik personel istihdam edilecek. RES’lerin ve fabrikanın kurulum ve işletilmesinde mavi ve beyaz yakalı ayrı ayrı olmak üzere en az yüzde 90 ve Ar-Ge faaliyetlerinde en az yüzde 80 yerli istihdam sağlanacak.

“SEKTÖRE OLUMLU KATKISI OLUR”

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Serdar Ata-seven, mevcut pazarı destekleyecek nitelikteki şartlarıyla ortaya konacak rüzgar YEKA projesinin sektöre olumlu katkıları olacağını ifade etti. YEKA için ilk etapta 2 bin MW’lık bir kapasite öngörüldüğüne dikkat çeken Ataseven, “Bunun bin MW’lık kısmı ile ilgili bir teklif alınacak. Kalan kısmı için de ikinci bir teklif alınacak. Bu yapılırken öncelikle alt tedarikçilerin Türkiye’deki sanayi şirketleri olmasına önem verilmeli, yan sanayinin gelişimini sağlayan şartlar içermeli” dedi.

ilk etapta rüzgarda gündeme alınması beklenen bin MW’lık ihalenin yaklaşık 1 milyar doların üzerinde bir yatırıma işaret ettiğini vurgulayan Ataseven, söz konusu projenin yatırımcılar, rüzgar endüstrisi, finans, lojistik gibi çok farklı sektörleri ilgilendirdiği için yüzlerce kişinin istihdamına da katkı sağlayacağım kaydetti. Ataseven, YEKA’da nisan başı gibi rüzgar sektörü detaylarının netleşmesini beklediklerinin altını çizdi. Rüzgar YEKA’sında daha çok bağlantı bölgeleri ve rüzgar bağlanabilir kapasitesi dikkate alınarak portföylerin oluşturulacağına dikkat çeken Ataseven, “Muhtemelen bin MW 7-8 proje ile gerçekleştirebilecek şekilde organize edilecektir” dedi.

İşletmedeki rüzgar enerjisi santrallerinin kurulu güç bakımından yüzde 38.92’si Ege Bölgesi’nde, yüzde 34.49’u Marmara Bölgesi’nde bulunuyor. Rüzgar kurulu gücünün yüzde 60’a yakın kısmı İzmir, Balıkesir, Manisa, Hatay ve Çanakkale’de yoğunlaşıyor.

Rüzgar ihalesine yerli ve yabancı türbin üreticileri, yatırımcılar, proje geliştiriciler ve finans sağlayıcıların konsorsiyumlar oluşturarak katılım sağlayacağını ifade eden Ataseven, büyük çaplı proje olacağı için bu tip oluşumların çok doğal olduğunu kaydetti. Güneşte olduğu gibi rüzgarda da yatırımcıların oldukça yoğun bir ilgi göstereceğini vurgulayan Ataseven şunları kaydetti: “Benzer şekilde rüzgar YEKA’smda da yerli teknolojinin geliştirilmesine yönelik şartların olacağını tahmin ediyoruz. Türkiye’nin otomotivde olduğu gibi rüzgar endüstrisinde de merkez üssü olması için YEKA iyi bir başlangıç olabilir. Ar-Ge çalışmalarına hız kazandıracak, yerli ve yabancı ortaklıkların oluşumunu tetikleyecek ve teknolojinin hızla yerlileşmesini sağlayabilecek şartlar oluşturulursa Türkiye rüzgar endüstrisindeki gelişim sürecini hızlandırır. Hem istihdam açısından hem de yerli teknolojinin gelişimi açısından önemli bir dönem olacağını düşünüyoruz.”






Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir