Kapat !
Anasayfa / Pazarlama Reklam / Viral pazarlamanın altın yılı

Viral pazarlamanın altın yılı



Televizyon reklamlarından sıkılan tüketiciler, duygulara hitap eden ve reklam kokmayan viral kampanyaları pek sevdi, internete düşer düşmez grip gibi yayılan viral pazarlama trendine şirketlerin kayıtsız kalması imkansız…

viral-reklam

ÖNCE Erikli su şişesiyle deney yapan çocuğun yediği azar için tüm ülke olarak üzüldük; Beyazıt ile Candan Erçetin çekişmesinde ise bir sonraki videoyu bekledik; bir gencin evlenme teklif edeceği kız için hazırladığı videoya heyecanlandık; sesi güzel olanlarımız, yanına bir de partner bulup, ‘Aşk Çiçeğim’ adlı şarkıyı söylemeye koyulduk… Tabii bunlar akla gelen ilk örnekler… 2015’in viral pazarlamanın ‘altın çağı’ olduğunu söylersek hiç de abartmış olmayız.

“Nedir bu viral pazarlama” diye hala soran varsa, henüz bilmeyenler için özet geçelim. E-posta, video paylaşım siteleri ve sosyal medya aracığıyla kullanıcıların paylaştıkları, ağızdan ağza yayılan pazarlama trendi olan “viral” adından da anlaşılacağı üzere virüs gibi yayılan içerik olarak da özetlenebilir.

Viral reklamların en önemli özelliği ise, ağızdan ağza yayılması ve reklam olduğunun anlaşılmaması. Hatta bu konunun duayenlerinden reklamcı Serdar Erener’in tanımı, işin en büyük farkını da ortaya koyuyor: “Videonuz kötü bir grip salgını gibi katlanarak ya-yılmıyorsa viral değildir. Olsa olsa normal bir video olabilir.” Bu nedenle bu tür reklam ve kampanyalarda doğal ortamlar ve amatör oyuncular kullanılıyor. Videolarda ürünün adı bazen geçiyor bazen de yalnızca logosu gösteriliyor. Tabii en önemlisi bu kampanyalarda tüketicilerde ilgi uyandıracak ve duygulara dokunacak konuların seçilmesi.

TÜKETİCİLERE İLAÇ GİBİ GELDİ

Peki, nasıl oldu da, dev bütçelerle hazırlanan, çoğu zaman ünlülerin yer aldığı, uzun soluklu çalışmalarla kotarılan konvansiyonel reklamlar tahtı çok daha küçük bütçelerle hazırlanan viral kampanyalara bıraktı? Mobil teknolojiler ve sosyal medyanın yükselişi kuşkusuz bu trendin en büyük tetikçisi.

Ancak sebepler bununla sınırlı değil. Reklam kokan hareketlerin yerine do-ğal, ünlü olmayan isimlerin yer aldığı ve duygulara hitap eden viral içerikler, alışılagelmiş reklamları izlemekten sıkılan tüketicilere ilaç gibi geldi. Bu nedenle kampanya güçlü ise elde edilen yayılım bir o kadar hızlı ve geniş olmayı başarıyor.

Anlattıklarımızın en taze örneği ‘Aşk Çiçeğim’ adlı şarkı oldu, ilk olarak 2000’li yılların başında dinlediğimiz şarkı, viral bir kampanya sayesinde 2015’te herkesin diline dolandı. 15 yıl sonra gelen popülerlik, viralin başarısını ortaya koyarken, video bir aydan kısa bir zaman içinde 1 milyondan fazla izlendi. Müzik şirketi tarafından başlatılan viral kampanya, viral pazarlamanın en temel özelliklerinden doğallık ve komikliği yakalaymca, başarı da kaçınılmaz oldu.

Ancak asıl patlamanın bu yıl yaşanacağı konusunda sektör hemfikir. Pastanın esas kaymağım ise dijital ajanslar yiyecek. Aynı zamanda viral fikir ve içerik oluşturan butik ajanslar da kaçınılmaz olarak artacak. Kısacası şirketler bu trende bu yıl kayıtsız kalamayacak ve internete düşen ilginç ve farklı her içerikte “acaba viral mi?” sorusu ister istemez akıllara gelecek. Kısacası bu yıl viral video’larla gülüp, yine bu içeriklere ağlıyor olacağız.

Rakamlarla viral video pazarı

2017’de tüm internet trafiğinin yüzde 74’ünü video oluşturacak.

Pazarlama dünyasının yüzde 52’si videonun en iyi yatırım olduğunu düşünüyor.

Video izleyicilerinin yüzde 65’i, bir videonun dörtte üçünden fazlasını seyrediyor.

Pazarlamacıların yüzde 93’ü online pazarlama, satış veya iletişim için videoyu kullanıyor.

Tüketicilerin yüzde 78’i her hafta online video izliyor. Tüketicilerin yüzde 55’i her gün online video izliyor.





Bunu da İnceledinizmi ?

Marka yönetiminde ‘manyetizm’in yeri

Ürün ve markaları yalnızca uzmanlar değil; daha çok tüketicinin koşullanmış ortak bilinci yönetiyor. Bu bilinci …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir