Anasayfa / Haberler / Vietnam Yatırımcılar İçin Cazip Hale Geldi

Vietnam Yatırımcılar İçin Cazip Hale Geldi



Uzakdoğu’nun adı şimdiye kadar savaşlarla anılan ülkesi Vietnam, yılsonuna doğru çıkaracağı yasa ile yabancı yatırımcılara kapıları ardına kadar açacak. Hızla artan kişi başına gelir Vietnam’ı uluslararası yatırımcılar için çok cazip bir konuma yükseltti…

VietnamYATIRIMCILAR için Uzakdoğu’da yeni iş fırsatları belirdi. Bir zamanlar sadece savaşla gündeme gelen Vietnam, artık gelişen ekonomisi ve yabancılara tanıdığı yatırım imkanlarıyla sözü edilen bir ülke haline geldi. Bir süre önce başkent Ho Chi Minh City’de 14’üncü Asya-Pasifik Konferansı’na ev sahipliği yapan Vietnam, Avrupa’dan yüzlerce şirketin ilgisini çekti ve bütün dünyaya, yatırım için son derece elverişli bir ülke olduğunu gösterdi. Ülkeden yan sanayi ürünleri alan pek çok şirket, burada tesis kurmayı planladığını açıkladı.

Vietnam’da gençlerin, uluslararası markalara karşı güçlü bir talebi olduğunu belirleyen yatırımcı şirketler, 90 milyonluk ülkede olağanüstü bir satın alma potansiyeli oluştuğunu gördüler. Dünya Bankası 2009 yılında, savaş sonrası uzun süre yoksulluk çeken Vietnam’ı orta-gelir grubuna dahil ülkeler arasına almıştı.

Ülke ekonomisi geçen yıl yüzde 5.4 oranında büyüdü. Yabancı yatırımların ise ülke ekonomisindeki payı yüzde 20’ye ulaştı. Bir süredir var olan siyasi ve makro-ekonomik istikrar, yatırımcıların ülkeyi, pozitif değerlendirmesini sağladı. Bütün bu olumlu gelişmelere karşın, ülkedeki kalifiye işçi açığı, yatırımcıların tek handikabı. Kalifiye olmayan işçilerin durumu da pek iç açıcı değil. Vietnam’da sıradan bir işçi, Çin’deki işçilerin üçte ikisi kadar kazanabiliyor. Ancak şirketler bu rakamdan memnun. Son yıllarda Çin’deki bazı fabrikalar, Vietnam’a taşınmaya başlandı. Bu da Çin’i dünyanın en ucuz iş gücüne sahip ülkesi konumundan çıkarıyor.

EŞİT OYUN SAHASI

Ülke, 1990’larda tekstil endüstrisinin filizlenmesiyle dikkat çekti. Çok fazla el becerisi ve teknik bilgi gerektirmeyen bu iş, yabancı yatırımcıları bu ülkeye yönlendirmeye yetmişti. Artık günümüzde Vietnam, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, elektronik cihazlar ve akıllı telefonlar yapabilecek düzeye geldi. Dünya Bankası’na göre, yüksek kaliteli yabancı markaların ülkeye gelebilmesi, Vietnam hükümetinin eşit düzeyde bir ‘oyun sahası’ yaratmasına bağlı. Çünkü şimdiye kadar devlet tekelindeki işletmelere kredi, altyapı, tesis, kaynak kullanımı, ihracat gibi konularda imkan sağlanıyordu. Bu da rekabeti olumsuz etkiliyordu.

Devlet tekelindeki şirketler, gayri safi iç hasılanın yüzde 30’unda pay sahibi. Yine de bunlar etkin işletmeler değil. Çok az bir bölümü serbest piyasa kurallarına bağlı. O da kısmen. Herhangi bir zorlukla karşı karşıya kaldıklarında arkalarında hükümet desteğini buluyorlar. Piyasaları hareketlendirecek reformlar ya erteleniyor ya uygulanmıyor.



Bu yılın sonuna doğru hükümet önemli bir tasarıyı yasallaştıracak. Devlet tekelindeki şirketler, serbest piyasa rekabetine açılacak. Bu yasa değişikliği ile yabancı yatırımcıların ülkeye akın etmesi bekleniyor. Devlet tekelindeki Vietnam Havayolları ilk adımı attı ve borsada hisselerinin yüzde 3.5’ini satışa çıkardı. Henüz küçük bir oran olsa da cesaret verici bir başlangıç. Vietnam Havayollarının yüzde 75 hissesi halen devletin elinde. Gözlemciler, bu ülkede yatırım yapacak yabancı şirketlerin çok iyi hazırlanması, ülke yasalarını iyi bilmesi gerektiği konusunda uyarıda bulunuyor.

BAŞARI HEMEN GELMEDİ

Vietnam, resmi adıyla Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti, dünyanın en kalabalık 13 üncü ülkesi. Çin, Laos, Kamboçya ve Güney Çin Denizi ile çevrili ülke, 1976’da Kuzey ile Güney Vietnam’ın birleşmesiyle oluştu. Daha önce Nam Viet (güneyli halk) olarak bilinen ülke, 1986’da dünya ekonomisine entegre olmaya çalıştı. Ancak hızla gelişen ve değişen şartlara uyum sağlamakta fazla bir başarı sağlayamadı.

2000’lerin başında diğer ülkelerle ekonomik ilişkiler kurmaya başladılar. Bunlar Çin, Japonya, Endonezya gibi yakın ülkelerdi. Gösterdikleri ekonomik başarı, 2007’de Dünya Ticaret Teşkilatı üyeliğini getirdi. 2011’de ise 3G ülkeleri olarak bilinen gruba girmeyi başardılar.

Ekonomisine biraz daha yakından bakalım… Geçen yıl gayri safi iç hasılası 145 milyar doları geçen Vietnam’da, kişi başına düşen gelir bin 610 dolar. Bu tempoda devam etmesi halinde 2025 yılında dünyanın 21’inci büyük ekonomisi haline gelecek. 2050 yılında ise Norveç, Singapur ve Portekiz’i geçecek.

Ülke, tarihi olarak tarım ağırlıklı bir toplum. Uzun yıllar pirinç üreticisi olarak tanındı. Alüminyum üretimi için gerekli olan boksit yataklarına sahipti. Kolektif çiftlikler ve fabrikalarda milyonlarca işçi, hükümet programlarında çalışıyordu. Vietnam Savaşı, tarım ekonomisini büyük ölçüde tahrip ettiyse de hem tarım yeniden canlandırıldı hem de endüstrileşme başladı. Fakat tüm ülke, sosyalist bir rejim altında birleştiğinden hem ABD’nin hem Avrupa’nın ambargosu altında fazla varlık gösteremedi. En önemli ticaret ortaklarından Sovyetler Bir-liği’nin ortadan kalkması da bir başka yıkıcı darbe oldu.

YÜKSEK BÜYÜME ORANLARI

Sonunda özel şirketlere kapılar açıldı. Sanayi, ticaret ve tarımda özel mülkiyet yeşermeye başladı. Fakat bu durum, devlet tekelindeki şirketlerin ön planda tutulmasına, kayırılmasına engel değildi. 2000’lere doğru, arka arkaya yüzde 8’lik büyüme oranları gerçekleşti.

Bugün imalat sektörünün yanı sıra enformasyon teknolojisi, petrol endüstrisi ve yüksek teknoloji de ekonominin ağır topları arasında. Vietnam, güneydoğu Asya Pasifik bölgesinin üçüncü büyük petrol üreticisi. Bütün bu gelişmeler karşısında ülkede günde bir dolarla geçimini sürdüren yoksul kesimin oranı, yarı yarıya azaldı. Vietnam halen, Çin, Hindistan ve Filipinler den daha düşük yoksulluk oranına sahip. Uluslararası Para Fonu’na (IMF) göre işsizlik oranı yüzde 4.4 gibi oldukça düşük bir seviyede.

Ancak yine de her ülkede olduğu gibi Vietnam’da da madalyonun öbür yüzü var. Yatırım yapılamayacak uzak bölgeler, yoksulluğun pençesinde kalmaya devam ediyor. Gelir eşitsizliği, cinsiyetler arası eşitsizlik, eğitim ve sağlık hizmetlerinin fazlasıyla yetersiz kalması, daha kat edilecek çok yol olduğunu gösteriyor.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir