Perşembe , Ekim 19 2017
Anasayfa / Haberler / Tüketici haklarında daha fazla yol almalıyız

Tüketici haklarında daha fazla yol almalıyız



AB Tüketici Politikasının tam anlamıyla uygulanması halinde Türkiye’deki tüketicilerin hakları büyük ölçüde artacak. Uygulamanın günlük hayata pek çok olumlu yansıması olacak…

BİRLEŞMİŞ Milletler tarafından alınan bir kararla 1985’ten beri 15 Mart günü “Dünya Tüketiciler Günü” olarak kutlanıyor.

Bugüne kadar “Avrupalı” tüketici olmak adına örnek aldığımız ve yasalaşan değişiklikleri biliyor musunuz?

AB Tüketici Politikası

iktisadi Kalkınma Vakfı, Tüketicinin ve Sağlığın Korunması Politikası’ndan sorumlu uzmanı lige Kıvılcım, AB Tüketici Politikası’nın Türkiye’deki en önemli getirisinin 28 Mayıs 2014’te uygulanmaya başlanan “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun” olduğunu belirtiyor. Kıvılcım, eski kanunda yapılan değişikliklerle tüketicinin sağlığı, güvenliği ve ekonomik çıkarını gözeten bir yaklaşımla AB standartlarında bir çerçevenin oluşturulmasında önemli bir adım atıldığını söylüyor. Kıvılcım. AB’de tüketici harcamalarının, GSYİH’nin yüzde 56’sını oluşturduğuna dikkat çekiyor ve kanunla tüketicinin hakkını arama yollarının basitleştirildiğine, her türlü sözleşme ve ödemelerde tüketicinin önceden bilgilendirilmesi koşuluna vurgu yapıyor.

YENİ YASA, YENİ UYGULAMALAR

Tüketicinin hayatında yeni yasa ile şunlar değişti:

■ Tüketici sözleşmeleri, açık, sade, anlaşılır oldu.

■ Bankalarda, kredi kartı üyelik ücreti, hesap işlem ücreti, dosya ücreti gibi ek ödeme zorunluluğu kaldırıldı.

■ Konut kredisinde erken ödeme ücreti yüzde l’e inerken ödemelerin sadece banka üzerinden yapılması sağlandı.

■ Tüketici kredilerinde faiz oranlarını sabit, değişken veya aynı kredi için her iki yöntem esas alınarak belirleme koşulu getirildi.

■ Kredi sözleşmelerinde imza öncesi tüketicinin en az bir gün önce bilinçlendirilmesi koşulu getirildi. Tüketici kredilerinde yanıltıcı bilgi olmayacağı öngörüldü.

■ Abonelik sözleşmelerini feshetme veya uzatma kolaylaştı.

■ Ayıplı ve hatalı mal ayrı ele alınmak üzere yeniden tanımlandı. Ayıplı malda 30 günlük ihbar süresi kalkarken, ayıplı malın onarımı talep edilebildiği gibi onarımı da üreticiye ait oldu.



■ Kusurlu malın sorumluluğunun üreticide olması benimsendi. Kusursuz mal tanımında, güvenlik temel koşul olarak belirlendi. Tüketici ürünü iade hakkını elinde bulunduruyor.

■ Fiyat etiketinde tüketici lehine olan durumlar artırıldı.

■ Paket tur ve tatil sözleşmelerinde tüketicinin en az bir gün önce bilgilendirilmesi koşulu getirildi.

■ Kullanım kılavuzlarında Türkçe zorunlu hale getirildi.

■ Sermayesiz kapıdan satış tarih oldu (en az 50 bin TL).

■ Mesafeli sözleşmelerde cayma hakkı 30 gün; diğer sözleşmelerde 14 gün oldu.

■ Taksitli satışlarda gerekçesiz yedi gün içinde cayma hakkı tanındı.

■ Kampanyalı satışlar, konut veya tatil amaçlı taşınmazların ön ödemeli satışları için resmi yollar gerekli kılındı. Taşınmazlar için cayma hakkı 14 gün; teslim süresi 36 aya çıkarıldı.

■ Yanıltıcı reklamlar ve ticari uygulamalara son verildi.

■ Hakem heyetlerinin, sadece il merkezlerinde veya ilçelerde kurulacağı belirlendi.

GELECEKTE NELER OLACAK?

AB tam üyeliğinin gerçekleşmesi halinde de Türk tüketicisinin günlük hayatına etkileri oldukça kapsamlı olacak. Mevcut süreçte yeni kanunun Türk tüketicisine yansımalarının, Türkiye’de etkin bir piyasa gözetim ve denetim mekanizmasının oluşturulmasını gerektiriyor. Avrupa Birliği’ne tam entegre olmuş bir Türkiye’de ayrıca şu gelişmelerin de olması bekleniyor:

■ Yüksek kalite standartlan ile rekabetçi bir ortamda ürün ve hizmet seçenekleri artacak v£ tüketici için fiyatlar düşecek.

■ Tüketici hakları örgütleri, AB’nin ortak Tüketici Politikası altında güçlendirecek.

■ Türk tüketicisi geniş pazarın yaratacağı imkanlardan ve AB’nin serbestleşmeye yönelik politikalarından faydalanabilecek.

■ Satın aldığımız ürünlerin kalitesinden, güvenliğinden ve sağlığı tehdit etmediğinden emin olmamızı sağlayan teknik standartlar sunulacak.

■ Elektrikli ev aletlerinde güvenilir enerji tasarrufu olacak.

■ Kimyasal madde barındıran oyuncaklar, bebek ürünleri ve kozmetik ürünler gibi günlük hayatta kullanılan ürünlerin sıkı kontrol sistemleriyle AB pazarına girmeleri engellenecek. Diğer AB üyeleriyle koordinasyonlu olarak tehlikeli ürün listesi görülebilecek.

■ içecek ve gıda ürünlerinde bulunan tüm maddeler tüketici için görünür kılınacak. Hatta üye ülkeler, gıda maddelerine nelerin konulabileceğini talep edebilecek. Örneğin, meyve sularının içindeki şeker oranı ve meyve miktarı açıkça belirtilecek.

■ Ürün etiketlenmesinde tüketici bilgilendirilmesi de artık Topluluk kapsamında olacak.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir