Pazartesi , Aralık 17 2018
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / TL’de seçim rüzgarı

TL’de seçim rüzgarı



Döviz kurları sürpriz erken seçim kararıyla birlikte yönünü aşağı çevirdi. Piyasalar Merkez Bankasından bu hafta 0.25-0.50 civarı faiz artırımı bekliyor. Uzmanlar bu durumda kurların aşağı yönlü hareketinin süreceğini söylüyor.

GEÇEN hafta yapılan sürpriz erken seçim açıklaması döviz kurlarını bir anda aşağı çekti. Bir önceki hafta tarihi zirvesi olan 4.19 TL’ye kadar çıkan dolar geçen hafta seçim tarihinin açıklanmasıyla 4.06’ya geriledi. Euro’da da benzer bir trend yaşandı. 11 Nisan günü 5.1860 TL ile tarihi zirvesine ulaşan euro ise politik belirsizlik riski azaldı algısıyla haftayı 4.98 TL’lerden tamamladı.

Peki, belirsizliği sevmeyen mali piyasalar bu kez neden erken seçime pozitif tepki verdi?

Bu soruyu yönelttiğimiz para yöneticilerinin önemli bölümü seçimin her zaman siyasi bir belirsizlik yarattığına dikkat çekiyor. Ancak bu kez genel görüş Türkiye’nin iki ay gibi kısa bir sürede seçime girmesinin ekonomiye olan yükü azaltacağı mmr’ yönünde. Bu beklentinin yanı sıra çarşamba t0planacak Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısından faiz artırımı çıkacağına kesin gözüyle bakılması da kurlar üzerindeki baskıyı azaltmış durumda. Bu arada mini bir bilgi verelim; piyasadaki genel beklenti 25 Nisan Çarşamba günü toplanacak Merkez Bankası PPK’ndan 0.25-0.50 civarında bir faiz artırımı çıkacağı yönünde.

Seçime kadar önümüzde iki aylık bir süre var. Bu nedenle biz de kısa dönem için para yöneticilerinin tahminlerini derledik. Tasarruf sahiplerinin portföylerinde ne kadar döviz olmalı, euro mu, yoksa dolar mı tercih edilmeli, olası kur seviyesi gibi soruları yönelttik. îşteyanıtlar…

PORTFÖYLERİN YÜZDE 30’U DÖVİZ

Meksa Yatırım Stratejisti Zeynel Abidin Balcı’ya göre, döviz kurları seçime kadar geçecek yaklaşık iki aylık süreçte seçim ve sonuçlarına ilişkin tahminler, dış borsalarm seyri, Suriye ve ABD’nin Rusya ve Çin ile ilişkilerinin seyrine göre yön bulacak. Bu nedenle bu süreçte dolar/TL’nin 3.80-a 4.30, euro/TL’nin ise 4.85-5.40 gibi geniş bir bantta dalgalanacağı öngörüsünde bulunan Balcı sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Bu dönemde euro/dolar paritesinde 1.21-1.25 destek-direnç bandı etkili olur. FED faiz artırım sürecine rağmen Trump’a olan güvenin azalması ABD Doları’nı zayıflatan nedenlerden biri olarak karşımıza çıkıyor.” Balcı, kısa vade için portföy oluşturacaklara yüzde 40 hisse, yüzde 30 döviz, yüzde 30 mevduat öneriyor.

EURO YA DİKKAT

Gedik Yatırım, Yatırım Danışmanlığı Müdür Yardımcısı Beste Naz Koksal, iç piyasanın seçim tarihinin 24 Haziran olarak açıklanmasını olumlu bulduğu görüşünde.

Seçim sürecinin uzun sürmemesinin, Türkiye’nin ekonomiye ilişkin temel dinamiklerinde bir değişiklik oluşturmazken, aksine hem hane halkı harcamaları hem de üretim tarafının zaman kaybının önüne geçtiğini söyleyen Koksal, “Bunlara ek olarak 25 Nisan’da TCMB’nin alacağı faiz kararında birçok yabancı yatırım kuruluşu ve bazı yerli kuruluşlar faiz artırımı beklentisini açıkladı. Bu yüzden erken seçim açıklamasına rağmen TL değer kazandı” dedi.

Köksal’a göre, dolar/TL 4.02’nin altına inerse, kurda yeni bant olarak karşımıza 3.85-4.02 seviyeleri çıkıyor. Bu nedenle psikolojik seviye olan 4’ün altına indiğimiz vakit rahatlamanın daha çok hissedileceğini öne süren Köksal’a göre, euro/TL kurunda düşüşlerin 4.82 seviyesine doğru yolu var.

Yılın üçüncü ve dördüncü çeyreğinde euro’da değer kazancının artabileceği uyarısında da bulunan Koksal, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Şayet Euro Bölgesi’nde enflasyonda işler yolunda giderse pariteyi 1.26-1.27 aralığında görebileceğimizi tahmin ediyorum. İç piyasada risklerin artış trendinde olduğu şu günlerde kur riskine de karşı korunmak için aynı oranda euro ve dolar alınarak parite riskini sıfırlamak ve buna ek olarak güvenli liman olarak tanımlanan altın ve yen gibi varlıkları portföye katmak, hisse ağırlığını azaltıp, bir miktar portföyde nakit bırakmak tercihler arasında olabilir. Dövizdeki yükseliş üst sınırlara dayandığı için portföyde yoğun olarak döviz bulundurmanın anlamlı olacağını düşünmüyoruz.”

ERKEN SEÇİM OLUMLU

Yatırım Finansman Menkul Değerler Araştırma Müdürü Erol Danış, erken seçim kararının genel anlamıyla kısa vadede kur üzerinde olumlu etki yarattığı görüşünde. Önümüzdeki günlerde ise döviz hareketlerinde belirleyici beş faktör bulunduğuna dikkat çeken Danış bu riskleri ve beklentisini şöyle özetliyor: “Birincisi seçime doğru yaşanacak iç gelişmeler, örneğin anket verileri; İkincisi ABD’de devam eden Hakan Atilla davasında yaşanabilecek gelişmeler; üçüncüsü Türkiye’nin dahil olduğu jeopolitik gelişmeler; dördüncüsü uluslararası boyutta ticaret savaşı risklerinin artıp ^ artmayacağı ve beşincisi ise 2018’in geri kalanında ABD ve Avrupa ekonomisinin yavaşlayıp yavaşlamayacağı ve buna karşılık faiz artış beklentilerindeki değişiklikler olacaktır.”

  Sanayi hızlı toparlandı



Bu dönemde euro/dolar paritesinin 1.25’in üzerine çıkmasını beklemediğini vurgulayan Danış, hatta kısa vadede euro/dolar paritesinin 1.20 bölgesine doğru çekilebileceği uyarısında bulunuyor. Danış’a göre seçime kadar geçecek dönemde portföylerde yüzde 25 civarında döviz tutulmalı, bunun ağırlığı ise dolar olmalı.

DOLARIN YÖNÜ

İntegral Yatırım Araştırma Uzman Yardımcısı Aylin Cevizci’ye göre, Türkiye’nin iki ay sonra seçime gidiyor olması TL varlıklar üzerinde iyimserlik yarattı. Burada tek belirsizliğin “sonuç ne olacak” kısmı olduğunu öne süren Cevizci, “Bu nedenle, dünkü haberin olumlu etkisi kısa süreli olabilir. Teknik olarak dolar/TL için 4 TL seviyesi önemli. Çünkü bu seviyenin altına inilmediği müddetçe kur 4 TL üzerine yerleşmek isteyebilir. Kurdaki, geri çekilmelerin seçim sürecinde temel dayanağı kuvvetli olmadıkça sınırlı kalabileceğini belirtmekte fayda var. Euro/TL’de ise 4.95 seviyesine dikkat edilmeli” diyor.

Cevizci, erken seçim dışında yurt içi piyasalarda, TCMB’nin 24 Haziran’daki toplantının kararları ve kurdaki artışın enflasyon üzerindeki etkisini gösterecek TÜFE verisinin izleneceğini belirtiyor.Son iki aydır yatay bir seyir izleyen euro/ dolar paritesinin ise bir süre daha 1.2210-1.2435 aralığında dalgalanmasını bekleyen Cevizci, yakın vadede portföylerde yüzde 40 oranında döviz bulundurulabileceğini söyleyip, yatırımcılara şu tavsiyede bulundu: “Euro’ya göre dolar yaklaşık olarak 1 TL daha düşük maliyetli olması göz önüne alındığında dolar ağırlığının daha fazla olması gerektiğini düşünüyorum. Yatırımcılar için getiri imkânı dolar/TL için daha yüksek olabilir. Bu nedenle portföylerin yüzde 40’ınm döviz olması bu yüzde 40’lık oranın ise yüzde 70’inin dolar olarak seçilmesinin daha uygun olacağını düşünüyorum.”

Merkez Bankası ne yapar?

MEKSA YATIRIM: Faiz artırımı beklentisi arttı. 0.25-50 puanlık artırım söz konusu olabilir. TCMB faiz silahının çekebileceğine dair bir sinyal vermek isteyebilir.

YATIRIM FİNANSMAN: TCMB’nin 25 Nisan’da faiz artışı yapacağı konusunda piyasada bir beklenti oluştuğunu gözlüyoruz. Öte yandan, biz de hızla ısınan ekonominin en geç 2018 ikinci çeyrek ya da üçüncü çeyrekte TCMB’yi faiz hadlerinde artırıma zorlayacağını düşünüyoruz. Bu nedenle bu toplantıda 25-50 baz puanlık bir faiz artışı olabilir. Ancak, TCMB’nin, PPK toplantısında, fonlama kompozisyonunda da bir güncellemeye gitmesi de olası. Ortalama fonlama faizinin, 2018 ikinci çeyreğinde bugünkü seviyesinin [yüzde 12.75) 25-50 baz puan üzerinde (yüzde 13.00-13.25), üçüncü çeyrekte ise 50-75 baz puan (yüzde 13.25-13.50) üzerinde seyretmesini bekleriz.

GEDİK YATIRIM: TCMB 25 Nisan’da bir kez daha faiz kararı için bir araya geliyor. Ancak 7 Mart’tan bu yana özellikle yabancı kredi ve yatırım kuruluşlarının faiz artırım yönünde rapor ve müşteri notları piyasada bir takım beklentiler oluşturdu. Bu nedenle piyasanın genelinde faiz artırım beklentisi oluşurken, TCMB’nin bunu koridorun hangi faizi veya faizlerine yapacağı konusu net değil. Piyasada ağırlık kazanan rakamlar 50-75 baz puan olurken, bazı yabancı kurumların beklentileri 100 baz puan artırım yönünde. TL’nin üzerinde faiz baskısından ziyade enflasyon baskısı mevcut. Piyasanın enflasyonla mücadele konusunda ikna edilmesi gerekiyor. Bu nedenle faiz artırımı bir çare değil, geçici bir hamle olabilir.

İNTEGRAL YATIRIM: Merkez Bankası’nın faiz artırımına gidiyor olmasını açıkçası önündeki seçim sürecine kadar kendine bir manevra alanı yaratmak ve erkenden alınan bir önlem şeklinde değerlendirmeliyiz. Çünkü kurun 4.1940 seviyesine doğru hamlesini sessiz bir şekilde izlemişti. Bu nedenle 25 Nisan günü alman bir faiz artırım hamlesi oldukça sınırlı bir kur hareketi yaratır. Bu nedenle, seçim sürecini izlemeden bir artırımın erken olabileceğini düşünüyoruz. Çünkü Merkez Bankası isterse bir toplantı tarihini beklemeden olağanüstü bir karar ile faiz artırımına da gidebilir. Bu nedenle gelecek hafta bir faiz artırımının olması ihtimalinde bunun 25-50 baz puan aralığında olması muhtemel. Bu oran piyasaları ciddi rahatlatacak bir seviye olmadığından en azından şu anki , beklentileri karşılayabilir. Fakat şu anda bir faiz artırımı olacak beklentisi fiyatlanıyor. Bu yüzden, olmama durumunda TL sınırlı da olsa negatif ayrışacaktır.

ESİN ÇETİNEL





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bunu da İnceledinizmi ?

Devlet katkısı mevzuatı ve fonlar değişti

UZUN süredir BES mevzuatında değişiklikler üzerinde çalışılıyor, ilk değişiklik devlet katkısı mevzuatından geldi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir