Bilim - Teknoloji - İnovasyon

Sürekli Yeni Portre Çizen Algoritma Geliştirildi

Memories of Passersby 1

YAPAY zekanın resim yapabilme becerisine sahip olduğunu biliyoruz. Hatta bu beceri o kadar gelişti ki, ünlü müzayede evi Christie’s ekim ayında, Fransız gençlerden oluşan Obvious isimli oluşumun algoritmaları eğiterek geliştirdiği Edmond De Belamy isimli portreyi açık artırmaya çıkardı ve tablo tahmin edilenden 40 kat daha fazla fiyata, 432 bin dolara satıldı.

Dünyanın en prestijli müzayede ,evlerinden birinin “algoritmik sanata” geçiş vermesi, sanat bakımından yeni bir sayfa açılmasına neden olurken, sanatseverlerin belki de “geleceğe yatırım için” kesenin ağzım açması, bu alanda çalışan uzmanların da iştahını kabartmışa benziyor.

Alman bilgisayar mühendisi ve nörografi uzmanı Mario Klingemann’ın, “Memories of Passersby 1” isimli sürekli yeni portreler çizen makinesinin ortaya çıkardığı koleksiyonu, yine dünyanın önde gelen müzayede evlerinden Sotheby’s’in 6 Mart’ta düzenlenecek Londra’daki müzayedesinde satışı çıkacak. Sothebys, “modern zaman sanatına yeni bir yaklaşım” olarak tanımladığı eserin 40 bin sterline satılacağını öngörüyor.

BELAMY’DEN FARKLI




Klingemann’ın koleksiyon ortaya çıkarma tekniği Obvio-us’unkinden farklı. Obvious, 14-20’inci yüzyıl aralığındaki 15 bin portreyi kullanarak portrelerin nasıl çizildiğine ilişkin kuralları algoritmaya öğretmişti. “Çekişmeli Üretici Ağlar” (GAN) ismi verilen bu tekniğin kullanım şekli, Edmond De Belamy tablosunun aslında “tam bir yapay zeka ürünü olmadığı” eleştirilerine yol açmıştı. Edmond De Belamy, ona insanların seçerek verdiği tablolardan yola çıkarak, yani insanın küratörlüğüyle ortaya çıkmıştı. Klingemann’ın koleksiyonunda ise algoritmalar belirli tablolarla insan küratörlüğün-de eğitilmiş değil. Algoritma eserlerini kendi kendine ve sürekli ortaya çıkarıyor. Tablodaki yüzler tamamen algoritmanın eseri. Klingemann, nöral ağların bu makine için resim fırçası anlamına geldiğini belirterek, “Makine sürekli değişen ve kaybolan yüzler oluşturuyor. Kendisini gözlemliyor ve geriye dönük bir döngü içinde devamlı olarak yenisini yaratmaya çalışıyor” diyor.

Yüz tanıma, etiği bozuyor mu?

Silikon Vadisi’nin bulunduğu San Francisco kentinin denetim kurulu üyelerinden Aaron Peskin geçtiğimiz günlerde kentte yüz tanıma teknolojisinin yasaklanması için teklifte bulundu.

Plaka okumadan, güvenlik için kent içinde kullanılan video sistemlerine pek çok yere dahil edilen yüz tanıma teknolojisinin yararı konusunda tatmin olmadığını söyleyen Peskin, bu teknolojinin insan aleyhine kullanılabileceğini düşünüyor. ABD’nin Oakland ve Santa Clara kentlerinde yüz tanıma teknolojisi yasaklanmıştı.

The New York Times gazetesi ise bu teknolojinin suiistimal edilmesine örnek olarak Çin’in etnik grupları seçmek için kullandığı iddiasında bulundu. Gazetede yayınlanan bir makalede, başta Müslüman Uygurlar olmak üzere yüz tanıma teknolojisinin insanları takip etmek ve kontrol altına almak amacıyla kullanıldığı ileri sürüldü.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu