Anasayfa / Makaleler / Stres, iş adamlarının ruhsal ve bedensel yapısını tahrip ediyor

Stres, iş adamlarının ruhsal ve bedensel yapısını tahrip ediyor



Prof. Dr. M. Özkan Pektaş: “Dolar ve Euro’daki yükseliş, iş dünyasının metabolizmalarını bozdu. Erkeğin gücü paradır. O güçte bir zedelenme olduğunda stres kaçınılmazdır.” Psikiyatrist Uz. Dr. Hakanı Karaş: “2001 ve 2008 krizlerinden sonra çok sayıda iş adamı bunalıma girdi. İşadamı hastalarımızda büyük artış var.”

PSİKİYATRA GİDEN İŞ ADAMLARI NEDEN ARTIYOR?

ÇAĞIMIZIN vebası olarak nitelendirilen stres, iş adamlarının ruhsal ve bedensel yapısını tahrip ediyor. Balıklı Rum Hastanesinde görevli Prof. Dr. M. Özkan Pektaş, iş insanlarının, çalıştırdıkları insanlara karşı sorumluluklarının bulunduğunu belirterek, “Dolar ve Euro’daki yükseliş metabolizmalarını bozdu.” diyor. Pektaş şöyle devam ediyor: “Herkes iş adamının cebindeki paranın kendisine ait olduğunu zanneder, bu öngörü yanlıştır. Cebindeki para kendisine ait değildir. Sanayici başkasının parasını cebinde tutar. Bin kişi çalıştırıyorsan bin kişiye maaş ödeyeceksin. Bu iş sanıldığı gibi kolay değil. Vicdanlı iş insanı, ayın biri geldiği zaman kendisinden ekmek bekleyen işçilerin parasını yatıramaymca strese girer. Buna bina, kira, vergiler, yakıt, aydınlatma ve benzer giderler eklenince stres artar.” Pektaş, ekonomik krizin erkek girişimcileri daha çok etkilediğini belirterek şöyle konuşuyor“Erkeğin gücü paradır. O güçte bir zedelenme olduğunda stres kaçınılmazdır.”

Us Psikiyatrist Enstitüsü Müdürü Psikiyatrist Uz. Dr. Hakan Karaş da, son 10 yılda hastalarının sayıca önemli bir bölümünün orta ve üst düzey iş adamı ile CEO’lardan oluştuğunu söylüyor.

2001 ve 2008 ekonomik krizlerinden sonra çok sayıda üst ve orta düzeyde iş adamının bunalıma girdiğini aktaran Uz. Dr. Psikiyatrist Hakan Karaş, “TÜİK, stres nedeniyle bunalıma girip intihar eden insan sayısını veriyor ancak bunun ne kadar iş adamı veya CEO olduğu konusunu açıklamıyor. 2008 krizinden sonra iş insanlarının intihar oranında önemli artış yaşandı.” diyor.

Stresin ekonomik, sosyal nedenlerden kaynaklandığını belirten Uz. Dr. Hakan Karaş şöyle konuşuyor:“İş dünyasından pek çok hastamız var. Bu kişiler sorunlarını paylaşıp destek istiyorlar. Bazen de normalde yapamadıkları sıra dışı işleri çözmek için geliyorlar. Sorunları uykuyla veya bedene yansıyan bir sendromla ilgili olabiliyor. Son yıllarda orta ve üst düzey iş adamlarının yanı sıra CEO’lar da bizden destek istemeye başladı. 2008 krizinden sonra iş adamları kadar olmasa da psikiyatrist desteğine ihtiyaç duyan CEO’larla karşılaşmaya başladık.”

İş insanları psikiyatrik destek almalı



Stres altındaki iş insanlarının olayları karamsar yorumladıklarını söyleyen Karaş, şöyle devam ediyor: “Strese girenler, olayları en felaket kısmıyla yorumlarlar. Olaylar üzerinde kontrol duygusunun olmadığını düşünürler. Bir yetersizlik duygusu oluşur. Yeterlilik duygusunda kayıp yaşanır. Kimlik duygusunda ciddi kayıp oluşur. Olayları sürekli negatif düşünmeye başlar. Akimda hep eskisi gibi olamayacağı fikri vardır. Ciddi umutsuzluk oluşur. Normalde ilgi duyduğu şeyleri yapamaz. Kendisinin değersiz olduğunu düşünür. Benlik kaybı yaşanır. Enerji ve motivasyon düzeyinde düşüş vardır. Uykuda bozukluklar meydana gelir. Stres devam ederken sıkıntının da devam edeceğini düşünür.” Streste olan işadamının güven duygusu zedelendiği için uzun vadeli plan yapamayacağını belirten Karaş, bu durumdaki kişilerin kısa vadeli çözüm peşinde koştuğunu ancak iş hayatında kısa vadeli çözümlerin fayda sağlamadığını kaydediyor. Karaş:“Uzun vadede çözüm vardır ama stresteki iş insanı, öngörü yetisi kaybolduğu için bunu göremez.” diyor. İş adamları ve sanayicilerin stres dönemlerinde psikiyatrik destek almaları gerektiğinin altını çizen Karaş şöyle devam ediyor: “Depresyonda olan her kişi aynı derecede umutsuz değildir. Depresyonda olan kişinin ailesi ve çevresinden güven alması çok önemlidir. Güven duygusu maddi bir şeyle olmaz. Bazen bir arkadaşının varlığı bile çok önemlidir. Sosyal destek ve sosyal aktivitelerin güçlenmesi gerekir.”

Prof. Dr. M. Özkan Pektaş, ise ayakta kalma savaşı veren girişimcilere başta devlet olmak üzere herkesin yardımcı olması gerektiğini ifade ediyor. Dükkan ve iş yeri sahiplerinin insaflı olmaları gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Pektaş şöyle konuşuyor: “Mülk sahibi 17 bin dolar kira istiyor. İş insanı ‘Bana biraz yardımcı olur musun?’ diyor. Mülk sahibi, ‘Türkiye’de her şey gayet güzel, ne yardımı?’ diye cevap veriyor. Oysa Beyoğlu ve Nişantaşı’nda birçok dükkan boş, iş dünyası krizde. Burada insaflı olmak gerekiyor.” diyor.

STRESE KARŞI NASIL BESLENMELİ?

Stres kişinin kendini tehlikede hissettiğinde beynin “Savaş ya da kaç” emrini sinir sistemine göndererek vücudu alarm durumuna geçirmesidir. Küçük dozlardaki stres her zaman kötü sonuçlara neden olmayabilir. Hatta kontrollü küçük stresler kişiyi yapacağı işe motive edebilir. Ancak yoğun olarak hissedilen ve kontrol altına alınamayan stres, bedensel ve duygusal etkilere yol açabilir. Hayatın hızlı akışı, yapılması gereken işlerin yoğunluğu ve endişe stresin, mutsuzluğun ve hastalıkların ana nedeni olarak görülüyor. Strese karşı doğru beslenme kritik bir önem taşıyor. Her şeyden önce alınan gıdalar stresle mücadele edilmesinde yardımcı oluyor. Örneğin muz ve patateste bolca bulunan potasyum, stres altında yükselen kan basıncını dengelemeye yardımcı olur. Uzmanlar strese karşı beslenme biçimini şöyle çiziyor: “Mutlaka güçlü, iyi kahvaltı ile işe başlanmalı. Kahvaltı strese karşı koruyucu kalkandır. Diğer öğünlerde bol miktarda sebze ve salata tüketilmeli. Izgara ve hafif yiyecekler tercih edilmeli. Gün içeresinde bol miktarda su tüketilmeli. Susuzluk kişiyi gergin ve sinirli yapıyor, konsantrasyonu azaltıyor.

Haber Ahmet Külsoy





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir