Anasayfa / İş Fikirleri / Satışı Garanti Olan Susam Üretimi Yapabilirsiniz

Satışı Garanti Olan Susam Üretimi Yapabilirsiniz



100 bin ton olan toplam tüketimin 80 bin tonu ithal ediliyor. İkincil ürün olarak fırsat olabilir. Sanayiciler, kaliteli yerli susama alım garantisi veriyor…

SUSAM, tahin, helva, atıştırmalık, bisküvi, pastane ve simit sektöründe yaygın olarak kullanılıyor. Türkiye’de bu sanayi kolları hızla büyürken susam üretimi, talebi karşılamıyor. Antalya, Manisa, Muğla, Uşak, Balıkesir, Adana, Osmaniye, Denizli ve Mersin’de 248 bin dekarda yaklaşık 17 bin 716 ton susam üretiliyor. Toplam tüketim ise 100 bin ton civarında. Yani 80 bin ton açık söz konusu. Bu açık da haliyle ithalat yoluyla kapatılıyor. Her yıl Hindistan, Pakistan, Sudan, Etiyopya, Nijerya, Uganda gibi ülkelerden susam ithal ediliyor.

Peki Türkiye’de susam üretimi yaygınlaşır mı? Türk çiftçisi için bir fırsat çıkar mı? Susamın tarladan çıkış fiyatı 5 TL seviyelerinde. Dekarda da 100 kiloya kadar verim elde ediliyor. Dekar başına gelir 500 TL’yi geçmiyor. Bu nedenle susamın diğer ürünlerin geliriyle rekabet etmesi zor. Ancak susamın yetiştirildiği bölgelerde tarlalardan 2-3 ürün alınabiliyor. Bu ürünlerden biri susam olduğunda üretici için fırsat oluyor. Öyleki birçok ürün pazar ararken, susamın alıcıları hazır. Hatta sanayiciler sözleşmeli olarak susam üretimi yaptırıyor. Bu yönüyle baktığımızda üreticiler için önemli bir fırsat olabilir. Susam üretiminin 2014’te yaklaşık yüzde 15 arttığını da belirtelim. Bu artış çiftçinin susama ilgisinin giderek yükseldiğini gösteriyor.

susam

TEŞVİK ŞART

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar, susam üretiminin artırılması için prim desteği ve alım garantisinin getirilmesini öneriyor. Bayraktar, Trakya Birlik gibi çiftçi birliklerinin alım yaptığı ürünler listesine susamın da girmesi gerektiğini, bu şekilde çiftçiler için alım garantisinin de oluşturulabileceğini söylüyor. Susamın yetiştirme süresinin kısalığı yönünden, hemen her kültür bitkisiyle ekim nöbetine girebildiği bilgisini veren Bayraktar, genel olarak pamuk-buğday-susam şeklinde üçlü ürünün en yaygın üretim biçimi olduğunu belirtiyor. Susamın bu avantajı değerlendirilerek üretim rakamlarının artırılabileceğini, üreticilerin susam üretimine yönelmeleri için pazar imkanlarını belirlemeleri gerektiğini söyleyen Bayraktar sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Sözleşmeli üretim devreye sokularak pazar imkanı genişletilmeli, üreticilerin pazar imkanı daha kolay olan diğer ürünlere yönelmesi engellenmeli. Susam üretimi için prim desteği yapılarak, üreticinin susam üretiminde elde ettiği gelir artırılabilir. Üretimi artırmaya yönelik tedbirler alınırken, dünyada fiyatların düştüğü yıllarda iç piyasayı bozacak ürün ithalatı kesinlikle önlenmeli. GAP bölgesinde, susam üretimi planlı bir şekilde teşvik edilebilir. Susam hasadının elle yapılıyor olması hasat maliyetlerini artırıyor. Verim miktarı diğer ürünlere göre düşük olunca gelir açısından susam rekabet edemiyor. Bu amaçla üretim maliyetlerini azaltıcı tedbirler aranmalı.



“ALTIN SUSAM SARAYLARA LAYIK”

Susam üretiminde 3 bin 100 ton ile Antalya ilk sırada yer alıyor. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, susam üretiminin giderek azaldığını, artırmak için teşvik primleriyle desteklenmesi gerektiğini vurguluyor. Türkiye’nin en lezzetli susamınm Antalya’da üretildiğini söyleyen Çandır, bu konuda iddialı olduklarını, lezzetiyle tanınan ve ‘altın susam’ diye adlandırılan Manavgat susamının Osmanlı Sara-yı’nın mutfağında kullanıldığım hatırlatıyor. Çandır sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Türkiye’de ekilen susamın yaklaşık yüzde 20’si Antalya’da, Antalya’da ekilen susamın yaklaşık yüzde 80’i Manavgat’ta yetişmekte. İthal edilen susamlar Manavgat susamına göre yağ ve lezzet bakımından geridir. Manavgat susamının yağ oranı yüzde 60 civarındayken, ithal susamlarda yağ oranı yüzde 40’lar seviyesinde. Bu değerli susamın üretimini artırmak için destekler verilmeli. Yoksa üretim giderek azalacak.”

TAHİN VE HELVA İLK SIRADA

Susam tohumları yüzde 50-60 oranında yağ içeriyor. Tüm yağlı tohumlar gibi proteince zengin bir ürün olan susam ortalama yüzde 25 dolaylarında protein içeriyor. Karbonhidrat içeriği ise yaklaşık yüzde 14-15. Yağ miktarı fazla olan susamlar yağ ve tahin üretiminde, az olan susam tohumları ise simitlik ve bisküvilik olarak kullanılıyor. Susam tohumları dünyada yağ üretmek için kullanılsa da Türkiye ve diğer Ortadoğu ülkelerinde simitlik, bisküvilik, tahin ve tahin helvasına işlenerek değerlendiriliyor.

Helva üretiminin köklü ve lider şirketlerinden biri olan Koska Helva, yıllık 9 bin ton civarında susam işliyor. Koska Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Dindar’m verdiği bilgiye göre, helvanın ortalama yüzde 57’si tahinden oluşuyor. Tahin de susamdan elde ediliyor. Dindar, “Tahin ortalama olarak helva maliyetinin yüzde 50’sini oluşturuyor” diyor. Yıllık 10 bin ton susam kullandıklarını söyleyen Dindar, “Bu tonajın büyük bir kısmı helva, kavanoz tahin ve krokanlara kullanılıyor. Bu ürünlerin dışında muhtelif ambalajlarda ıç ve dış piyasa satışı, bisküvi, şeker ve simit üreticilerine satış yapılıyor” diyor.

Konya Akşehir merkezli Ak-Hel şirketi de Koska gibi asırlık bir geçmişe sahip. Ağırlıklı tahin ve helva üretimi yapan Ak-Hel Gıda’nm ortaklarından Hüseyin Keskin, Türkiye’de susam üretiminin çok yetersiz kaldığını söylüyor. Susam hasadının elle yapıldığını belirten Keskin, “Dolayısıyla maliyetler yüksek kalıyor. Susam tarımına da teknolojinin girmesi lazım. Genelde fakir ülkeler üretimde etkin. Bizim çiftçiye pek uymuyor. Ancak ikincil, ara ürün olarak yetiştiriyorlar” diyor. Keskin, üretimin olması halinde ithalat yerine yerli üretimi tercih edeceklerini de vurguluyor…

SİMİT NİÇİN UCUZLAMAZ!

Türk insanının en sevdiği atıştırmalıklardan biri olan simit için susam olmazsa olmazlardan biridir. Tahin ve helvadan sonra en fazla susam simitte kullanılıyor.

1 TL’lik simitte ise 12 gram civarında susanı kullanılıyor. Simitçiler ucuz olan ithal susamı tercih ediyor. İthal susamın simitçiye ham haliyle gelişi 4 TL seviyesinde. İstanbul Simitçiler Odası’mn verdiği bilgiye göre, İstanbul sokaklarında günlük 100 bin adet simit satılıyor. Zincirler ve pastaneler bunun dışında. İstanbul Simitçiler Odası Başkanı Ali Yücel, simit fiyatlarında düşüş beklentisine girilme-mesini istiyor. Yücel, “Susam ithalatında vergiler yüzde 23’lerden yüzde 10’a düştü. Bizim toplam simit maliyetimiz içinde susamın payı yüzde 10 seviyelerinde. İthal edilen bir ürün. Dolar kurundaki artış, vergideki indirimi aldı götürdü. Dolayısıyla indirimin simit fiyatına yansıması zor” diyor. Yücel, yerli susam üretiminin devlet destekleriyle artırılması gerektiğini vurguluyor ve “Üretim artarsa ve fiyatlar ithal fiyatlarla aynı seviyeye inerse yerli susam tercih edilir” diyor.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

2 Yorumlar

  1. Susam tonu 970 dolar.hemn arayin lazim varsa +905079804487

  2. SÖZLEŞME YAPAN SANAYİCİLERE NASIL ILAŞABİLİRİZKİ?????*

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir