Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

Salgın kaynaklı endişeler yeniden ön planda

YAZ aylarının geride kalmasının ardından vaka sayılarındaki artışlar hız kazanırken, salgın kaynaklı endişeler küresel piyasalar için önemli bir aşağı yönlü risk faktörü olarak takip ediliyor. Son haftalarda özellikle Avrupa’da vaka sayılarındaki yükseliş kritik seviyelere ulaşırken, geçtiğimiz haftalarda Avrupa genelinde görece daha hafif tedbirler getirilmişti. Ancak vaka sayılarındaki yükselişin önüne geçilemez ve bu durum endişe oluşturmaya devam ederken, Avrupa’daki ülkelerin geçen hafta içerisinde tedbirleri sıkılaştırma yoluna gittikleri görüldü. Ispanya, Fransa, Almanya ve Ingiltere’den bu konuda hamleler geldi. Madrid’de salgın dolayısıyla olağanüstü hâl ilan edilirken, Fransa Cumhurbaşkanı Macron, ülkenin dokuz büyük şehrinde halkın cumartesi gününden itibaren dört hafta boyunca 21.00 ile 06.00 arasında evde tutulacağını açıkladı. Londra da koronavirüs vakalarının önüne geçmek için planlanan daha sıkı karantina önlemleri cumartesi gününden itibaren uygulanmaya başlanacağını duyurdu.


Dünya Sağlık örgütü (DSÖ), salgının kontrol altına alınabilmesi için daha katı önlemler alınması gerektiğini söyledi. Avrupa genelinde salgın kaynaklı endişelerle sıkılaştırılan tedbirler küresel risk iştahı üzerinde baskı oluşturdu ve Avrupa varlıkları öncülüğünde riskli varlıklarda perşembe günü değer kayıpları yaşandı. Tedbirlerin genel olarak sıkılaştırılması karantina endişelerini ve doğal olarak ekonomik toparlanmanın gücü ile devamlılığı konusundaki belirsizlikleri artırıyor.

AŞI KONUSUNDA BELİRSİZLİK ETKİLİ

Vaka sayılarındaki artış elbette sadece Avrupa ile sınırlı kalmıyor. ABD’de Covid-19 salgınındaki vaka artışları 41 eyalette yükselmeye devam ederken, ülkedeki vaka sayılarında üçüncü defa zirvenin görülebileceği belirtiliyor. Tüm bu gelişmeler neticesinde salgın kaynaklı endişeler ön planda kalırken, konu ile alakalı gelişmeler piyasaların yakın gündeminde yer alacaktır. Vaka sayılarındaki artışa bağlı olarak dünya çapında daha sıkı karantina önlemleri risk iştahı üzerindeki baskının artış kaydetmesine ve hisse piyasalarında düzeltme hareketlerinin yaşanmasına yol açabilir.

Aynı zamanda geçen hafta içerisinde ilaç şirketi Johnson&Johnson’m test aşamasında meydana gelen ‘açıklanamayan bir hastalık’ sebebiyle aşı çalışmalarına ara verdiğini duyurması ve devamında Eli Lill şirketinin hükümet tarafından desteklenen Covid-19 aşısına yönelik antikor çalışmalarının ‘güvenlik endişeleri ile’ askıya alındığı bildirilmesi de risk iştahını baskılayan gelişmeler oldu. Aşı çalışmalarında kronik komplikasyonların artması endişe yaratırken, konu ile alakalı açıklamalar da önemini koruyor.

KARIŞIK AÇIKLAMALAR GÜNDEMİ MEŞGUL EDİYOR

önceki hafta ABD Başkanı Trump’ın teşvik paketine ilişkin görüşmeleri durduracağına sonrasında ise görüşmelerin iyi gittiğine ilişkin karışık açıklamaları piyasalardaki volatiliteyi artıran bir gelişme olmuştu. Teşvik paketi görüşmeleri önceki haftanın ikinci yarısında tekrar başlarken, ABD Hazine Bakanı Mnuchin ile Temsilciler Meclisi Sözcüsü Nancy Pelosi arasında yoğun görüşmeler gerçekleştirildi. Ancak Mnuchin, çarşamba günkü açıklamasında ekonomik destek paketinin 3 Kasım başkanlık seçimlerinden önce çıkmasını beklemediğini söyledi. Mnuchin’in bu açıklaması küresel piyasalarda risk iştahını azaltırken, teşvik paketine yönelik belirsizlikleri artırdı. Mnuchin’in açıklamalarının ardından ABD Başkanı Donald Trump da telefonla katıldığı bir televizyon programında, ekonomik destek paketini seçimden önce geçirebileceklerine işaret ederek, teklifi 1.8 trilyon doların üzerine çıkaracağını kaydetti. Ancak Beyaz Saray yönetiminin aksine Senato Çoğunluk Lideri Mitch McConnell ise 1.8 trilyon dolardan daha büyük bir Covid-19 destek paketi fikrini reddederek 500 milyon dolarlık bir paketin daha uygun olacağını aktardı. ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin, Temsilciler Meclisi Sözcüsü Nancy Pelosi’ye Trump’ın Senato’daki gönülsüz Cumhuriyetçilerin uzlaştıkları herhangi bir anlaşmayı desteklemeleri için kişisel olarak lobi faaliyeti yürüteceğini belirtti. Bu konudaki kördüğüm ve belirsizlik genel hatlarıyla devam ederken, konu ile alakalı gelişmeler önemini koruyacaktır. Teşvik paketinin onaylanması ekonomik toparlanmayı ve risk iştahı destekleyebilecek bir gelişme olacakken, aksi bir durum risk başlıklarındaki gelişmelere bağlı olarak riskli varlıklarda düzeltme hareketlerini gündeme getirebilir.

YENİ TEŞVİK PAKETİ TBMM’YE SUNULDU

Geçen hafta içerisinde çeşitli kaynaklarda ekonomideki toparlanmayı desteklemek için kurumlar vergisinde belirli indirimler olabileceğine ilişkin haber akışları yer almıştı. Haftanın son işlem gününde yeni teşvik paketi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunuldu. Tasarıda, prim desteği uygulamasının 31 Aralık 2023 tarihine kadar uzatılması için Cumhurbaşkanına yetki verilmesi, ilave istihdam sağlayan işletmeler verilen prim desteği 2023 sonuna kadar uzatılabilmesi, esnek çalışmanın teşvik edilmesi için gelir ve damga vergisi istisnasının getirilmesi, Haziran 2021’e kadar vergi incelemesi olmaksızın varlık barışının getirilmesi, kısa çalışma ödeneği alan şirketlerin normalleşme desteklerinin 30 haziran 2021’e kadar uzatılabilmesi ve kurumlar vergisini 5 puan indirme yetkisinin Cumhurbaşkanı’na verilmesi gibi maddeler yer alıyor. Ayrıca yüzde 20’den fazlası halka arz edilecek şirketlere beş yıl boyunca kurumlar vergisinden 2 puan indirim yapılabilmesi de tasarının içerisinde bulunuyor. Genel olarak salgın kaynaklı gelişmelerin yarattığı tahribat ve zorluklar nedeniyle ekonomiyi desteklemeye yönelik alman tedbir ve desteklerin uzatılması gündeme alınırken, konu ile ilgili gelişmeler takip edilecektir.

KUR HAREKETLERİ PİYASALARI ETKİLİYOR

Geçen hafta başında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) zorunlu karşılıklara uygulanan faiz/nema oranını artırdı. Atılan bu adım son dönemdeki normalleşme adımlarını destekler nitelikte oldu. Çarşamba günü grup toplantısında konuşan Başkan Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü Fatih gemisine gidip Karadeniz gazı ile ilgili açıklama yapacağını ifade etti. Ağustos ayında Fatih sondaj gemisinin Karadeniz’de keşfettiği 320 milyar metreküplük doğal gaz rezervi müjdesinin ardından yeni gelişmelerin olduğu ifade edilirken, cumartesi günkü açıklamalar yurtiçi piyasaların yakın takibinde yer alacak. Rezerv keşfine ilişkin güçlü bir yukarı revizyonun gelmesi pazartesi günü yurtiçi piyasaları destekleyebilir. Küresel çapta risk iştahında gözlenen zayıflamaya bağlı olarak kur cephesinde yukarı yönlü seyrin genel olarak korunduğu görülürken, küresel çaptaki gelişmelere ek olarak yurtiçindeki jeopolitik gelişmeler ve TCMB’nin olası hamleleri kur cephesindeki fiyatlamalar üzerinde etkili olacaktır.

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel, Doğu Akdeniz ve Türkiye-AB ilişkileri hakkında gelişmeleri takip ederek aralık ayında yapılacak AB Liderler Zirvesi’nde konuyu yeniden değerlendireceklerini söyledi. Azerbaycan-Ermenistan arasında ateşkes devam etmesine karşın bölgedeki tansiyonun yüksek seyretmesi ve Ermenistan’ın ateşkes ihlalleri risk oluşturmaya devam ediyor.

TCMB’NİN FAİZ KARARI TAKİP EDİLECEK

Eylül ayı PPK toplantısında TCMB sürpriz bir şekilde politika faizini 200 baz puan artışla yüzde 8.25’ten yüzde 10.25’e yükseltmişti. TCMB’nin kararının ardından finansal tarafta normalleşme adımları takip edilirken, Türk Lirası’nda değer kazanımları görüldü. Ancak TL’deki değer kazanımı kısa vadeli ve sınırlı kalırken, kur tarafında yukarı yönlü seyrin devam etmesine bağlı olarak TCMB’den sıkılaşma yönünde ek adımlar geldi. Swap işlemlerindeki TL faizi yükseltilirken, zorunlu karşılıklara verilen faiz/nema da artırıldı. Ağırlıklı ortalama fonlama faizi yükselişini sürdürürken, mevcut durumda yüzde 12 seviyesinin üzerinde bulunuyor.



Bu hafta 22 Ekim Perşembe günü gerçekleşecek ekim ayı PPK toplantısında TCMB’nin faiz kararı başta Türk Lirası olmak üzere yurtiçi piyasaların seyri üzerinde belirleyici olacaktır. Enflasyonda kurlardaki yükselişe bağlı olarak devam eden yukarı yönlü riskler nedeniyle piyasadaki konsensüs beklentiler TCMB’nin 200 baz puan faiz artırımına gitmesi yönünde şekilleniyor. Küresel çapta ise 23 Ekim Cuma günü açıklanacak öncü imalat/hizmet PMI rakamları ekonomik toparlanmanın gücü hakkında fikir verecektir. Açıklanacak rakamlar risk iştahı ve piyasalar üzerinde etkili olacaktır.

BIST-100’de yükseliş isteği korunuyor

Konsolide bölgesinin üst bandını oluşturan 1.141 seviyesinin aşılmasına bağlı olarak ekim ayı içerisinde yukarı yönlü hareketlerin yaşandığı BIST-100 Endeksi pozitif ayrışmasını ve yükseliş isteğini genel olarak koruyor. Geçen haftaya 1.169’lu seviyelerden başlayan BIST-100 Endeksi hafta içerisinde temmuz ayı içerisinde takip edilen 1.182-1.205 bandı içerisine dönmeyi başardı.

Cuma günü TBMM’ye sunulan teşvik paketi ve devamında bankalar öncülüğünde etkili olan alımlarla yukarı yönlü seyrini sürdüren BIST-100 haftayı 1.192,73 puandan tamamladı.

Şu ana kadar geri çekilmelerin sınırlı kaldığı ve pozitif teknik görünümün korunduğu endekste yükselişlerin devamında 1.205 seviyesi kısa vadeli ilk direnç konumundadır. 1.205 direnci üzerindeki kapanışlarda endeksteki alıcılı seyrin korunduğu ve tarihi zirvelere doğru (1.245] bir hareketin yaşandığı görülebilir. Küresel çapta riskli varlıklarda satış baskısının artış kaydetmesi durumunda ise 1.182-1.170 ve 1.155 seviyeleri destek konumundadır.

1.155 desteği altında ise 1.141-1.135 bölgesi destek olarak önem kazacaktır. Herhangi bir nedenle 1.141-1.135 bölgesi altında kapanışların yaşanması durumunda endeksteki teknik görünümün zayıflama kaydettiği ve düşüşlerin hız kazandığı görülebilir.

ONURCAN BAL



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu