Pazar , Ekim 22 2017
Anasayfa / Bilim - Teknoloji - İnovasyon / Robot piyasası bu defa tüketiciye seslenmeye başladı

Robot piyasası bu defa tüketiciye seslenmeye başladı



Robot piyasası bu defa tüketiciye seslenmeye başladı. Bu kez üreticiler, iş yapmayı öğrenen, son derece düşük fiyata alınabilen robotlarla tüketicinin karşısına çıkıyor…

1960’lı yıllarda bilim kurgu yazarlarının en sevdiği malzeme robotlardı. 2000’li yıllara gelindiğinde insanların en büyük yardımcısı robotlar olacaktı. Herkes rahat koltuklarında oturacak, ev işlerini robotlar yapacaktı. 2000’li yıllarda hala aynı senaryoları görüyoruz. Herkesin bir robotu olacak. Evin hizmetçisi gibi… Üstelik bu hizmetçiye para verme gereği duymayacaksınız. Yediği, içtiği, sigortası da sorun olmayacak. Ama bu kez teknolojinin gelişimiyle birlikte hayallerin sınırı aşıldı. Üstelik bu alandaki oyuncuların sayısı da arttı. Eskiden Japonya ve ABD’nin tekelinde olan robot sanayi, artık pek çok ülkenin ilgi alanına giriyor.

Robot

GÖRE GÖRE ÖĞRENİYOR

Robotlarla ilgili haberler bu kez Avustralya, Fransa ve Güney Kore’den geldi. Ingiliz yayın kuruluşu BBC’nin haberine göre, Avustralya robot endüstrisinde devrim yaratacak bir hamleye hazırlanıyor. Sydney Teknoloji Üniversitesi’nin laboratuvarlarında bir düzine kadar robot hareketsiz duruyor. Bunlar, düğmelerinin çevrilip hayata döndürülecekleri zamanı bekliyorlar.

İnsandan farkı olmayan, 1.5 metre boyunda makineler. En büyük özellikleri, “öğrenme” kabiliyetlerinin olması. Şimdiye kadar var olan, “Robotu nasıl programlarsan onu yapar” düşüncesi değişmek üzere. Robota iş yaptırmak için karmaşık programlar yazmak ya da yazdırmak zorunda değilsiniz. Robot, sizin çamaşır makinenizi nasıl kullandığınızı göre göre öğrenecek. Sonra sizin, “Git çamaşır yıka” şeklindeki sözlü talimatınızda aynen sizin yaptıklarınızı taklit edecek. Güzel bir senaryo gibi gözüküyor. Ama robotun işi tam olarak yapıp yapmadığından emin olabilecek misiniz? Banyoda bir şeyleri kırıp döker mi?

Her şeyden önemlisi, böyle bir robota paranız yetecek mi? Şüphesiz, yeteneklerine göre bu tür robotların fiyatı birkaç yüz dolardan birkaç bin, hatta birkaç on bin dolara kadar değişiyor. Avustralya’da yakın zamanda piyasaya çıkacak robotlarm 900 Avustralya Doları’na (700 Amerikan doları) satılacağı ve özellikle yaşlılar arasında rağbet göreceği tahmin ediliyor. Bu robotların en ilgi çekici becerisi, temizlik yapması. Robot, kafasında temizlenecek alanın haritasmı oluşturuyor, sadece kirli yerlerin temizliğini yapıyor, sonra da gidip kendini şarj ediyor. Şarj burada önemli bir faktör. Bir robotun tam şarjla en az 12 saat çalışması gerekiyor.

FİYAT! BİN DOLARIN ALTINA İNER Mİ?

Kendi robotunuzu kendiniz yapmanız düşüncesi daha cazip olmaz Fransız amatör robot yapımcısı Cîael Langevin. üç boyutlu yazıcılardan bir robot çıkarılabileceğini iddia ediyor. Langcvin’e göre olay, modüler bir mobilya alıp parçalarını birleştirmek gibi bir şey. Asıl mesleği heykeltıraşlık olan 41 yaşındaki Langevin, üç boyutlu yazıcının yanı sıra birkaç minyatür elektrik motoru ve birkaç elektronik devre ile bir robotu, bin doların altında yapabileceğinizi söylüyor. Blog yazılarında montaj talimatlarını da açıklayan Langevin, “InMoov” adını verdiği robotun insana tam olarak benzeyen bir makine olmayacağım ama istediğiniz komutları yerine getirebileceğini ifade ediyor. Hatta nasıl yapıldığını altı dakikalık bir video ile YouTube’a bile koymuş.

Son haberimiz de Güney Kore robot takımının başarısıyla ilgili. ABD Savunma Bakanlığı’mn Darpa Araştırma Birimi tarafından, Kaliforniya eyaletinin Pomona kentinde düzenlenen robot yarışmalarım Güney Kore ekibi kazandı. Robotlar, bir otomobilden iniyor, duvarda delik açıyor, bir musluğu çeviriyor, yere bırakılmış moloz üzerinden düşmeden yürüyebiliyor ya da molozu temizliyordu. Bütün bu işlemlerin doğru ve en kısa zamanda yapılması gerekiyordu. 25 ekibin yarıştığı müsabaka-Güney Kore’nin Kaıst takımı birinci oldu ve iki milyon dolarlık ödülü aldı. Japonlar, bir elektronik arızası nedeniyle yarıştan son anda çekildiler.



Robotlar üzerine birkaç söz

■ Dünyanın ilk robotu 1939 yılında yapılan, “Elektro” adlı insansı bir makineydi. Amerikan VVestinghouse şirketi imalatıydı. Boyu iki metreyi aşkındı. 700’den fazla kelime bilgisi vardı. Robot daha sonra bir filmde de kullanıldı.

■ Aslında robotların tarihi, Leonardo da Vinci’nin yaşadığı 1495 yılına kadar uzanır. Da Vinci, insan benzeri zırhlı bir makinenin planlarını çizmişti. Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi NASA mühendisleri, Mars’ta kullanacakları robot için, da Vinci’nin çizdiği taslaktan ilham aldılar.

■ Robotların tarihini, milattan önceki yıllara kadar uzatmak mümkündür. Eflatun’un arkadaşı Arkitas, M.Ö. 500’de, buharla ya da sıkıştırılmış hava ile çalışan mekanik bir kuş yapmıştı.

■ 1940’larda Amerikalı doktor Grey VValter, sınırlı da olsa, insan beynini taklit edebilen kendi kararlarını alabilen bir robot yapmayı başardı.

■ Robot fikri, insanları o kadar heyecanlandırıyordu ki 1960’lardaki modern robotlar çağına kadar, kendi kendine çalışan yüzlerce düzenek ya da oyuncak yapıldı. Fakat bunların çoğu, içinde bulunan cüce insanlar tarafından kullanılıyordu.

■ İlk robot kazası, 1981’de Japonya’da oldu. Kavvasaki şirketindeki bir robot kol, kontrol dışı hareket ederek bir işçiye çarptı ve ölümüne neden oldu.

■ 1980’lerde robot siparişlerinin yüzde 70’i otomotiv endüstrisinden geliyordu.

■ 1998’den sonra dünyada bir Aibo çılgınlığı yaşandı. Bu, robot bir köpekti. Başı okşanınca mırıldanıyor, sempatik hareketler yapıyor, sözlü komutları anlayabiliyor, fotoğraf çekebiliyor, çocukları eğitiyor, bakıma da ihtiyaç duymuyordu. Japonya’da 20 dakikada üç bin, ABD’de üç günde iki bin adet satılmıştı.

Artık üretilmiyor ama o zamanlar iki bin dolar olan fiyatı, bugün internet üzerinden yapılan ikinci el satışlarında altı bine kadar çıkıyor.

■ Dünyanın en ünlü robotları, Star Wars filmlerinde kullanılan robotlardır. Milyonlarca sinema sever, hem bu robotları kod adlarıyla bilir hem de koleksiyonunu yapar.

■ ABD Silahlı Kuvvetleri’nde dört bin kadar robot kullanılıyor. Ne var ki, bunların hiç biri Afganistan’da saklanan Usame bin Ladin’i bulacak kadar becerikli değildi.

■ Dünyanın en küçük robotunun adı “Nanobot”tur. Çünkü sadece 10 nanometre boyundadır. Milimetrenin binde birinden daha küçük.

■ İngiltere’de, Bristol Robotics Laboratuvarları’ndan Chris Melhuish, çürük meyvelerle çalışan robot yaptı. Çürümeye neden olan bakteriler, elektrik üretimini sağlıyordu.

■ AvustralyalI araştırmacılar, “Mini Me” adını verdikleri mikro bir robot ürettiler. Bu robot, otopsi, biyopsi gibi işlemlerde bıçağa gerek bırakmıyor, her tür bilgiyi içeriden topluyor.

■ Sibernetik profesörü İngiliz mühendis Kevin Warwick, dünyanın ilk “robot adamı” unvanını aldı. Warwick, ameliyatla sol koluna gömdüğü bir mikroişlemciyle, uzaktan kapıları açıp kapayabiliyor, elektronik cihazlara kumanda edebiliyor.

■ Japonya’da NEC System Technologies ile Mie Üniversitesi’nin ortaklaşa çalışmasından tat ve koku alabilen bir robot ortaya çıkarıldı. Bu robot her tür yiyecek maddesini tanıyabiliyor. Ama bir yere kadar. Bir basın toplantısında bir gazetecinin eli için, “Bu, prosciutto” demişti. Yani İtalyan pastırması.

■ Amerikan üniversitesi Carnegie Mellon’un Robot Bilimi Enstitüsü, insanlara yardımı olacak robotların 2040 yılından önce görülemeyeceğini açıkladı.

■ Günümüzde küresel olarak bir milyondan fazla sanayi robotu kullanılır. Bunların yarısı Japonya’da bulunur.

■ Halen Mars üzerinde faaliyet gösteren bir robot, üç yılda 17 km yol aldı. Robota sinyal gönderip sonucunu almak, 40 dakikadan fazla sürüyor.

■ En basit robotta bile her tür hareketi yapabilmek için ortalama 20-50 farklı motor bulunur.

■ ABD’nin ünlü eğitim kurumu Harvard Üniversitesi, 12 yıllık bir araştırmanın ardından “RoboBee” adlı robot arı geliştirdi. Arı gibi saniyede 120 kez kanat çırparak uçan bu robot, arama kurtarma işinin yanı sıra çok hayati bir görev de üstlenecek: Yapay polenleme.

■ Robotların da yasaları vardır. 1940’larda bilim kurgu yazarı Amerikalı Isaac Asimov’un belirlediği bu kurallara göre robotlar, insanların komutlarını yerine getirmeli, insanlara zarar vermemeli, kendi varlıklarını da korumalıdır.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

2 Yorumlar

  1. çok ilginç ya, elin oğlu neler yapıyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir