Salı , Kasım 21 2017
Anasayfa / Pazarlama Reklam / Poşet reklamlarıyla yola devam…

Poşet reklamlarıyla yola devam…



Plastik poşetler yasaklanmıyor. Her poşet günde yüz binlerce reklam için sempatik birer mecra olabilir…

BU haftaya son günlerdeki gelişmelerle başlayalım. Önce “Türkiye Perakendeciler Federasyonu” plastik poşetlerin yasaklanacağım açıkladı; hemen arkasından “Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı” bu haberin doğru olmadığını ilan etti.

Anladığımız kadarıyla yasaklama sözcüğü biraz ağır kaçmış. Plastikçilere göre, ani yasaklama değil, kademeli kısıtlama var. “Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği’ üzerinde halen çalışılıyor. Konu Avrupa Birliği mevzuatıyla uyumlu hale getirilecek.

ALIŞVERİŞ TORBASI MI ÇÖP POŞETİ Mİ?

Uygulama büyük ihtimalle 2025 yılına kadar adım adım azaltılarak makul bir seviyeye inecek, tik aşamada plastik alışveriş poşetleri, market kasalarında tüketiciye ücretli olarak verilmeye başlanacak.

Belli kalınlıktaki poşetler (ya da plastik torbalar) 2019’a kadar bir miktar; 2025’den itibaren ise daha fazla azaltılmış olacak. Bu konuda yapılan kısıtlama periyodu AB mevzuatına uygun olacak.

Market torbaları özellikle büyük perakendeciler istismar edilerek adeta yedek çöp torbası olarak kullanılıyor. Sorumlu ise evindeki çöpü paketleme telaşında olan tüketici.

Alışveriş sonrası kasa önlerindeki poşet yığınından fazlaca alan tüketiciler çoğunlukta. İndirim marketleri buna çözüm bulmuşlar. Poşetleri inceden inceye hesaplayarak taneyle veriyorlar. Büyük marketler ise denetimi artırma telaşmda. Örneğin Migros ‘Jet Kasa’ uygulamasını özendirmeye çalışıyor. Bu sistemde fazladan torba almak yok.

Belediye hizmetlerinin yetersiz olduğu bölgelerde bir süre ‘çöp ambalajı’ muamelesi gören poşetler daha sonra kolayca çöplük haline getirilen yerlere bırakılıyor; ya da çöp arabasının gelmesi bekleniyor.

SAĞLIĞA ZARARLI OLANLAR BAŞKASI

Sorun sadece market poşetleri ya da torbalarıyla sınırlı değil. Pazarcıların kullandığı çoğu hurda plastikten üretilmiş koku yayan poşetler de evde başka amaçlarla kullanılıyor. Örneğin düşük gelirli tüketicilerin buzdolabı poşetlerinin çoğu bunlardan…

Asıl sorun ise çöp değerlendirme ve imha olanağı olmayan belediyelerde. Organik atıkların bir bölümü torbaların içinde bekleyerek fermente oluyor, tam anlamıyla mikrop odağı haline geliyor. Doğada çözünmesi ise ayrı bir problem! İnsan ömrünü aşan plastik çeşitleri yanında birkaç kuşağı içine alacak olanlar da var.

Tüm mesele plastik alışveriş poşetlerinin sorumsuzca sağa sola atılmaması, doğaya ve çevreye duyarlı davranılması. Elbette eski günlerin file ya da kâğıt ambalajlarına dönmek imkânsız. Dikkatli ve amaca uygun kullanıldığında plastik poşetler aslında büyük kolaylık. Sosyal bilincin yönetilmesi burada çok önemli; çünkü kâğıt tüketimindeki artış başta ormanlar olmak üzere çeşitli sorunlar yaratacak. Üstelik çoğu plastik torbalar şimdi geri dönüşüme daha elverişli”

KÜRESEL ISINMAYLA İLGİSİ YOK

Bir başka konu ise Kyoto Protokolü. Bu protokol küresel ısınma ve iklim değişikliği konusundaki çerçeve niteliğine sahip. İşin detayları arasına sadece küresel ısınma değil, petrol ürünleri ile birçok endüstriyel kirleticiler de giriyor.

Hatırlanacağı üzere BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında imzalanan protokol, 2005 yılında 55 ülkenin birleşmesiyle yürürlüğe girmişti. Bugün 181 ülke ve AB bu sözleşmeye taraf. Halen AB bünyesinde özel fonlardan sağlanan ciddi paralarla belli merkezlerde çalışmalar yapılıyor. Araştırma ve uygulama kapsamında çok sayıda ülke var. Bunların içinde kayıt dışı ekonomi kıskacından henüz kurtulamamış eski sosyalist ülkeler ile bazı Afrika ülkeleri de bulunuyor.



Amaç çevreyle uyumlu teknikler geliştirmek; böylece hava ve çevre kirliliğinin hissedilir düzeyde azaltılması. Asıl hedef ise petrole dayalı bazı kirleticilerin (ki plastik atık ve poşetler bu gruba dâhil) tam denetim altına alınması. Bu amaçla Amerika ve Çin’de yapılan çalışmalarla eşgüdüm sağlanmaya çalışılıyor. AB özellikle Çin’deki gelişmeleri titizlikle takip ediyor. Artık bilmiyor ki doğada çabuk çözünen poşetler sorun yaratmıyor.

HER PLASTİK TÜRÜ ZARARLI DEĞİL

Tartışılan konu hurda plastik cinsinden bazı maddelerin sağlığa olan etkilerinin tam olarak ölçülememesi… Ev ortamına giren plastik içerikli çoğu ürün ise sorgulanmaya devam ediyor. Yaklaşık beş yıl önce Çin’de bazı plastik ürünler yasaklandı.

Benzer uygulama gıda sektörüne de uzandı. Örneğin son yıllarda ortaya çıkan süt ürünlerine protein ilavesi için bazı yapay maddelerin kullanılması büyük skandala neden olmuştu. Bir diğer gelişme ise plastik kullanımının sera gazı etkisini dahi kenarda bırakacak dramatik bir mesele haline gelmiş olmasıydı.

Çin marketlerde plastik ambalajları amaca uygun tüketiyor şimdi. Bu aynı zamanda petrol kaynaklarının tükeniyor olmasıyla ilgili bir bilinçlenme hareketi. Son teknoloji doğada çok daha çabuk çözünen plastikleri ortaya çıkarmış. AB başta olmak üzere çoğu ülke standart hale gelmeye başlayan bu gelişmelerden yararlanıyor.

Bizde de çoğu plastik poşet ve torbalarda bu sistem benimsenmiş durumda. Asıl mesele plastik atıkların ömrü. Çok değil 2050 yılında bugünkü atık sorunu çözülemezse dünya bir plastik çöplüğü haline gelebilir. Teknik detaylara girmeden şunu söylemek mümkün: Yakın gelecekte geç çözünen plastikleri ısrarla kullananlara daha sert sınırlamalar gelebilir. İşin sonunda plastikler ile organik elyafın yavaşça yer değiştirmesi mevzuatlara girebilir. Petrol rezervlerinin tükenecek olması ise bu sürecin bahanesi olacaktır.

ANİ YASAKLAMA SÖZ KONUSU OLAMAZ

Plastik torbalarla başlayacak dönüşümün hem sağlık, hem de çevresel kirlenme açısından mevcut plastik üreticilerini yönlendirmesi öngörülüyor. Özellikle AB mevzuatı bu konuda oldukça duyarlı…

Yine de bu noktaya gelinmesi için önümüzde uzun bir süre var. Plastik torbaları aniden yok edip yasaklamak akla ziyan bir konu. Geçişler kademeli olacak, sanayicileri yeni teknolojilere özendirerek yapılacak. Paniğe gerek yok!

Bugün geldiğimiz noktada plastik poşet ve torbalar alışveriş yaşamının en belirgin öğesi konumunda. Durum alarm niteliğinde bir gelişme değil. Çevreyi kirletenler doğada kolay çözünmeyen plastik türleri. Bu süreç uzunca bir zaman önce başladı ve genele doğru yayılıyor. Sorun maliyetlerin düşürülmesinde. Kontrollü kullanım yoluyla market torbalarını kısıtlamak ise asla mümkün değil. Büyük perakendeciler bu konuda ne yapacaklarını bilemiyor. Poşet tüketim maliyetlerinin ürün fiyatlarını etkileyebileceğini iddia edenler var. Maliyeti azaltmanın bir yolu bulunabilir.

POŞET PARAYLA SATILAMAZ!

Üzerinde ciddiyetle düşünmekte yarar var. Kısa aralıklarla poşet yüzeylerini reklam alanı haline getirmek en akılcı çözüm. Bu konu üzerinde belli prensipler oluşturulursa hem satışlar artar, hem de poşetler her an değişen reklam mesajlarıyla adeta yeni bir mecra haline gelebilir. Perakendeci mağaza ve marketler için neredeyse sıfır maliyetli bir olanak! Finansmam üretici şirketler karşılıyor.

Tüketici para ödeyerek poşet almaya zorlanırsa büyük gürültü kopar. Kısıtlama gelmeden önce Çin’de bir günde 3.5 milyar adet plastik poşet kullanıyordu. Üstelik bunların dörtte biri hurda plastiklerden yapılan ince torbalar halindeydi. Şimdi et kalınlıkları uygun kolay çözünebilir sağlıklı plastik torbaların üzerine devamlı reklam almıyor. Hem üretici, hem aracı, hem de tüketici memnun.

Norveç, İsrail, Kanada, Singapur, Avustralya, Kenya, Güney Afrika gibi ülkelerde plastik torbalar reklam enstrümanı haline gelmiş durumda. Unutmayalım ki, şimdi yasaklama değil fedakârlık ve işbirliği zamanı.

Nur Demirok / Para






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir