Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

Piyasalar yeni gündem ve yön arayışında

MAYIS ayı itibariyle salgına dair alınan tedbirlerin gevşetilmeye başlandığı ve ekonomilerin kısmi de olsa yeniden açıldığı görülüyor. Bu tarafta tedbirlerin kademeli olarak gevşetilmesini, normalleşmenin başlaması, küresel ekonomik sistemin devamlılığı ve ekonomiler açısından olumlu bir gelişme olarak okumak gerekiyor. Ancak mayıs ayı içerisinde tedbirlerin gevşetilmesiyle piyasadaki fiyatlamalarda zaman zaman salgında ikinci dalga korkularının da etkili olduğu gördük. Mayıs ayında piyasalar dalgalı bir seyir izlerken, geçtiğimiz hafta başında aşı çımalarıyla ilgili olumlu gelişmelerin olduğuna dair haber ak’işı risk iştahını ve piyasaları destekledi.

GÖZLER RUSYA VE LATİN AMERİKA’DA

Önümüzdeki süreçte de salgına ilişkin haber akışları her iki yönde de fiyatlamalar üzerinde belirleyici olmayı sürdürecektir.


Bu kapsamda gerek aşı ile ilgili olumlu gelişmeler gerekse salgının kontrol altına alınmaya başladığına işaret edecek veriler piyasaları desteklemeye devam edebilir. Ancak bir süredir piyasaları destekleyen temel gelişmelerden olan vaka sayılarındaki yavaşlama bozulacak ve korkulduğu gibi salgın konusunda ikinci bir dalga nüksedecek olursa bu durum piyasalarda sert bir düzeltme hareketine neden olabilir.

Avrupa ve ABD’de salgının artış hızında yavaşlama görülürken, Rusya ve Latin Amerika ülkelerinde son günlerde vaka sayılarındaki artışlar dikkat çekiyor. Her ne kadar piyasalar ABD ve Avrupa’daki gelişmelere odaklanmış olsalar da küresel bir salgınla karşı karşıya olduğumuz gerçeği unutulmamalı. Salgının dünyanın belirli yerlerinde kontrol altına alınması tek başına bir anlam ifade etmiyor. Çin’den birkaç vaka ile başlayan ve tüm dünyayı etkisi altına alan süreç göz önünde bulundurulduğunda ülkelerin bu süreçten tek başlarına çıkışları ve hayatlarını normale döndürmeleri zaman alacak gibi görünüyor. Sürecin getireceği en büyük değişiklik ise her anlamda içe kapanma olacak. Bu da küresel ticaretin ve turizm başta olmak üzere seyahatlerin uzun bir süre zayıf seyredeceğini gösteriyor.

ABD – ÇİN İLİŞKİSİ BIÇAK SIRTINDA

Salgınla ilgili gelişmelere ek olarak gerek atılan adımlar gerekse söylemler nedeniyle son dönemde gündeme gelen ABD – Çin endişeleri de piyasalar açısından önemli bir konu olarak karşımıza çıkıyor. Salgın nedeniyle son yılların en kötü ve en zor zamanın geçiren küresel ekonomi ve piyasalar açısından iki ülke arasında gerginliğin artış kaydetmesi ve ticaret savaşlarının yeniden başlaması yıkıcı sonuçlara sebebiyet verebilir. Bu konuda taraflardan zaman zaman yatıştırıcı açıklamalar gelse de Trump’m gerilimi artırıcı söylemleri ön plana çıkmaya devam ediyor. Özetlemek gerekirse, salgın konusundaki gelişmeler ile ABD – Çin ilişkilerinin seyri risk iştahı ve fiyatlamalar üzerinde bir süre daha etkili olacak gibi görünüyor.

TCMB FAİZ KARARI VE SWAP HAMLESİ

Son haftalarda TCMB’nin rezervlerine yönelik tartışmalar ve swap anlaşmasına yönelik beklentiler ön planda olmaya devam ediyor. Geçtiğimiz hafta swap konusunda ilk adım gerçekleşti. Katar’la ilki Ağustos 2018’de 3 milyar dolar olarak gerçekleşen ve geçtiğimiz yıl 5 milyar dolara çıkan swap anlaşması geçtiğimiz hafta yapılan anlaşma ile 15 milyar dolara çıkarıldı. Bir süredir beklentiler içinde olan anlaşmanın ilk etkisi sınırlı olurken, piyasanın Japonya ve İngiltere merkez bankalarının da dahil olacağı yeni swap anlaşmaları beklentisi devam ediyor. Önümüzdeki günlerde bu konuda gelecek yeni açıklamalar piyasanın da takibinde olacak.

Diğer taraftan geçtiğimiz hafta Perşembe günü TCMB, yüzde 8’75 seviyesindeki politika faizini SObp’lik indirimle yüzde 8.25’e çekti. Böylelikle, politika faizinde Temmuz 2019’dan bu yana üst üste dokuzuncu indirim gerçekleşirken, bu süreçte yapılan toplam indirim 15.75 puana ulaştı. Kararla birlikte yayınlanan metinde, küresel iktisadi faaliyete dair devam eden belirsizlik ve ülkelerdeki normalleşme adımlarına dikkat çekildi.

Yurtiçi iktisadi faaliyet tarafında ise salgın kaynaklı yavaşlamanın Nisan ayında belirginleştiği, ancak Mayıs ayının ilk yarısına ilişkin yüksek frekanslı verilerin dipten dönüş sinyali verdiği belirtildi. Cari dengenin yıl genelinde ılımlı seyir izleyeceği beklentisi korundu. Enflasyon görünümüne ilişkin bir süredir devam eden olumlu tonlamanın yerini daha ihtiyatlı bir söyleme bıraktığı görülüyor. Kısa vadede gıda fiyatları kaynaklı yıllık enflasyonda artış görülebileceği ifade edilirken; yılın geri kalanında talep yönlü dezenflasyonist etkilerin belirginleşeceği beklentisi sürüyor. Enflasyon görünümüne bağlı ölçülü indirim yapıldığı ve mevcut duruşun yılsonu enflasyon tahminiyle uyumlu olduğu vurgusu dikkat çekici. Bu çerçevede yılsonu enflasyon tahminini de göz önünde bulundurduğumuzda gelecek aylar için faiz indirimi alanının oldukça daraldığını düşünüyoruz.

ÇEYREK BÜYÜMELER TAKİP EDİLECEK

Yeni haftanın ilk iki işlem gününde (25 ve 26 Mayıs) Ramazan Bayramı nedeniyle yurt içi piyasalar işlem görmeyecek. Ayrıca 25 Mayıs Pazartesi günü İngiltere ve ABD piyasaları da tatil nedeniyle kapalı olacak. Haftanın ilk yarısında ekonomik veri akışı görece sakin seyrederken, 28 Mayıs Perşembe günü ABD’dc 2020/1Ç GSYH verisi açıklanacak. 29 Mayıs Cuma günü de Türkiye’nin 2020 yılının ilk çeyreğine ilişkin büyüme rakamları açıklanacak. Yurtiçindc haftanın en önemli veri akışını 2020/1Ç GSYH rakamı oluşturacak.



2019 yılının ikinci yarısından itibaren güç kazanan ekonomik toparlanmanın, önceki yılın aynı döneminden gelen olumlu baz etkisinin ve yılın ilk çeyreğinde güçlü seyreden ekonomik aktivitenin katkısıyla ilk çeyrek büyüme rakamının güçlü geleceğini tahmin ediyoruz. 2020/1Ç GSYH rakamının yıllık bazda yüzde 5-6 aralığında büyümeye işaret edebileceğini tahmin ediyoruz. Yurtiçinde ilk koronavirüs vakasının mart ayı ortalarında görülmesi ve mart sonuna doğru artırılan tedbirlerin ilk çeyrek büyüme üzerinde etkisinin oldukça sınırlı kalacağını değerlendiriyoruz. Ancak salgının ve ekonomik faaliyetlerde yaşanan durma / ara vermenin asıl etkilerinin yılın ikinci çeyreğinde hissedileceğinin ve 2020/2Ç’te büyüme tarafında sert bir düşüş görüleceğinin altını çizmekte fayda var.

102.300 üzerinde tutunmak önemli

Mayıs ayının ilk bölümünde risk iştahındaki zayıflamanın da etkisiyle BIST-100 Endeksi’nde satış baskısının artış kaydettiği ve önemli bir destek olarak takip ettiğimiz 97.500 seviyesinin test edildiği görüldü, 97.500 üzerinde tutunmayı başaran BIST-100 Endeksi mayıs ortasından itibaren yükseliş kaydediyor. Önceki hafta pozitif ayrışmaların izlendiği BIST-100 Endeksi aşı ile ilgili artan umutlar ve yurtdışı piyasalarında görülen alımların etkisiyle geçen haftaya da pozitif bir başlangıç yaptı. Hafta içerisinde de etkili olan alımiarla bir süredir izlediğimiz konsolide bölgesinin üst bandını oluşturan 102.300 seviyesinin üzerinde seviyeler test edildi. Bu tarafta 102.300 ve devamında 103.000 üzerinde tutunmanın sağlanması durumunda endeksteki pozitif teknik görünümün korunacağını ve yukarı yönlü hareketlerin devam edebileceğini değerlendiriyoruz.

103.000 üzerinde 104.800 ilk direnç seviye olarak karşımıza çıkarken, ilk güçlü direnç seviyesi 106.585 seviyesinde bulunmaktadır. 106.585 direncinin aşılması halinde ise mart ayı içerisinde oluşan boşluğun doldurulduğu ve 108.700 seviyesine kadar yükselişin yaşandığı görülebilir. 102.300 altında kalındığı müddetçe endekste ilk önemii destek seviyeleri ise 500 günlük üsse! ortalamanın bulunduğu 101.000 ve devamında psikolojik öneme sahip 100.000 seviyeleridir.

100 bin seviyesi altına sarkıtması endeksteki satış baskısının artış kaydetmesine ve tekrar 97.500-100.000 aralığı içerisinde fiyatlamaların yaşanmasına neden olabilecektir.

ÜZEYİR DOĞAN



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu