Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Petrol Fiyatlarındaki Düşüş ve Ekonomi

Petrol Fiyatlarındaki Düşüş ve Ekonomi



Petrol fiyatlarının 113 dolarlardan 80 dolarlar seviyesine inmesi sanayiciler ile lojistik, ulaşım, nakliye, meyve sebze ve gıda sektörlerini umutlandırdı. İş dünyası fiyatlardaki düşüşün üç ay içinde nihai tüketiciye yansıyacağını söylüyor…

HAM petrol fiyatları bir süredir düşüyor. Brent petrolün varil fiyatı 82.90 dolara, ABD ham petrolü ise 80 doların altına indi. Son bir yıllık düşüş oranı yüzde 24’ü buldu. Petrol fiyatları dört yıl önceki seviyelerine geriledi. Petrole dayalı sanayi kollan bu düşüşten olumlu etkileniyor. Fiyat düşüşü, dolar kurlarındaki yükseliş nedeniyle pompaya aynı oranda yansımasa da reel ekonominin yakından takip ettiği bir gösterge.

petrol ve piyasalar

Petrolün ekonomiye etkisini, dergimizin makro sayfalarında ayrıntılı olarak işledik. Bu sayfalarımızda ise petrolle doğrudan bağlantılı sektörlerde düşüşün yansımalarını araştırdık. Plastik, kimya, petrokimya, lojistik, nakliye, gıda, sebze ve meyve sektörlerinde nasıl hissedildiğini inceledik. Sanayiciler fiyat düşüşlerinin kalıcı olması halinde nihai ürünlerde de indirimlerin yaşanacağını belirtirken, ihracatçılar da bu seviyelerin Avrupa pazarlarında yüzde 6-7 gibi bir rekabet avantajı sağlayacağını belirtiyor. Nakliyeciler, gıdacılar ve halciler ise petrol fiyatlarındaki düşüşün pompaya yansıması halinde rekabet güçlerinin artacağını vurguluyorlar.

“İHRACATTA YÜZDE 6-7 AVANTAJ SAĞLAR”

PAGEV (Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı) Başkam ve SEM Plastik Genel Müdürü Yavuz Eroğlu, petrol fiyatlarındaki düşüşün kendi sektörlerini yakından ilgilendirdiğini söylüyor. Eroğlu, “Petrol fiyatlarındaki ilk yansımalar hammaddelerde görülür. Bunun yansımalarını izliyoruz. Fiyatlar kalıcı olursa nihai tüketicinin kullandığı ürünlere de yansıyacak-tır” diyor. Petrol fiyatlarının 80 dolar seviyelerinde kalıcı olmasını beklediklerini söyleyen Eroğlu, “Bu düşüşlerin ekonomiye kesinlikle olumlu etkisi olacaktır. Petrole dayalı ürünlerin yüzde 80’i ithal, dolayısıyla bu fiyat düşüşünün iki türlü etkisi var. Önce cari açığı olumlu etkiliyor. Sonra da sanayicinin ucuz hammadde almasim sağlıyor” diyor.

Fiyatların 80 dolar seviyesinde kalması halinde sektördeki büyüme hedeflerinin olumlu yönde revize edileceğini söyleyen Eroğlu, “Avrupalı şirketler altı aylık kontratlarla çalışıyor. Biz ise ağırlıklı spot çalışıyoruz. Bu nedenle fiyat düşüşlerini daha çabuk yansıtırız. Biz fiyat düşüşlerini iki ay içinde yansıtabiliriz, ama onlar altı aydan önce yansıtamaz. Dolayısıyla aradaki zaman bizim için avantaj demek. Yüzde 6-7’lik bir avantaj söz konusu olacaktır” diyor.

“KALICI OLMASINI UMUYORUZ”

İKMİB (İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri ihracatçıları Birliği) Başkanı Murat Akyüz ise ani fiyat değişikliklerinin beklenmemesi gerektiğini söylüyor. Şirketlerin kullanmış olduğu hammaddelerin çoğunun petrol türevlerinden üretildiğini, ambalaj, beyaz eşya, otomotiv, boya, inşaat sektörlerinin doğrudan petrolle ilintili olduğunu söyleyen Akyüz, “Enerji maliyetlerine ve ulaşıma direkt etkisi olacak olan bu düşüş kalıcı fiyatlarda olursa, öncelikle hammadde üreticisi petrokimya şirketlerinin kârlılığı artar” diyor. Muhtemel hammadde düşüşlerinde üretici firmaların kârlılığının artabileceğini belirten Akyüz sözlerini şöyle sürdürüyor: “Düşüşün ana nedeni olan kaya gazı üreticisi ABD başka yatırımları çekmeye devam etse de ileride Türkiye’ye kaynaklara yakınlığından dolayı yatırım beklenebilir. İhracatta yükseliş trendini destekleyecek olan bu düşüşün kalıcı olmasını umuyoruz.”

“FİYATLARI ZAMANLA ETKİLER”

Petrol ile direkt ilgili olan sektörlerden biri de boya sektörü. Polisan Boya Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Faik Bitlis de fiyat düşüşlerinin altı ay gibi bir zaman diliminde kademeli olarak ürünlere yansıyacağını söylüyor. Bitlis, “Fiyatlar yükselirken nasıl hemen fiyatları değiştiremiyorsak, düşüş dönemi için de bu kural geçerli. 80 dolarlar kalıcı olursa mutlaka fiyatlara yansıyacaktır. Sanayici de en azından zararmı telafi eder” diyor.

UND (Uluslararası Nakliyeciler Derneği) Başkanı Çetin Nuhoğlu ise, nakliyecinin giderinin yüzde 60’mı mazotun oluşturduğunu vurgulayarak, “Uluslararası piyasalardaki düşüş kurlardaki yükseliş nedeniyle pompaya yansımıyor.



Pompaya yansıması henüz yüzde 2 seviyesinde. Oysa daha fazla yansıması lazım. Fiyatlar pompaya yansırsa nakliyecinin eli rahatlar” diyor. Ucuz mazotun sektör için önemini vurgulayan Nuhoğlu, “Sektörün ölçek ekonomisine ulaşmasının önündeki en büyük engel maliyetler. Sektör desteklenirse Türkiye global ölçekte şirketlere sahip olur”diyor.

“MALİYETİMİZ AZALDI”

Petrol fiyatlarıyla ilgili değerlendirme yapan Corendon Flavayolları Genel Müdür Yardımcısı Batuğhan Karaer, petrol fiyatlarındaki düşüşün sektörü olumlu etkilediğini söylüyor. Karaer’in verdiği bilgiye göre, koltuk maliyetleri şimdiden 2-3 euro azaldı. Yakıt fiyatlarının düşmesinin havacılık sektörü için olumlu olduğunu vurgulayan Karaer’in çekinceleri de var. Iç hat uçuşlarda TL’nin değer kaybetmemesinin önemli olduğunu söyleyen Karaer, TL’nin değer kaybetmesi halinde maliyetlerde önemli bir düşüş olamayacağını savunuyor. Yurtdışı uçuşlar gerçekleştiren şirketler için yakıt maliyeti ile birlikte euro/dolar parkesinin de önemli olduğunu söyleyen

Karaer sözlerini şöyle sürdürüyor: Çünkü nakit girişlerimizin büyük bir bölümü euro cinsinden, ödemelerimizin yarısı ise dolar bazlıdır. Yakıt fiyatları ile birlikte paritenin de düşmesi maliyetlerdeki azalmayı sınırlandırıyor. Sonuç olarak sektörü önemli boyutta etkileyen parametrelerin şu anki görünümlerinde olumsuz yönde bir değişiklik olmazsa gelecek dönemlerde havacılık sektörünün karlılığında artış olacağını öngörebiliriz.”

“AVRUPA’DA FİYATLARA YANSIDI”

Barsan Lojistik Yönetim Kurulu Üyesi ve Kara Nakliye Direktörü Sedat Geyik ise, petrol fiyatlarındaki düşüşün pompaya Avrupa ülkelerinde Türkiye’ye göre daha yüksek yansıtıldığını söylüyor. Geyik’in verdiği bilgiye göre, Avrupa’da akaryakıt fiyatları yüzde 5 düşerken Türkiye’de bu oran çok düşük seviyelerde kaldı. Geyik, “Akaryakıt dağıtım şirketleri artışları bire bir pompa fiyatlarına yansıtırken, düşmeleri bu oranda yansıtmıyor. Ayrıca dolardaki TL’ye karşı değerlenme de Türkiye’deki akaryakıt maliyetine negatif yansıyor. Bu açıdan baktığımızda yabancı lojistik firmalarına az da olsa yansıyan maliyet indirimi maalesef Türk Lojistik firmalarının aleyhine işliyor” diyor.

“ARAÇ FİLOMUZU ARTIRIRIZ”

Market zincirleri, bakkallar ve oteller gıda ve kişisel bakım ürünleri dağıtımı yapan Hedef Gıda’nın genel müdürü Çetin Yılmaz petrol fiyatlarındaki düşüşün sektöre olumlu yansıyacağını söylüyor. 350 araçla dağıtım yaptıklarını söyleyen Yılmaz, “Maliyetlerimizin yarısını akaryakıt oluşturuyor. Fiyatlardaki düşüş filo sayımızı, gittiğimiz nokta sayısını arttırır. Sektör yüzde 2 kar maıjıyla çalışıyor. Düşüş binde 5-6 gibi bir karlılık artışı sağlar” diyor.

İstanbul Meyve Sebze Komisyoncuları ve Etteki carları Derneği Başkanı Burhan Er, akaryakıt t k. fiyatlarının kendi sektörlerini de yakından ilgilendirdiğini belirterek, İstanbul haline her gün 3 bin aracın giriş çıkış yaptığını söylüyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor: “Petrol fiyatlarındaki düşüş henüz pompaya yansımış değil. Yansıması halinde en azından şirketlerin maliyetlerine olumlu katkısı olur. Yoksa sebze meyve fiyatlarına direkt bir etkisi olmaz. Bir meyve sebzenin en uzak noktadan İstanbul’a gelişi kilogram başına 20 kuruşu geçmez. Petrol geçmişte olduğu gibi bizim fiyat artışlarında artık etkili bir argüman değil. Bizim için rekolte, arz ve talep önemli.”

Sadettin KORKUT / Petkim Petrokimya Holding Gen. Müd.
Hammadde ve enerji maliyetleri düşer

Petrokimyada yerli üretici olarak Petkim tam kapasiteye yakın üretimiyle pazarın ortalama yüzde 25’ine hitap edebiliyor. Sektörün ihtiyacının yüzde 75’i ise ithalat yoluyla karşılanıyor. Dolayısıyla sanayicimize sağladığımız petrokimyasal hammaddenin fiyatının oluşması tamamen pazar şartlarında ortaya çıkıyor. Dünyanın her tarafından hammadde ithal ediliyor. Fiyat bu rekabet ortamında reel pozisyonunu oluşturuyor. Özellikle aşırı fiyat artışları ve/veya düşüşleri sanayiciler için kriz anlamına geliyor. Petkim bu noktada önemli bir avantaj sağlıyor. Çünkü döviz, faiz ya da petrole dayalı olarak fiyatlarda görülen hızlı çıkış ve düşüşlerde ithalat yoluyla sağlanan tedarik sanayicinin dengesini zorlayabiliyor. Maliyet değişimini nihai ürününe yansıtması çoğu zaman mümkün olmuyor.

Biz hızlı çıkış ve düşüşlere karşı sanayicilerimizle birlikte hareket ediyoruz. Sanayici dalgalanmaların getirdiği riski minimuma indirmiş oluyor. Özet olarak ham petrol fiyatlarının düşmesi petrokimya sektöründe hammadde ve enerji maliyetlerinde düşüş sağlıyor.

Sektörün hammadde ve enerji maliyetlerinde düşüşler olacaktır.

Sektörün fiyat-maliyet marj dengesine göre küresel rekabet yön değiştirebilir. Enerji ve navlun maliyetlerinde düşüşlerin olumlu etkileri tabii ki olacaktır.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir