Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

Nisan ayında ekonomik tahribatın boyutu izlenecek

Salgın ve Ekonomi

KORONAVİRÜS salgını tüm dünyada hızlı bir şekilde yayılmaya devam ederken, özellikle Avrupa ve ABD’deki vaka sayılarındaki hızlı artışlar dikkat çekiyor. Mart ayı içerisinde Çin’deki salgın belirli ölçüde kontrol altına alınmasına karşın salgının yeni merkezi Avrupa ve ABD olarak karşımıza çıkıyor. Diğer konu başlıklarının ikinci planda kaldığı bu konjonktürde, salgına ilişkin belirsizlikler ve küresel ekonomiye ilişkin endişeler nisan ayında da yakından izlenmeye ve fiyatlamalar üzerinde belirleyici olmaya devam edecek.


Salgın nedeniyle yılın ilk yarısında küresel resesyon ihtimali güç kazanırken, bu süreçte birçok merkez bankası ve hükümetten ekonomileri desteklemek adına güçlü adımlar geliyor. Birçok merkez bankası toplantı tarihini beklemeden mart ayı içerisinde önemli adımlar attı. Faiz indirimleri ve varlık alım programları ile merkez bankaları ekonomileri ayakta tutmaya çalışırken, mevcut hükümetlerden de önemli teşvik paketleri açıklanıyor. En son mart ayının son bölümünde Fed sınırsız parasal genişleme açıklarken, ABD’de 2 trilyon dolar büyüklüğünde bir teşvik paketi açıklandı.

Atılan bu son hamlelerle finansal piyasalardaki kırılganlık bir miktar azalış kaydederken, nisan ayı içerisinde de piyasaların bir gözü ekonomiyi desteklemeye yönelik atılabilecek yeni adımlarda olacak. Yeni adımların gelmemesi ya da gecikmesi piyasalardaki gerilimi yeniden artırabilir. Bu da piyasalar için en büyük risklerden biri konumunda. Salgının küresel çapta ekonomiler üzerindeki etkisinin anlaşılabilmesi açısından nisan ayı içerisinde açıklanacak ekonomik veriler de piyasalar açısından kritik önemde olacak. Açıklanan ekonomik verilerin performansına bağlı olarak risk iştahının şekillenebileceğim değerlendiriyoruz.

EKONOMİK VERİLER İKİNCİ PLANDA KALABİLİR

Nisan ayında açıklanacak önemli veriler olmasına karşın piyasanın seyrini yurtdışı piyasalardaki trend ve Türkiye’de koronavirüs salgınına yönelik haber akışı belirleyecek. Yurtiçinde 10 Nisan Cuma günü işsizlik rakamları, 13 Nisan Pazartesi günü sanayi üretimi ile cari işlemler dengesi, 17 Nisan Cuma günü TCMB beklenti anketi, 22 Nisan Çarşamba günü Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararı ve 30 Nisan Perşembe günü Enflasyon Raporu toplantısı ile dış ticaret rakamları açıklanacak. TCMB’den de son dönemde ekonomiyi desteklemeye yönelik gerek faiz indirimi gerekse teknik ayarlamalarla piyasaları desteklemeye yönelik adımların geldiği görülüyor. Ekonomiyi desteklemek adına TCMB’den bir faiz indirimi daha gelmesi şaşırtıcı olmayacaktır.30 Nisan’a kadar koronavirüsün ekonomik etkilerinin de daha net görülecek olması burada verilecek mesajları daha değerli kılabilir.

Salgının yeni merkezlerinden biri haline gelen Avrupa’da artan vaka ve ölüm sayıları, yetersiz kalan sağlık hizmetleri gündem olmaya devam ediyor. Karantina süreçleri ve bölgeleri genişlemeye devam ederken, salgının ne zaman ve hangi sayılarda zirve yapacağının bilinmiyor olması endişeleri daha da artırıyor. Veriler burada da ikincil planda kalsa da 16 Nisan Perşembe günü Euro Bölgesi’nde açıklanacak sanayi üretimi rakamları önemli olacaktır. 17 Nisan Cuma günü mart ayı enflasyon rakamları, 23 Nisan Perşembe günkü nisan ayına ait öncü PMI verileri ve 30 Nisan Perşembe günü 2020 yılının ilk çeyreğine ilişkin açıklanacak büyüme rakamı takip edilecek diğer önemli veriler.



Salgının Avrupa’da yayılmaya başlaması ve bu tarafta sokağa çıkma yasağına kadar varan sert önlemlerin ekonomik etkisinin anlaşılabilmesi açısından 2020/1 Ç’e ait ilk okuma büyüme rakamları oldukça önemli olacaktır. Ayrıca 30 Nisan’da Avrupa Merkez Bankası’mn (ECB) toplantısı da yakından izlenecek.

ABD’DEKİ BEKLENTİ VE RAKAMLAR KORKUTUYOR

Koronavirüs salgınının mart ayının ortası itibariyle merkez üssünü Asya kıtasından Avrupa ve ABD’ye taşıması ülkede hakim olan ön seçim gündeminin yerini bir anda bölgesel karantinalara bırakmasına neden oldu. 3 Mart’ta 14 eyalette gerçekleşen “Süper Salı” seçimlerinden Joe Biden’ın zaferle çıkmasına karşın salgın nedeniyle evde kalınmasına yönelik çağrılar, ay içinde yapılması planlanan birçok ön seçimin ertelenmesine neden oldu.

Fed 18 Mart’ta gerçekleştirmeyi planladığı FOMC toplantısı öncesi iki kere 50 baz puanlık faiz indirimine giderek faiz aralığını yüzde 0-0.25 aralığına çekse de piyasalardaki korkuyu dindiremedi. En son çareyi ucu açık varlık programı açıklamakta bulan Fed piyasaların rahatlamasına neden oldu. Fed’in yanı sıra kongrenin onayladığı 2.2 trilyon dolarlık teşvik paketinin ardından ABD’de nisan ayında gündem hayatın ne zaman normale döneceği olacak. Özellikle New York’ta artan vakaların ardından bölgede ve tüm ABD’de pandeminin ne zaman zirve yapıp düşüşe geçeceğine yönelik haber akışı finansal varlıkların fiyatla-malarında önemli olacaktır. ABD’de salgına yönelik simülasyonları ve tahminleri korkutucu olmaya devam ediyor. Ölüm beklentilerinin yüz binli rakamlarla ifade ediliyor olması korkuyu daha da artıyor. Bu da ekonomi ve piyasalar üzerinde baskı kuraya devam ediyor.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu