Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Mısır üretiminde tek kelimeyle ‘patlama’ yaşanıyor

Mısır üretiminde tek kelimeyle ‘patlama’ yaşanıyor



Mısır üretiminde tek kelimeyle ‘patlama ’ yaşanıyor. 2008’de 4 milyon ton olan üretim 2014’te 6 milyon tona dayandı. 250’yi aşkın kullanım alanıyla gıda ve yem sektörleri için stratejik bir ürün oldu. Sulama imkanı olan çiftçi için üretimin tam zamanı…

TİCARİ anlamda büyük üretim olmasa da mısır Karadeniz ile özdeşleşmiş bir tarım ürünü. Ancak üretim son yıllarda tüm Türkiye’ye yayılmış durumda. Daha dört yıl önce 4 milyon ton olan yıllık üretim, 2014 yılı sonunda 6 milyon tona dayandı. Çiftçi kayıt sistemine dahil olmayanlarla birlikte rakamın 7 milyon tona yaklaştığı tahmin ediliyor.

Mısır üretimi

Geçmişte mısır üretiminde Sakarya, Bursa ve Adana öne çıkardı.

Halen bu illerimiz önemli üretim merkezleri konumunda. Ancak son zamanlarda Konya, Karaman, Aydın, Denizli, Kırklareli, Samsun, Amasya, Tokat gibi illerimiz de atağa kalkmış durumda. Özellikle pamuk ve şekerpancarı bölgelerinde mısır ekimi öne çıkıyor. Sulama barajlarının etkisiyle birçok bölge şekerpancarından mısıra yöneldi. Dekarda bin 8Ü0 kilogram ürün alınan bölgeler var. Ortalamanın ise dekar başına bin 50ü kg olduğu belirtiliyor. Dünya ortalaması 900 kg. Üretim artışında ekim alanlarının genişlemesi kadar verimlilik de etkili.

Mısırda ekim dönemi güney bölgelerinde önümüzdeki hafta başlıyor. Adanalı çiftçiler ekim hazırlıkları içinde. Biz de yeni ekim döneminde mısırın durumunu araştırıp, fırsatları okurlarımızla paylaşmak istedik.

SANAYİYE YÖNELİK ÜRETİM ÇOK CAZİP

Türkiye’nin mısır üretim haritası her geçen yıl değişiyor. Üretimin artmasına rağmen tüketimin tamamı karşılanamıyor. Yem, yağ, nişasta, nişasta bazlı şeker sanayicisi için mısır olmazsa olmaz bir konumda. Bu açıdan üretici için çok ciddi fırsat var. Bir dekar mısır tarlasına 300 TL yatırım yaparak bin 100 TL gelir elde etmek mümkün. Birçok üründe bu rakamı bulmak zor. Ayrıca olarak değerlendiriliyor, ürünün müşterisi de hazır.

Çiftçi birçok tarım ürününde nasıl satacağını düşünürken, mısır sanayicinin talebi nedeniyle alım garantili bir ürün. Özellikle büyük ve sulanabilir arazilere sahip bölgeler için üretimi çok cazip.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar, mısır üretiminin iyi bir ivme yakaladığını belirterek bu üretim şevkinin ithalatla kırılmamasını istiyor. Bayraktar, şunları söylüyor:

“Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Başbakanımız Ahmet Davutoğlu ve Bakanımız Mehdi Eker’i ziyaretlerimizde raporlarımızı kendilerine sunacağız. Bu raporda, mısırla ilgili bazı taleplerimiz de var. Şunu iyi hesaplamak lazım; ithalat, mısır üretimine büyük darbe vurur, fiyatların düşmesine sebep olur. Bunu istemiyoruz. Özellikle hasat döneminde ithalat yapılmasına karşıyız. Her şeye rağmen mısır üretimini artırarak sürdürmeliyiz. Üreticimiz imkan sağladığında yeterince mısır üretebilir.

SATMAKTA ZORLANMIYORUZ”

Türkiye’de mısır üretiminin yüzde 25’i Çukurova’da gerçekleştiriliyor. Çukurovalı çiftçi “beyaz altın” pamuktan “sarı altın” mısıra geçeli çok oldu. Nur Özkan, Çukurova ve mısır denilince ilk akla gelen isimlerden biri… “Çukurova’nın mısır kraliçesi” olarak tanınan Özkan, Adana Tahıl Üreticiler Birliği’nin de başkanlığmı yapıyor. 23  yıldır çiftçilikle uğraşan Özkan, toplamda 2 bin dönümü bulan arazilerinin bin .can dönümünde mısır yetiştiriyor. Adana’da mısır ekim döneminin önümüzdeki hafta başlayacağını söyleyen Özkan, mısır ekimini bu yıl bin dönümün üzerine çıkaracakları bilgisini veriyor. Mısırı, buğday ve pamuğa göre daha iyi kazandırdığı için tercih ettiğini belirten Özkan, “Mısırdan önce pamuk yetiştiriyorduk. Artık pamuğu bıraktım, mısıra ağırlık verdim” diyor. Üretilen mısırın, nişasta ve nişasta bazlı şeker sanayicileri tarafından hemen alındığını belirten Özkan, “Diğer tarım ürünlerine göre pazarda daha şanslı. Satmakta zorlanmıyoruz” diyor.



“PAMUK MAZİDE KALDI”

Adana Seyhan Ziraat Odası Başkanı Süleyman Girmen de, toplam üretimin yüzde 25’ini Adana’nın gerçekleştirdiğine dikkat çekiyor. Çukurova’da pamuğun yerini mısırın aldığını belirten Girmen, “Adanalı çiftçi narenciye ve sebzenin dışında öncelikle mısır ekiyor. Sonrasında soya ekimi de yaygınlaşmaya başladı. Pamuk artık mazide kaldı” diyor. Türkiye’nin mısır üretimi (Bin ton)

AYÇİÇEĞİNE ALTERNATİF

Trakya denince akla öncelikle ayçiçeği gelir. Ama bu tablo Kıırklareli’nde değişmeye başlamış. Sulama barajlarının yapılması ile birlikte mısır ekimi öne çıkmış. Kırklareli’nde ekim alanları 60 bin dönüme ulaşmış ve daha da artmaya devam ediyor. Kırklareli Ziraat Odası Başkanı Ekrem Şayian, “Barajlar yapıldıktan sonra sulu tarım başladı. ilk başlarda az sayıda çiftçi bu işe girdi. Bölgede şeker pancarı üretimi de vardı. Öncelikle bu aileler mısır üretimine girdi. Sonrasında ayçiçeği üreten çiftçilerimizden de geçişler oldu. Bu bölgedeki mısırlar hem yemlik, hem de slajlık. Hayvancılık bölgede yaygın olduğu için ürünlerin satışında zorluk çekilmiyor” diyor.

Şayian, fiyatlar konusunda ise bir uyarıda bulunuyor: “Fiyatlar rutubet oranlarında oynamalar yapjlarak düşürülüyor. 13 rutubet oranına göre fiyatlar 68 kuruş. Primle birlikte 72 kuruş seviyesine çıkıyor. Ama tüccarlar alım yaparken rutubet oranı yüksek bahanesiyle fiyat kırıyor. Bizim buralarda çıkarıyorlar. Ölçü yönetmeliğinde rutubet oranını kimin belirleyeceği belirsiz. Tüccarların eline kalmış durumdayız. Bu sorun çözülmezse mısır üretimi darbe yer.”

SANAYİ İÇİN STRATEJİK BİR URUN

Kırklareli gibi mısır üretiminde öne çıkan illerden biri Karaman. Özellikle meyvecilik konusunda oldukça iddialı olan Karaman, sulama imkanlarına kavuşunca mısırda adeta patlama yapmış. Karaman Ziraat Odası Başkanı Recep Muğlu. çiftçilerin mısır üretimini sevdiğini, bu nedenle Türkiye’nin önemli mısır üretim merkezlerinden biri haline geleceklerini söylüyor.

Mısırın en çok kullanıldığı alanların başında nişasta bazlı şeker sektörü geliyor. Mısır, sektörün olmazsa olmazı. Bu nedenle nişasta bazlı şeker üreticileri sektörü yakından takip ediyor, sorunlarıyla yakından ilgileniyor. Sanayici birçok bölgede sözleşmeli üretim modeliyle alım garantisi veriyor.

NÜD (Nişasta ve Glikoz Üreticileri Derneği) Başkanı Rint Akyüz, Türkiye’nin mısır üretiminde çok yol aldığını belirterek, ekim alanlarının her geçen yıl arttığını vurguluyor. Akyüz, “Mısır 250’yi aşkın kullanım alanı ile yem ve gıda sanayi açısından çok strateji m jik bir hammadde” diyor. GDO konusunda da bilgi veren Akyüz, “Türkiye’de GDO’lu mısır ekimi yasak. Dolayısıyla yerli OÇ üretimin tamamı GDO’suz. Sektör de yüzde 100 yerli mısır kullanıyor” diyor.

Bir dekar mısır tarlasının maliyeti

Türkiye mısır üretiminde dünyayı kıskandıracak verimlilik oranlarını yakalamış durumda. 1 dekar mısır tarlası için tohum, sulama ve işçilik için yaklaşık 300 TL harcanıyor. Bir dekarda ortalama bin 500 kilogram verim elde edilebiliyor. Mevcut fiyatlarla bu bin 100 TL gelir anlamına geliyor. Net kazanç 800 TL olarak gerçekleşiyor. Pazarda mısırın müşteri sıkıntısı da yok. Bu haliyle avantajlı bir tarım ürünü. Ancak bir konuda uyarı yapmakta fayda var. Kendi tarlanız yok ise karşınıza icar maliyetleri çıkıyor. Adana’da bir dekarın icarı 300 TL’yi buluyor. Dolayısıyla icarlık tarlada mısır üretimi kazançlı olmayabilir.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir