Pazartesi , Kasım 20 2017
Anasayfa / Haberler / Mega haller gıda fiyatlarını düşürür mü?

Mega haller gıda fiyatlarını düşürür mü?



Yeni uygulama 2018’de devreye girecek. Mega haller ile meyve sebze başta olmak üzere gıda fiyatlarının kontrol edilmesi amaçlanıyor. Uzmanlara göre böylece enflasyon Üzerindeki baskı da azalacak.

TÜRKİYE’NİN yıllardır tartıştığı bir konu var. Üreticide deyim yerindeyse üç kuruş olan bir ürün, nihai tüketiciye ulaşıncaya kadar 13 kuruş oluyor. Bu tablo başta yaş meyve sebzede olmak üzere hemen bütün gıda ürünleri için geçerli. Türkiye Ziraat Odaları Birliği her ay açıklıyor. Tarla ile market fiyatları arasında yüzde 300’lere varan farklar oluşuyor. Mevcut tablodan ne üretici ne de tüketici memnun. Ayrıca her ay açıklanan enflasyon rakamları da bu tablodan nasibini fazlasıyla alıyor.

Türkiye’nin kronik sorunlarından biri haline gelen bu durum için hükümet kanadı da çözümler arıyor. Bunun için Gıda İzleme Komitesi de kuruldu ama bir türlü fiyat artışlarının önüne geçilemedi. Bu konuda hükümet tarafının uzun süredir gündeminde olan bir konu vardı. Mega Hal Yasa Tasarısından bahsediyoruz. Hem hükümet tarafı hem de meyve sebze hakileri bu konunun üzerinde uzun süredir tartışıyor. Bu çerçevede Avrupa başta olmak üzere dünyadaki birçok örnek incelendi. Sonuçta ‘Mega Hal’lerin fiyatları aşağı çekeceği konusunda mutabakata varıldı. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’mn üzerinde çalıştığı taslağa göre her il ve ilçede hal olmayacak. Bunun yerine büyükşehirlerde büyük haller ve bölgesel haller oluşturulacak.

GIDA ÜRÜNLERİNİN TÜMÜ SATILACAK

Tasarıya göre şehir dışlarında yapılacak yeni mega hallerde sadece yaş meyve sebze değil gıda ile ilgili her şey olacak. Bugün ayrı ayrı olan balık, kuru gıda, peynir ürünleri gibi hal ve toptancı merkezleri bu mega hallerin içinde yer alacak. Hatta çiçek hali de burada olacak. Böylece halden alım yapmak isteyen bir manav, market sahibi bütün ürünleri tek bir çatı altından temin edebilecek. Bu şekilde maliyetleri azalacak. Maliyetler azalınca da ürün fiyatlarının azalması bekleniyor.

Yeni Hal Yasası ile birlikte hallere standart getirilecek. Organize Sanayi Bölgeleri’ne benzer hal yönetimleri oluşturulacak, giderler yönetimlerden karşılanacak. Hallerin katma değeri artacak. Türkiye’de kurulu bulunan 175 sebze ve meyve halinin hiçbirisinde soğuk hava deposu bulunmuyor. Ayrıca söz konusu hallerin büyük çoğunluğunu 5-10 dükkânın bir araya getirdiği toptan sebze ve meyve satışının yapıldığı alanlar oluşturuyor. Yeni Hal Yasası ile birlikte standartlar artacak ve hallerin çehresi değişecek. Bakanlığın uygulayacağı standartlar sayesinde fire azalacak ve ürünler tüketiciye daha taze ve daha uygun fiyatlarla ulaşacak. Hal kayıt sistemi de daha aktif ve verimli hale getirilecek. Bu sayede kayıt dışı oranı yüzde 40’lara ulaşan sebze-meyve ticaretinde kayıt dişilik oranı da ciddi oranda azalacak.

İSTANBUL’A İKİ BÜYÜK HAL

Yeni Hal Yasası henüz çıkmadı ancak İstanbul’da hazırlıklar devam ediyor. İstanbul’da iki büyük hal kurulacak. Anadolu yakasında 50 yıldır faaliyette bulunan Ataşehir Hali’nin Tuzla’ya taşınacağı kesin. Bu konuda projeler tamamlanmış durumda. Yatırımın 2018 yılında yapılması öngörülüyor. Yenihal Tuzla’nm Aydınlı bölgesinde 450 bin metrekarelik bir alan üzerine kurulacak. Ataşehir halinin 90 bin metrekarelik bir alanda kurulu olduğunu da belirtelim.

Bayrampaşa Hali’nin taşınacağı yer ise henüz kararlaştırılmadı. Birkaç ihtimal üzerinde duruluyor. Başakşehir ilçesine bağlı Kayaşehir düşünülen yerlerden biri. Kayaşehir dışında Silivri, Hadımköy ve Çatalca da alternatif yerler arasında. Bu konuda kararı İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi verecek. Bayrampaşa Hali tek başına taşınmayacak. Balık hali, kuru gıda hali, Rami toptancıları ve çiçek hali de Bayrampaşa Hali ile birlikte gidecek.

“BOLLUK OLURSA UCUZLAMA OLUR”

Türkiye’nin en büyüğü olan İstanbul Hali yeni tasarıyı yakından takip ediyor. Tüm Bostan Sebze Meyve Komisyoncu ve Tüccarlar Federasyonu Başkanı Burhan Er, mega hallerin kurulmasını destekleyen isimlerin başında geliyor. Fikir aşamasında iken Avrupa’da birçok ülkenin halini gezen Er, aynı zamanda Dünya Haller Birliği Yönetim Kurulu Üyesi. Er, Fransa, Ispanya ve İtalya’daki halleri gezdiklerini; Türkiye için de mega hallerin yararlı olacağına inandıklarını belirtiyor. Hallerin tek merkezde toplanmasının maliyetleri azaltacağım belirten Er, “Bakkal, market, pazarcı, manav gibi halden alışveriş yapanlar için büyük kolaylık olacak. Her biri için ayrı ayrı gitmek zorundalar. Yeni uygulamada bütün ihtiyaçlarını tek merkezden çözebilecekler. Bu da maliyetlerini düşürecek. Sonuçta bu hem üreticiye hem tüketiciye yarayacak bir uygulama.

Mega hallerin bir an önce kurulmasını istiyoruz” diyor. Mega haller kurulurken üretimin de artması için çalışmalar yapılmasını isteyen Er, “Bolluk olursa ucuzlama olur. Üretimi artırmalıyız. Bolluk berekettir, ucuzluktur” diyor. Er’in yeni düzenlemede bir de önerisi var. Mevcut hallerde en az 100 kg ve üzeri alışveriş zorunluluğu var. Yeni tasarıda bunun 10-15 kiloya inmesini öneriyor. Bunun Avrupa ülkelerinde uygulandığını belirten Er, “Bu şekilde hale gelen insanlar bireysel alışveriş de yapabilir. Haller büyük bir pazar işlevi de görür. Hem hal esnafının hem de tüketicinin yararına olur” diyor.

“KONYA HALİ ÖRNEK OLACAK”



Konya Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği (KONMESKOM) Başkanı Adnan Pirinç de, mega hallerin kurulması gerektiğini savunan isimlerden. Pirinç, Türkiye’de yaş sebze ve meyve fiyatında istikrarın sağlanması için öncelikle fiziki altyapının kurulması ve tarımsal verilerin sağlıklı olması gerektiğini belirtiyor. Pirinç, “Üretici, tüketici, perakendeci ve ticari işbölümünün yapılması, bu amaçla esnaflığın, üreticiliğin, perakendeciliğin yeniden tanımlanması gerekiyor. Bunların hepsi iç içe geçmiş durumda. Bir kişi ya da işletme, hem üretici, hem satıcı, hem perakendeci olunca sektörde tekelleşme ve kontrolsüz bir yapı ortaya çıkıyor. Fiyat istikrarsızlığının önemli nedenlerinden birisi budur” diyor.

Sebze meyve hallerini ayakta tutan küçük üreticilerin yaşatılması için desteklenmesi gerektiğini belirten Pirinç, “Hal sistemine girmeden satış yapma istisnası halleri ikinci sınıf ürün pazarı haline getirdi. Fiyat istikrarı için üretim planlaması, fiziki altyapı, güvenilir ve doğru veri tabanı ve herkesin uygulamak zorunda olduğu güvenilir ticaret kuralları olmalı. Biz endüstriyel, büyük çaplı şirket üretimine karşı değiliz. Ancak, bugün sebze meyve hallerini ayakta tutan küçük üreticiliğin yaşatılması için desteklenmesi gerekiyor” değerlendirmesini yapıyor.

Bu amaçla kurulacak bölgesel sebze ve meyve halinin aynı zamanda bir lojistik merkezi olacağım söyleyen Pirinç, mega hallerin içerisinde ürün analiz laboratuva-rı, ihracat birimi, ticaret merkezi, ürünleri sınıflandıracak ve paketleyecek bir işleme tesisi ve meyve suyu fabrikası olacağına dikkat çekiyor. Büyük hallerle ilgili olarak Ispanya modelini öneren Pirinç, şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Yaş sebze ve meyve ticaretinde İspanya çok iyi bir model. 1809 yılında bu sistemi kurmuşlar. İspanya, Avrupa’nın en büyük yaş sebze meyve tedarikçisi. Ülke genelinde 28 modern ve güçlü sebze meyve hali var. Bizde yaklaşık 200 hal var. Sayı çok, etkinlik az. Bu nedenle İspanya modeli ile içerisinde lojistik merkezi, paketleme tesisi, analiz laboratuvarı, lisanslı depoları, meyve suyu üretim tesisi, atıkların değerlendirildiği bir tesisin olduğu bir merkez kuracağız. Bu Türkiye’ye örnek olacak bir proje. Necir1′ Konya’dan sonra diğer bölgelerde de kurulacak ve böl- *g*’‘ geler arasında da bir rekabet olacak. Biz buna küresel hal diyoruz.”

“İŞLETME SERMAYESİ ŞARTI OLMALI”

Tasarıyı destekleyenler olduğu gibi mesafeli yaklaşanlar da yok değil. Malum yeni mega hallerde sadece yaş meyve sebzeci olmayacak. Rami ve Mega Center’daki kuru gıda ve süt ürünleri toptancıların da bu hallere taşınacak. Muratbey Peynircilik’in sahibi Necmi Erol’un yılları bu sektörde geçti. Yeni tasarının kendi sektörleri için çok bir anlam taşımadığını belirten Erol, yaş meyve sebze için yeni hal tarzının zorunlu olabileceğini ancak süt ürünleri sektöründe durumun farklı olduğunu söylüyor. Süt ürünleri piyasasında ürünlerin yüzde 60’ını market ve şarküterilerin aldığını ve bunların alım için mega hallere gelmeyeceğini söyleyen Erol, buralardaki satışların yüzde 20’yi geçmeyeceğini belirtiyor. Siparişlerin market ve şarküterilerden alınıp fabrikada üretildiğini söyleyen Erol, buradan da doğrudan lojistiğe verilip depolara gittiği bilgisini paylaşıyor. Erol sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Ben bile çoğu zaman ürünün kendisini görmem. Böyle bir sistemde mega hal bizi çok etkilemez. Bu noktada ucuzluk sağlanacak ise market zincirlerine bazı şartlar getirilmeli. Her gün yeni marketler açılıyor. Bu marketlere her açılan şube için işletme sermayesi şartı getirilmeli. Bu kadar çok market açılınca bunların kira bedelleri yükseliyor. Maliyetlerini de sanayici ve tüketiciye kesiyorlar. Başkasının parasıyla marketler açılıyor. İşletme sermayesi şartı getirilir ise bu furya durulacaktır. Maliyetlere çeki düzen verecekleri için ucuzluk olacaktır.”

Mehmet REİS / Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı
“Üretim artışı şart”

Yeni hal düzenlemesi genel olarak çok yerinde bir çalışma. Esnaf hale geldiğinde tek merkezde bütün işlerini kolayca halleder. Ancak fiyat açısından iki konu var. Öncelikle üretici hak ettiği karları almalı. Üretim artmalı ki fiyatlar aşağı insin. Lojistik, depolama sorunlarını çözerek zayiatı en aza indirmek de fiyatları aşağı çeker. Ayrıca piyasaya müdahale edecek kurumlar artmalı. Avrupa’da bunun örnekleri var. TMO gibi kuruluş sayısı artmalı. Bazen tarım ürünlerinde gümrükler kaldırılıyor. Bu gümrükler üreticinin hasat döneminde kaldırılmamalı. Gıda İzleme Komitesi piyasayı takip etmeli. Ne kadar rekolte olacak, ülkenin ihtiyacı nedir, dünyada üretim nedir bakıp ona göre gümrük vergisi kaldırılmalı. Nohuttan örnek vereceğim. Nisan ayında yüzde 19.3 olan gümrük vergisi kaldırıldı.

Nohut hasadı Ağustos’ta biter. Bu geçici olarak fiyatları aşağı çekti ama sonraki süreçte ithal yoluyla getirenler fiyatı tekrar yukarı taşıyor. Gümrük indirimi nisanda değil de kasımda olmalıydı. Böylece üretici küsmez, üretim artar ve fiyatlar daha istikrarlı olur.

Şemsi BAYRAKTAR / Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı
“Kooperatifler ve birlikler güçlendirilmeli”

Son yapılan çalışmalar çözüm için bizi umutlandırmakla birlikte esas önemli olan uygulamalardır. Üretici ve üretici örgütlerine kanunda çeşitli muafiyetler, kolaylıklar tanınmakla birlikte ülkemizde üretici örgütlerinin güçlü olmaması kanunla birlikte tanınan haklardan faydalanılamamasına neden olmaktadır. Nitekim hallerde üretici örgütlerine ayrılan yerler örgütler tarafından tam olarak doldurulamamıştır. Üretici örgütlerinin güçlendirilmesi ve aktif rol almasının sağlanması son derece önemlidir. Kooperatifler ve üretici birlikleri mali ve idari yönden güçlenmeli, fonksiyonel hale getirilmelidir. Üretici örgütlerinin, pazar analizi yapabilen, piyasaları özellikle dünya piyasalarını takip eden profesyonel kadrolarla ve yöneticilerle idare edilmesi sağlanmalıdır. Üretici örgütlerinin yanı sıra tüketici örgütleri güçlendirilmeli, piyasayı kontrol edebilecek duruma getirilmelidir. Hal kanunu ile ilgili hangi düzenleme yapılırsa yapılsın, kanundan beklenen faydanın sağlanması üretici ve tüketici arasındaki makasın azaltılması ancak ve ancak güçlü üretici birliklerinin ve örgütlü tüketicilerin varlığının yanı sıra etkin bir denetim mekanizması ile mümkün olacaktır.

İDRİZ ÇOKAL






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir