Salı , Kasım 21 2017
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Kurlardaki artan hareketlilik

Kurlardaki artan hareketlilik



Dolarda beklentimiz hareketin yılın geri kalanında genel olarak 2.95-3.15 aralığında geçmesi. Şu anki fiyatlara göre yukarı yönlü marj da aşağı yönlü marj da tatmin edecek bir getiri vaat etmiyor.

GEÇTÎGİMİZ hafta kur ve borsa arasındaki uyuşmazlık en fazla dikkat çeken konulardan biri oldu. BIST-lOO’ün yukarı yönlü hareketine karşın dolar/TL’nin de 3.00’ü aşarak 3.0650’ye kadar yükselmesi endişeye neden oldu. Piyasadaki bu ayrışmanın nedeni ve devam edip etmeyeceği geçtiğimiz hafta ile birlikte bu haftanın da gündemine oturacak gibi duruyor. Piyasanın üçüncü ve en sağlam ayağı olan faizler ise BIST-lOO’üde destekler nitelikteydi. Aslında BIST-100 ve dolar TL kuru arasında orta vadede, BIST-100 ve faizler arasında olduğu gibi çok güçlü bir korelasyon olmamasına rağmen kısa vadedeki hareketler bu korelasyonun sürekli tekrarlanacağı beklentisini artırıyor.

OVP’de revizyonlar gerçekleşti

Yılın üçüncü çeyreğinde yaşanan olumsuzluklar özellikle büyüme tarafında geçerliliği kalmayan orta vadeli program hedeflerinde de revize yapılmasına neden oldu. 2016 yılı için yüzde 4.5 olan büyüme tahmini bu revize ile daha gerçekçi olan yüzde 3.2’ye revize edilirken, enflasyon tarafında iyimserliğin devam ettiği ve yüzde7.5 hedefinin korunduğu görüldü, işsizlik ve cari açık rakamlarında da negatif yönde sınırlı revizyonlar gerçekleşti. 2017’de bu verilerde kısmi toparlanma beklentisi görülürken, yüzde 5 büyüme ve yüzde 5 enflasyon hedefi 2018 ve sonrası için korundu. Özellikle büyüme tarafında üçüncü çeyreğin kaybedilmiş olmasının büyük oranda piyasa fiyatlarına yansıtılmış olması nedeniyle bu revizyon piyasa tarafında şaşkınlık yaratmadı.

Kur riskini ortadan kaldırmak

Dolar/TL neden negatif ayrıştı?

Geçtiğimiz hafta BIST-100 yaklaşık 1500 puan yükselerek 77.932’den haftayı tamamladı. Bu süreçte gösterge tahvilin faizi de 6 baz puanlık düşüşle 8.65’e geriledi. Dolar/TL yaklaşık 5 kuruşluk yükselişle 3.05 Euro/TL’de yaklaşık 3.5 kuruşluk yükselişle 3.41 civarından haftayı tamamladı. Bu süreçte dolar endeksi de 95.46’dan 96.60’a kadar yükseldi. Euro/dolar paritesinde ise 1.1240’tan 1.1170’e kadar devam eden bir düşüş vardı. Bu durum Dolar/TL’deki yükselişte dolar endeksindeki değer artışının payı olduğunu gösterse de aynı dönemde euroda ki yükselişin de varlığı TL’nin genel olarak zayıf bir hafta geçirdiği, sepet kur göz önüne alındığında kurlardaki yükselişin nedeninin daha çok içeride aranması gerektiğini gösteriyor. Geçtiğimiz haftanın en fazla değer kaybeden para birimlerinden birinin TL olması da bu durumu izah ediyor. Ancak içeriye döndüğümüzde kurlardaki hareketlerle haber akışını kıyasladığımızda kurlarda ki yükselişi açıklayacak bir korelasyon olmadığını gördük. Bu durum, son zamanlarda aşağı gitmekte zorlanan kur için yerli yatırımcının da yılsonu hedeflerini yukarıya revize ettiğinin bir göstergesi olabilir. Daha önce sert yükselişler sonrası görülen yerli satışlarının bu sefer çok fazla devreye girmediğini, bunun da sınırlı da olsa alım tarafından gelen katkı ile kurları yükselttiğini düşünüyoruz. Bu algı yerleşmeye başlayacak olur ise yıl sonu Fed beklentisi ile bu tür ayrışmalar ve kurlardaki yukarı yönlü hareketler de devam edebilir. 3,00 TL’nin aşılması ile görülen bu tür bir hareket tarihi zirvelerin de bulunduğu 3.10’un aşılması ile tekrarlayabilir. Kur 3.10 testini bu hafta yapamayacak olursa, kar realizasyonuna bağlı satışlarla yeniden 3,00’ün altının test edilme ihtimali doğabilir. Mevcut konjonktürde kurda kalıcı bir panik havası oluşmasını beklemesek de bu yıl içerisinde 3,10-3.15 aralığının rahatlıkla test edilebileceğini düşünüyoruz. Bu tür bir yükselişin son haftalarda kur üzerinde biriken stresin atılmasına ve yılın geri kalanında yaşanacak düzeltme hareketleri ile daha dengeli bir kur izlenmesine de katkı sağlayabileceğini düşünüyoruz. Kurda alım ya da satım kararı vereceklerin aşağı ve yukarıda oluşmasını bekledikleri marjları iyi çizmeleri gerektiğini düşünüyoruz. Bizim beklentimiz hareketin yılın geri kalanında genel olarak 2.95-3.15 aralığında geçmesi. Şuanda da fiyatlar hemen hemen bu bandın ortalarında bulunuyor. Şu anki fiyatlara göre de yukarı yönlü marj da aşağı yönlü marj da tatmin edecek bir getiri vaat etmiyor. Bu nedenle kurlar tarafında bu bant içinde panik yaparak hareketin peşinde koşmak yerine bu bant içinde yükseliş ve düşüşler sonrası ters yöndeki harekete odaklanmanın daha faydalı olacağını düşünüyoruz



BIST- 100 bir ileri bir geri…

BIST -100’de 15 Temmuz sonrasında oluşan 76.000-79.000 kanalı devam ediyor. Bizim BIST 100 için yılın son bölümüne girerken değerlendirmemiz mevcut şartlar altında 70-75 bin aralığının aşırı ucuz, 75-80 bin aralığının ucuz, 80-85 bin aralığının ideal ve 85 bin üstünün aşın pahalı olduğu şeklinde. Endeks ise yaklaşık iki buçuk aydır başta bahsettiğimiz 76-79 bin kanalına sıkışmış durumda. Bu kanaldan çıkış ilk etapta çok kısa sürede en azından kanal boyu kadar bir hareket getirebilir ki, bu durumda yukarıda 82 binin biraz üzeri aşağıda ise 73 bin civarı gündeme gelebilir.

Başta da bahsettiğimiz gibi biz endekste yılın son bölümü için yukarı yönlü marjın bulunduğunu düşünüyoruz. Buna karşın kısa vadeli treade edenlerin ilk etapta 76-79 bandını alım satım için izlemeye devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Orta vadeli düşünenlerin ise 75 bin ve altındaki rakamları katlanabilecekleri ölçüde geniş bir stop loss stratejisi oluşturarak kademeli bir şekilde maliyet oluşturmak için kullanması 85 bine yaklaşılırken de kademeli bir şekilde hisse ağırlığının azaltılması için değerlendirmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Sterlin’in ayak sesleri

Geçtiğimiz hafta Sterlin/dolar paritesi de sert hareketler yapan kurlardan biriydi. Cuma günü likiditenin düşük olduğu saatlerde 1.20’nin altını test eden parite haftanın kapanışına yakın 1.24’ün üzerinde seyrediyordu. Buradaki harekette, işlemlerin sığ olduğu saat aralığında, aşağı yönlü bir pozisyonun başta stop loss emirleri olmak üzere satış emirlerini tetiklemesinin etkili olduğunu düşünüyoruz. Ancak geçmiş tecrübeler bu tür anlık panik ve çöküşler sonrası görülen tepkiler ters yönde güçlü bir trendi destekleyecek temel dayanaklardan yoksun kalırsa, bu dip ve tepelerin tekrar görülme ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyor. Sterlin/Dolar için genel havaya baktığımızda ise bir tarafta BREXIT’in acıtacağı canlar, diğer tarafta faiz artırımı beklentisiyle güç toplayan dolar henüz güçlü bir yükseliş trendinden uzak olduğumuz izlenimi doğuruyor. Bu nedenle Cuma günü ani fiyat hareketleri ile anlık olarak görülen 1.20 civarındaki diplerin Sterlin/dolar için yakın zamanda tekrarlanacak bir kader olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle de paritede ki tepki hareketlerine temkinli yaklaşmak gerektiğini düşünüyoruz.

 






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir