yatırım uzmanı LR iş ortaklığı
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Kurdaki yükseliş devam eder mi?

Kurdaki yükseliş devam eder mi?



Dolarda yaşanan değerlenme eğilimini sadece FED’e bağlamak yanlış olur. Dünya genelinde büyük sermaye gruplarının kriz hazırlığı yaptığı gözlemleniyor…

Piyasalarla ilgili beklentiniz?

142 temel öncü göstergeden oluşan ‘erken uyarı’ modelim 2017 için resesyon ihtimalini yüzde 74 vermeye başladı. Son iki krizi (2001 ve 2008/2009) bilen modelim 2012’de “resesyon” sinyali vermiş ancak 2012’de resesyon olmamıştı.

Modelin bir göstergesini paylaşacağım. ABD verileri şu an iyi gibi görünüyor ama bu verilerin birkaç ay sonra ne duruma geleceğinin işaretini veren öncü göstergeler resesyon işaret ediyor. İstihdam piyasası koşullan endeksi bunlardan sadece biri. 2009 krizinden bu yana dünyayı sırtında taşıyan iki lokomotif (ABD ve İngiltere) aynı anda sıkıntıya girdi. Başarısız AB projesinden çıkarak tabuta çivi çakan İngiltere de 2017’de resesyona girecek. Yangının bir sonraki adresi ise İtalya. Gerisi malum cümle âlem resesyondayız.

dolarda beklentiler

Bu beklentilerin fiyatlaması yakında başlar. Çok işledim. Dünyada bir tek sığınılacak liman vardır, o da altın değildir. Ekonomik krizlerde büyük sermaye grupları kitaplarda da aktarıldığı gibi ‘tek’ risksiz araç kabul edilen devlet tahvillerine sığınır. Ama pratikte her tahvile değil ABD’nin tahvillerine kaçılır (kaliteye kaçış denir). Krizin kaynağı ABD bile olsa ABD tahvili alınır. ABD tahvili almak için dolara geçmek gerekir. Haliyle sığınılacak liman ABD tahvili ve dolardır.

Borsa endeksleri için dünya genelinde beklentim çok kötü. Doların güçlü seyretmesi beklentim dahilinde. Ons altın ne öldürür ne güldürür. Petrolün 50 dolar üzerinde kalıcı olarak tutunması çok zor (savaş çıkmazsa). 2017 uyarısını yaklaşık altı aydır yapmaktayım. Ekonomi asla sadece ekonomiden ibaret değildir. Ve piyasalar gelenekselcilerin sandığı gibi ‘etkin’ alan değildir. Eksi faizli tahvili ‘hangi aklıevvel alır’ diye düşünmeyin. 100 trilyon dolarlık küresel tahvil stokunun 10 trilyon dolarlık kısmı eksi faizle fiyatlamyor. Burada üç beş küçük “çılgın” yatırımcıyı konuşmuyoruz. Finans piyasalarına yön veren dev fonların eksi faizli tahvillere ağırlıklı olarak “faizler daha da düşecek” beklentisiyle ya da “kaliteye kaçış” güdüsüyle hücum edişi geleceğe yönelik önemli bir ipucu vermektedir. Neşeli günler beklenmemektedir. Dikkate alınız.

Paritede ne bekliyorsunuz?

Parite düşüyor. Dolar, euro karşısında değer kazanıyor. Paritenin haftalık kapanışı, çok kritik bir teknik seviye olan 1.0940 düzeyinin altında oldu. Dolarda son dönemde yaşanan değerlenme eğilimini senede bir kez (belki) faiz artırabilen FED’e bağlamak çok yanlış olur. Büyük resim ıskalanır. Dünya genelinde büyük sermaye gruplarının kriz hazırlığı yaptığı gözleniyor. Kriz dönemlerinin sığınılacak limanı olan dolara yöneliyorlar. Özetle, dolarda dünya genelinde yaşanan değerlenme FED’in faiz artıracak olmasından değil ‘kaliteye kaçıştan’ kaynaklanıyor.

Kurdaki yükseliş devam eder mi?

Dolar/TL kritik olarak gördüğüm 3.0780 üzerinden işlem görmeye devam ediyor. Dolarda dünya genelinde yaşanan güçlenme TL karşısında da etkisini hissettiriyor. Ayrıca Moody’s’in not indirimi de kur üzerinde baskıyı artırdı. Kurda yeni bant 3.00-3.15 bölgesinde oluşabilecektir. Bir süre bu bant içinde dalgalanması beklenebilir.

Ancak orta vadede 4.00 beklentimi koruyorum. Kurdaki yükselişin kısa vadeli maliyeti (hafif çapta enflasyon artışı) uzun vadeli faydalarının (artan ihracat, azalan ithalat ve yerli üretimde daha yüksek katma değer) yanında çok düşük olacaktır.

FED faizi artıracak mı?

ABD’de son açıklanan ekonomik verilerin iyi olması bazı FED üyelerini heyecanlandırdı.

Yaklaşık bir senedir ikinci faiz artırımını yapamamış olan FED son toplantı bildirisinde yaptığı ufak bir değişiklikle Aralık toplantısına göz kırptı. Piyasa tabanlı göstergeler de ekonomik birimlerin Aralık’ta ikinci faiz artırımının yapılmasına yüzde 70 civarı ihtimal biçtiğini gösteriyor.

Ancak dünya ekonomisi ABD’den ibaret değil. İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkacak olması İngiltere’de tüketim ve-yatırımı belirgin bir şekilde bozdu. İngiliz Sterlini’nde yaşanan çöküntü de İngiltere ekonomisinde önümüzdeki aylarda yaşanacakların bir öncü göstergesi olarak değerlendirilmeli. İngiltere’nin krizi, sadece onun krizi olarak kalmayacaktır. Sorunlu kredilerle boğuşan İtalya ve durgunluk içindeki Fransa krizin sonraki durakları olacaktır. Akabinde de ABD ekonomisi bozulacaktır.

Küresel Ekonomi Belirsizlik Endeksi de bu beklentimi teyit ediyor. Endeks 2008- 2009 krizinde gözlenen düzeyin bile üzerine çıktı. Bu nedenle FED’in Aralık’ta da pas geçmek zorunda kalacağına yönelik beklentimi şimdilik koruyorum.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir