Salı , Kasım 21 2017
Anasayfa / Makaleler / KOBİ’lerin e-dönüşüm hızı neden yavaş?

KOBİ’lerin e-dönüşüm hızı neden yavaş?



Dijital ve mobil dönüşümde KOBİ’ler geride kalıyor. Bu yavaşlık, farkındalık eksiliğinden değil ekosistemin gelişme biçiminden kaynaklanıyor…

BÜYÜK gruplar ve şirketler isteseler de istemeseler de dijital ve mobil dönüşüme yatırım yapıyor. Aksi takdirde rekabette ayakta kalamayacaklarını biliyorlar. Bu rekabet onları, her türlü gelişmeye ayak uydurmak zorunda bırakıyor. Bu anlamda kadroları ve strateji ekipleri de var. Ancak iş KOBİ’lere gelince tablo değişiyor. Belki girişimciler en gelişmiş akıllı telefonları kullanıyorlar ve trendlerin de farkındalar… Ancak iş yatırım yapmaya ve dönüşümleri iş süreçlerine dahil etmeye gelince, ya bunları sürekli erteliyorlar ya da çok ağır kalıyorlar. KOBİ’lerin e-dönüşümdeki bu yavaşlığının kökenlerinde, kendine özgü nedenlerin yanı sıra eko-sistemin yarattığı bazı sorunlar var.

KOBİ'lerin e-dönüşüm hızı

KOBİ’LERİN TEMEL SORUNLARI

T-Mob’un Kurucusu ve CEO’su Rudi Dökmecioğlu ile bu konuda sohbet ederken bazı sorunları tartışma fırsatı bulduk. Dökmecioğlu konuya ilişkin sözlerine şöyle başlıyor:

“Mobil ödeme sistemleri tarafında çalışıyoruz. Pek çok e-ticaret sitesinin mobil altyapısını kurduk. Burada iki yıl önce büyük bir boşluk gördük. Dünyada ve Türkiye’de büyük şirketlerin tamamı mobilin önemini biliyor ve ciddi bir kanal oluşturuyor. Ancak mobile geçerken büyük şirketlerin de KOBİ’lerin de mobil dönüşümünün neredeyse aynı maliyet düzeyinde olduğunu gördük. KOBİ’lerin teknolojik geçişi yapamamalarında bu durumun en önemli nedenlerden biri olduğunu fark ettik. Bunun için bir çözüm, bir platform yarattık. Burada KOBİ’ler çok kolay bir şekilde mobil platforma geçebiliyorlar. Fakat biz çözüm ürettiğimizi düşünürken, KOBİ’lere gittiğimizde, gündemlerinde mobilin hiç olmadığını, mobilin etkisinin ve onlara sağlayacağı faydalardan veya bu pazarın büyüklüğünden haberleri olmadığmı gördük.”



“DÜNYADA TABLO FARKLI”

Bu değerlendirmeler tam olarak ‘saha’daki gözlemlerden oluşuyor. O yüzden gerçek durumu yansıtması açısından çok önemli. Dünyadaki durum ise çok farklı. Dökmecioğlu’nun gözlemlerinden aktaralım: “Biz KOBÎ’ler için yaptığımız platformu globale açtığımız zaman, globalde KOBİ’lerin konuya ne kadar hakim olduklarını gördük. Aradaki fark gerçekten önemli. Türkiye’de en büyük sıkıntılardan biri KOBİ’lerin mobilden ne elde edebileceklerini, pazarlama anlamında nereye gideceklerini bilmiyor olmaları.”

Gerçekten önemli tespitler, bunu aşmanın yolunu bulmamız gerekiyor. Konuyu, Türkiye İhracatçılar Meclisinden Ekonomi Bakanlığı’na kadar ilgili tüm kurumlarm gündemine alması gerekiyor. Belki de bu konuda KOBİ’lere özel bir platform oluşturmak gerekiyor.

“TÜM SİSTEME BAKILMALI”

Konuyu bütün bir sistem açısından değerlendirmek gerekiyor. Ekosistemin tamamını düşünürsek pek çok noktada geliştirilmesi gereken unsurlar var. Rudi Dökmecioğlu şöyle diyor: “POS makinesi ve yazar kasalar da aslında masaüstü bilgisayarlar kadar gereksiz. Bu dönüşüm gerçekleşse kasa önündeki kuyruklar bitecek. Herkes telefonunu bir POS cihazı gibi kullanabilir. Bugün geldiğimiz nokta bunu destekliyor. KOBİ’ler de bu fırsatları görebilir. Türkiye’de altyapıda yaşadığımız yapısal sıkıntılar yazar kasa sistemlerinde de mevcut. E-ticarette altyapısal sorunlar var. Yazar kasa üreticisi ve tedarikçisi pek çok şirket var. Pek çok da yazılımcı var. Dolayısıyla ticaret altyapıları gibi, buralarda da altyapıların standart hale dönüşmesi gerekiyor. Stok yönetimi, satış istatistikleri ve datalarm tutulabilmesi için bu kasaların altyapı sistemlerinin değişmesi gerekiyor. Bunların ticaretin dönüşümünde önemli altyapı sorumlarımız olduğunu düşünüyorum.”






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir