Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

Kapasite kullanımı ve reel güven arttı

Tüketici güvenindeki artış sürüyor

TÜRKİYE Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 25 Nisan’da gerçekleştirilen Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 24 düzeyinde sabit tuttu. PPK metninde “enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar sıkı parasal duruşun korunmasına karar verildiği” ifadelerini koruyan TCMB, buna karşın önceki metinlerde yer alan “ihtiyaç duyulması halinde ilave parasal sıkılaştır-ma yapılabilir” söylemini metinden çıkardı. TCMB, karar metninde “parasal duruş enflasyonu hedeflenen patika ile uyumlu seviyelerde tutacak şekilde belirlenecektir” ifadesine yer verdi. Son dönemde açıklanan verilerin ekonomideki dengelenme eğiliminin devam ettiğini gösterdiğini vurgulayan TCMB, dış talebin nispeten gücünü korurken finansal koşullardaki sıkılığın da etkisiyle iktisadi faaliyetin yavaş bir seyir izlediğini, cari dengede iyileşme eğiliminin sürmesinin beklendiğini kaydetti. İç talep gelişmelerine bağlı olarak enflasyon göstergelerinde bir miktar iyileşme gözlendiğine işaret eden TCMB, gıda fiyatları vc ithal girdi maliyetlerindeki artışlar ile enflasyon beklentilerindeki yüksek seyrin fiyat istikrarına yönelik risklerin devam ettiğini gösterdiğine işaret etti.

YILIN İKİNCİ YARISINA KALDI

Fiyat istikrarına yönelik risklerin devam ettiğine işaret eden ekonomistler, TCMB’nin Ilaziran’da faiz indirimine gitme ihtimalinin azaldığı, indirimlerin yılın ikinci yarısından itibaren başlayacağı öngörülerini korudu. Ekonomistler, TCMB’nin 30 Nisan’da açıklayacağı yılın ikinci enflasyon raporu ve yılsonu enflasyon B tahminleri ile 3 Mayıs’ta açıklanacak Nisan ayı enflasyonunun faiz patikasına ݧ dair fikir vereceğinin altını çizdi.

Yurtiçinde geçen hafta açıklanan öncü i verilerden biri imalat sanayi kapasite kullanım oram oldu. Büyümenin öncü göstergelerinden kabul edilen İmalat sanayi kapasite kullanım oranındaki artış Nisan’da da devam etti. TCMB’nin, imalat sanayinde faaliyet gösteren bin 745 işyeri tarafından îktisadi Yönelim Anketi’ne verilen yanıtların toplulaştı-rılarak değerlendirilmesiyle elde edilen imalat sanayi kapasite kullanımı oranı verilerine göre, kapasite kullanım oranı Nisan’da bir önceki aya göre 0.7 puan artarak yüzde 75’e yükseldi. 2019 Nisan’da kapasite kullanımı oranı bir önceki aya göre ara mallarında 1.2 puan artışla yüzde 74.7, yatırım mallarında 0.7 puan artışla yüzde 74.2, dayanıklı tüketim mallarında 0.8 puan artışla 71.4, dayanıksız tüketim mallarında 0.2 puan artışla 74, tüketim mallarında 0.3 puan artışla 73.6, gıda ve içeceklerde 0.7 puan artışla yüzde 71.9 oldu. Nisan’da mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı ise bir önceki aya göre 0.3 puan artarak yüzde 75 değerini aldı.

ARA MALLARINDA YATIRIM BEKLENTİSİ

TCMB’nin imalat sanayinde faaliyet gösteren bin 753 işyerinin yanıtları toplulaştı-rılarak değerlendirdiği 2019 bahar dönemi anketi sonuçlarına göre; 2019’daki yatırım harcamalarının bir önceki yıla göre cari artış oranının yüzde 30.8 ile 2018 yılı güz döneminde öngörülenden daha yüksek gerçekleştiği gözlendi. 2019 bahar döneminde, brüt yatırım harcamalarındaki gelişmeler mal grupları bazında değerlendirildiğinde, 2018’de yüzde 62 ile en yüksek yatırım harcaması artışının yatırım malları üreten işyerlerinde olduğu görüldü. 2019 içinse, yüzde 39.5 ile en yüksek yatırım harcaması artışının ara mallar üreten işyerlerinde öngörüldüğü gözlendi. 2019 bahar döneminde, 2018’de yapılan brüt yatırım harcamalarının bir önceki yıla göre cari artış oranı, 2018 güz döneminde öngörülenden daha yüksek gerçekleşerek yüzde 42.6 oldu.

REEL KESİMİN GÜVENİ YÜKSELİŞTE

Reel kesim güven endeksi (RKGE), Nisan’da da yükseliş eğilimini sürdürdü. TCMB’nin 2019 Nisan ayı İktisadi Yönelim Anketi sonuçlarının ağırlıklandırılıp toplulaştırmasıyla elde edilen RKGE. Nisan’da bir önceki aya göre 3.4 puan artışla 105.5’e yükseldi. Son üç aydaki toplam sipariş miktarı, gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarı, mevcut toplam sipariş miktarı, gelecek üç aydaki üretim hacmi ve mevcut mamul mal stokuna ilişkin değerlendirmeler endeksi artış yönünde etkilerken, genel gidişat, gelecek üç aydaki toplam istihdam miktarı ve sabit sermaye yatırım harcamasına ilişkin „ ^değerlendirmeler endekse azalış yönünde yansıdı. Nisan ayında, mevsimsellikten arındırılmış reel kesim güven endeksi bir önceki aya göre 0.7 puan artarak 100 puan seviyesinde gerçekleşti.




Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Twitter hesabından yaptığı bir paylaşımda dengelenme sürecinin sanayide ve reel kesim güvenindeki pozitif yansımalarının devanı ettiğini belirterek, sanayi üretiminde, imalat sanayi kapasite kullanım oranlarında ve reel kesim güveninde, özellikle yapısal dönüşüm adımlarını hayata geçirdikçe çok daha hızlı yükseliş yakalanacağını ifade etti.

TÜKETİCİ GÜVENİ ARTTI

Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) ve TCMB işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, Nisan’da bir önceki aya göre yüzde 6.9 oranında artarak 63.5 düzeyinde gerçekleşti. Döıt ayın ardından 60 bandını aşan endeks Ocak’ta 58.2, Şubat’ta 57.8, Mart’ta 59.4 düzeyinde gerçekleşmişti. Bu arada TÜIK tarafından geçen hafta sektörel güven endeksi ile ekonomik güven endeksi verileri de açıklandı. Sektörel güven endekslerine göre Nisan’da bir önceki aya göre mevsim etkilerinden arındırılmış hizmet sektörü güven endeksi yüzde 1.9 artarak 83.1 düzeyinde gerçekleşti. Nisan’da perakende ticaret sektörü güven endeksi bir önceki aya göre yüzde 0.1 azalarak 90.6, inşaat sektörü güven endeksi yüzde 0.3 oranında azalarak 53.9 değerini aldı.

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi öğretim Üyesi Prof. Dr. Necat Coşkun, hizmet sektörü güven endeksinin düşük hızlı yükselme trendini sürdürdüğünü, ancak hala referans değerin çok altında olduğunu söyledi. Perakende ticaret sektörünün mevcut durum için olumsuz düşünceye sahipken gelecek için hafif bir iyimserlik gösterdiğine dikkat çeken Coşkun, “İnşaat sektöründe negatif yönlü eğilim korunuyor. İnşaat sektöründe temel sorun talep yetersizliği ve finansman sorunları olarak görülüyor. Yakın gelecek için her ikisinde iyileşme yaratacak bir beklenti görülmüyor. Tüketici güven endeksi Şubat ayından itibaren yükseliş göstermekle birlikte, mevcut duruma ilişkin değerlendirmeler olumsuzluk içerirken geleceğe dönük az da olsa iyimser beklenti var. Ekonominin bugününe ilişkin güvensizlik devam ediyor. Geleceğe yönelik iyimserlik sınırlı olup, diğer öncü göstergelerle birlikte değerlendirildiğinde mevcut olan durgunluktan çıkışın uzun süreceği bekleniyor” dedi.

Beykent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Ferman ise, öncü göstergelerin kötüye gidişe ket vurulduğuna, iyiye gidişin başladığına işaret ettiği görüşünde. Bunun istikrar ve sürdürülebilirlik kazanabilmesi için daha uzun ve sağlam bir trende ihtiyaç olduğunu dile getiren Ferman, yılın ikinci çeyreğinde ekonomik büyümenin pozitif olacağı öngörüsünde bulundu.

YD-ÜFE AYLIK YÜZDE 3.44 ARTTI

Ülke sınırları içinde üretimi yapılarak yurtdışına ihraç edilen malların üretici fiyatlarındaki değişimi ölçen yurtdışı üretici fiyat endeksi (YD-ÜFE), 2019 Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 3.44, geçen yılın aynı ayma göre yüzde 32.24 artış gösterdi. TÜİK verilerine göre sanayinin iki sektörünün bir önceki aya göre değişimleri; madencilik ve taşocakçılığı sektöründe yüzde 5.24, imalat sanayi sektöründe ise yüzde 3.40 artış olarak gerçekleşti. Bir önceki aya göre en fazla artış; yüzde 11.34 ile kok ve rafine petrol ürünleri, yüzde 6.89 ile metal cevherleri, yüzde 4.63 ile bilgisayarlar ile elektronik ve optik ürünler sektöründe gerçekleşti.

“Öngörülebilirliğin artmasına ihtiyaç var”

TCMB karar metninde ihtiyaç halinde ek sıkılaşma yapılacağına yönelik ifadenin yer almaması piyasaları kurdaki yükseliş sürer ve enflasyonu yeniden yukarı yönde tetikleyecek olursa Merkez Bankası hamle yapmakta gecikebilir kaygısına itti ve karar sonrası TL yüzde 1 kadar ilave değer kaybı yaşadı. Bu hareket ile Nisan ayında döviz sepetinin kaydettiği yükseliş yüzde 7’ye yaklaştı. Daha önemli ve tedirgin edici bir gelişme Türkiye’nin artan risk priminde yaşanıyor. Bundan birkaç yıl öncesine kadar benzer maliyetler ile borçlarımızı çevirdiğimiz Güney Afrika, Brezilya gibi ülkelerden gerek devletimiz gerek özel kurumlanınız görece 250 baz puan [dolar bazında] yüksek faiz ödeyerek borçlarını çevirmek zorunda kalıyorlar. Kurdaki yükselişe CDS mi neden oluyor yoksa kur artışı mı CDS oranlarını yukarı taşıyor tartışması popülarite kazandıysa da her iki cephe aynı havuzdan besleniyor ve lokal sis bulutu finansal piyasalarda yüksek tansiyona neden oluyor. Ekonominin 2019 sonunda büyüme patikasına geri dönebilmesi ve finansal cephede tansiyonun düşmesi için öncelikle bu sis bulutunun dağılmasına ve öngörülebilirliğin artmasına ihtiyaç var.

HÜLYA GENÇ SERTKAYA


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu