Anasayfa / Haberler / İlerleme Raporu nasıl ilerleme sağlar?

İlerleme Raporu nasıl ilerleme sağlar?



AB’nin 2014 İlerleme Raporu ’nda yazılanların kağıt üzerinde kalmaması için Türkiye’nin tam üyeliğine ilişkin yol haritasının bir an önce net bir şekilde açıklanması gerekiyor…

ilerleme raporuAVRUPA Komisyonunun 2014 yılı Türkiye İlerleme Raporu, 8 Ekim 2014 tarihinde açıklandı. Bilindiği gibi Komisyon İlerleme Raporları, AB Genişleme Pplitikası’nm en temel araçlarından. Bu, 1998 yılından bu yana yayımlanan 17’nci İlerleme Raporu ve 2009 yılından bu yana görev yapan ikinci Barroso Komisyonu ve Komisyonun Genişleme ve Komşuluk Politikasından Sorumlu Üyesi Stefan Fiile yönetiminde hazırlanan son rapor. Bilindiği gibi, Kasım ayı itibarıyla görevi Jean-Claude Juncker Komisyonu devralacak ve Komisyonun Komşuluk ve Genişleme Müzakerelerinden Sorumlu Üyesi de Johannes Hahn olacak.

DEĞERLENDİRMELER VE UYARILAR

2014 yılı Türkiye İlerleme Raporu’nda, Türkiye’nin AB katılım sürecine ilişkin olarak, Bölgesel Politikalar ve Yapısal Araçların Koordinasyonu faslının açılması; Geri Kabul Anlaşmasının imzalanması ve vize muafiyet sürecinin başlatılması; Pozitif Gündem kapsamında işbirliğinin devam ettirilmesi; Gümrük Birliğine ilişkin Dünya Bankası raporunun açıklanması gibi olumlu gelişmelere dikkat çekiliyor.

Raporda, siyasi kriterler çerçevesinde, özellikle yargının bağımsızlığı, tarafsızlığı ve etkinliği, güçler ayrılığı, hukuk devleti ilkeleri, siyasi kutuplaşmanın artması, yolsuzlukla mücadele, milletvekili dokunulmazlığı, düşünce ve ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, toplanma ve gösteri özgürlüğü gibi konularda, Türkiye’ye önemli eleştiriler yöneltilmekte. Bu konularda bir türlü ilerleme kaydedilemiyor. Bu eleştiri ne yazık ki son raporların hepsinde var.

Bu konularda Avrupa standartlarının dikkate alınmasının, Türkiye’de yüksek nitelikli ve insan hakları ve temel özgürlüklere saygılı bir demokratik yapının pekişmesi açısından önem taşıdığı ifade edilmekte.

EKONOMİK PERFORMANSA ÖVGÜ VAR



Ekonomik Ölçütler çerçevesinde, Türkiye’deki büyüme performansı ve şoklara dayanıklılık takdir edilmekle birlikte, yüksek cari açık, görece yüksek enflasyon ve yurtdışı sermaye akışına bağımlı ekonominin, makroekonomik istikrarı tehdit eden unsurlar olduğuna dikkat çekiliyor.

İlerleme Raporunda da açıkça görüldüğü üzere, AB’nin eleştirdiği en önemli konuların başında gelen yargı sistemi, ifade özgürlüğü ve göç gibi alanları içeren 23’üncü ve 24’üncü fasıllar, siyasi blokajlar sebebiyle kapalı. Siyasi blokajların kaldırılması suretiyle bu fasılların açılması ve geçici olarak kapatılması, eleştirilerin yoğunlaştığı bu alanlarda gerçek ilerlemeye imkân sağlayacaktır diye düşünüyorum.

Bu çerçeveden bakıldığında Komisyon İlerleme Raporları, her iki tarafa da somut ve görünür çıktılar sunmuyor. Yıllık raporlar kısa vadeli yol haritaları öngörüyor.

Diğer yandan İtalya’nın AB Dönem Başkanlığı sırasında, bir veya iki fasıl açılacak olsa dahi, hiçbir fasıl geçici olarak kapatılamamakta. Bu durum da katılım müzakerelerinin Türkiye’de 1 vatandaşın yaşamına olumlu ilerlemelerin yansımasına engel oluyor.

TAM ÜYELİK HEDEFİ KONULMALI

Bunun yanında, AB’nin Suriye’den Ukrayna’ya, Irak’tan Mısır’a kadar istikrarsızlığın ve çatışmaların kol gezdiği geniş coğrafyamızda istikrarını koruyan ve demokrasi ve hukuk devleti ilkelerini yerleştirmeyi hedefleyen Türkiye’yi, kendi sistemine tam üye olarak entegre edebilmesi AB açısından zorunlu olduğu gibi, dünya barışı açısından da önemli bir kazanım olacaktır. Aksi takdirde, görüşme süreci sadece kağıt üzerinde kalacak, Komisyon yeni İlerleme Raporları hazırlayacak; bunlar ise somut olarak ilerleme ve Türkiye’nin AB ile bütünleşmesine önayak olamayacaktır. Genişleme ve Komşuluk Politikasından Sorumlu Komisyon Üyesi Stefan Füle’nin 2014 genişleme stratejisi ve aday ülke ilerleme raporlarını sunduğu Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komisyonu toplantısında belirttiği şekilde, katılım müzakerelerinin Türkiye ile ilişkilerin motoru olabilmesi için de Türkiye’nin tam üyelik hedefinin açık ve net bir şekilde ortaya koyulması gereğini de vurgulamak gerekiyor. Bu nedenle de AB ölçütlerini de çekincesizce almak ve uyarlamak gerekiyor.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir