Salı , Ekim 17 2017
Anasayfa / Girişimcilik / Gurme Yemek İsteyenler İçin Gurmebüs

Gurme Yemek İsteyenler İçin Gurmebüs



Yemek yemeyi ve keşfetmeyi sevenlerin yeni hobisi günübirlik gurme turları. İstanbul’un sokaklarında lezzet avına çıkanların çoğunu beyaz yakalılar oluşturuyor. İşi layıkıyla yapan firmalara yoğun ilgi var.

YEMEK sadece “yemek” değildir. Bu cümleyi düstur edinmiş pek çok kişi son dönemlerde İstanbul sokaklarını arşınlıyor. Amaç, yemek yemenin karın doyurmaktan ibaret bir aktivite olmadığını göstermek. Kendini yeni lezzetler bulmaya, araştırmaya, tatmaya adamış insanlar bunu deneyimlemekle kalmıyor, hobilerini iş haline de getiriyor.

Yemek yazarı ve Harbiyiyorum.com sitesinin sahibi Salih Seçkin Sevinç bunlardan biri. Sitesinde gezip gördüğü ve gezerken denediği lezzetleri paylaşan Sevinç, gördüğü ilgi üzerine bu bilgisini başkalarıyla da paylaşmak istemiş. İstanbul gurme turları da böyle ortaya çıkmış, ilk olarak Balat-Fener hattına odaklanan turlara ilgi büyük. Bir, iki üç derken peşi gelmiş. Balat-Fener, Sevinç’in çok iyi bildiği ve sokak lezzetlerine hakim olduğu bir bölge. Çok renkli ve fotojenik bir semt olduğu için de ilk rotaları buralar olmuş. Hobi olarak yaptığı bir şeyin gurme turlarına dönüş hikayesini ise şöyle anlatıyor Sevinç:

“Harbiyiyorum.com bugün yedinci yılında olan bir site. Dolayısıyla çok yer gezdik, yazdık ve tanıttık. Kemik bir takipçi kitlemiz var. Arkadaşlarımızdan, eş dosttan ve takipçilerimizden sürekli talep geliyordu. ‘Hep en iyi yerlerde yiyip içiyorsun. Bizi de buralara götürsene, gezelim, yiyelim’ diye..” Sevinç, arkadaşlarından gelen taleplerin turlar konusunda ilk motivasyonunu oluştururken ikinci motivasyonunun da sokak lezzetlerini öne çıkarmak ve bu alt kültürün her semt için ayrıştırıcı özelliklerinin sofralarda birleştirici gücünü insanlara göstermek olduğunu ifade ediyor.

gurme yemek

GURMEBÜS İSTANBUL YOLLARINDA

İstanbul’un Hıdrellez Şenliklerindeki adresi Ahırkapı’dır. Ahırkapı’nın daracık sokaklarından taşan insan selini ve müzik dolu ortamı bilen bilir. Bir de o mahalle ve şenliklerle özdeşleşmiş Armada Otel vardır ki, önünde duran nostaljik otobüsü görenler kolay unutamaz. Mavi ve pembenin en şeker tonlarına sahip 1957 model Mercedes otobüsten bahsetmemizin sebebi ise bu otobüsle yapılan gurme turları. Gurmebüs olarak İstanbul trafiğindeki yolculuğuna devam eden otobüs İstanbul kazan o kepçe lezzet peşinde dolaşıyor.

Gurmebüs projesi, kendini “sonradan gurmeler” olarak adlandıran bir grup genç insanm yaptığı amatör gezilere dayanıyor. Yedi kişiden oluşan ekibin içinde ekonomist de var, İK uzmanı da. Ancak onların aklı İstanbul’un kıyısında köşesinde saklı kalmış lezzetlerde. Bu grubun Armada Otel’in otobüsü ile tanışması ortaya Gurmebüs projesini çıkarmış. Bu karşılaşmayı “Otelin garajında keyif çatan pembe-mavi 1957 model Mercedes otobüse görür görmez aşık olduk” diye anlatan Kurucu Üye Ayçan Öz, başlarda tabana kuvvet yaptıkları tadımlık turları otobüs ile yapmaya başladıklarını anlatıyor. Gurmebüs’ün bir dernek ya da şirket statüsünde olmadığını, gönüllü bir proje olduğunu belirten Öz, otobüsün turlarda kullanılması konusunda destek veren ve aynı zamanda otobüsün de sahibi olan Armada Otel’in proje ortağı olduğunu ifade ediyor.

İŞ TEMPOSUNA GÖRE DEĞİŞİYOR

Harbiyiyorum turlarının ortağı ise Gezimanya. Profesyonel bir rehber eşliğinde Gezimanya’yla birlikte bu turları düzenlediklerini belirten Salih Seçkin Sevinç, turların yapılma sıklığının iş temposuna göre değiştiğini belirtiyor. Ayda bir ya da maksimum iki tur düzenlediğini kaydeden Sevinç, tur esnasında uğranılan durakların nasıl belirlendiği sorusuna ise, “Yıllar içerisinde benim şahsi filtremden geçirdiğim yerler” diye cevap veriyor. Kriterleri olarak da şunları sıralıyor:

“Öncelikle spesifik bir yerde spesifik bir lezzetin öne çıkması ve genel teamülle baskın gelmesi, mekan sahibinin ya da işletmecinin melekesi yani esnaflığı, mekanın sürdürülebilirliği ve tarihi…”

KİŞİ SINIRLAMASI VAR

Bu turların katılımcılarının çoğunluğunun beyaz yakalılardan oluşması bir tesadüf değil elbette. Çoğunlukla uzun mesai saatleri arasında kaybolan beyaz yakalıların vakti şehri keşfetmek için oldukça kısıtlı. Bu nedenle lezzet peşine düşüp maceraya atılmaktansa işin ustasının yolundan gitmek ve onların deneyimlerinden yararlanmak daha cazip çoğu için. Aynı zamanda bu turlar sosyalleşmek de demek. Fiyatlara gelince; 150 TL’ye de tur var 250 TL’ye de… Yani her cebe ve mideye hitap eden seçenekler var bu turlardı.

Henüz birkaç tur düzenlediklerini kaydeden Salih Seçkin Sevinç şimdiye kadar turlara 40-50 kişi katıldığını söylüyor. Her turda kişi sınırlaması olduğunu belirtmek gerek. Kişi sınırlaması önemli, çünkü gidilen mekanların çoğu küçük esnaf lokantaları. Bazılarının masa sayısının 4-5 olduğunu belirten Sevinç, “Yani bir grup insan yerken diğerleri ayakta bekliyor. Ayrıca ben herkese tek tek temas etmek ve yediğimiz yemeklerin tarihi ve kültürü hakkında konuşmak istiyorum. Bu yüzden 15 ideal bir rakam. Daha sağlıklı bir diyalog oluyor” diye anlatıyor kişi sınırlamasının arkasında yatan gerekçeleri.

ÇOĞU BEYAZ YAKALI

Gurmebüs turlarının kişi sınırlaması ise otobüsün kapasitesi ile doğru orantılı. Başta Balat ve Fatih olmak üzere hali hazırda sekiz rotada tur düzenlediklerini anlatan Ayçan Öz de tura katılanların çoğunun beyaz yakalılar olduğunun altını çiziyor. Bu nedenle “Hafta içi minibüs, metrobüs; hafta sonu Gurmebüs!” sloganı ile hareket ettiklerini dile getiren Öz, beyaz yakalıların yanı sıra farklı yaş ve çevrelerden de katılım olduğunu vurguluyor. Örneğin, Anneler Gününde sadece annelere Kadıköy turu yaptırılırken, gezgin yazar Buket Uzuner ile özel bir gezi düzenlenmiş. Projenin oldukça dinamik ve gelişmeye açık olduğunu ifade eden Öz, gelen talepler üzerine İstanbul dışma da çıkmaya başladıklarını anlatıyor: “Ankara, İzmir, Gaziantep ve Hatay’da tur yapıyoruz. Turlarımızı gelen talepler üzerine bazen gruplara yönelik bazen de bireysel katılımlı olarak düzenliyoruz.”



Hem Sevinç’in hem de Öz’ün vurguladığı gibi bu gurme turların amacı yemek olsa da sosyalleşmek ve şehri keşfetmek için de birebir. Bu nedenle de bu turlara olan talep her geçen gün artarken özel turlarına her gün yenileri ekleniyor. Ayçan Öz artan talebi, “Binaların içine kapanmaya başladıkça kökenimize ve otantikliğe olan bağlanma ihtiyacımız artıyor. Beyaz yakalı bunu keşfetti ve değer vermeye başladı. Artık sadece karnını doyurmak yerine hikayesini dinleyip, lezzete anlam ve tarih katmak istiyor” olarak açıklıyor.

ROTALAR GİZLİ DEĞİL

Rotalarını internette yayınladıklarını dolayısıyla gizli olmadığını belirten Öz, dileyenin tek başına da bu turlara çıkabileceğini ifade ediyor. Ancak bir topluluğa ait olarak beraber keşfetme deneyimi yaşama ve yeni insanlarla tanışma isteği ağır basıyor olmalı ki turlara olan ilgi az değil. Sevinç de “insanlar tek başlarına da gezip bu lokantaları bulabilirler ama yemek yalnız yenilen bir şey değildir” diye ekleme yapıyor.

LEZZET DURAKLARI KİTAPLAŞIYOR

Yabancı turistlerden de ilgi gördüklerini anlatan Ayçan Öz, “Gurmebüs’ün lezzetli yolculuğu, ilerleyen dönemde hem rota hem de katılımcı anlamında zenginleşecek gibi görünüyor. Yakında semt semt lezzet noktalarının olduğu bir kitap çıkartıyoruz” diye haber veriyor.

Sevinç de benzer bir kitap hazırlığı içinde olduğunu belirterek “Bu yıl bir aksilik olmaz ise İstanbul’da yürüme ile gidilebilecek bütün lezzet rotalarını açacağım. Sonrasında elimden geldiğince Türkiye üzerinde bildiğim rotalar üzerine çalışacağım. Bir de bütün bu gerçekleştirmeyi düşündüğümüz turlarda uğradığımız mekanların kitabı çıktı. Mart ayından itibaren Harbi Yiyorum başlığı altında tüm kitapçılarda.”

Şenay SAVUT / FEST Travel Ad,m Ad,m İstanbul Gezileri Operasyon Sorumlusu
“Orta sınıfın ilgisi yoğun”

İstanbul özelinde yapılan gurme program’anmız, üç başlık altında topluyoruz: Ilkı, “Cadde-ı Kebir de Lezzet Durakları” diğeri “Eski İstanbul Kahvehaneleri ve Kıraathaneleri” uçuncu gezimiz ise “Dünden Bugüne Samatya B Samatya’da Yeme içme Kültürü”. Cadde-ı Kebir, nam-ı diğer İstiklal Caddesi gezisinde, varlığını halen sürdüren restoran ve pastanelerin tarihine ve onlara has lezzetlere yoğunlaşıyoruz. Kahvehaneler gezimizde geçmişten günümüze uzanan kahve kültürüne odaklanıyor, özel tadımlar eşliğinde hem kahvenin İstanbul’daki öyküsünü hem de kıraathane kültürünün detaylarını paylaşıyoruz. Samaty gezimizde ise semtin kadim sokaklarının dokusunu keşfederken bir yandan da semtin geçmişten bugune en önemli geçim kaynağı olan balıkçılık bağlamında iezz duraklarına uğruyoruz. Bu üç özel gezimiz dışında, İstanbul’u keşfettiğimiz diğer gezilerimizde güzergâhlara has lezzetlerin tadımına muhakkaK yer veriyoruz. Gezgin profilimiz orta, ust orta kesim ile orta yaş ve üzeri. Ancak son zamanlarda 25-35 yaş arası kitle de bu programlara büyük ilgi gösteriyor. Birçok gezgin, güzergâhları ismen bilse de mekanları çoğunlukla bilmediğinden yeni yerler keşfetmek, yeni tatların farkına varmak için gezilerimize rağbet gösteriyor. İnanıyoruz kı İstanbul’un çok kültürlü yapısının İstanbul mutfağındaki zenginliğinde önemi büyük. Bir gurme eşliğinde gezmek, var olan tatların hangi aşamalardan geçerek soframıza ulaştığı, üretimi, malzemelerinin menşei gibi farklı merakları gideriyor. Ana yemekler, atıştırmalıklar, mezeler, içecekler mutfağımızda nasıl bir öneme sahip diye gurme rehberlerden dinliyorlar.

Murat NAĞIŞ/Aktüel Arkeoloji Dergisi Yaz. işleri Müdürü
Yediğiniz fasulyenin hikayesi var

Lezzet turları ayda bir kez talebe göre iki kez yapılıyor. Güzergah, belirleyen sadece lezzet-dağıl lezzetin arkasında tarihsel bir doku olması da önemli. B yemeğin mekan ile ilişkisi, tarihsel geçmişi ve zamana karşı direnmesi ona lezzet katıyor.

Örneğin, Süleymaniye Camii etrafındaki tarihi fasulye, lezzet durağının önemli bir noktası. Fasulyecilerin mekanla, tarihle ve İstanbul’un sosyolojisi ile bağımsız o ması düşünülemez. Burada yediğiniz fasulyenin bir hikayesinin olması burayı lezzet durağı haline getiriyor. Turun temel amaçlarından bir tanesi İstanbul’da yaşayan insanların özellikle belli bir ekonomik ve kültürel doygunluga ulaşmış olanların yaşadıkları kentle ilişkilerini güçlendirmek ve kenti tanımalarını sağlamak. Genel olarak baktığınız zaman İstanbul’un merkezi olabilecek alanlar günlük vasamın oldukça dışında kalmış durumda. Kentli bu alanlara ancak özel bir ilgi duyarsa ziyaret ediyor.

Aksi takdirde kentli ile kentin merkezi birbirinden oldukça kopuk. Yaptığımız turlarl güzergahı ise eski kentin ya da kentin merkezi içinde yer alıyor olması. Tura katılan insanların beklentisi, içinde yaşadıkları kenti tanımak. İstanbul’da henüz yeterli ve beli, bir niteliğe ulaşmış gurme ya da sokak ‘ezzetlerı turunun çok fazla olduğu söylenemez, Aktüel Arkeoloji Travel’in Şerif Yenen ile birlikte yaptığı tur ise oldukça spesifik bir tur. Bun yakında yeni turların da ekleneceğim biliyoruz çunku İstanbul dünyanın en kozmopolit kentlerinden bin ve bu zenginliği kentin keşfedilmemiş en önemli potansiyeli.

Ferzan KIRHAN / Gezgindamaklar ve FHS Turizm Şirketi Sahibi
Tek başına gezmek keyifli değil

Kültürü, tarihi, yemeyi, gezmeyi seven herkes programlarımıza ilgi duyuyor. Katılımcı profilini genel olarak orta yaş ye üstü çalışan kesim olarak tarif edebiliriz. İstanbul gurme turlarımıza 2015 yılında yaklaşık 200 kişi katılırken, kuruluşumuzdan bu yana genel gurme turlarımıza 2 binin üzerinde katılım oldu. Bir gün süren İstanbul gezilerinde bazı turlarda gurme, bazı turlarda ise tarih ve seyahat yazarlarımız oluyor. Onların anlatımıyla farklılıkları yakalıyor, gezginler ve keşfetme, öğrenme arzularını gerçekleştiriyorlar. Bu turlara artan bir ilgi var. Her şeyden önce medya dünyasında yaşıyoruz. Televizyon programları, kültür, gezi, mutfak yarışmaları gibi haberler, gezgin lezzet avcılarının iştahını kabartıyor. Özellikle farkh tadımlar, unutulmaya yüz tutmuş lezzetlerin keşfi, nasıl pişirildiklerini öğrenmek kimi için güzel bir hobi, kimisi içinse profesyonelce bir deneyim anlamına geliyor.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir