Pazartesi , Kasım 20 2017
Anasayfa / Haberler / Güneş enerjisi yatırımları orta boy işletmelere indi

Güneş enerjisi yatırımları orta boy işletmelere indi



Bugüne kadar büyük ölçekli kuruluşlar kendileri için güneş enerjisi santralleri kuruyordu. Şimdilerde ölçek orta boy işletmelere indi. Çıkarılması beklenen yeni mevzuatla sektör daha da hareketlenecek.

TÜM dünyada en popüler yenilenebilir enerji kaynağı güneş enerjisi yatırımlarına yönelik talep arttıkça kurulumlar da hızla devam ediyor. Enerjiyi yoğun olarak kullanan cam ve çimento fabrikaları halihazırda alternatif enerji kaynaklarından mümkün olan her türlü koşulda yararlanmaya çalışıyorlar. Amaç tabii ki enerji maliyetlerini düşürmek. Sektör yetkililerinden öğrendiğimize göre, orta boy işletmelerin (OBİ) bir kısmı da güneş enerjisi teknolojisinden enerji maliyetlerinden kaçınmak için yararlanıyor.

Güneş enerjisi sektöründeki herkes bugünlerde çıkması planlanan mevzuatı bekliyor. Sektörde kimle konuşsak mevzuatın yeni yatırımların önünü açacağını hızlandıracağım ve yatırımcıların bu alana gireceklerini söylüyor. Yeni mevzuatla birlikte 10 kW altı güneş enerjisi yatırımları için prosedürler büyük ölçüde azalacak.

Yeni çıkarılması beklenen yasal mevzuat ile her tüm işletmelerin güneş enerjisi teknolojisini kullanmalarının daha da kolaylaşacağı görünüyor.

Diğer yandan 2018 itibariyle iletim bedellerinde beklenen zam panel piyasasını hareketlendirmiş durumda. Panel üreticileri kasım ve aralık ayını tam kapasite çalışarak geçiriyor. Birçok panel firmasına bu yoğunluk nedeniyle ulaşamazken, ulaştıklarımız panel üretiminde patlama olduğunu, ellerinde hazır projesi olanların 2018 gelmeden projelerini devreye sokmak için panel siparişi verdiklerini belirtiyor.

Dünyada güneş enerjisi santrallerinin kurulu gücü 370 bin megavat. Geçen yıl 70 bin megavatın üzerinde yatırım yapıldı. Türkiye ise güneş enerjisi yatırımlarında henüz yolun başında. Türkiye’de şu anda kurulu güneş enerjisi gücü 1.6 bin megavat. Geçtiğimiz günlerde yapılan YEKA ihalelerindeki projeler tamamlandığında bu rakam 2 bin 500 megavata çıkacak.

10 KW ALTI KURULUMA DÜZENLEME

Aylardır çıkması beklenen lisansız elektrik üretiminde 10 kW altı başvuru prosedürlerinin kolaylaştırılması için hazırlanan taslak yıl sonuna kadar yasalaşmayı bekliyor. Baymak CEO’su Ender Çolak, 5 megavatlık bir kurulum için de, çatı üzerindeki 5 kW’lık kurulum için de izin süreçlerinde aynı prosedürlerin izlendiğini, güneş yatırımları için yüzlerce başvuru yapılması gerektiğini belirtiyor. Çolak, “İnsanların evine de, fabrikasının üzerine de panelleri kurup, gerektiğinde elektrik de satması için prosedürlerin kolaylaştırılması gerekiyor.

Tüm izin süreçlerinin çok basitleştirilmesi lazım. Vatandaş bu kadar uğraşamaz” diyor. Halen taslak aşamasında olan ve çıkarılması beklenen mevzuat “sayesinde 10 kW altı yatırımlar için prosedürlerin kolaylaşması bekleniyor.

Bugün Türkiye’de elektrik enerjisinin yalnızca yüzde 3’ü güneşten elde edilirken, yüzde 9’u rüzgar ve yüzde 30’u hidroelektrik santrallerinden sağlanıyor. “Yenilenebilir enerjide daha gidilecek çok yolumuz var” diyen Çolak, sözlerine şöyle devam ediyor:

“Temmuz ayında hazırlanan ve 2017 bitmeden yasalaşması planlanan, güneş enerjisiyle ilgili bir taslak var. Mevcut durumda güneş enerjisinde 1 megavatın altı lisansız olarak tanımlanıyor. Artık 10 kVV’ın altı ayrı bir tanım olacak. 10 kW altı kurulumlar için süreç daha basitleştirilecek. Dosya üç klasör yerine bir klasöre iniyor. Beklentimiz zaten buydu.”

Bu yasayla birlikte gelecek değişikliklere de değmen Çolak, 10 kW altı yatırımcıların artık “kapasite dolu” diye geri çevrilmeyeceğim söylüyor. Çolak, “Siz evinize güneş enerji panelini kurdunuz ve fazla olan elektriğinizi satmak için dağıtım şirketine başvurdunuz. Düzenlemeden önce dağıtım şirketi ‘Kapasitemiz dolu satın alamayabiliriz’ diyebilirdi. 10 kW altı düzenlenmesiyle, başvurular 10 kW ve altıysa kimse ‘Kapasitemiz dolu alamayız’ diyemeyecek. Kapasite kısıtlaması 10 kW yatırımlar için olmayacak” diyor.

GERİ DÖNÜŞÜ ORTALAMA YEDİ YIL

Çolak, güneş enerjisi yatırımlarında Erzurum, Antalya ve Batı Ege Bölgesi’nin en hızlı geri dönüş sağlayan yerler olduğu bilgisini veriyor. Orta büyüklükteki işletmeleri ilgilendiren kısım ise, elektrik faturasına göre yatırım maliyeti ve bunları geri dönüş süresi. Bu anlamda çatısı büyük işletmeler için büyük fırsat var.

Çolak, “50 bin TL elektrik faturası ödeyen bir OBl’nin güneş enerjisi kurulumu 1 megavattan büyük olacaktır” diyor. Bu büyüklükteki bir yatırımın yaklaşık yatırım maliyeti ise 1 milyon 200 bin dolar.

Çolak, “OBİ’lerin elektrik tüketimine bakmak lazım. Tablomuzu hazırlarken İzmir’i baz aldık. Ayda 50 bin TL elektrik faturası ödeyen bir tavuk çiftliğinin elektriğini karşılaması için 1.3 megavatlık bir kurulum yapması gerekiyor. Bunun kumlum maliyeti 1.2 milyon dolar, geri dönüşü ise 6.2 yıl. Bu yıldan sonrası ise yüzde 100 gelir. 30 yıl ücretsiz elektrik kullanabilecek. Kapasite büyüdükçe yatırımın geri dönüşü hızlanıyor. Kapasite büyüdükçe geri dönüş süresi kısalıyor” diyor.

Çolak, güneşten kendi elektriğini üreten firmalara örnek olarak Konya’daki Coca-Cola İçecek ve Unilever’in fabrikalarını veriyor.

HANELER DE GÜNEŞLENECEK

Yeni mevzuatla, güneş enerjisinin elektrik üretimi amacıyla kullanılması işletmelerin ötesinde evlere kadar inecek. Çolak, “Yaklaşık 500 metrekarelik bir ev için 10 kW’lık bir enerji gerekir. Ortalama büyüklükteki bir ev içinse 3.5 kW yeterlidir. Evlerdeki 10 kW’lık kurumlar için 10 bin dolarlık bir yatırım yeterli. 3.5 kW gereken evlere, ‘10 kW kurun, fazlasını satın’ diyoruz. Elektriğinizi gece kullanıyorsunuz gündüz satıyorsunuz. Siz çok elektrik kullanmışsanız para ödüyorsunuz. Az kullanmışsınız para almıyorsunuz ama gelecek kullanımı için ödemiyorsunuz, elektrik şirketi sizin için havuzunda biriktiriyor” diyor.

Çolak’a bu projelerin geri dönüş sürelerini sorduğumuzda 10 bin dolarlık anahtar teslim projelerin İzmir’de geri dönüş süresinin yedi yıl olduğunu söylüyor. Çolak, “Yedi yıldan sonraki yaklaşık 30 yıl (panellerin verimli ömürleri 35-40 yıl) bedava elektrik kullanacaklar” diyor.

“SEKTÖRDE ÇATILAR FARK YARATACAK”

Panasonic Eco Solutions Türkiye Güneş Sistemleri Satış Sorumlusu Özgün Kan ise, global pazarda güneş enerjisine yönelik talebin son derece yoğun olduğunu söylüyor. Yurtdışmdaki ve Türkiye’deki panel satışlarının bu talepten olumlu etkilediğini ve Panasonic panel fabrikasının tam kapasite üretim yaptığını belirtiyor. Kan, “2017’de şuana kadar güneş panelleri ürün gamında kendi satış rekorumuzu kırmış durumdayız. Bir yandan mevcut siparişlerin operasyonları yürürken bir yandan da yatırımcılardan yeni gelen taleplere yanıt vermeye çalışıyoruz. İlgili makamlardan yapılan açıklamalarla sektör yavaşlayıp hızlanabiliyor ve şu anda piyasadaki arz-talep dengesi aşırı talep ile dengesini yitirmiş durumda. Firma olarak, yatırımcılara hem ürün temini ve termin anlamında hem de finans avantajları sağlayarak, engelleri aşmasını sağlıyor, yatırımlarına destek oluyoruz” diyor.

GES yatırımlarında çatı üzeri ve zemine monte yani güneş tarlası olarak bilinen sistemler bulunuyor. Kan, piyasada şu anda güneş tarlası yatırımlarının gözde olduğunu belirtiyor. Çatı pazarının gelecek yıllarda hızlanmasını beklediğini aktaran Kan, “Gerek kendi ürünümüz olan Panasonic HIT güneş panellerinin gerekse de güneş enerjisi sektörünün fark yaratacağı ve ivme kazanacağı alanın çatılar olduğunu düşünüyoruz. Hem ticari/endüstriyel hem de ev tipi çatı sistemlerinin, önümüzdeki dönemde gelişen teknoloji ile düşen maliyetler ve yönetmelik/mevzuat avantajlarıyla ön plana çıkmasını umuyoruz” diyor.



“PAZAR DARALACAK, YAVAŞLAYACAK”

Güneş enerjisi piyasasına Powergei markasıyla hizmet eden Tunçmatik, geliştirdiği ürünlerle halen Türkiye’nin en hızlı büyüyen 50 teknoloji şirketi arasında yer alıyor. Powergei, Afyon, Aksaray, Niğde ve Ka-raman’daki toplam altı güneş santrali projesi ile yıllık 11 milyon kilovat/saat (kWh) enerji üretti. Firma 2017 itibariyle Uşak, Kütahya, Muğla, Afyon, Karaman, Elazığ, Ankara ve Mersin’de toplam 70 megavatlık güneş enerjisi santrali ile yıllık üretimi 135 milyon kWh’ye çıkarmayı planlıyor. Bu rakam, yaklaşık 41 bin hanenin bir yılda kullanacağı enerji miktarına denk geliyor. Firma şu anda çoğunluğu yurtdı-şmda olmak üzere toplamlOO megavatlık projeler üzerinde çalışıyor. Bunların çoğu 1 MW üzeri büyük projeler. Firma organizasyonu itibariyle daha büyük projelerin kendileri için cazip olduğunu belirtiyor. Firmanın yılsonuna kadarki yatırımlarının 100 milyon doların üzerine çıkması bekleniyor.

Tunçmatik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özer’in gelecek yıla ilişkin beklentileri kötümser. Özer, “Ellerinde projesi olan firmalar, bu yıl bitmeden, tarife değişikliği olmadan projelerini bitirmeye çalışıyor. Onun için 2017’nin sonuna kadar yoğun bir talep ve yoğun bir iş yükü var. Önümüzdeki sene biz pazarın çok ciddi bir şekilde daralacağını ve yavaşlayacağım öngörüyoruz” diyor. Piyasadaki panel tedariğinin sektörün en büyük sıkıntılarından biri olduğunu aktaran Özer sözlerini şöyle sürdürüyor:

“İthal panellere getirilen yüzde 110’a varan vergi oranı, bizleri yerli üreticilere yönlendiriyor. Yerli üreticiler de bu yoğun dönemde talebi karşılamakta zorlanıyor. Diğer yandan ithal ürünlere uygulanan vergi oranlarından sonra yerli üretimin fiyatları da yüzde 25-30 oranında artış gösterdi. Proje sahibinin yerli panele mecbur kalması yerli piyasadaki fiyatların / da artmasına sebep oldu. Kısacası dünya markalarını daha uygun fiyata alabilecekken yeni üretime başlamış bir markanın ürününü yüzde 25-30 daha pahalıya almak zorunda kalıyoruz. Bunun uzun vadede Türkiye açısından doğru bir çözüm olmadığını düşünüyoruz.”

“BEKLENTİ 5-6 YILDA GERİ DÖNÜŞ”

Özer, sektörde hem çatı hem de tarla tipi ürünlere çok talep olduğunu belirtiyor. Çatı talepleri genellikle kendi kullanımı için proje geliştiren şirket ve bireylerden gelirken, güneş tarlalarına yönelik talep ise enerji üretip satmayı düşünen yatırımcılardan geliyor. Özer, Türkiye’deki işletmelerin son zamanlarda güneş enerjisine çok ciddi ilgi gösterdiğini, bunun nedeninin ise enerji maliyetlerini düşürmek olduğunu söylüyor.

Özer, “Güneş enerji yatırımı ortalama 5-6 yıl gibi bir sürede kendini amorti ederse hayata geçiriliyor. Ülkemizde yapılan herhangi bir yatırımın fizibilitelerin sonucunun 10 yıl ve üzeri çıkması yatırımcı ve müşteriye cazip gelmiyor. Böyle projeler hayata geçemiyor. Türk tüketicisi 5-6 yıl gibi bir sürede yatırım bedelini geri alabileceği yatırımlara ilgi gösteriyor” diyor.

Hakan ERKAN / Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği (GENSED) Genel Sekreteri
Türkiye’nin 2020’lerde 20 gigavat potansiyeli var

Güneş enerjisine yatırım yapmak isteyen orta büyüklükteki işletmeler [OBİ] için dernek olarak her türlü desteği veriyoruz. Mevzuattaki yeni değişiklikleri bekliyoruz. Sadeleşme ile birlikte başvuru sürelerindeki kısalmalar sektörü daha da hareketlendirecek. 50,100 ve 300 kilovatlık yatırımlar için mevzuat çıktığında güneş yatırımı yapmak isteyenler artacak. Bu zamana kadar sürecin uzunluğu ve süreçte yaşanan sıkıntılar ile kapasite tahsisi yatırımcılar için engel teşkil ediyordu. Lisansız üreticiler kapasitenin kapalı olmasından dolayı elektriklerini satamıyordu. Bilindiği üzere lisansız üretimde zaten belli bir miktar tüketim zorunluluğu oluyor.

Organize sanayi bölgeleri zaten düşük fiyatta elektrik kullandıkları için ve lisansız üretimler satılamadığı için pek bu alana yatırım yapmıyorlardı. Yatırımın geri dönüşü on yıllar alıyor. Ancak buna rağmen şu anda güneşten enerji üreterek enerji ihtiyacını karşılayan firmalar var. Bu firmalar ya sosyal sorumluluk amacıyla karbon ayak izi bırakmamak ya da uzun vadeli gelecek planları nedeniyle bu maliyete katlanıyorlar.

Çatı pazarı yaklaşık 10 milyar dolarlık bir büyüklüğe sahip. Çatıların çoğu boş duruyor. Bizim öngörümüz 2020’li yılların ortalarında güneş enerjisinin potansiyelinin 10 gigavat çatılarda olmak üzere toplam da 20 gigavata ulaşması. Panel fiyatları her geçen yıl düşüyor. Kısa bir süre içinde fiyatlarda yüzde 30’un üzerinde düşüş oldu. Devlet tarafından yapılacak ilave teşviklere ve fizibiliteye bakmak lazım.

Yılbaşından sonra elektrik iletim fiyatları dört katına çıkacağı için halen projesi olanlar 31 Aralık tarihine kadar projelerini bitirip güneş santrallerini kurmak istiyor. Şu anda piyasada panel bulamazsınız. Bütün panel üreticileri kasım aralık üretim planlarını doldurmuş dürümdalar. Siparişler ancak ocak ve şubat sonrasına alınabiliyor.

Türkiye’de panelin ana kartı olan hücre üretimi yok. Ancak son YEKA ihalesinde şartlardan biri hücre fabrikasının da kurulacak olmasıydı. Fabrikanın temeli atıldı. Türkiye’de a’dan z’ye yatırım yapmak için pazarınızın yıllık 2-4 gigavat hacminde olması gerekiyor. Türkiye’deki pazar ancak 4-5 yılda 2 gigavat kapasitesine geldi.

Özgün KAN / Panasonic Eco Solutions Türkiye Güneş Sist. Satış Sorumlusu
“Paneller yüzde 32 dahi fazla enerji üretiyor”

Panasonic, mono kristal hücrelerin yüksek verimliliğinin üzerine, amorf silikon kaplama teknolojisinin panellere yüksek sıcaklık ve gölgelenmeye karşı maksimum direnç sağlayan özelliklerini ilave ediyor. Böylece fotovoltaik sektörünün en verimli güneş panellerini üretiyor. Bu sayede birim alanda konvansiyonel sistemlere göre yüzde 27-32 daha fazla enerji üretebiliyorsunuz. Ürünümüz konvansiyonel poly diye adlandırılan piyasadaki panellere göre yüzde 20-25 daha az yer kaplıyor. Bu sayede hem sistem maliyeti düşüyor hem de çatı üzerine binen yük azalıyor.

Mehmet ÖZER / Tunçmatik Yönetim Kurulu Başkanı
Santrallerin 30 yıl sorunsuz çalışmasını sağlıyoruz

Kurduğumuz güneş enerji sistemlerinin iki temel farkı var. İlki, yaptığımız projelerin uzun ömürlü santraller olması. Kurduğumuz güneş santrallerinin 30 yıl sorunsuz çalışacak şekilde planlamasını ve üretimini yapıyoruz. İkinci farkımız ise, yüksek verimli santraller kurmak. Bu aynı güçte kurulumla maksimum enerji elde etmek anlamına geliyor.

Burada da mühendislik ön plana çıkıyor. 50 yıllık mühendislik geçmişimizle, birim kurulu güçten maksimum enerjiyi almayı hedefliyoruz.

Photovoltaik (PV) sistemlerinin maliyeti

Güneşe dayalı üretim yapan çatı uygulamalı elektrik üretim tesisinde amortisman hesabındaki en önemli kriterler tüketim tesisinin, dağıtım şebekesiyle yaptığı anlaşmadaki elektrik alış birim fiyatı ve üretim tesisinin bir yıl süreli elektrik üretim miktarıdır.

Elektrik tüketimi yüksek olan bir orta boy işletmenin [OBİ), ikili anlaşmalarla perakende elektrik satışı yapan şirketlerden elektrik alış rakamları düşük olsa da kendi çatısında yapacağı bir üretimle, dağıtım şebekesine ödenen enerji dağıtım bedelinden de muaf oluyor.

Güneşe dayalı elektrik üretim tesisinin verimini, kurulum yapılacak çatının lokasyonu, eğimi ve güneye bakış açısı gibi değişkenler belirliyor.

Güneşlenme değerinin yüksek olduğu Türkiye’nin güney hattında güneye eğimli çatıya sahip bir OBİ için her yıl yaklaşık yüzde 10 elektrik alış birim fiyat artışını düşünürsek sistem kendini 6-7.5 yıl arası bir sürede amorti ediyor.

EDA GEZMEK






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir