Cumartesi , Kasım 25 2017
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Finansal kriz, varlık yönetimi ve sicil affı

Finansal kriz, varlık yönetimi ve sicil affı



Ülke ekonomisi için stratejik önem arz eden varlık ve borç yönetimi, finans sektörünün gecikmiş alacaklarını satın alarak kurumların bilançolarını düzeltmelerine imkan veriyor…

BDDK’NIN denetiminde faaliyetlerine devam eden “varlık yönetim şirketleri” ağırlıklı olarak bankalar, faktoring ve leasing şirketlerinin gecikmiş alacaklarını satın alabiliyor. Yaklaşık 4 milyon KOBl’nin 3 milyonunun 400 milyar TL’yi aşkın banka kredisi kullandığı ülkemizde, kriz dönemlerinde tahsili gecikmiş alacak portföyleri hızla çoğalmakta. Ancak, bankaların bunların tahsili ile uğraşacak kadroları hızla artırması mümkün olmadığı gibi, çoğu zaman ekonomik de olmadığından “varlık yönetim şirketleri” bu tür durumlarda devreye giriyor.

Sektörde faaliyet gösteren varlık yönetim şirketlerinin sayısı 13’e ulaşmış durumda. Bu şirketler yarattıkları katma değer ve istihdamın yanı sıra, hem sosyal hem de ekonomik anlamda da kayda değer faydalar sağlıyor. Bunun yanı sıra, bu kuruluşların borçlular üzerinde aşırı baskı kurarak usulsüz yaklaşımlar içerisinde olduklarını dile getirenler de 300 binden fazla küçük-orta düzeydeki girişimcinin gecikmiş sorunlu kredi borcu bulunuyor. Genel olarak da, UYAP’ta işlem gören 26 milyonu aşkın icra takip dosyasının yaklaşık yarısı bankalara, finansal kuruluşlara ve varlık yönetim şirketlerine ait dosyalar. UYAP’taki yaklaşık 5 milyon dosyanın tarafının da varlık yönetim şirketleri olması dikkat çekiyor.

2016 Haziran ayı itibariyle kullanılan kredilerin 1 trilyon 570 milyar TL’yi bulduğu, önceki yıla göre yüzde 12 oranında arttığı. Buna karşılık takipteki kredilerin ise, 53 milyar 600 milyon TL’yi bulduğu, bunun da önceki yıla göre yüzde 29 arttığı görülmekte.

BORCU OLAN TÜKETİCİLERE ÖNERİLER



Kredi ihtiyacı olan kişi, öncelikle ihtiyaçlarını ve bütçesini doğru bir şekilde belirlemeli. Gelir/Gider dengesini iyi korumalı, planlı harcama yapmalı, kredi kartlarını asgariye indirmeli, tasarruf yapmayı öğrenmeli, mağazaların indirimlerine ve taksitli, alışveriş uygulamalarından fazla etkilenmemeli.

Taksitli kredilerin veya kredi kartı ödemelerinin aksatılması halinde bankalar hemen takibe başlar. Aksayan her ödemenin beraberinde getirdiği gecikme faizi ile birlikte borcun giderek kabarmasının kişinin psikolojisini bozacağı ve sosyal sorunlara yol açacağı bilinmeli. Bu nedenlerle, kişilerin kredili işlemlerde sorun yaşamamak için kredi ödemelerini aksatmamaları, en azından kısmi ödeme yapmak için bütçe planlaması yapmaları şart.

BANKA SİCİL AFFI GÜNDEMDE

Yaşanmakta olan global ekonomik kriz, içeride daha çok etkisini finansal kriz olarak öne çıkarmış durumda. Hükümetçe alman bir dizi tedbirin yanı sıra, başta KOBİ düzeyindeki işletmelerin bankalara olan sorunlu borçları nedeniyle çok zor günler geçiren reel sektöre destek olmak için “sicil affı” gündemde. Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci, 2017 yıllında uygulanmak üzere, Bakanlık olarak sicil affıyla ilgili çalışmaları bitirerek Başbakanlığa sunduklarını, Maliye Bakanlığı’nca hazırlanan torba yasa taslağına yetiştirmek üzere gönderildiğini basma açıkladı. Yapılacak düzenleme ile işletmeler borçlarım yapılandırdığında veya tamamını belirlenen sürede ödediklerinde bu borçlardan doğan sicil kayıtlarının dikkate alınmaması yönünde bir çalışma yapılmakta. Başta çek, senet, kredi kartı veya bireysel kredilerin ödenmemesiyle oluşan banka kayıtlarının dikkate alınmaması hususunda geniş bir düzenleme olması bekleniyor. Zira, bankalara olan borcun ödenmemiş olması, veya zamanında ödenmemiş olmasından dolayı borcun tahsili için bankalar yasal takip başlatmışsa, bankalardan kredi çekilemeyeceği ve kredi kartı alınamayacağı gibi durumlarla karşı karşıya kalınıyor. Dolayısıyla 2016 yılı sonunda gündeme gelen ve 2017 yılında uygulanmak üzere tasarlanan banka sicil affı bu durumda olan herkesi ilgilendiriyor.

Özellikle çek veya senetlerini şu veya bu nedenle ödeyemeyen, bankalara borcu bulunan firmalara yeniden yapılandırma hakkı getirerek sicillerini temizleme olanağı sağlanması, bankaların bu noktadan sonra verecekleri kredilerden sorumlu olmamaları sağlanmış olacağı için söz konusu düzenlemeyle ticarette beyaz bir sayfa açılması bekleniliyor.

TALHA APAK






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir