Cumartesi , Kasım 25 2017
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Enflasyon beklenenden de kötü gidiyor

Enflasyon beklenenden de kötü gidiyor



enf bekTüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) enflasyonu temmuz aymda yüzde 0,45 olarak gerçekleşti. Bu oran yüzde 0,15 dolayındaki beklentileri epey aşarken, geçen yılın aynı ayındaki yüzde 0,31’lik enflasyonu da geçti. Böylece yıllık enflasyon da biraz daha düşmesi beklenirken tam tersine yeniden yükseldi. Altı aylık tırmanıştan sonra haziran aymda yüzde 9,66’dan yüzde 9,l6’ya inen yıllık enflasyon, eğer beklentiler gerçekleşseydi jgi;, genel temmuz ayında yüzde 9 civarına inecekti. Oysa gerçekleşme yüzde 9,32’ye yükselmesi şeklinde oldu.

Yandaki tabloda görüldüğü gibi, enflasyonda temmuz ayında yaşanan yükseliş büyük ölçüde alkollü içki ve tütün, eğlence ve kültür, giyim ve ayakkabı gruplarından kaynaklandı.

Temmuz ayında alkollü içki ve tütün fiyatlarına gelen yüzde 2’lik zammın enflasyona katkısı 0,10 puan oldu.

Geçen yılın aynı ayında bu grubun enflasyona katkısı sıfıra çok yakındı.

Bu nedenle bu yılın temmuz ayı ile geçen yılın temmuz ayındaki enflasyon oranlan arasındaki 0,14 puanlık farkın da 0,10 puanı alkollü içki ve tütün grubundan geldi.

Eğlence ve kültür grubundaki yüzde 3’lük fiyat artışı, bu gruptan enflasyona geçen yıla göre 0,09 puan daha fazla katkı gelmesine yol açtı. Giyim ve ayakkabıdaki sezon indirimlerinin geçen yılın altında kalması da bu yıl bu gruptan enflasyona 0,08 puan daha fazla katkı gelmesine neden oldu.

Enflasyonda temmuz ayında yaşanan yükselişe en büyük katkı bu üç gruptan gelse de diğer harcama gruplanmn çoğunda da geçen yıla göre daha yüksek fiyat artışlarının

yaşandığı dikkati çekiyor. Yani enflasyonda bir genele yayılma eğilimi var gibi görünüyor. Enflasyonun daha fazla yükseliş göstermesini ise ulaştırma grubu engellemiş bulunuyor.

Bu gruptaki fiyat artışlarının enflasyona katkısı geçen yılın aynı ayına göre 0,29 puan daha düşük hesaplanıyor.

MERKEZ’İN İŞİ ZOR

Merkez Bankası, yıl sonunda enflasyonun yüzde 7,6 dolayında olacağını tahmin ediyor. İlk kez nisan ayı sonunda yayınladığı 2014’ün ikinci Enflasyon Raporu’nda yaptığı bu tahmini, temmuz ayı sonunda yayınladığı son Enflasyon Raporu’nda da değiştirmedi. Yıl sonunda enflasyonun bu düzeye inmesini çok zor gördüğümüz için Merkez Bankası’nın bu kendinden emin tavn doğrusu bizi şaşırtmıştı. Temmuz aymda biraz daha düşmesi beklenen enflasyonun tam tersine yükselmesi, Merkez Bankası’nın tahmininin tutmasını iyice zorlaştırdı. Bu durum üç aydır süren faiz indirimlerine ara vermesine neden olabilir.

Önümüzdeki dört ayda “baz etkisi” enflasyonla mücadelenin aleyhinde olacak. Bu olumsuz baz etkisi özellikle kasım aymda çok belirgin bir hal alacak. Sadece yılın son aymda çok güçlü olmayan bir olumlu baz etkisi ortaya çıkacak. Bu nedenle önümüzdeki aylarda hep “mevsim normalleri”ne (son 10 yılın ortalaması) yakın enflasyon oranlanmn ortaya çıkması bile sonbaharda enflasyonun çift haneyi bulmasına yetecek. Bu hesaba göre yıl sonunda ise yüzde 11 dolayında bir enflasyon görülecek.



Bu olumsuz tablonun ortaya çıkmaması için önümüzdeki aylarda enflasyonda ciddi bir kırılmanın yaşanması gerekiyor. Fakat ufukta bunu sağlayabilecek bir gelişme görünmüyor. Kısacası, Merkez Bankası’nın işi giderek zorlaşıyor.

Para politikasını tekrar sıkıp ekonomide ciddi bir durgunluğu göze almadan, enflasyonu yüzde 5’lik hedefe yaklaştırması çok zor olacağa benziyor.

Sanayide çarklar durma noktasına geldi

Sanayi üretimi haziran ayında geçen yılın aynı ayma göre sadece yüzde 1,4 artış gösterdi. Haziran ayındaki işgünü sayısı geçen yıla göre değişiklik göstermediği için, takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimindeki yıllık artış da aynı seviyede çıktı. Haziran aymda mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi ise önceki aya göre yüzde 0,1 yükseldi.

17 Aralık süreci sonrasında iç talepte başlayan zayıflama yüzünden sanayide geçen şubat ayından beri yavaşlama vardı. Bu yavaşlama haziran ayında iyice vahim bir hal aldı. Türkiye’de sanayi üretimindeki yıllık artışın yüzde 2’nin altma inmesi, çarkların durmaya başladığı anlamına geliyor.

Sanayi üretimindeki yıllık artış mayıs ayında da yüzde 2’nin altında çıkmıştı ama bunda takvim etkisinin de rolü vardı. Böyle bir etkinin görülmediği haziran aymda da bu eşiğin altında kalınması, ekonomide işlerin iyi gitmediğini gösteriyor.

Haziran ayı verilerinin açıklanmasıyla ikinci çeyrek bilançosu da belli oldu, ikinci çeyrekte sanayi üretimi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,5 artış gösterdi. Oysa ilk çeyrekte yüzde 5,3’lük artış olmuştu, ikinci çeyrekte sanayi üretiminde görülen yavaşlama, ekonominin genelindeki büyümenin de yavaşlamış olabileceğine işaret ediyor, ilk çeyrekte yüzde 4,3 olan ekonomideki büyüme, ikinci çeyrekte yüzde 2-3 arasına inmiş olabilir.

Reel kur alt sınırın üstüne çıkamıyor

Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) bazlı ve 2003=100 temel yıllı Reel Efektif Döviz Kuru Endeksi’nin (REDK) değeri temmuz aymda 109,7 oldu. Bu endeks önceki iki ayda da aşağı yukan bu seviyedeydi. REDK’nin değeri üç aydan beri 110 civarına oturmuş bulunuyor.

110 değerinin önemi Merkez Bankası tarafından “aşın değer kaybı sının’ olarak kabul edilmesinden geliyor. Merkez Bankası, geçen yıl kur politikasını bu endekse dayandırmaya başlamıştı. O zaman yapılan açıklamalardan Merkez Bankası’nın bu endeksteki 120 değerini aşın değerlenme, 110 değerini ise aşın değer kaybı sınırı olarak gördüğünü öğrenmiştik.

17 Aralık sürecinde aşın değer kaybı sınınnın çok altma inen reel kurdaki düşüş, 28 Ocak’taki şok faiz artışından sonra durmuştu. Mart ayındaki yerel seçimler sonrasında ise reel kur epey toparlanmıştı. Ancak bu toparlanma reel kur endeksini aşın değer kaybı sınırının üzerine tam olarak atamadan Merkez Bankası faizde indirime başladı. Bu indirimin yarımda Irak’ta yaşanan olumsuz gelişmeler de son iki ayda reel kurdaki toparlanmanın önüne geçen faktörler arasmda yer aldı.

Biz bu yazıyı yazarken de temmuz ayı enflasyonunun beklenenden yüksek çıkması döviz kurlarında bir yükselişe yol açmıştı. Öyle görünüyor ki reel kur ağustos aymda da aşın değer kaybı sınırının üzerine çıkamayacak. Hatta bir miktar aşağıya gitmesi ihtimali bile var.






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir