Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

ECB’nin politikaları

BU haftanın gündeminde Avrupa Merkez Bankası (ECB) para politikası toplantısında alınacak kararlar vardı. Ancak uzun süredir genişlemeci para politikalarıyla ve TLTRO denilen bankaları finanse eden düzenlemelerle enflasyon hedefini yakalamaya çalışan ECB’nin yaptığı hamleler istediği hedefleri ortaya koyamadı. Ancak ECB Başkanı Mario Draghi son toplantısında piyasaya sunulan genişlemeci hamlelerin dozunu biraz daha artırdı ve TLTRO programının dört yıl vadeli olarak daha düşük faizlerle gerçekleştirebileceğini ifade etti. Bu program ise haziran ayında başlayacak. Ancak piyasanın ECB’nin uyguladığı politikalara karşı güveni oldukça düşük. Bunu sağlayan bir diğer önemli etmen ise gücünü yüksek seviyelerde tutan euro… Alınan önlemlere rağmen bir türlü keskin bir değer kaybına uğramayan euro’nun güçlü duruşu enflasyon hedeflerinin de karşılanmamasına neden oluyor.

ECB, FED

Öte yandan petrol fiyatlarındaki yükseliş hareketi piyasanın gündeminde yer almaya devam ediyor. Petrol fiyatları, gelişmiş ülke ekonomilerinin düşük enflasyon seviyelerini toparlayabilecek derecede iyimser bir hava yaratabilecek önemli bir etken. Fiyatlar, özellikle petrol ithal eden ülkelerin maliyetlerini artırabilecek ve enflasyonist etkiyi yükseltebilecek önemli bir gelişme arasında yer alıyor.

Ancak ECB gündemini etkileyebilecek spekülasyonlar bitmek bilmiyor. Yeni gündem arasında “helicopter money-helikopter para” isimli bir programın adı gündeme geldi.

Daha önce FED eski Başkanı Bernanke ile de gündemde olan bu uygulamanın aslında net açıklaması şu: Temelde tek bir seferde direkt olarak tüketici harcamalarına etki edebilecek olan bir müdahale ile enflasyon oranlarında ivmenin yakalanmasına dayanan ve helikopterden para saçmaktan herhangi bir farkı olmayan bir teori.

“Helikopter para” denmesinin sebebi de havadan para saçılmasına benzetilmesidir. Bu hamleyle birlikte tüketicilerin ekonomiye olan katılım oranı artırılmaya çalışılacak. Çünkü Avrupa ekonomisinin önemli sorunlardan biri de tüketicilere istenilen kredilerin ulaştırılamaması ya da tüketicilerin ekonomik olarak harcama yapabilecek potansiyelde olmaması.

Daha önce de gündeme gelen bu program şu an için bir komplo teorisi niteliğinde. Şu an çok gerçekçi temellere dayanmayan ve ECB üyeleri tarafından reddedilen bu politika, Nobelli ekonomist Friedman’ın optimum para miktarı adlı çalışmasında bahsettiği bir çalışma. Vergi oranlarında bir indirime gidilmesinin benzer etkiler yaratacağından bahseden FED eski Başkanı Bernanke’nin bu düşüncesi, ECB’nin önümüzdeki dönem politikasına ışık tutabilir.

PİYASALARA NASIL YANSIR?

Avrupa ekonomisinin genel bir topluluk olması ve vergi oranlarında indirime gidilmesi, uygulama açısından zorluklar taşıyor. Bölge her ne kadar ekonomik bir birlik olarak anılsa da üye ülkelerin içinde bulunduğu durumlar birbirinden farklı. Vergi oranlarında yapılacak bir indirim sonucu kamu harcamalarındaki açığı bankanın finanse etmesi söz konusu olabilir. Fakat hamle kamu borcu yüksek olan Yunanistan, İtalya, Portekiz gibi ülkelerin bölge içerisindeki riskini daha da artırabilir.

Bu nedenle kısa vadede böyle bir politikanın uygulanması euro üzerinde baskı yaratabilir. Çünkü ekstrem bir örnek olarak piyasalara yansıyabilecek bir teori. Diğer taraftan genişlemeci politikaların ve negatif faiz ortamının piyasalarda çok iyi sonuçlar vermediği tartışmaları beraberinde getirmeye devam etmekte.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu