Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

Dövizi almalı mı, satmalı mı?

Dövizi alsak mı, satsak mı?

• MEKSA YATIRIM: Portföylerde yüzde 30 döviz bulundurulabilir. Döviz yatırımı düşünenlerin ise dolar ve euro’yu eşit oranda yüzde 50/50 olarak sepet yapmalarını tavsiye ederiz.


• GEDİK YATIRIM: Portföylerde özellikle FOMC öncesi döviz cinsi enstrüman bulundurulmalı. Sterlin ise şu sıralar Brexit görüşmelerinin etkisi nedeniyle belirsizlik bulunsa da yukarı bir trend çiziyor. Portföy içinde yüzde 20 dolar/ TL ile yüzde 5 altın (TL) taşınması da yerinde olacaktır.

• NOOR CM: Portföylerde döviz cinsi varlıklar her dönem bulunmalı. Özellikle kurumsal yatırımcı açısından döviz cinsinden borçlanmalarda hadge mekanizması çalıştırılmalı. Bireysel yatırımcı açısından da orta ve uzun vadeli portföylerde yüzde 30 civarı döviz cinsi varlıkların sürekli tutulması gerektiğini düşünüyorum. Geri çekilmelerde ise kısa vade pozisyonlar ile beraber bu oran yüzde 40-50’ye çıkarılabilir.

• GCM MENKUL: Portföylerde yüzde 15 civarında döviz bulundurmanın iyi olabileceğini düşünüyoruz. Bu noktada majör dövizler arasında dolardan ziyade euro ve sterlini daha ön plana çıkarıyoruz. Kurların, evet, yukarı gitme potansiyeli var ancak parite beklentilerimiz nedeniyle Sterlin-Euro-Dolar sıralaması yapıyoruz.

• İNTEGRAL YATIRIM: Bu dönemde döviz cinsi olarak VlOP’ta dolar kontratı alınabilir. Hem daha az teminat verilmiş olur hem daha fazla pozisyon alınabilir. Ancak döviz kurunda mevduat faizinden daha yüksek çıkışlar beklemiyorum. Yükselişler kalıcı olmayabilir. Bu nedenle portföyde döviz tutulacaksa en fazla yüzde 20 seviyelerinde tutulmalı.

Yüksek cari açık ve enflasyon, düşen kredi notu, uluslararası raporlar ve jeopolitik riskler döviz kurlarını oynattı. Kısa vadede ‘yükseliş sürer’ diyen de var ‘gerileme olur’ diyen de. Para yöneticileri, “Dolar 4, euro 5 TL’leri görebilir. Ancak kalıcı olmayabilir” diyor…

ARDI ardma gelen açıklama ve haberler uzun süredir sessiz kalan döviz piyasasında yeni ve kuvvetli bir dalgaya yol açtı. Geçen hafta bu yüzden yine tüm gözler döviz piyasasına çevrildi. Özellikle küresel çapta faiz artışlarının yaşandığı bugünlerde artan jeopolitik risklerin de etkisiyle kurlardaki ibre yönünü yine yukarı çevirdi. Haftanın son günü parite destekli euro yeni tarihi zirvesi olan 4.8050 TL’lere kadar yükselirken, dolar ise 2017 Aralık ayından bu yana gördüğü en yüksek seviye olan 3.90 TL’leri aştı.

Öncelikle şunu belirtmekte fayda var; geçen hafta gelişmekte olan ülke paralarının tamamı euro ve dolar karşısında ciddi değer kayıplarına uğradı. Bunun en dikkat çeken nedenleri, küresel çapta faiz hadlerindeki yükseliş ve haftaya damgasını vuran ABD’deki politik gelişmeler ile Çin’e yönelik uygulanan ambargo oldu. Yani dünyada para sahipleri yine kendi anakaralarına veya güvenli gördükleri limanlara çekilme kararı aldı. Bu yüzden Türkiye’nin de dahil olduğu gelişen ülkelerdeki portföylerin bir bölümü çekildi.

YATIRIMCI NE YAPMALI?

Geçen hafta dikkat çeken bir başka konu ise Türkiye’nin diğer gelişen ülkelere göre bu durumdan daha fazla etkilenmesiydi. Bu yüzden TL’deki değer kaybı daha yüksek düzeylerde gerçekleşti. Ekonomistler bunun temel nedeninin geçen hafta açıklanan ve beklentilerden yüksek çıkan ocak ayı cari açık verisi ve enflasyonda bir türlü kınlamayan katılık olduğu görüşünde birleşiyor. Bunun dışında Suriye operasyonu yüzünden artan jeopolitik risk, ABD ile gerilen ilişkiler, uluslararası kredi derecelendirme şirketi Moody’s’in sürpriz biçimde Türkiye’nin kredi notunu düşürmesi ve uluslararası yatırım bankalarının olumsuz Türkiye raporları gibi faktörler de etkiyi artırdı.

Gelelim gelinen bu seviyelerden “döviz almalı mı, yoksa satmalı mı” sorusuna…

Dövizde kısa vadeli beklentilerini sorduğumuz analistlere göre, kurlardaki çıkış en azından kısa vadede devam edecek. Bu nedenle yatırımcıların riskini azaltmak için mutlaka portföylerinin bir bölümünü döviz ve döviz cinsi enstrümanlara ayırması gerekiyor.

Meksa Yatırım Stratejisti Zeynel Abidin Balcı, ocak ayı cari açık verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesinden sonra döviz kurlarında yükseliş yaşandığı görüşünde. Moody’s’in Türkiye’nin kredi notunu düşürmesinden daha çok cari açık verisinin bu tırmanışta etkili olduğunu ifade eden Balcı, “Döviz kurlarındaki yükseliş bir süre daha etkili olabilir. Dış borsalara gelen satışlar ve faiz artırım süreci önemli” diyor. Balcı’ya göre, kısa dönemde dolar/ TL kuru 4.90-4.98 TL’ye, euro/TL kuru ise 4.90-5.00 TL’ye kadar yükselebilir.

ULUSLARARASI RAPORLAR ALİM GETİRDİ

Gedik Yatırım Danışmanlığı Müdür Yardımcısı Beste Naz Koksal ise, son günlerde açıklanan yüksek cari açık rakamı ve olumsuz yabancı raporların piyasalardaki kırılganlığı artırdığı görüşünde. Kurların yükselişinde bu haber akışlarının etkili olduğuna vurgu yapan Koksal, şu tespitte bulunuyor:



“Moody’s ve Goldman Sachs raporları siyasi yorumlardan arındırdığımızda, cari açığın yarattığı kırılganlığa işaret ediyor. Ocak ayında beklentilerin üzerinde 51.4 milyar dolar olarak açıklanan yıllıklandırılmış cari açık verisi sonrası kırılganlıkların arttığı bir kez daha ortaya çıktı. Üst üste gelen yabancı kuramların olumsuz yorum içeren raporları, hem yerli hem de yabancı yatırımcıyı rahatsız etti. Türk varlıklarından kademeli olarak fon çıkışlarının yaşandığını görüyoruz” diyor. Koksal, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Kısa vadede tepki yükselişleri söz konusu olsa da sürpriz bir haber gelmedikçe dolar kurunun yeniden 3.85’de dengelenmesi beklenebilir. TL’nin ‘carry trade’ avantajı devam ediyor. Önümüzdeki en kritik süreç ise Mart ayı Fed toplantısından çıkabilecek dört faiz artışı sinyali olacaktır.”

Mart sonu ve nisan ayının TL açısından önemli riskleri barındırdığına da dikkat çeken Koksal, “Dolar/TL’de 3.94’ün üzerim test etmemiz halinde 3.97, panik satışlar gelirse de 4.02 seviyeleri test edilebilir. EuroATL paritesinde ise 4.88-4.90 aralığı öne çıkıyor. Şayet Euro Bölgesi’nde görüşmelerin devam ettiği Brexit konusu çözüme kavuşursa 4.90 üzerini test eden euro/TL görebiliriz” diyor.

DTH’LARDAN SATIŞ GELMEDİ

NOOR CM Pazarlama Müdürü Ahmet Uluhan ise, TL varlıklarındaki hızlı değer kaybının daha çok Moodys not indirimi ile start aldığı görüşünde. Kuruluşun özellikle cari açık ve bütçe tarafındaki bozulma ile beraber mali görünüme dikkat çekmesinin yatırımcı algısını bir miktar negatif etkilediğini düşünen Uluhan, “Tahvil tarafında satışa geçen yabancının döviz cephesinde alıma geçtiğini görüyoruz. Aslında burada piyasanın bilmediği bir durum yok. Ancak borç yükünün artması, enflasyondaki yükseklik ile jeopolitik ve siyasi riskleri de katınca ister istemez kısa vadede mevcut durumun devam etmesi kaçınılmaz olacak. Bana göre kısa vadeli yukarı yönlü eğilim devam edecek ve özellikle dolar/TL tarafında dört üzerinde yeni zirveler gelebilir.

Önemli olan bu atakların nasıl karşılanacağı ve kalıcı olup olmayacağı” dedi. Uluhan sözlerini şöyle sürdürüyor; “Dolar/TL 4 ve üzerini test edebilir. Ancak 4 üzerinde kalır mı kalmaz mı bunu takip etmek lazım. Euro/TL’de ise kısa vade de benzer ataklar sürebilir. Ancakparitenin 1.25 seviyelerini aşmakta zorlandığı bir süreçte euro/TL’de 5 direnci kritik olarak görülmeli. Şimdilik 5 hedefini odakla nmak ve bu seviye üzerinde kalıcı bir atak görülecek mi diye izlemeye devam edilmeli.”

FED İN FAİZ ARTIRIMI KRİTİK

GCM Menkul Kıymetler Araştırma Uzmanı Enver Erkan ise, TL’nin haftalık değer kaybının diğer gelişmekte olan ülke para birimlerine yakın gerçekleştiğini söylüyor. Türkiye’nin cari açık, enflasyon gibi kronik ekonomik sorunlarının TL üzerinde baskı yarattığını hatırlatan Erkan, dolar ve euro beklentisi hakkında ise şunları söylüyor:

“Fed’in faiz beklentilerini artırması dolar açısından pozitif olacaktır. Dolar/ TL kuru yukarı gidebilir. Euro/TL’de ise daha çok euro/dolar paritesinin hareketleri hesaba katılacak.”

Erkan’a göre dolar/TL’de 200 günlük hareketli ortalama seviyeleri üzerindeki seyir devam ettiği sürece yükseliş devam edecek. Bu noktada geri çekilmelerin alım fırsatı olacağım söyleyen Erkan, dolar ve euro için kritik destek ve dirençleri şöyle sıralıyor:

“3.90 üzerinde kalıcılık sağlanırsa daha üst seviyeler test edilebilir. Bu durumda 3.9445 ve 3.9815 öne çıkacaktır. Euro/TL 4.78-4.80 üzerinde kaldığı müddetçe yükseliş beklentisi korunacak. Daha uzun vade için 4.50 ve üzeri pozitif ve 4.90 geçilirse 5.15 hedefe girebilir. Uzun vadede kur 4.50 altı seviyelerde ucuz görülebilir ve yeniden alıma geçilebilir.”

GOP’LARA RİSK İŞTAHI AZALDI

Integral Yatırım Menkul Değerler Araştırma Direktörü Tuncay Turşucu, genel olarak bakıldığında gelişmekte olan ülke para birimlerinde değer kayıpları yaşandığına dikkat çekiyor. Ancak son bir haftalık süreçte gelişen ülke para birimleri dolar karşısında değer kaybederken, TL’nin en kırılgan para birim olarak dikkat çektiğini hatırlatan Tuncay Turşucu, “GOP’lara karşı risk iştahının azalması bir dış etken olabilir. İç etkenler ise, Moody’s not indirimi, yüksek cari açık ve Suriye operasyonlarının yarattığı kırılganlık olabilir.

Eğer mevcut rüzgar devam ederse, kısa vadede dolar/TL için 3.91 seviyesi; bunun da üzerine yükselirse 3.9450 seviyesi görülebilir. EuroATL ise 4.91 seviyesi ve 4.97 seviyeleri görülebilir” diyor.

ESİN ÇETİNEL



Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu