Kapat !
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Çin’den gelen porselen ithalat kavgası başlattı

Çin’den gelen porselen ithalat kavgası başlattı



Ekonomi Bakanlığı, porselen üreticilerinin şikayeti üzerine Çin’den gelen porselen ve seramik sofra ve mutfak eşyalarına koruma önlemi getirilmesi için soruşturma başlattı. Üreticiler, kilo başma en az 2,5 dolarlık bir koruma vergisi gelmesi durumunda maliyetlerin eşitleneceğini öne sürüyor. İthalatçılar ise koruma vergisinin sektörde kaçak üretimi teşvik edebileceğini savunuyor.

Türkiye’de ithalatı azaltmaya yönelik stratejiler pek çok sektörde yeni koruma önlemlerinin gündeme gelmesine neden oluyor. Bunlardan biri de porselen ve seramik mutfak eşyaları sektörü oldu. Giyim ürünleri, ayakkabı, küçük ev aletleri, mobilya gibi sektörlerin ardından porselen ve seramik mutfak eşyalannda da koruma vergisi getirilmesi için soruşturma başlatıldı. Sektörün iki büyük üreticisi Kütahya ve Güral Porselen’in talebi üzerine Ekonomi Bakanlığı tarafından başlatılan soruşturmanın önümüzdeki birkaç ay içinde sonuçlanması bekleniyor. Soruşturmanın başlamasının hemen ardından anti tez sunarak kendilerini anlatan ithalatçılar ise koruma vergisinin sektörde tekelleşmeye neden olacağını savunuyor.

porselen

Dünya seramik sofra ve süs eşyaları ihracatından yüzde 1 civannda pay alan Türkiye’de, porselen ve seramikte az sayıda üretici bulunuyor. Sunulan rapordan aldığımız bilgiye göre, porselen üretiminde Kütahya Porselen yüzde 40’a ulaşan pazar payıyla birinci sırada yer alırken, onu yüzde 35’le Heriş Porselen (Güral Porselen), yüzde 25’le de Porland izliyor. Seramik üretiminde ise Kütahya Porselen yüzde 60’a ulaşan payla birinci sırada yer alıyor. Yüzde 15’le Keramika, yüzde 12,5’le Sanat Toprak Ürünleri ve yüzde 12,5’le Porser, üretimdeki diğer önemli oyuncular arasında bulunuyor.

İTHALATIN PAYI ARTTI

Geçmişte porselen ve seramik pazarında çok daha güçlü olan üreticiler, son yıllarda değişen trendler nedeniyle kan kaybetmeye başladı. Ev perakende sektöründeki şirket sayısının artması ve pazara yeni giren markaların mağaza aşarak ithalat odaklı bir büyüme stratejisi benimsemesi, ithalat artışını da beraberinde getirdi. İthalat, 2014 yılında porselende yüzde 34, seramikte ise yüzde 28 artış gösterdi. 2014 yılında porselen ve seramikte toplam 206 milyon dolar olan ihracatın ise 2015’in ilk dokuz ayında 230 milyon dolara ulaştığı tahmin ediliyor.

İthalatta özellikle Çin’in öne çıkması da rahatsızlık yaratan etkenlerden biri oldu. Çin’in porselen mutfak ve sofra ürünlerinin ithalatından aldığı pay 2014’te yüzde 89’a kadar çıktı. Benzer şekilde seramikten mamul sofra ve mutfak eşyası ithalatının en fazla yapıldığı ülke de yine Çin olarak öne çıkıyor. Çin’in toplam ithalat içindeki payı 2010 yılında yüzde 47 iken, 2014 yılında bu oran yüzde 85’e kadar yükseldi.

ÇİN, TÜRKİYE’YE ODAKLANDI

Güral Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Harika Güral, maliyet eşitsizliğinin önüne geçilmesi gerektiğini söylüyor. Güral, bu konuda şöyle konuşuyor: “Biz ithalata karşı değiliz. Ama rekabet eşit koşullarda olmalı. Uzakdoğu ülkelerindeki üretim maliyetleri bizimkinin çok altında. Üreticinin rekabet edebilmesini sağlamak için dünyada pek çok ülkede koruma önlemleri uygulanıyor.”

Üç üretim tesisi bulunan Güral Porselen, talep azalması nedeniyle ocak ayı başında aylık 1,5 milyon adet üretim kapasitesi bulunan fabrikalarından birini kapatmak zorunda kaldı. Harika Güral, son yıllarda Ortadoğu pazarında yaşanan sıkıntılar, Avrupa’daki koruma önlemleri ve Çin’in kendi iç pazarındaki daralma nedeniyle, Çinli firmaların Türkiye pazarına odaklandığını vurguluyor.

KORUMA VERGİSİ

Özellikle Çin’den getirilen ucuz mallar nedeniyle iç pazardaki rekabet gücünü kaybettiğini düşünen üreticiler, zarann ortadan kaldırılması amacıyla porselen ve seramikten sofra mutfak eşyası ithalatında korunma önlemleri uygulanmasını talep ediyor. Üreticiler kilo başına en az 2,5 dolarlık bir koruma vergisi gelmesi durumunda maliyetlerin eşitleneceğini belirtiyor.

Diğer taraftan ithalatçı firmalar ise koruma vergisinin gelmemesi için birçok neden sıralıyor. Züccaciye Der-neği’nin hazırladığı rapora göre, Türkiye’ye ithal edilen porselenin yüzde 80’e yakınını yumuşak, yani Bone Chi-na ürünler oluşturuyor. Özel bir teknolojiyle üretilen Bone China porselenin Türkiye’de üretimi bulunmuyor. Dolayısıyla bu ürüne koruma vergisi getirilmesinin anlamsız olduğu söyleniyor.

GÜMRÜK SÜRECİ

İthalatçıların diğer önemli dayanağı ise porselen ve seramik ithalatında ciddi bir prosedür ve vergi olması. Bu gruptaki bir ürünün herhangi bir kontey-ner liman bölgesine getirildikten sonra 3-4 gün içerisinde, bu konuda yetkilendirilmiş üç gümrük bölgesinden birine sevk edilmesi gerekiyor. Bu ürünlerin Ankara Gümrük Müdürlüğü, Erenköy Gümrük Müdürlüğü ve İzmir Tır Gümrük Müdürlüğü dışında farklı bir gümrük bölgesinden gümrüklenmesine izin verilmiyor.

Gümrüğe girer girmez kırmızı hat uygulamasına tabi tutulan ürünler, sağlığa uygunluk belgesi aldıktan sonra ancak bir sonraki aşamaya geçebiliyor. Tüm ürünlerin üzerinde ve ambalajlarında ithalatçının adı-soyadı, ürünün menşei, bardak-çatal piktog-ramı bulunan etiket yapıştırılmış olması zorunlu kılınıyor. Son aşamada kilogram fiyatına beyaz ürünlerde 2,5 dolar, renkli ürünlerde 3 dolar (referans fiyat) gözetim uygulama fonu uygulanıyor. Referans fiyat üzerinden yüzde 12 gümrük vergisi, nakliye dahil tüm lokal masrafların da eklendiği total maliyet üzerinden de yüzde 18 KDV uygulanarak ürünün ithalat serüveni sonlanıyor. Bu süreç 15 ila 30 gün arasında sürüyor.

KAÇAK ÜRETİM ENDİŞESİ

Yapılan ithalatla sadece 2014 yılı için kilogram başına 3 dolar referans fiyatı maliyeti hariç sadece gümrük vergisi ile 25 milyon dolar para aktarıldı. Peşin olarak tahsil edilen yüzde 18 KDV ve diğer işlemler için alınan vergiler dahil edildiğinde, bu rakam 75 milyon dolara kadar çıkıyor.

İthalatçılar, bunun üzerine bir de koruma vergisinin gelmesi halinde kaçak üretimin artacağı endişesini taşıyor. Örneğin Türkiye genelinde Bernardo markasıyla 104 mağazası bulunan Nurettin Sözen, verginin fiyatların yükselmesine yol açacağını ve merdiven altı üretimi artıracağını düşünüyor. Aynca Türkiye’de üretimi olmayan Bone China ürününe vergi geleceğine dikkat çeken Sözen, bu konuda şunlan söylüyor: “Bu vergi haksız rekabete yol açacağı gibi bizim gibi yurtdışına açılmak isteyen şirketlerin de rekabet şansını azaltacaktır. Birkaç hafta sonra Turquality için görüşmeye gireceğiz. 10 yılda ciromuzun yüzde 50’sini ihracattan sağlama hedefimiz vardı. Ama vergi gelmesi durumunda bu çok zor. Ürünleri Türkiye’ye sokmadan dağıtım yapabiliriz ama bunun da ülkeye katkısı olmaz.”





Bunu da İnceledinizmi ?

Fon Yöneticilerinden Yatırım Stratejileri

Piyasalar yüksek dalgalanmanın yaşandığı bir yılı geride bıraktı. 2016 yılana göre daha iyimser bir hava …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir