Cumartesi , Kasım 25 2017
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Çiftçiler Teşvikli Hangi Ürünleri Ekmeli

Çiftçiler Teşvikli Hangi Ürünleri Ekmeli



Çiftçiler Hangi Ürünlere Yönelmeli?

Hasat mevsimi eylülde bitti. Özellikle kasım ayı çiftçinin yeni dönem için karar verme zamanı. Hububat ekimleri başladı bile. Peki bu yıl çiftçi hangi ürünlere yönelmeli? Teşvikli ürünler hangileri? Uzmanlar çiftçiler için neler öneriyor?

SADECE Türkiye’de değil, tüm dünyada gelecek vadeden sektörlerinin başında tarım geliyor. Sektörde hasat sezonu eylül sonunda bitti. Geçen ay itibariyle yeni ekim dönemi başladı. Hatta birçok bölgede başta buğday olmak üzere hububat grubu ürünlerin ekimi başlandı. Meyvecilik yapacaklar için ise karar verme zamanı. Kasım ayında meyve fidanlarının dikimi yapılacak, ikinci parti dikim ise şubat sonu ve mart ayında yapılacak. Sebze grubunda ise tarlalarda şu anda kış grubu ürünleri var. Yaz dönemi di-kimler ise nisan ve mayıs aylarında gerçekleştiriliyor. Endüstriyel ürün grubuna giren pamuk, tütün, mısır ve bakliyat grubu ürünlerin ekimi de yine mart ve nisan aylarında yapılıyor. Patates ve soğan gibi yer altında yetişen yumrulu sebze grubunun ekimi yine mart ve nisan aylarında yapılıyor.

ekim zamani

Tarımda bir planlama olmadığı için her yıl birkaç ürün grubunda istikrarsız görüntüler yaşanıyor. Geçtiğimiz dönemlerden buna örnek verecek olursak limon, patates, domates, kuru fasulye gibi ürünler verilebilir. Hatırlarsanız 2-3 TL’den satılan limonun fiyatı 11 TL’ye, 3 TL’den satılan domatesin fiyatı 10 TL’ye, 1 TL olan patatesin fiyatı 4-5 TL’ye, 5-6 TL’den satılan kuru fasulyenin fiyatı ise 14 TL’ye fırlamıştı. Geçmişte yaşanan bu fiyat artışlarının ana nedenlerinden biri üreticilerin bir makro plan çerçevesinde yönlendirilmeyişinden kaynaklanıyor. Bir yıl ürün iyi gelir getirince bir sonraki yıl herkes aynı ürüne odaklanıyor. Böyle olunca da fiyatlarda sık sık istikrarsızlık ortaya çıkıyor.

Para Dergisi olarak tarım konusuna özel önem veriyoruz. Ekimlerin başladığı şu dönemlerde hangi sebze ve meyvelerin öne çıktığını araştırdık. Bu konuda devlet desteklerini, havzalarda hangi ürünlere ne kadar destek verildiğini sizler için araştırdık.

MAZOT, GÜBRE VE TOPRAK ANALİZİ

Tarım sektöründe devlet destekleri hiç de azımsanmayacak boyutlarda. Bütçede yıllık 10 milyar TL seviyesinde destek ayrılıyor. Mayıs ayında açıklanan destekler yıl boyunca uygulanıyor. Her yıl bütçeden yeni kaynak ayrılarak güncelleniyor. Şu anda yürürlükteki tarım desteklerinden en büyük payı yüzde 33 ile fark ödemesi-prim destekleri alıyor. Bu yılsonuna kadar 17 üründe toplam 3.2 milyar TL fark ödemesi yapılacak. Toprak analizi, gübre ve mazot desteklerinin de yer aldığı alan bazlı desteklerin 2 milyar 789 milyon TL olması hedefleniyor.

2014 yılında Çiftçi Kayıt Sistemine dâhil olan çiftçilere alan bazlı olarak mazot, gübre ve toprak analizi destekleme ödemesi yapılıyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nca belirlenecek büyüklükte ve Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı her bir tarım arazisinin gübre destekleme ödemesinden yararlanabilmesi için Bakanlıkça yetkilendirilmiş laboratuvarlarda toprak analizi yaptırılması zorunlu. Be lirlenecek büyüklüğün altındaki tarım arazileri için toprak analizi şartı aranmıyor. Şartlan tutan çift-çilere dekar başına 2.5 TL toprak analizi desteği veriliyor.

Peyzaj ve süs bitkileri, özel çayır, mera ve orman emvali alanlarında dekar için 3.1 TL mazot, 4.3 TL de gübre desteği veriliyor. Hububat, yem bitkileri, baklagiller, yumru bitkiler, sebze ve meyve alanlarında dekar için 4.6 TL mazot, 6 TL gübre, yağlı tohumlu bitkiler ve endüstri bitkileri alanları içinse 7.5’er TL gübre ve mazot destekleme ödemesi yapılıyor. Bu yıl sözleşmeli as-pir, kanola ve soya fasulyesi üretimi yapanlara fark ödemesi desteğine ilave olarak dekar başına 10 TL ödeniyor.

HAVZA DESTEKLERİ

30 tarım havzasında, 2014 yılı üretim sezonunda üretilen ve satışı yapılan ürünlere fark ödemesi yapılıyor. Yağlık ayçiçeği, kütlü pamuk, soya fasulyesi, kanola, dane mısır, aspir, zeytinyağı, buğday, arpa, çavdar, yulaf, tritikale, çeltik, kuru fasulye, nohut ve mercimek ürünleri, tarımsal veriler ve uydu görüntüleri; zeytinyağı tarımsal veriler kullanılarak belirlenecek verim değerlerine göre, pamuk yurtiçinde üretilip sertifikalandırılan tohumları kullanma şartı aranarak destekleniyor. Buna göre, kilogram başına yapılan fark ödemesi desteği, yağlık ayçiçeğinde 30 kuruş, kütlü pamukta 55 kuruş, soya fasulyesinde 50 kuruş, kanolada 40 kuruş, dane mısırda 4 kuruş, aspirde 45 kuruş, zeytinyağında 70 kuruş, buğday, arpa, çavdar, yulaf, tritikalede 5 kuruş, çeltik, kurufasulye, nohut ve mercimekte 10 kuruş, çayda ise 12 kuruş olarak belirlendi.

Patates siğili hastalığı görülen Adana, Giresun, Gümüşhane, Kayseri, Niğde, Nevşehir, Ordu ve Trabzon illerinde patates yerine aspir, kanola, spya fasulyesi ve yağlık ayçiçeği üretimi yapan üreticilere, aldığı fark ödemesi desteğine yüzde 50 ilave ödeme yapılıyor. Desteklemelerden, Çiftçi Kayıt Sisteminde özlük, ürün, arazi bilgileri kayıtlı olan ve ekli listede belirtilen havzalarda yer alan, arazilerinde desteklemeye esas ürünleri ürettiği Bakanlık il ve ilçe müdürlüklerince tespit edilen ve belirlenecek yasal süre içerisinde destekleme başvurularım yapan, kamu kurum ve kuruluşları hariç gerçek ve tüzel kişi üreticiler yararlanacak. Destekleme ödemelerine esas arazi büyüklüğü, başvuru sahibinin Çiftçi Kayıt Sisteminde kayıtlı arazilerinin büyüklüğünü aşamıyor. Üreticiler, doğrudan Çiftçi Kayıt Sistemi üzerinden yürütülen fark ödemesi desteklemelerine ilişkin olarak kayıtlı oldukları yer dışında başvuru yapamıyor.

SERTİFİKALI TOHUM VE FİDAN

Sürdürülebilirlik ilkesi çerçevesinde kaliteye, teknoloji kullanımına ve çevre koruma önceliklerine göre bitkisel üretim faaliyetinde, sertifikalı tohumluk kullanımının yetersiz olduğu bazı türlerde yurti-çinde üretilip sertifikalandırman tohum, fidan, çilek fidesi ve standart fidan kullanan Çiftçi Kayıt Sisteminde kayıtlı olan çiftçilere, 2014 yılı ekim/dikimleri için dekar başına destekleme ödemesi yapılıyor. Patates siğili görülen alanlarda sertifikalı/standart fidan kullananlara ilave destek veriliyor.

Tohumculuk sektörünün uluslararası rekabete uygun bir şekilde gelişmesini sağlamak için, yurtiçi tohum üretiminin yetersiz olduğu bazı türlerde, yurtiçinde sertifikalı tohum üreten/ürettiren ve serti-fikalandıran, yurtiçinde satışını gerçekleştiren Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş tohumculuk kuruluşu olarak kabul edilen Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı gerçek ve tüzel kişilere, 2014 yılında ürettikleri tohumlar için dekar başına 5-20 TL ödeme yapılacak.

Bu kapsama buğday, arpa, tritikale, yulaf, çavdar, çeltik, yer fıstığı, yonca, nohut, kuru fasulye, mercimek, susam, kanola, aspir, patates, soya, korunga, fiğ giriyor.

MEYVECİLİKTE DEKAR BAŞINA 350 TL

Meyvecilik Bakanlığın son dönemlerde en yoğun destek verdiği alanlardan biri. Bu nedenle meyve fidanlığı ve bahçeleri destekleniyor. Bodur meyve fidan türleri ile bahçe tesisi için 150-350 TL, yarı bodur meyve fidan türleri ile bahçe tesisi için 150-300 TL, bağ ve diğer meyve fidanları ile bahçe tesisi için 100-230 TL, zeytinde yağlık çeşitlerle bahçe tesisi için 50-100 TL, aşılama ile çeşit değiştirme için 250 TL, virüsten ari fidanlara ilave olarak 50-100 TL, sertifikalı çilek fidesi desteği için 300 TL, sertifikalı/standart antepfıstığı anacı ile meyve bahçesi tesisi için 100-230 TL destek verilecek.

İYİ TARIM UYGULAMALARI

Bitkisel üretimde Çiftçi Kayıt Siste-mi’ne kayıtlı olan ve icmallerin alındığı tarih itibarıyla Organik Tarım Bilgi Siste-mi’ne kayıtlı olarak organik tarım yapan çiftçilerin geçiş iki süreci ve üzeri üretimlerine destekleme ödemesi yapılacak. Büyükbaş, küçükbaş hayvan, arı ve su ürünleri yetiştiriciliğinde organik tarım yapan çiftçiler desteklenecek. Bu kapsamda meyve sebzede dekar başına 70 TL, tarla bitkilerinde 10 TL, anaç sığır ve mandada hayvan başına 150 TL, buzağıda 50 TL, anaç koyun ve keçide 10 TL, arılı kovana

5 TL, alabalığın kilosuna 35 kuruş, çipura ve levreğin kilosuna da 45 kuruş verilecek. İyi tarım uygulamaları kapsamında ayrıca meyve ve sebzede dekar başına 50 TL, örtü altı üretime dekar başına 150 TL ödeniyor.

EKİPMANA YÜZDE 50 HİBE

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlı-ğı’nın 2006 yılından bu yana uyguladığı Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında bu yıl yedisi yeni olmak üzere toplam 41 makina ve ekipmana yüzde 50 hibe desteği sağlanacak. Destek miktarı 100 bin TL’yi geçemeyecek. Buna göre, bahçe traktörü, dip kazan, kimyevi gübre dağıtma makinesi, mini yükleyici, süt analiz cihazı, tarım römorkları, fındık, mısır, çeltik, ayçiçeği, kabak çekirdeği kurutma makineleri için üreticilere bu yıl yüzde 50 hibe desteği veriliyor.

ÖRTÜ ALTINA HİBE DESTEKLER

Kontrollü örtüaltı üretim koşullarına sahip en az bir dekar büyüklüğündeki seralarda üretim yapan üreticilere Ziraat Bankası veya Tarım Kredi Kooperatiflerince düşük faizli kredi kullandırılıyor. KKYD kapsamında, alternatif enerji kaynakları (jeotermal, güneş enerjisi) kullanılarak yapılan sera projelerine belirli bir üst limite kadar yüzde 50 hibe desteği veriliyor. AB fonu IPARD kapsamında Çiftlik Faaliyetlerinin Çeşitlendirilmesi ve Geliştirilmesi Alt Tedbirinde fide-fidan üretim projesine yüzde 50 hibe desteği veriliyor. Örtüaltı Kayıt Sistemine Kayıt yaptıran üreticiler TARSİM, bombus arısı, biyolojik ve biyoteknolojik mücadele desteklemelerinden, ayrıca sübvansiyonlu kredilerden faydalanabiliyor.

Mevlüt GÜMÜŞ / Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürü
Yağlı tohum bitkilerinin önemi artıyor

Ülkemiz için tarımsal faaliyetlerde toprak ve su kaynaklarımız ile ürüne yönelik arz-talep durumu dikkate alındığında başta yağlı tohumlular (aspir, soya, kanola, yağlık ayçiçeği] ve baklagillerin (kuru fasulye, nohut, mercimek] üretimi önem arz ediyor.

Ülkemizde nadasa bırakılan alan yaklaşık olarak 4.1 milyon hektardır.

2023 yılına kadar toplam 1 milyon hektar nadas alanında sözleşmeli üretim modeliyle aspir, soya, kanola ve yağlık ayçiçeği üretiminin yapılması hedeflendi. Adı geçen ürünlerin sözleşmeli üretim modeliyle desteklenerek tarımsal üretime, nadas alanlarının da bu yolla tarıma kazandırılması ve dolayısıyla sözleşmeli üretimin özendirilmesi ve teşvik edilmesi amaçlanıyor. Çiftçilerimizin üretim yerine en yakın Gıda Tarım ve Hayvancılık İl veya İlçe Müdürlüğüne başvurarak, belirtilen tüm kriterleri birlikte değerlendirip, en uygun bitki türünün yetiştiriciliğine karar vermeleri gerekiyor. Fındık, kiraz, incir, kayısı ve ayva üretiminde dünyada bir numarayız.

Vişne, kestane, kavun, karpuz ve hıyar üretiminde ikinci, nohut, antepfıstığı, biber ve elma üretiminde üçüncü, ceviz, zeytin, domates, fasulye [taze], ıspanak, mercimek ve haşhaş (tohum] üretiminde dördüncü, çay ve patlıcan üretiminde beşinci sırada yer alıyoruz. Kuru kayısı, kuru incir, fındık (iç], kuru üzüm, kiraz, buğday unu, haşhaş tohumu, pamuk artığı ihracatında birinci; limon, kayısı ve makarna ihracatında ikinci; mercimek, greyfurt ve mandalinada üçüncü; domates, pamuk tohumu ve karışık tahıl ve unda dördüncü; anason, nohut, zeytin (konserve] pırasa ve kabak ihracatında beşinci sıradayız. Üreticilerimiz bu ürünleri de seçenek olarak bulundurmalı.



Şemsi BAYRAKTAR / Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı
Üretici katma değerli ürünlere yönelmeli

Tarım sektöründe çiftçiler, ekonomik olarak aslında doğru olmasa da bir ürünün üretim kararını bir önceki yıl fiyatlarını dikkate alarak veriyor. Bir önceki yıl fiyatlar iyiyse çiftçimiz o ürüne yönelmekte, kötüyse o üründen başka ürünlere kaymakta. Tabii bu davranış ürün arzını şiddetli bir şekilde değiştirmekte ve sonuçta fiyatlar istikrarını kaybetmekte üreticimiz de yeterli geliri sağlayamamakta.

Çünkü çiftçimizin yöneldiği üründe üretim artışının talebin üzerinde artması sonucu, bazı yıllarda ürün fiyatı üretim fazlası nedeniyle aşırı düşüyor ve hatta ürün tarlada bile kalabiliyor.

Fiyatlar, o yılki piyasa koşularına göre (arz-talep dengesi] oluşur. Bu nedenle arz ve talebin farklı dönemlere ait fiyatların fonksiyonu olarak gerçekleşmesi sonucu bir uyumsuzluk görülmesi, ürün fiyatlarında dalgalanma olması kaçınılmaz. Kıt ürün yıllarında ürün arzının düşmesiyle fiyatlar artarken üretici gelirleri artar. Bol ürün yıllarında ise arzın artmasıyla fiyatlar düşer ve üreticiler beklediği geliri elde edemez. Bu nedenle üreticimiz daha fazla gelir getiren ürüne yönelir, kar edemediği ürünün üretiminden vazgeçer.

Bu çerçevede üreticimiz, hangi ürünü üreteceğine, ürün desteğinden ürünün satış kolaylığına, talep durumuna, üretim maliyetlerine, dünya fiyat tahminlerine kadar bütün unsurları değerlendirerek ve pek tabii ki tarlasının durumuna bakarak karar vermeli. Toprak tahlili yaptırmalı, en verimli ve yüksek kalitede üretim yapacağı ürüne yönelmeli. Yüksek katma değer sağlayan ve Türkiye’nin üretim açığı verdiği ürünlere yönelmeleri halinde iyi gelir sağlayabilirler.

İbrahim YETKİN / Türkiye Ziraatçılar Derneği Başkanı
Tahıl grubunda fırsat daha fazla

Tarım sektörümüzün en önemli ürünlerinden olan hububat ürünlerinde bu yıl kuraklık dolayısıyla büyük bir rekolte kaybı yaşandı. Tahıl üretim miktarı 2014 yılında bir önceki yıla göre yüzde 12.7 oranında azalarak yaklaşık 32.7 milyon ton olarak gerçekleşti. Buğday üretiminin bir önceki yıla göre yüzde 13.8 azalarak 19 milyon ton, arpa üretiminin yüzde 20.3 azalarak 6,3 milyon ton, çeltik üretiminin yüzde 7.8 azalarak 830 bin ton, dane mısır üretiminin yüzde 0.8 artarak yaklaşık 6 milyon ton olacağı açıklandı. Ancak derneğimizin bölgelerden alınan bilgiler temelinde yaptığı tahminler, TÜİK tarafından açıklanan bu rakamların ‘iyimser’ tahminler olduğunu düşündürüyor. Geçen yıl TMO’nun alım fiyatı 72 kuruş olarak açıklanmışken Temmuz ayında 1 TL’nin üzerine çıkmış olan buğdayın kilosu şu sıralar 85 kuruş civarında seyrediyor. Spekülatif hareketler önlenebilirse, bu fiyatın çok fazla değişmeyeceği öngörülüyor. Dolayısıyla hububat ürünleri önümüzdeki yıl için tercih edilebilir. Ayrıca soğan üretiminde rekoltenin bu yıl don, dolu ve sulama yetersizliği nedeniyle düştüğü gözleniyor. Soğan fiyatları 2013 yılı hasat döneminde 75 kuruştan açılmıştı. Bu yıl soğan satış fiyatı 40 kuruştan başladı. Şu an ise 30 kuruştan alıcı buluyor. Dolayısıyla bu yıl bu üründen bir kaçış olabilir. İhracat olanakları bulunursa seneye bu ürün şanslı olabilir.

Mehmet REİS / Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı
Yerli tohum iki kat kazandırıyor

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü 2016 yılını ‘Uluslararası Bakliyat Yılı’ ilan etti. Bakliyat grubu ürünler bütün dünyada öne çıkıyor. Çıkmaya da devam edecek.

Türkiye’de üreticiler yanlışa düşüyor. Bir ürün para edince herkes o ürüne yöneliyor. Halbuki ihtiyaç ne ise ona yönelmeli.

Aksi halde hüsranlar da olabiliyor. Bakliyat grubu ürünlerde fırsat büyük. Kuru fasulye, nohut, kırmızı ve yeşil mercimek, barbunya ekimini tavsiye ediyorum. Son yıllarda tekrar hatırlanan börülceye talep giderek artıyor. Kırmızı ve siyah fasulye ile maş fasulyesine ciddi talep alıyoruz. Bu üretimler konusunda bir konuyu vurgulamak istiyorum. Ekimlerinizde lütfen yerli tohumlan tercih edin. Çeyiz gibi saklanan o tohumlar daha değerli. Piyasa yerli tohumlardan üretilen bakliyatlara daha fazla para ödüyor. Bu tohumlardan iki kat kazanmak mümkün.

İhracat şansı yüksek sebze ve meyveler

Kiraz, çilek, elma, limon, portakal, üzüm, kayısı, şeftali, üzüm, nar, domates, hıyar, salatalık gibi birçok ürün önemli ihracat kalemlerimizi oluşturuyor. Bu ürünlere sadece ihracat pazarlarında değil iç piyasada da talep yüksek.

2013 yılı sonu itibariyle yaş meyve ve sebze ihracatı 2.4 milyar dolar seviyesinde. İhracatta liderlik ise 392 milyon dolar ile domateste. Domatesi 354 milyon dolar ile mandarin, 302 milyon dolar ile limon takip ediyor.

Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Kavak, meyveciliğin her geçen yıl değer kazandığını vurgulayarak, “Bu alana girecekler için fırsat var. İhracat açısından bakacak olursak kiraz, kayısı, vişne meyveciliğinde ciddi fırsatlar söz konusu” diyor. Ali Kavak bir konuda ise uyarıyor ve kaliteli, raf ömrü uzun meyvelerin şansının daha yüksek olduğuna özellikle dikkat çekiyor.

Yeni çeşitler konusunun da önemli olduğunu belirten Kavak, 2023 yılı için 10 milyar dolarlık yaş meyve ihracatı hedeflediklerini söylüyor.

Meyve bahçesinin maliyeti

Meyve bahçesi kurmanın maliyeti oldukça makul seviyelerde. Son dönemlerde iki tip ağaç tavsiye ediliyor: Klasik anaç ya da bodur… 1 dönümlük bir araziye klasik anaç olarak, meyvenin türüne göre 20 fidan dikilebiliyor. Klasik anaç fidanlarının tanesi ortalama 15 TL. Bu durumda dönüm başına fidan maliyeti 300 TL oluyor. Bodur ağaçlarda ise durum biraz daha farklı. Bir dönüm araziye 60 ağaç dikebiliyorsunuz.

Bodur fidan fiyatı ise 25 TL. Yani yaklaşık bin 500 TL fidan maliyeti karşımıza çıkıyor. Bu maliyetlerin üzerine tarla, sulama, budama ve en az dört yıllık ürün yetişme süresini de eklemek gerekiyor. Uzmanlar, daha çabuk büyüyen ve çok meyve veren bodur ağaçları tavsiye ediyor. Fidanlar, genelde sonbaharda yaprak dökümü ile ilkbaharda ağaçlara su yürümesine kadar geçen devrede dikiliyor. Kısacası, 1 dönümlük arazi için fidan, sulama, bakım ve ilaçlama dahil arsa maliyeti hariç yaklaşık 4 bin TL’lik bir maliyet söz konusu. Uzmanlar bu işin ekonomik ölçeklerde olabilmesi için en az 50 dönümlük arazilerde yapılmasını tavsiye ediyor. Aksi halde para kazanmanın zor olduğu belirtiliyor. Sanayicilerse bin dönüm ve üzeri ölçeklerde üretim yapılmasını arzu ediyor.

Sebze bahçesinin maliyeti

Sebze bahçeleri meyveler gibi bir defalık yapılmıyor. Her yıl yenilenmesi gerekiyor. Maliyetler tarla ve seraya göre farklılık gösteriyor. Ancak ortaya fazla maliyetli bir tablo çıkmıyor. Tarla ya da seraya göre maliyet farklılaşıyor. Sera biraz daha profesyonel bir iş. Hele topraksız tarım yapacaksanız ciddi bir sermaye ayırmanız şart. Seracılık merkezlerinde asıl maliyet arsada karşınıza çıkıyor. Arsa kendinize ait ise anahtar teslimi seranın kurulum maliyeti dekar başına 15 bin ile 50 bin TL arasında değişiyor. Burada fiyatı kullanılan malzemeler ve içindeki teknoloji belirliyor. Açık alan maliyeti, yine arsa kendinize aitse 5 bin TL’yi geçmiyor. Ancak serada kazanç daha yüksek.

Hangi havzada hangi ürün destekleniyor?

■ Güney Marmara Havzası: Arpa, buğday, çavdar, çeltik, dane mısır, kanola, kuru fasulye, kütlü pamuk, nohut, soya fasulyesi, tritikale, yağlık ayçiçeği, yulaf, zeytinyağı.

■ Batı Karadeniz Havzası: Arpa, buğday, çavdar, çeltik, dane mısır, kanola, kuru fasulye, tritikale, yağlık ayçiçeği, yulaf, zeytinyağı.

■ Kuzeybatı Anadolu Havzası: Arpa, aspir, buğday, çavdar, çeltik, dane mısir, kuru fasulye, nohut, tritikale, yağlık ayçiçeği, yulaf.

■ Doğu Karadeniz Havzası: Buğday, çavdar, çay, dane mısır, kanola.

■ Karasu-Aras Havzası: Arpa, buğday, çavdar, dane mısır, kuru fasulye, mercimek, nohut, tritikale, yağlık ayçiçeği, yulaf.

■ Kuzey Marmara Havzası: Arpa, aspir, buğday, çavdar, çeltik, kanola, kuru fasulye, dane mısır, tritikale, yağlık ayçiçeği, yulaf, zeytinyağı.

■ Büyük Ağrı Havzası: Arpa, buğday, çavdar, dane mısır, kanola, yağlık ayçiçeği, çeltik.

■ Söğüt Havzası: Arpa, aspir, buğday, çavdar, çeltik, dane mısır, kanola, kuru fasulye, mercimek, nohut, soya fasulyesi, tritikale, yağlık ayçiçeği, yulaf, zeytinyağı.

■ Çoruh Havzası: Arpa, aspir, buğday, çavdar, çay, çeltik, dane mısır, kuru fasulye, mercimek, nohut, tritikale, yulaf.

■ Yukarı Fırat Havzası: Arpa, buğday, çavdar, dane mısır, kuru fasulye, nohut, tritikale, yağlık ayçiçeği, yulaf.

■ Kıyı Ege Havzası: Arpa, aspir, buğday, çavdar, çeltik, dane mısır, kuru fasulye, kütlü pamuk, mercimek, nohut, soya fasulyesi, tritikale, yağlık ayçiçeği, yulaf, zeytinyağı.

■ Van Gölü Havzası: Arpa, aspir, buğday, çavdar, dane mısır, kuru fasulye, nohut, yağlık ayçiçeği.

■ Erciyes Havzası: Arpa, aspir, buğday, çavdar, dane mısır, kanola, kuru fasulye, mercimek, nohut, tritikale, yağlık ayçiçeği, yulaf.

■ Kaz Dağları Havzası: Arpa, aspir, buğday, çavdar, çeltik, dane mısır, kanola, kuru fasulye, kütlü

pamuk, mercimek, nohut, soya fasulyesi, tritikale, yağlık ayçiçeği, yulaf, zeytinyağı.

■ İç Ege Havzası: Arpa, aspir, buğday, çavdar, dane mısır, kanola, kuru fasulye, kütlü pamuk, mercimek, nohut, soya fasulyesi, tritikale, yağlık ayçiçeği, yulaf, zeytinyağı.

■ Gediz Havzası: Arpa, buğday, çavdar, dane mısır, kanola, kütlü pamuk, mercimek, nohut, soya fasulyesi, tritikale, yulaf, zeytinyağı.

■ Meriç Havzası: Arpa, aspir, buğday, çavdar, çeltik, dane mısır, kanola, tritikale, yağlık ayçiçeği, yulaf.

■ Yeşilırmak Havzası: Arpa, aspir, buğday, çavdar, çeltik, dane mısır, kanola, kuru fasulye, mercimek, nohut, soya fasulyesi, tritikale, yağlık ayçiçeği, yulaf.

■ Orta Karadeniz Havzası: Arpa, buğday, çavdar, çay, çeltik, dane mısır, kanola, kuru fasulye, soya fasulyesi, tritikale, yağlık ayçiçeği, yulaf.

■ Karacadağ Havzası: Arpa, aspir, buğday, çeltik, dane mısır, kanola, kuru fasulye, kütlü pamuk, mercimek, nohut, soya fasulyesi, yağlık ayçiçeği, zeytinyağı.

■ Zap Havzası: Arpa, aspir, buğday, çeltik, dane mısır, kuru fasulye, kütlü pamuk, mercimek, nohut.

■ GAP Havzası: Arpa, aspir, buğday, çeltik, dane mısır, kanola, kütlü pamuk, mercimek, nohut, soya fasulyesi, yağlık ayçiçeği, zeytinyağı.

■ Batı GAP Havzası: Arpa, buğday, dane mısır, kuru fasulye, kütlü pamuk, mercimek, nohut, soya fasulyesi, yağlık ayçiçeği, zeytinyağı.

■ Doğu Akdeniz Havzası: Arpa, buğday, çavdar, dane mısır, kanola, kütlü pamuk, mercimek, nohut, soya fasulyesi, yağlık ayçiçeği, yulaf, zeytinyağı.

■ Kıyı Akdeniz Havzası: Arpa, buğday, çavdar, çeltik, dane mısır , kanola, kuru fasulye, kütlü pamuk, nohut, soya fasulyesi, tritikale, yağlık ayçiçeği, yulaf, zeytinyağı.

■ Ege Yayla Havzası: Arpa, aspir, buğday, çavdar, dane mısır, kuru fasulye, kütlü pamuk, nohut, tritikale, yağlık ayçiçeği, yulaf, zeytinyağı.

■ Orta Kızılırmak Havzası: Arpa, aspir, buğday, çavdar, çeltik, dane mısır, kanola, kuru fasulye, mercimek, nohut, tritikale, yağlık ayçiçeği, yulaf.

■ Orta Anadolu Havzası: Arpa, aspir, buğday, çavdar, dane mısır, kanola, kuru fasulye, mercimek, nohut, soya fasulyesi, tritikale, yağlık ayçiçeği, yulaf.

■ Fırat Havzası: Arpa, aspir, buğday, çavdar, dane mısır, kanola, kuru fasulye, kütlü pamuk, mercimek, nohut, tritikale, yağlık ayçiçeği, zeytinyağı.

■ Göller Havzası: Arpa, aspir, buğday, çavdar, dane mısır kanola, kuru fasulye, mercimek, nohut, soya fasulyesi, tritikale, yağlık ayçiçeği, yulaf, zeytinyağı.






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir