Haberler

Cam Sanatı Yeni Bir Pazar Oluşturuyor

Son yıllarda cam atölyelerinin ve cam vakıflarının sayısında artış var. Değişik tasarım arayanlara yönelik özel üretim yapan bu atölyeler, cam sanatını yaşatırken yeni bir pazar da ortaya çıkıyor.

İLK kullanıldığı tarihler olarak M.Ö. 4000’li yıllar veriliyor. İnsanoğlu binlerce yıldır kum ve ateşi kullanarak eşsiz güzellikte cam eşyalar üretiyor. Kum ve ateşin birleşimi kâh bardak ve sürahi gibi gündelik eşyalar, kâh heykel gibi daha sanatsal ürünler olarak karşımıza çıkıyor. Camın olmadığı bir modem hayatı düşünmek mümkün değil. Bu hafta hayatımızın her alanında yer alan cam eşyaların yapıldığı atölyelere odaklandık.

Türkiye’de cam denildiğinde ilk akla gelen Paşabahçe semti, bu ülkenin cam tarihinde önemli bir noktada bulunuyor. Cumhuriyet’in ilk yılları ile beraber 1935’te İstanbul’un Beykoz ilçesinde kurulan Paşabahçe Cam Fabrikası, sadece ülkeye değil yer aldığı ilçeye de önemli katkılar sağladı. Fabrikadan sonra Beykoz cam ile anılan bir ilçe oldu. Fabrika çoktan kapanmış olsa da camın Beykoz’da irili ufaklı pek çok atölyede varlığını sürdürmesi geleneğin devam ettiğinin göstergesi. Cam atölyelerinin bulunduğu yerler bu ilçe ile sınırlı da değil. Başta İstanbul olmak üzere bugün Türkiye’de pek çok cam atölyesi bulunuyor.

cam sanati

“ARTIŞ SEVİNDİRİCİ”

Yaklaşık üç yıldır faaliyet gösteren Manushum Cam Atölyesi, kişiye özel cam, porselen ve kristal ürünler üreten bir grup sanatçıdan oluşuyor. Atölyenin sahibi Tolga Tekden, atölyeyi kurarken amaçlarını “Fabrikasyon ürünlerin dışında özgün ve kimlik sahibi dekoratif ürünlere ulaşmak isteyen bireylere hitap edebilmek, standardın dışında tasarımlarla farklılık yaratabilecek bir marka ortaya çıkarmak” olarak ifade ediyor.

Kadıköy’de faaliyet gösteren Pelin inal Cam Atölyesi’nde ise kurucu inal, hem sanatsal hem de ticari işlerini sürdürüyor, inal atölyesinde yapı sektörüne yönelik ürünler geliştiriyor. Sanatsal üretimi ise, tek defaya özgü iç mekan uygulamaları, camla birleştirilmiş mobilya tasarımları, mimari camlar, cam aksesuarlar ve takı alanlarında yoğunlaşıyor.

inal, son yıllarda cam atölyesi sayısında yaşanan artışı “sevindirici” olarak nitelendiriyor. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte sanat ve tasarıma olan ilginin de arttığını kaydeden inal, “Fakat çok büyük kazançlar olduğu sanılarak işi bilmeyen birçok kişi bu sektöre el attı. Bu sebeple bazı cam atölyeleri kapanmak veya el değiştirmek zorunda kaldı” diye konuşuyor.

“YENİ BİR PAZAR OLUŞUYOR”

2009 yılından bu yana İstanbul Pendik’teki atölyesinde çalışmalarını sürdüren Rengin Alkın aynı zamanda cam eğitimleri de veriyor. Cam süsleme, ebru, tezhip, takı tasarımı gibi alanlarda eğitimler veren Allan, sadece sanatsal faaliyet gösteren atölyelerin sınırlı sayıda olduğunu belirtiyor. Alkın, “17. yüzyılda başlayan bu üretim çok emek gerektirmesi ve pazar bulmada yaşanan sıkıntılar kayıplar nedeniyle bugün tehlikede” diye anlatıyor.

Tolga Tekden ise karşıt görüşte, gerek özel gerekse resmi kursların çoğalması ile unutulmaya yüz tutan cam sanatının bazı dallarının, bu kurslardan mezun olan öğrencilerin kurdukları yeni butik atölyelerle tekrar hayat kazandığına vurgu yapıyor. Hatta Tekden piyasadaki fabrikasyon ve ithal ürünlerden sıkılanlar için yeni bir pazar oluştuğuna dikkat çekerek, “Bu durum bizler gibi yeni atölyelere özgün tasarımlar oluşturma fırsatı veriyor” diyor.

İŞİN SIRRI SABIR

Cam bir uzmanlık işi. Üretim süreçleri uzun ve meşakkatli. Ancak bu sürecin sonunda ortaya çıkan sonuçlar da bir o kadar tatmin edici. Kısacası, zanaat ve sanatın iç içe geçtiği cam bir sabır işi. Dışardan bakıldığında oldukça zevkli görünüyor. Ateşle şekil verilen bir sıvı, şekil verildikten sonra soğutulması ve nihayetinde süslenmesi sanatsal bir süreç. Onlarca kalemden oluşan işlem basamaklarını bir çırpıda anlatınca süreç büyülü olduğu kadar basit gibi de görünüyor ancak hiç öyle değil. Üretim sürecindeki her bir adımı bir o kadar ustaca yapılmak zorunda.

“HER BİRİNİN KİMLİĞİ VAR”

Tekden cam ve porselenin uzmanlık isteyen alanlar olduğunun altını çizerek “Konu objenin kendisini üretmekse ayrı, renklendirmek ya da desenlemekse ayrı bir bilgi ve bilgi kadar da tecrübe gerektiriyor” diyor. Tekden şunu eklemeden geçemiyor: “Bilgi ve tecrübenin yanında sabır bu işin olmazsa olmazı.” Elde üretilmiş her objenin kendi kimliğine sahip olduğunu ve her defasında bir öncekinde uyguladığınız tekniklerle birebir aynı sonuçları alamayabileceğinizi belirten Tekden, “Objeniz kırılabilir, patlayabilir, boyası çatlayabilir, tekrar işlenemez hale gelebilir. Dolayısıyla atölye kuracağınız mekan da yapılacak işin branşına göre değişir” diye konuşuyor.

FÜZYON, ÜFLEME, ŞALÜMO

Pelin İnal cam atölyesi kurulacak mekanın büyüklüğünün, makinelerin, araçların ve el aletlerinin camın hangi dalı ile ilgilenileceğine bağlı olarak değiştiğine dikkat çekiyor. İnal, “Örneğin, füzyon cam üretimi yapılacaksa füzyon cam fırını, sıcak cam ve üfleme cam üretimi yapılacaksa sıcak cam fırını (cam eritme ve tavlama fırını), takı, boncuk, küçük heykeller çalışacaksanız (lamp-vvork-ateşle çalışma) şalümo takımları işin olmazsa olmazlarından” diye konuşuyor. Bunun yanında rodaj, parlatma, hızar gibi bir çok makine ve alet gerekeceğini de sözlerine ekleyen İnal, yapılacak üretime göre makine ve aletlerin cinsinin de değişeceğini belirtiyor.

FARKLI HEDİYE ARAYANLARA

Daha çok butik çalıştığını ifade eden Rengin Alkın, ürettiği ürünlerin tümünün ihtiyaca göre ilgi gördüğünü söylüyor. “Küçük, taşınabilir ve kullanılabilir ürünlerin daha çok talep edildiğini söyleyebilirim” diyen ; Alkm, bunların fiyat aralığının 20 ile 500 TL arasında değiştiğini kaydediyor. Tolga Tekden ise en fazla ilgi gören ürünlerinin el boyaması Osmanlı saray fincanları olduğunu belirtiyor. Tekden, “İkili ve altılı setler halinde hazırlayıp özel kutularda m sattığımız porselen fincan-larımız sunumlarına zenginlik katmak isteyen ev hanımları ve söz kahveleri için yoğunlukla talep ediliyor, bu gruptaki takımlarımızın fiyatları 200-500 TL arasında değişiyor” diye devam ediyor. Yine el işçiliği dekoratif cam objeleri, ibrikler, vazo ve gondolların yanı sıra kişiye özel hazırlanan rakı, viski setleri ile altın yaldızlı zemzem takımları da çok satılan ürünler arasında. Tekden, set fiyatlarının kullanılan yaldızın türü ve miktarına göre 150-500 TL arasında değiştiğini söylüyor.

Kurslardan biri size göre

Bir cam vazonun nasıl yapıldığını görmek hatta öğrenmek isteyenler için çeşitli kurslar var. Sizin için bunlardan bazılarını derledik, ilginizi çeken birine gidebilir camın büyülü dünyasına adım atabilirsiniz. Bu kursların pek çoğunun kurumsal atölyeler düzenlediğinin de altını çizelim.

■ Beykoz’da bulunan Cam Ocağı Vakfı, bu alanda faaliyet gösteren en büyük yerlerden. Burada cam renk teknikleri ve uygulamaları, kalıpla şekillendirme, cam üfleme, camdan heykel yapımı, taşlı küpe ve kolye yapımı gibi çeşitli kurslar düzenleniyor. Bu yaz için de yoğun bir yaz programı hazırlayan vakıftaki etkinliklerle ilgileniyorsanız internet sitesine göz gezdirmenizde fayda var.

■ Daha önce yıllarca medya sektöründe çalışan Dilara Egeli cam ile tanışınca hayatını değiştirenlerden. Maslak’ta kendine bir atölye açan Egeli burada hem kendi çalışmalarına devam ediyor hem de bireysel ya da kurumsal cam atölyeleri düzenliyor.

■ Kaş’ta yaşayan cam sanatçısı Olça Tansuk, düzenlediği atölyelerle çocuklara da ulaşıyor. Tansuk’un Kaş’ta yer alan atölyesine uğramak isterseniz Olcatansuk.com adresine bakabilirsiniz.

■ Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı faaliyet gösteren İSMEK bünyesinde de cam kursları düzenleniyor. Bunu meslek olarak düşünüyorsanız İSMEK kursları bu anlamda bir fırsat sunuyor.

■ Flame Art Glass Cam Sanatları Merkezi de çeşitlik kurslar düzenleyerek cam sanatını sevdirmeye çalışıyor. Ankara’da bulunan Flame Art Glass’ın etkinliklerini internet sitesinden takip edebilirsiniz.

■ Kadıköy’de yer alan Erguvan Sanat Galerisi her yaştan katılımcıya cam seramik boyama kursu veriyor.

■ Atölyesi Pendik’te bulunan Rengin Alkın da cam süsleme eğitimi veriyor. Alkın 2009 yılından bu yana atölyesinde çalışmalarına devam ediyor.

Cam atölyesi kurmanın maliyeti

Pelin İnal, bir cam atölyesi kurmanın maliyetinin ne kadar olduğunu “kabaca” şöyle özetliyor: “Başlangıç olarak, sanatsal anlamda küçük bir atölye 30 bin ile 60.000 TL arasında bir rakamla kurulabilir.”

Ne var ki, cam atölyesi kurmakla iş bitmiyor. Tolga Tekden en büyük maliyet kalemleri olarak enerji giderlerini, hammaddeyi ve çoğunlukla yurtdışından gelen boyaları, yaldızı sıralıyor.

Ayrıca, cam süsleme dalında atölye yatırımı yapmak isteyen bir girişimcinin pazar ya da üretim aşamaları ile ilgili teknik bilgilerin en az birine hakim olmasının önemine özellikle değiniyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu