Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

Borsalarda yatırımcılığın aşamaları

YATIRIM yapmak; bir gelir elde etmek amacıyla parayı taşınır veya taşınmaz bir varlığa bağlama, yatırma anlamı taşıyor. Yatırımcı da bu eylemi yapan kişi, hepinizin bildiği gibi. Peki, insanlar neden yatırım yapıyor, neden parasını bir varlığa bağlıyor? Bu sorunun pek çok cevabı olabilir. Risk alma, gelirini artırma vb. Ancak bunlardan en önemlisi ve herkesi yatırım yapmaya iten güdü, enflasyondan geliyor. Enflasyon bir kenarda nakit olarak bekleyen paranın satın alma gücünü düşürüyor, azaltıyor, insanlar da bundan kaçınmak paralarını korumak amacıyla, yatırım yapıyorlar; taşınır veya taşınmaz varlıklara.


Borsalar taşınır varlıklara yani menkul kıymetlere, yatırım enstrümanlarına yatırım yapmanın aracısı, pazarı. Borsaların kuruluş amacı, hisse senedi yatırımcılarına güven ve likidite sağlamak. Teknoloji geliştikçe hem pazara giren ürün sayısı artıyor, hem de piyasalarda doğru fiyatların oluşmasına katkıda bulunması amaçlanıyor. Gelin bakalım borsalarda yatırımcılar hangi aşamalardan geçmiş, hangi aşamalara doğru yol alıyorlar.

TEMETTÜ YATIRIMI

Şirketlerin ilk kurulduğu yıllara gittiğimizde, bir şirkete yatırım yapmaktaki amacın, temettü getirisi sağlamak olduğu görülüyor. Şirket sahipleri tek başlarına altından kalkamayacakları işleri yapabilmek için şirket hisselerini dışarıdaki yatırımcılara satarken; dışarıdaki yatırımcılar da, bu şirketin faaliyetlerinden gelir elde etmeyi umuyorlar. Bir kazan-kazan durumu söz konusu. Hisselerini dışarıdaki yatırımcılara açan şirket sahibi, şirketini büyütmeyi ve böylece daha fazla gelir elde etmeyi beklerken, dışarıdan gelen yatırımcılar da, şirketin büyümesinden ve faaliyetlerinden elde ettiği kardan pay almayı düşünüyorlar. Coğrafi keşiflerin ardındaki itici gücün bir kısmı, buradan geliyor.

SPEKÜLATÖRLER

Borsaların gelişmesiyle ikinci aşama yatırımcılar, spekülatörler devreye giriyor. Borsalar ve piyasalar geliştikçe, borsalarda işlem gören hisse senetlerinin fiyatları da sektörel, ekonomik, politik, jeopolitik, siyasi vb. gelişmelerden etkilenmeye ve dalgalanmaya başlıyor. Bu dalgalanmalardan faydalanmaya çalışan, düşükten alıp, yüksekten satmayı amaçlayan spekülatörler piyasalara geliyor. Başlangıçta likidite olmadığı için dalgalanan hisse fiyatları, borsaların gelişmesiyle likidite kazanıyor. Fakat bu sefer de piyasadaki dalgalanmalardan kazanç sağlamak isteyenlerin sayısı arttığından, piyasalar daha da çok dalgalanmaya başlıyor.

KURUMSAL YATIRIM

Piyasada şirket sayısı arttıkça, bu şirketlerin fiyatının belirlenmesi, doğru fiyatın oluşması konusunda sorunlar ortaya çıkıyor. Çünkü piyasada temettü için yatırım yapan yatırımcılar kadar spekülatörler de işlem yapıyor. Paranın hisselere ani giriş-

çıkışlarıyla volatilite artıyor. Fiyatlar marjinal seviyelerde oluşuyor. Tarihte doğru fiyatın oluşmamasının ardından gelen pek çok kriz var. Küçük yatırımcıları fiyat belirleme (dünyanın her yerinde bu uzmanlık gerektiren bir iştir) çabasından kurtarmak ve onları piyasalara daha kolay dahil etmenin yolu olarak, kurumsal yatırımcılar ortaya çıkıyor. Peki, kim bunlar? Yatırım fonları, bireysel emeklilik fonları, sigorta fonları, menkul kıymet yatırım ortaklıkları daha sonraki dönemlerde gayrimenkul yatırım fonları ve son aşamalarda girişim sermayesi yatırım fonları.

Böylece tek bir hisse senedinin riski yerine fon portföyündeki pek çok hisse senedinin riski satın alınıyor. Risk dağıtılıyor. Fakat daha uzun vadeli yatırımcılara hitap etmek amacındaki yatırım fonu yöneticileri de rekabet nedeniyle giderek yatırımcılarına daha fazla gelir sağlama hedefiyle, piyasalardaki dalgalanmalara kayıtsız kalamıyor.

KENDİ HİSSELERİNE YATIRIM

Sermaye piyasalarına gelen yatırımcıların sayısı ve çeşidi arttıkça, halkın daha fazla hisse senedi yatırımı oluştukça, düşüşler daha büyük krizlere yol açıyor. Bu kez borsalarda hisse senetleri işlem gören şirketlere, kendi hisselerine yatırım yapmanın yolu açılıyor. Aslında bir şirketin kendi hissesini borsadan satın alması, sermaye azalması, şirketin küçülmesi anlamını taşıyor muhasebe tekniği açısından. Ancak yasal düzenlemeler ile bunlar portföy yatırımı olarak değerlendiriliyor ve şirketler kendi hisselerine yatırım yaptıkça, borsada işlem gören hisse senetlerinin değeri artıyor. Borsadaki hisse senedinin değeri arttıkça, şirketin portföy yatırımı değerleniyor. Karı artıyor. ABD’deki endeks yükselişinin arkasında, Apple, Microsoft, Tesla, Amazon gibi şirketlerin kendi hisselerine yatırım yapmasının yattığı ifade ediliyor.

ALGORİTMİK YATIRIMLAR

Beşinci aşama algoritmik yatırımlar. Sermaye akımlarının serbest hale gelmesi ve teknolojinin sağladığı yenilikler ile dünyanın her yerinden, faaliyeti, meşgalesi, dili, huyu-suyu bilinmeyen şirketlere yatırım olanağı doğuyor. Algoritmik yatırımlarda şirketin faaliyet alanının, karının, sektörünün, ülkesinin önemi yok. Sadece fiyat ve işlem hacmi verileri üzerinden gerçekleştirilen yatırımlar söz konusu.



Temettü yatırımcılığı için çıkılan yolda, soluğu algoritmik işlemlerde aldık. Bu söylediğimden algoritmik işlemler kötü sonucu çıkmasın. Zaman değişti. Belki de gün gelecek, bütün işlemler algoritmalar tarafından yapılacak. Burada anlatmaya çalıştığımız şey, her ne kadar borsa yatırım yeridir desek de, şartlar bütün yatırımcıları daha kısa vadeli davranmaya itiyor. Dalgalanmalar o kadar sert ve hızlı ki, iyi şirketleri doğru zamanda alıp-satamıyorsanız, kazanma olasılığı çok azalıyor.

Fonları tanıyalım

Türkiye Hayat Emeklilik çatısı altında bulunan Altın Katılım EYF 8 Ekim 2020 tarihi itibariyle portföy büyüklüğü açısından bireysel emeklilik sisteminin üçüncü büyük fonu olarak görünüyor. Portföyü 4,765 milyon liraya ulaşan fonun 495.979 katılımcısı bulunuyor. Fon altın ve altına bağlı varlıklara yatırım yapıyor. Fon portföyünün yüzde 84’ü kamu kira sertifikasından (altına bağlı] oluşurken, yüzde 10’u külçe altından ve %4’ü de katılım hisse senedinden oluşuyor. Yıllık bazda yüzde 71 getiri sağlayan fon, altın ve altın katılım fonları arasında getiri açısından dördüncü sırada. Fon yılbaşından bu yana ise yüzde 63 getiri sağlamış.

• Alım-Satım: Katılımcılar için BIST Kıymetli Madenler ve Taşlar Piyasası’nın açık olduğu günlerde saat ll’e kadar verilen emirler talimatın verilmesini takip eden ilk hesaplamada bulunacak pay fiyatı üzerinden, yerine getiriliyor. Saat ll’den sonra verilen emirler ise bir sonraki gün verilmiş varsayılarak, talimatın verilmesini takip eden ikinci işgününde gerçekleşen fiyattan yerine getirilir.

• Fonun karşılaştırma ölçütü: Yüzde 90 BIST-KYD Altın Fiyat Ağırlıklı Ortalama ‘ Endeksi +Yüzde 5 BİST- KYD Kamu Kira Sertifikaları endeksi +yüzde 5 Katılım 50 Getiri Endeksi’dir.

• Fon toplam gider kesintisi oranı: Yıllık yüzde 1.09

• Portföy Yöneticisi: Ziraat Portföy

• Portföy değerleme esasları: Portföydeki altına bağlı kira sertifikaları Borsa İstanbul Kıymetli Madenler piyasasında gerçekleşen ağırlıklı ortalama takas fiyatından değerlendirilerek, getirisi bir sonraki iş gününe ilerletilmekte, fiyat oluşmadığında iç verim oranından ilerlenilerek değerleme fiyatı bulunmaktadır. Altın ise Borsa İstanbul’da ilan edilen USD/ONS ağırlıklı ortalama fiyatından değerlendirilmektedir.

ZEYNEP CANDAN AKTAŞ



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu