Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

Borsada Yatırımcılara Öneriler

Borsa yeniden yükseliş trendine girdi

■ Uzun süredir zararda bekleyen yatırımcılar yükselişi destekleyen unsurları iyi analiz ederek, düzeltme hareketleri öncesinde realizasyon yapabilir.


■ İyi fiyat seviyesinden alım yapan yatırımcılar içinde bu tip sert yükselişler potföyün bir kısmının veya tamamının realıze edilmesi için bir fırsat içerir.

■ Yeni hisse almak isteyen yatırımcılar aceleci davranmamalı. Böyle yükseliş dönemlerinde en azından bir düzeltme hareketi beklemeliler. Görece olarak ucuz kalmış ancak ileriye dönük olarak hikayesi olabilecek şirket hisselerine de yönelebilirler.

■ Ayrıca düzeltme riski açısından oldukça likit olan ve hızlı bir şekilde nakde dönülebilecek şirket hisselerinin öncelikli olarak portföylerde bulundurulması da avantaj oluşturur.

■ Genel olarak hisse seçerken, bilanço, gelir tablosu ve faaliyet raporu gibi fınansalların incelenmesi ve şirket hakkında bilgi edinilerek seçici davranılması gerekir.

BORSADA son zamanlarda oluşan yükseliş trendi bir yandan iç ve dış taraftaki risk unsurlarında görülen stabilite, diğer taraftan da yurtiçin-deki ekonomik verilerde görülen toparlanma eğilimine bağlanıyor. Nitekim Fitch, Dünya bankası, IMF gibi kuramlarla beraber OECD de Türkiye ile ilgili görüşünü pozitife çevirdi. Endeks ise yükseliş trendine 98 bin seviyelerinden başladı ve geçen hafta içinde 108 bin seviyelerini aştı. TCMB verilerine göre, Kasım’ın ilk haftasında hisse senedinde 61 milyon dolarlık alım yapan yabancı yatırımcılar geçen hafta 301 milyon dolar net alış yaptı. Ayrıca istihdam hariç veriler de Türkiye’de ekonomide toparlanmanın yaşandığını gösteriyor. TÜIK de geçen hafta Kasım ayma dair Tüketici Güven Endeksi’ni açıkladı. Ekim’dc 57 olan veri Kasım’da 59.9’a yükseldi.

Uzmanlar, gerileyen faizlere ve artan yabancı portföy yatırımlarına paralel hisse senedi piyasasında, daha olumlu yeni bir atmosfere geçilebileceğini düşünüyor. Endeks için orta ve uzun vadeli süreçte 108 bin 200 seviyesinin geçilmesi halinde 110 bin 500, 112 bin ve 115 bin 500 bölgelerinin hedef durumuna geleceğini dile getiren analistler, 115 bin 500 seviyesi üzerinde kalıcılıkta ise uzun vadeli süreçte 130 bin seviyesinin üzerine çıkılarak tüm zamanların yeni rekor seviyelerinin görülme olasılığını güçlü görüyor. Bu kapsamda da 24 hisseye orta ve uzun vade için ‘alım’ veriliyor.

“YÜKSELİŞ DEVAM EDER”

Borsada son zamanlarda oluşan alıcılı işlemlerin temelinde bir yandan iç ve dış taraftaki risk unsurlarında görülen stabilite, diğer taraftan da yurtiçindeki ekonomik verilerde görülen toparlanma eğiliminin etkili olduğunu belirten Işık FX Araştırma Uzmanı Yusuf Kavak, bu kapsamda uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Ftich’in Türkiye’nin ve 20 bankanın kredi görünümlerini yükseltmesinin de önemli olduğunu söylüyor. Kavak, Japon kredi derecelendirme kuruluşu R&I’ın Türkiye’nin kredi görünümünü yükseltmesi ve yine birçok uluslararası kurumun Türkiye’ye yönelik büyüme öngörülerini olumlu yönde revize etmesinin de yükselişleri desteklediğini belirtiyor. Bu kapsamda önümüzdeki süreçte ekstra bir risk artışı olmadığı sürece, son 19 ayın en yüksek seviyelerinin test edildiği borsadaki yükselişlerin devam edebileceğini düşünüyor. Ancak bu tip yükseliş hareketlerinin yaşandığı durumlarda yatırımcıların dikkat etmesi gerektiğine de dikkat çekiyor.

Bu kapsamda öncelikle uzun süredir zararda bekleyen yatırımcıların yükselişi destekleyen unsurları iyi analiz ederek, karlarını realize edebileceğini hatırlatıyor. İyi fiyat seviyesinden alım yapan yatırımcılar açısından da bu tip sert yükselişlerin portföyün bir kısmının veya tamamının realize edilmesi için bir fırsat içerdiğini belirtiyor. Yeni hisse almak isteyen yatırımcıların ise aceleci davranmaması gerektiğini dile getiren Kavak, yatırımcılara şu önerilerde bulunuyor:

“16 Ekim’den bu yana endekste yüzde 15’lik yükseliş ortaya çıkarken, bazı hisse senetlerinde daha da fazla artış kaydedildi. Bu da olası düzeltme hareketlerinde yeni hisse alan yatırımcının zarara girme ihtimalini güçlendirmekte. Dolayısıyla bu tip durumlarda yatırımcılar en azından bir düzeltme hareketi beklemeliler veya görece olarak ucuz kalmış, ancak ileriye dönük olarak hikayesi olabilecek şirket hisselerine yönelmeliler. Ayrıca yine olası düzeltme riski açısından oldukça likit olan ve hızlı bir şekilde nakde dönülebilecek şirket hisselerinin öncelikli olarak portföylerde bulundurulması da avantaj teşkil edecektir. Yine olası terste kalma durumunda hareket kabiliyeti sağlamak açısından, yatırımcıların ellerindeki nakdin tamamını hisse senedinde değerlendirmek yerine en fazla yarısını hissede bulundurması avantaj olacaktır.”

Genel olarak hisse seçerken, bilanço, gelir tablosu ve faaliyet raporu gibi finansalların incelenmesi ve şirket hakkında bilgi edinilerek seçici davranılması gerektiğinin altını çizen Kavak, hızlı kazanç sağlamak uğruna herhangi bir hikayesi olmadan manipülatif hareket gösteren şirket hisselerinden de mümkün olduğunca uzak durulmasını öneriyor.

“HEDEF 110 BİN 500 – 115 BİN 500”

Orta ve uzun vadeli süreçte endekse bakıldığında 108 bin 200 seviyesinin geçilmesi halinde 110 bin 500,112 bin ve 115 bin 500 bölgelerinin hedef durumuna geleceğini dile getiren Kavak, 115 bin 500 seviyesi üzerinde kalıcılıkta ise uzun vadeli süreçte 130 bin seviyesinin üzerine çıkılarak tüm zamanların yeni rekor seviyelerinin görülme olasılığını güçlü görüyor. Olası negatif haber akışlarının ortaya çıkması ile endekste oluşabilecek geri çekilmelerde ise 95 bin seviyesinin orta ve uzun vadeli olarak gelinebilecek dip nokta olabileceğini düşünüyor.

TCMB’nin faiz indirimleri ile BDDK ve TCMB’nin yasal düzenlemeleri sonrasında kredi havuzunun yavaş da olsa büyüme eğilimine girdiğinin altım çizen Kavak, ilerleyen süreçte kredi büyüme hızının bir miktar hızlanması halinde, ekonomik aktivitede yaşanan iyileşme ile gerek bankacılık sektörünün, gerekse kredilerin üretime dönüşmesi sayesinde reel sektörün ön plana çıkacağını belirtiyor. Ayrıca, geçtiğimiz sene yaşanan  kur şokları sonrasında ortaya çıkan daralmanın en sert etkilerinin görüldüğü otomotiv ve inşaat gibi kritik sektörlerin de ilerleyen süreçte hızlı bir toparlanma eğilimine girmesini kuvvetli bir olasılık olarak görüyor.

Bu kapsamda ise orta ve uzun vadede Aselsan, Kardemir, Netaş, Tümosan, Afyon Çimento, Doğtaş Kelebek, Yataş, Zorlu Eneıji, Karsan Otomotiv, Emlak Konut GYO, Ereğli Demir Çelik, Tofaş Oto Fabrikaları ve Doğuş Otomotiv hisselerine ‘al’ önerisinde bulunuyor.

“OLUMLU BİR ATMOSFERE GİRECEĞİZ”

Endeksin yakın dönemde 93 bin seviyesinden kuvvetli bir yükseliş gösterdiğini hatırlatan Noor CM Araştırma Müdürü Uğur Aydın, başta bankacılık hisseleri olmak üzere endeks içindeki pek çok önemli şirketin uzun dönemli gerçek değeri altında bulunmasından dolayı her panik satışının kuvvetli alımlarla karşılaştığına dikkat çekiyor. Bu sene MSCI dünya endeksinin dolar bazında yüzde 23, MSCI EM dolar bazında yüzde 9, BIST-100 endeksinin dolar bazında yüzde 8 prim yaptığına dikkat çekiyor. Diğer yandan F/K ve PD/DD gibi piyasa çarpanları açısından görece ucuz seviyelerin devam ettiğini belirten Aydın, “BIST-100 F/K bazında MSCI EM’e göre yüzde 43 iskontolu görünürken, bankacılık endeksi F/K bazında EM ortalamasına göre yüzde 29, sınai endeks EM ortalamasına göre ise yüzde 38 iskontolu fiyatlanıyor. Son yıllarda risk priminin diğer EM’Ierden negatif ayrışması bu iskontonun temel sebebi” diyor. Ancak son bir aylık süreçte Türkiye’nin CDS primlerinde de kayda değer bir gerileme olduğunu hatırlatarak beş yıllık CDS priminin yıl içi dip seviyesi olan 297 baz puana yaklaştığım hatırlatıyor. Eğer bu seviye altına da inerse, gerileyen faizlere ve artan yabancı portföy yatırımlarına paralel hisse senedi piyasamızda çok daha olumlu yeni bir atmosfere geçebileceğimizi düşünüyor.

Geçen hafta BIST-100 endeksi yeni zirveleri test ederken, bankalar ve petrokimya hariç BIST-100 içindeki tüm sektörel endekslerin “de yeni yıl içi zirveleri test ettiğini hatırlatan Aydın, BIST-100 içinde yüksek ağırlığı bulunan bankaların yeni yıl içi zirvesine gitmesinin ana endeksin rahatlıkla 110 bin puan üzerine kirilim yapmasını sağlayacağını dile getiriyor. Aydın, “Genel olarak bankacılık hisselerinin uzun dönem değerlerinin altında bulunduğunu düşündüğümüzde, endekste 110 bin puan üzerine hareketin çok yüksek olasılık dahilinde olduğunu düşünüyorum. Bu noktada risksiz getiri oranı olarak tahvil faizlerine bakmak yararlı olacaktır. Özellikle iki yıllık gösterge tahvil bileşik faizi yüzde 12 ile 2017 Ekim ayından beri en düşük düzeyinde. Gösterge faizin yüzde 12 düzeyinde olduğu dönemde bankacılık endeksi 160 bin puan üzerindeydi. Şu sıralarda 150 bin dolayındaki seyri hala çok ciddi bir yukarı potansiyel vaat ettiğini gösteriyor. Bankacılık ve sanayi sektörü hisseleri başta olmak üzere sistematik risk ölçütü beta katsayısı 1 ve l’in üzerinde olan yani agresif portföy stratejisine uygun hisselerin ağırlıkta olduğu bir hisse portföyü yapmanın 2020 yılı için getiri oranlarım maksimum düzeye çıkaracağına inanıyorum” diyor.

“MAKSİMUM 129, MİNİMUM 92 BİN”

Aydın, 2020 için endekste maksimum 129 bin, minimum ise 92 bin seviyesini tahmin ediyor. Yabancı yatırımcı toplam portföy büyüklüğünün 30.4 milyar dolar ile tarihsel ortalamasının yaklaşık 20 milyar dolar altında olduğunu hatırlatan Aydın, “BIST-100 şirketleri halka açık kısım toplam değeri yani toplam piyasa kapitalizasyonunun dolar bazında 48.5 milyar dolar olduğunu düşünürsek, yabancı portföy büyüklüğünün ortalamaya yakınsaması ile yaklaşık 15-20 milyar dolar civarında bir yabancı fon girişinin BIST-100 endeksini 129 bin seviyesine rahatlıkla taşıyacağını düşünüyorum” yorumunu yapıyor.

Bu kapsamda orta ve uzun vadede Garanti BBVA, TSKB, Akbank, Tofaş Oto Fabrikaları, Ereğli Demir Çelik, Kardemir, Tüpraş, THY, Yataş, Petkim, Şişe Cam, Soda Sanayii, BIM, Migros ve Trakya Cam hisselerine al önerisinde bulunuyor.



Yusuf KAVAK / Işık FX Araştırma Uzmanı
“Aselsan hisseleri cazibesini koruyor”

ASELSAN: Türk savunma sanayisinin en önde gelen şirketlerinden. 2019 üçüncü çeyrek itibariyle satışlarını bir önceki yılın eş dönemine göre yüzde 47 artırdı.

Aynı dönemde net dönem karını da yüzde 14’e yakın yükselten şirketin 1.84’lük cari oran, 1.09’luk asit-test oranı, 0.87’lik borç-özsermaye oranı ve 0.46’lık kaldıraç oranı gibi önemli rasyoları mali yapısının gücünü yansıtıyor. Oldukça yüksek bedelsiz sermaye artırımı potansiyeliyle de dikkat çeken şirketin, tüm bu pozitif verilerine karşın tarihi yüksek seviyelerinin yüzde 58’e yakın düzeyde aşağıda olması da hisselerine cazibe katıyor. Bu kapsamda şirket hisselerinde orta-uzun vadeli dönemde yüzde 50 yükseliş potansiyeli ile 29 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

KARDEMİR: Satışlarını bir önceki yılın üçüncü çeyrek finansallarına göre yüzde 16 oranında artıran Kardemir, buna karşın maliyet tarafında görülen yükselişler nedeniyle net kârını yüzde 57 oranında azaltmış durumda. Toplam varlıklarında görülen yükselişin, yükümlülüklerindeki azalışla birleşmesi ve yine güçlenen özkaynak yapısıyla ise ileriye dönük olarak güven veren şirket fmansalları, küresel çapta demir-çelik sektöründe ticaret savaşları kaynaklı görülen daralmanın toparlanma eğilimine gireceğine dair öngörüler ile dördüncü çeyrek için iyi bir potansiyele sahip. Şirket hisselerinde orta-uzun vadeli trendde yüzde 40 yükseliş potansiyeli ile 3.30 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

NETAŞ: 2019’un ilk dokuz ayında 88 milyon TL ile bir yıl önceki finansallarına göre satış hasılatında yüzde 39’a yakın oranda artış yakalayan şirket, yüksek finansman giderleri başta olmak üzere gider artışları kaynaklı olarak zararını yüzde 140 civarında artırdı. Yine de likidite rasyoları, referans seviyelere yakın hareket eden şirketin 5G başta olmak üzere gelişen teknolojiye ayak uyduran dinamik bir yapıya sahip olması ileriye dönük olarak pozitif potansiyelin korunmasına olanak sağlıyor. Ayrıca ana hissedarı konumundaki Çinli ZTE’nin Türkiye’yi üretim üslerinden birisi . olarak seçmesiyle, ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşlarında son zamanlarda sağlanan stabilitenin de bir ticaret anlaşmasına dönüşmesi halinde bunun şirketin satış ve kârlılık rakamlarına olumlu yansıması beklenmekte. Netaş hisselerinde Mayıs sonuna doğru başlayan yükseliş trendi korunmakla birlikte, orta ve uzun vadeli görünümde de bu yöndeki işlemlerin yüzde 38 yükseliş beklentisi ile 14 TL’lik fiyat öngörümüze doğru devam etmesini öngörüyoruz.

Cemal DEMİRTAŞ / Ata Yatırım Genel Müdür Yardımcısı
“Türk Telekom, Ülker, Migros, Ereğli ve Petkim”

Düşen faiz ortamı hisse senetleri için destekleyici olacaktır. Özellikle düşük faiz ortamında otomotiv sektöründe yükseliş bekliyoruz. Öte yandan, yılın ilerleyen dönemlerinde yatırım yapan şirketler de gündeme gelecektir. İç talepte canlanma yaşanacağını düşündüğümüz otomotiv sektöründe Tofaş başta olmak üzere Doğuş Otomotiv’i beğeniyoruz. Pegasus da yükselişini devam ettireceğini düşündüğümüz hisseler arasında.

Türk Telekom, Ülker, Migros, Ereğli ve Petkim hisselerini de beğeniyoruz. Temettü beklentisi ve yabancı ortak sürecinin Türk Telekom’a karlılık olarak yansıyacağını düşünüyoruz. Ülker’de Godiva tarafında yaşanan olumlu gelişmelerin hissede yukarı yönlü potansiyel yaratacağı beklentisindeyiz. Migros’un da üçüncü çeyrekte kar açıklanması hissedeki yükseliş beklediğimiz gibi geldi. BC Partners’in 22.5 TL hisse başına fiyattan 20 milyon TL hisse satışının ardından borsadaki ilk tepki negatif olsa da önümüzdeki dönemde büyüme ve borçlarındaki düşüşe ilişkin temel beklentiler ve artan likidite ile hisseye olan ilginin artmaya devam edeceğini düşünüyoruz. Emtia tarafında ise Ereğli ve Petkim beğendiğimiz hisseler arasında. Dünyada emtiaların düşmesi hisselerde baskı oluşturuyor.

Global talebin artmaya başlayabileceği ve yeniden emtia piyasalarının toparlanacağı beklentisiyle Ereğli ve Petkim cazip yatırımlar olarak görülüyor. Star Rafinerisi’nin tam kapasiteye ulaşması ve lojistik maliyetlerin azalması ile Petkim olumlu yönde etkilenecektir.

Uğur AYDIN / Noor CM Araştırma Müdürü
“THY performansında pozitif eğilim bekliyorum”

THY: Üçüncü çeyrekte yüzde 27 brüt kar marjı, yüzde 26.5 FAVÖK marjı ve yüzde 16.3 düzeyinde net kar marjı gerçekleşen THY hem ikinci çeyrek hem de geçen yılın aynı dönemine göre finansal performansında gelişim kaydetti.

Bu yılın ocak-ekim döneminde yolcu doluluk oranı 0.5 puanlık düşüşle yüzde 81.6 düzeyine gerilese de dış hatlar yolcu sayısında yüzde 3.1’lik artış ve özellikle kargo-posta taşımasında kaydedilen yüzde 9.3’lük artış gelirlere olumlu yansıdı. Diğer yandan gelirlerin yüzde 87’sinin döviz cinsinden ve buna karşılık maliyetlerin yüzde 26’sınm TL cinsinden olması ve yine faaliyet giderleri içinde yılın ilk dokuz aylık bölümünde yüzde 31 paya sahip olan akaryakıt giderlerinde belirleyici petrol fiyatlarındaki stabil seyir de fınansallara olumlu yansıdı. Geçen yılın ilk dokuz ayında ortalama 72 dolar olan petrol fiyatı bu yılın ilk dokuz ayında 65 dolar düzeyine geriledi. Yılın son çeyreğinde ise ortalama yüzde 10’luk düşüş ile 60.5 dolar seviyesinde bir petrol fiyatı oluştu. Dolayısıyla akaryakıt maliyetlerinden kaynaklı olumlu etki dördüncü çeyrek fınansallarında da devam edecektir.

Şirketin üçüncü çeyrek faaliyet raporunda da belirttiği gibi geniş gövde filo yatırımlarına devam edecek olması ve uzun menzildeki operasyonu dahil olmak üzere kapasite artışı sağlamak suretiyle oluşacak yolcu artışının gelirler ve nakit akışları üzerinde olumlu etki yapmasını bekliyorum. Diğer yandan bu sene bir miktar zayıflaşa da önümüzdeki dönemde iç talebin de canlanacak olmasının iç hat gelirlerine de pozitif etki sağlayacağını düşünüyorum. Mevcut görünüm ve beklentiler çerçevesinde 2019 dördüncü çeyrek ve 2020 yılında yüksek tek haneli kapasite büyümesi, birim maliyetlerde düşüş ve artan doluluk oranları ile şirketin finansal performansında pozitif eğilim görüleceğini düşünüyorum. THY hisselerinde yüzde 23 yükseliş potansiyeli ile 17.40 TL hedef fiyat öngörüyorum.

EREĞLİ: Ereğli 2019 üçüncü çeyrek finansal sonuçlarına göre operasyonel karlılığında ve kar marjlarındaki yavaşlamanın devam ettiğini görüyoruz. Ancak çelik fiyatlarının artması ve TL’nin dolara karşı değer kaybetmesiyle satış gelirleri geçen yıla göre artış kaydetti. Bu kapsamda doların gelirler içindeki ağırlığının giderlerinden daha yüksek olmasının sağladığı avantaj ile kur yükselişleri şirketin satış gelirlerine olumlu yansıyor. Diğer yandan şirketin ihracat yeteneğinin olması da ayrı bir avantaj unsuru. Uzun dönem hisse senedi yatırımcısı için önem arz eden temettü ödeme kültürüne sahip olmasının yanı sıra Borsa İstanbul’daki diğer şirketlerle karşılaştırıldığında yüksek temettü verimliliği de şirket hissesi için bir katalizör oluşturmakta.

Finansal performans anlamında yavaşlama kaydetse de pozitif olmaya devam eden FAVOK marjı ve güçlü operasyonel performansı önemli. Yüksek likidite ve nakit pozisyonuna sahip olması da şirketi ön plana çıkaran unsurlar.

Sermaye yapısı içinde borca yüksek ağırlık vermemesi ve dengeli bir finansal kaldıraca sahip olmasının risklerini görece düşük tuttuğunu da söyleyebiliriz. Üçüncü çeyrek kar ve defter değeri verileri ile bakıldığında F/K ve PD/DD çarpanlarının da görece ucuz seviyelerde olduğu görülüyor. Cari F/K çarpanı. 4.8 ile son beş yıllık ortalaması 8.9’un ve endeks ortalaması 8.1’in oldukça altında seyrederken aynı zamanda 0.8 düzeyindeki PD/DD çarpanının da son beş yıllık ortalamasının 1.28’in altında bulunduğu dikkat çekiyor. Ayrıca faaliyet değeri/FAVÖK çarpanı açısından yurtdışı emsalleri ile karşılaştırdığımızda da ıskontolu olduğunu söyleyebiliriz.

Bu kapsamda şirket hisse senetlerinde uzun vadeli dönemde yüzde 29 yükseliş potansiyeli ile 9.83 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

GARANTİ BBVA: Hisselerini endeks içinde yüzde 8.3 ağırlık ve sektörü içinde öne çıkan mali yapısı ile amiral olarak nitelendirebiliriz. Özellikle endekste boğa piyasası koşullarının ciddi ölçüde hissedildiği mevcut durumda yüksek beta katsayısı ile portföylerde yer alması gerekir. Son beş yıllık verilerle 1.4 düzeyinde beta katsayısına sahip olan Garanti BBVA endeks genelinde yükseliş trendinin devam etmesi durumunda endeks üzeri getiri sağlayabilir. Ekonomide yavaşlama ve kredi hacminde i dd\/a daralma, TL’de değer kaybı ve son yıllarda yaşanan finansal şoklara rağmen Garanti BBVA sektörü içinde en güçlü finansal yapıya sahip banka olarak görünüyor. Yüzde 18.1 düzeyindeki sermaye yeterlilik oranı sektör içindeki rakiplerinden daha yüksek olmasının yanı sıra, yüksek karşılık ayırması da olumsuz durumlara karşı risklerinin düşük olmasını sağlamakta. Ayrıca üçüncü çeyrek itibariyle yüzde 12.5 düzeyinde bulunan öz sermaye karlılık oranı da sektör ortalaması olan yüzde 10.7’nin üzerinde. Yılbaşından beri gerçekleştirdiği yüzde 28.5 düzeyindeki prime rağmen PD/DD çarpanı 0.83 ile hem son beş yıllık ortalamasının, hem de BIST-100 endeks ortalaması altında görünmekte. 7.15 düzeyindeki F/K çarpanında da benzer bir görüntü söz konusu. Yurtdışı emsallerle karşılaştırıldığında da MSCI EM bankacılık endeksi dolar bazında son beş yılda yüzde 2.1 yükselirken, Garanti BBVA’nın dolar bazında yüzde 55 gerilediğini, dolayısıyla hisse senedinin yurtdışı emsalleri ile arasında ciddi bir iskonto olduğunu düşünüyorum.

Bu çerçevede Garanti BBVA hisselerinde yüzde 14 yükseliş potansiyeli ile 11.70 TL hedef fiyat öngörüyorum.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu