Cuma , Mayıs 25 2018
Anasayfa / İş Fikirleri / Bitkisel Ürünler Marketi Açmak

Bitkisel Ürünler Marketi Açmak



Önerilen sistem özellikle semt pazarlarının bulunmadığı ya da uzak kaldığı yerlerde dikkat çekebilir. Bitkisel ürünler market zinciri yakın geleceğin popüler işlerinden biri olmaya aday…

BU hafta bahsedeceğimiz konu perakende piyasamız için sıra dışı bir yenilik sayılabilir. Daha önce de değinmiştik. Konumuz tüketici dilinde ‘manav marketi’ olarak anılacak değişik bir uygulamayı içeriyor. Amacımız konuyu kısaca anlatıp olası girişimcilerin esinlenmesini sağlamak. Ama önce ülkemizde market zincirlerinin yakın geçmişteki öyküsüne bakalım.

Türkiye’de market zinciri oluşturma faaliyeti çok partili siyasi hayata geçişimizle başladı. Koç Topluluğu’nun kurucusu rahmetli Vehbi Koç’un tasarladığı yatırımların başında, modern dünyada örnekleri görülen süpermarketler de vardı. Ancak bu projesi devlet eliyle kurulan denemelerden hemen sonra gerçekleşecekti.

MARKET ZİNCİRLERİNİN MERAKLI TARİHİ

İstanbul’a Spor ve Sergi Sarayı ile Açık Hava Tiyatrosunu kazandıran Vali ve Belediye Başkanı Lütfi Kırdar aynı zamanda uzman bir doktor; göz hastalıkları hekimiydi. 1950’lere gelirken ilksel örneklerini gördüğü Batıdaki süpermarketleri belediye eliyle İstanbul’da da oluşturmaya çalıştı. Fakat bu düşüncesi bazı engeller yüzünden bir proje olarak kaldı.

Daha sonra Belediye Başkanı olan ve İstanbulluların boyunun kısalığından ‘minik vali’ olarak andığı, önemli projelere imza atmış Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay ileride ‘Migros’ adım alacak süpermarket uygulamalarının ‘gezginci’ şeklini İstanbul’a getirdi. 1956’da gelişmekte olan Levent gibi semtlere kendine özel korna melodisiyle geldiğini haber veren mobil ‘kamyon marketler’ devreye girdi.

Hemen sonrasında kalıcı süpermarket dönemi başladı. Böylece İsviçre sermayesiyle özelleşecek Migros mağazaları ilk örnekler olarak perakendecilik tarihimize geçti. ‘Mini’ ve ‘Gross’ (büyük) sözcüklerinin bileşimden doğan Migros mağazaları 1970’lerin ortasında tümüyle Koç Topluluğu’na katıldı, giderek büyüdü.

1950’lerden sonra İstanbul’da esmeye başlayan süpermarket uygulamalarına 1970’lerde başka markalar da eklendi. Bunların başında Ankara Pazarı’ tamamen yerli bir ilki temsil ediyordu. Bitkisel ağırlıklı ürünler epey zenginleştirildiğinden tüketicinin hemen dikkatini çekiyordu. Taksim’de ilk mağazalarından birini açan ‘Ankara Pazarı’ adının aksine İstanbul’da hayata geçmişti. Demirören Grubu’na ait işletme daha sonra Nişantaşı gibi varlıklı semtlere de yayılacak ancak fazla yaşamayacaktı.

ANADOLU’DAN DA ÖRNEKLER ÇIKTI

Anadolu’ya bakınca süpermarket kültürünü yerleştiren bir başka uygulamayı doğrudan Başkent Ankara’da görüyoruz. 1950’lerin ortasında Ulus’ta Hacı Bayram Caddesi üzerinde, tarihi Anafartalar Karakolu’nun yanı başında Türkiye’nin en büyük süpermarketini açan ‘Gima’ giderek büyüdü ve Ankara’nın her semtine dağıldı. Bu girişim aslında Türkiye’de ilk modern zincirleşme hareketinin başlangıcıydı. ‘Gıda ve İhtiyaç Maddeleri A.Ş’nin kurduğu kamu iktisadi teşekkülüne ‘GİMA’ kısaltmasını dönemin en ünlü siyasilerinden birinin uygun gördüğü söylenirdi. Manav reyonu göz alıcıydı.

Daha sonra İzmir’de ‘Tansaş’ ve İstanbul’da sonradan ‘Carrefoursa’ adını alacak büyük zincirler devreye girdi. 1990’ların sonunda küçük büyük market zincirlerinin marka sayısı hayli artmıştı. Bunlardan bazıları Anadolu’nun çeşitli kentlerinde faaliyet gösteriyordu. Bir başka kategori ilk toptancı market zinciri ‘Metro’ 1990’ların başında İstanbul’da açıldı.




2000’li yıllardan itibaren bizde de faaliyete geçen ve mağazacılık literatüründe ‘hard discount markets’ olarak bilinen ‘indirim marketleri’ ise ülkemizde büyük ilgi gördü. Bunların bir bölümü büyük zincirlerin alt markası olarak yapılanırken, bağımsız markalar pazardan büyük paylar kapmayı başardı. Hızla büyüyen indirim marketleri bugün toplam sektör cirosundan yüzde 65’in üzerinde pay alıyor.

BİTKİSEL ÜRÜNLER MARKET ZİNCİRİ

Gelelim önerimize: Klasik zincirler ile indirim marketlerinde manav bölümü kısaca ‘taze kategorisi’ olarak adlandırılıyor. Manav reyonları biraz da yer darlığından olsa gerek, halen belli sınırlar içinde tutuluyor. Kimi büyük hacimli mağazalar ile toptancı marketler manav reyonuna çok geniş yer ayırsalar da genel olarak bakıldığında ayrılan yerler çoğunlukla yetersiz ölçülerde. Yapılacak iş bu konuyu genel tüketim maddelerinden bağımsız ele alıp yeni bir oluşumu başlatmak.

Böylece üreticiden tüketiciye prensibini yeni bir model olarak benimseyen yeni nesil ‘Manav Marketleri’ açılabilir; zincir halinde dikkat çekici bir marka adıyla ülke geneline yayılabilir. Sistemin nasıl işleyeceği, hızlı ve sağlıklı lojistikle hangi standartların konulacağı önceden planlanarak farklı konseptler oluşturulabilir.

Böylece ‘Manav Marketler’ tanımı ‘taze’ ifadesiyle alışveriş literatürümüze yerleşecek; bir zamanlar üretimi kendine yeterli ülkeler içinde anılan Türkiye yeniden bu konuda yüreklendirilmiş olacaktır.

Önerilen konuyu selekte edilmiş semtler ölçeğinde yapmak mümkün gibi görünüyor. Sistem başlangıçta belli noktalarda gerçekleştiğinde yeni istihdam alanlarının açılması ve kırsal kesim üreticilerinin işe özendirilmesi sağlanacaktır.

Önerdiğimiz yapılanma kısa süre önce Batıda da geliştirilmeye başlandı. Bu konuda model olarak Amerika’da sağlık marketleri olarak hizmet veren ‘Whole Foods’ marketlerindeki bitkisel ürün çeşitliliği de bu projeye ilham verebilir. Dar kapsamlı zincirler ise bugün için daha çok Japonya ve Çin’de var. Son zamanlarda Güney Amerika’da da bitkisel ürün bazlı marketler görülmeye başlandı.

REYONLARI ÖZEL OLMALI

‘Bitkisel Ürün Zincirleri’ni ticari anlamda klasik marketlerden ayıran bazı ilginç özellikleri bulunuyor. Organik, salamura ve sağlıklı konserve reyonlarının yanı sıra ‘Green Health Food Cafe’ bu zincirlerin önemli bölümlerinden. Burada ‘tofu’ ve benzeri ürünler, bitkisel konsantreler ile vejetaryen peynir ve bitkisel sütler sergileniyor. En çok ilgi gören yerlerin başında ise bitkisel karışımlar ile egzotik ürünler var.

Bu tür mağazalarda özel yerleşme planı söz konusu. Müşteri bağımlılığım artırmak için, satılan sebze ve meyvelerin yer aldığı tadım stantları hemen dikkat çekiyor. Satın alacağınız her ürünü önceden tadabilme şansınız var. Danışma masasında ise diyetisyenler görevli. Her hafta bir gün yeşil ürünler konusunda mini konferanslar düzenleniyor.

Sağlık ürünleri reyonundaki bitki özütleri ise oldukça çeşitli. Amaç tüm kategorilerden pay almak değil; bitkisel taze ürünleri yetiştiği yer ve tarih bilgileriyle sertifikalandırarak tüketiciye sunmak. Organik ürünler ise yükselen kategori olarak en önde.

Özel nemlendirme sistemleri sayesinde doğal renkleriyle canlı tutulan sebze meyveleri seçmek serbest. Sistem özellikle semt pazarlarının olmadığı ya da uzak kaldığı yerlerde oldukça verimli olacak gibi görünüyor, indirim reyonunda ise fazlaca tüketilen sebze, meyve ve bostan ürünlerine özel yer ayrılmış. Tüm fiyatlar meyve ve sebzelerin kaynağına göre değişiklik gösteriyor.

Hayli farklılaştırılmış bu işe yatırım yapacakların özellikle Batı’da giderek popülerleşen ‘Whole Foods Market’ türü işletmeleri yerinde görüp ilham almalarında yarar olabilir.

NUR DEMÎROK





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bunu da İnceledinizmi ?

Zerdeçal Yetiştiriciliği Çok Para Kazandıran İşler Arasında

Sağlıklı beslenme trendleri arasına giren zerdeçal altın çağını yaşıyor. Marketlerde taze olarak da satılmaya başlandı. …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir