Pazartesi , Aralık 17 2018
Anasayfa / Pazarlama Reklam / Birçok Şeyi Pazarlamayı Pazarlamak (kültürel pazarlama)
Kulturel Pazarlama

Birçok Şeyi Pazarlamayı Pazarlamak (kültürel pazarlama)



Kültürel pzarlama. Bugünün pazarlama dünyasının vazgeçilmezi internet teknolojileri, e-sporla birlikte küresel anlamda yeniden yorumlanıyor. E-spor sayesinde yeni ve pahalı ürünler hızla pazarlanabiliyor. Bunların en önemlisi ise bizatihi kültürün kendisi…

Kültürel Pazarlama

GENÇ nesle dair yapılan tüm sayısal ortam çalışmaları bir biçimde kendi müşterisini buluyor. Oldukça geniş bir yelpazeye sahip olan sayısal ortam ürünleri, mobil cihazlarda ve masaüstü platformlarda kolayca yer alıyor.

Bunda düşen maliyetin rolü çok yüksek. Diğer taraftan en önemli unsur, yarattığı “kullanım zorunluluğunu hissettirme” etkisi. Gençler diyaloglarda geri kalmak istemedikleri için bile bir ürüne eğilim gösterebiliyor. Profesyonel yaşam açısından da aynı durum söz konusu. İşyerlerinde medya platformlarından bağımsız yaşamak artık mümkün değil. Kültürel etkinin e-spor ile dayatılması da çok önemli. Kimliğe bağlı kalmayan oyunların varlığının yanında, doğrudan sosyo-politik gerçekliği barındıran birçok oyun mevcut. Bahse konu oyunlar, milyonlarca farklı insan ve bir o kadar farklı sayıda dünya görüşü tarafından oynanıyor. Bu hafta ortaya çıkan ivmenin etkisine bir göz atıyoruz.

KÜLTÜREL PAZARLAMANIN DİREKSİYONUNA GEÇMEK

1990’ların başından itibaren Batı olarak adlandırılan coğrafyadan gelen bilgisayar oyunları, içerikleri itibarıyla en ağır sosyo-politik göndermeleri içeren yapıtlardı. Savaş, şehir yapılanması, aile gelişimi gibi çeşitli konuları içeren bu oyunların bir kültürel varlık ihracatı anlamı taşıdığını bugün çok daha net bir biçimde görebiliyoruz. Giyimden yeme-içmeye, günlük gezilerden izlenecek filmlere kadar birçok unsurun arka planda oyuncuların gözleri önüne serildiği bir ortam söz konusu. Hal böyle olunca, alışkanlığın ardından yeni bir mekanizma üretildiğine şahit olduk. O da, tıpkı sinemanın elindeki pazarlama gücüne benzer bir gücün ortaya çıkışıydı. Ancak buradaki olay sinemadan biraz daha farklı. Temel fark, bir ürünün doğrudan reklamının yapılması yerine, ürünün güçlü sahibinin ve kültürel varlığının reklamınınyapılması. Bu sayede, oyunculara devam oyunları veya bu oyuna benzer başka oyunları alma ihtiyacı aşılanıyor. Sonuçta, daimi bir izleyici ve takipçi kitlesi oluşturuluyor. Ya da teknik anlamda benzer ortamlara ihtiyaç duyması öğütlenen bir yapı oluşturuluyor.

  Faber-Castell ve Adel Kalemcilik'in Sosyal Sorumluluk Projesi



Tabii bu noktada, kültürel veri transferi gerçekleştirilirken elde edilen ticari kârın, menşei ile ilişkisinin de açıklanması gerekiyor. Örneğin, bugün eş zamanlı strateji oyunlarının ağırlıklı olarak mistik temalara dayananlardan oluştuğunu görüyoruz. Asya’nın sahip olduğu mistik hava ve kültürel miras doğrudan olmasa da hikaye yaratım yönleriyle yansıtılıyor. Öte yandan, Finlandiya’nın soğuk ikliminde büyümüş Joona Sotala isimli bir oyuncunun Kore’nin kalbinde Starcraft II isimli oyunun şampiyonu olduğunu da görüyoruz ki bu dünyada bir ilk. İlk kez Asya’nın merkez e-spor noktalarmdan birinde, Asyalı oyuncuların dominant olduğu bir dalda, Batılı bir oyuncu zafer kazandı. Ama bunun zafer olarak mı, yoksa Asya’nın iktisadi başarıya ulaşması şeklinde mi yorumlanması gerekir, şimdilik orası meçhul.

ÇIKARILMASI GEREKEN DERSLER

Asya’daki bir turnuvada Avrupalı oyuncunun üstelik Asyalı oyuncuların başarılı olduğu bir dalda kupa alması, e-spor için çok büyük bir olay. Çıkarılacak ders, e-sporun iklimden bağımsız hale gelen, oldukça kuvvetli bir pazarlama aracına dönüşmüş olduğu gerçeği. Yıllarca eğlence kanalları üzerinden kendi sosyo-politik kurgusunu sistematik biçimde tüm dünyaya iletmeye çalışan Batı’nın karşısında, zıt yönden gelen bir ürün grubu oluşmuş durumda. Ve bu oyunları içeren grubun içinde Batı’nın kültürü yerine, daha mistik ve Doğu’nun estetiğini barındıran unsurlar hâkim.

Yerli yatırımcımızın bu konuda gereken dersi alması lazım. Türkiye’nin sahip olduğu tarihsel geçmişin kurguya dönüştürülmesine yönelik girişimlerin gerçeğe dönüşmesi hepimizin beklentisi. Bu tür bir girişimle oluşturulabilecek yan sektörel ürün grupları da unutmamalı. Bunların başında perakende sektörünün hızlı tüketim malları geliyor. Ayrıca bunun sadece bir fiziki ürün değil, hizmet sektörü için de yenilik doğurabileceğini, dahası turizme büyük katkı yapabileceğini göz ardı etmemek gerekiyor.

Önümüzdeki hafta potansiyel yatırımcılar için mevcut e-spor sektörünün işyeri ortamına ve hiyerarşik yapışma değinmeye başlayacağız.

Güzel bir hafta geçirmenizi dilerim…

 

Ali Efe İralı





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bunu da İnceledinizmi ?

E-İhracat Nasıl Yapılır? KOBİ’ler E-İhracatta Nelere Dikkat Etmeli?

Artık küçük girişimcilerden dev holdinglere kadar iş dünyası, “e-ihracat” ile dünyanın her köşesinde bir tık …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir