Girişimcilik Haberleri

Bir Başarı Öyküsüde Kastamonulu Zintaş’tan

SAFARİLERİYLE ünlü Botsvana’dan Panama Kanalı’na, Polonya’dan Azerbaycan’a kadar dünyanın dört bir yanına zincir ihraç eden Kastamonulu “Zintaş”, bir yandan yeni ihracat pazarlarına odaklanırken diğer yandan yeni yatırımlara imza atmaya hazırlanıyor. Şu anda Güney Kore, Avusturya, İran, Makedonya, BAE, Bosna Hersek, Romanya, Azerbaycan başta olmak üzere 30’u aşkın ülkeye ihracat yapan firma, 2019’da üretimde ihracatın payını yüzde 20’den yüzde 30’a çıkarmayı hedefliyor. Yeni ihracat pazarı arayışlarını sürdürdüklerini söyleyen Zintaş A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Avni Üster, Florida’ya 3 bin metre (bin ton) ma-rina zinciri için teklif verdiklerini vurguladı.


2018 yılında 1.7 milyon dolarlık zincir ihracatı gerçekleştirdiklerini belirten Üster, Zintaş’m daha çok maden zinciri ve marina zinciri ihraç ettiğini kaydetti ve “İç piyasada ise maden, tarım ve kaldırma makineleri zinciri ağırlıkla çalışıyoruz. Askeriyenin ihalelerini takip ediyoruz” dedi.

Zintaş’ın 2019’da 1.7 milyon euro’luk sıcak dövme tesisi yatırımını gündeme aldığını açıklayan Üster, bu tesiste termik santrallere verdikleri 700-800 derecelik ocakların altında kullanılan zincirler için “zincir kilidi” üreteceklerini söyledi. Yeni yatırıma yönelik fizibilite çalışmalarına başladıklarını belirten Üster, önümüzdeki günlerde teşvik için müracaat edeceklerini kaydetti. Kastamonu’nun ombudsmanı olarak bilinen iş insanı Hüseyin Avni Üster’le dünden bugüne Zintaş’ı ve hedeflerini konuştuk…

ÇIRAKLIKTAN PATRONLUĞA

1945 yılında Kastamonu’nun İsmailbey Mahallesi’nde doğan Hüseyin Avni Üster, sanayici bir aileden geliyor. Üster’in babası Mehmet Bey, Kastamonu’da “Helvacı Hacı Bey” namı ile anılıyor. İlk sanayi tesisini 1949’da kuran Helvacı Hacı Bey, tahin, helva, reçel ve şekerleme imalatı yapmış. Çocukluğunda yaz tatillerinde önlüğünü takıp babasının işyerinde çalıştığını söyleyen Üster, “Yıllarca çıraklık yaptım. İş hayatının zorluklarını çekirdekten öğrendim” diyor. Babasının vefat ettiği 1961 yılma kadar işinin başında olduğunu belirten Üster, lise öğrencisi olduğu o yıllarda işin başına eniştesinin geçtiğini vurguladı. Lise yıllarında “inşaat mühendisi” olmaya karar verdiğini söyleyen Üster, “Lise son öğrencisiyken, Kastamonu’da İş Bankası’nm yeni binasını yapan müteahhit Mehmet Yenicioğlu’yla tanıştım. Onun çalışma azmi ve heyecanı beni etkiledi. İşte o zaman ben de inşaat mühendisi olma kararı aldım” dedi.

REKORA İMZA ATTI

Babasının işini devam ettirmek yerine gençlik hayallerinin peşine düşen Üster, “Ankara Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi’nden” 1971’de inşaat mühendisi olarak mezun olmuş. (Okulu yıllar sonra Gazi Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi oldu.) Üster, o tarihte köy hizmetleri veren bir kamu kurumu olan Yol Su Elektrik İşleri Genel Müdürlüğü’nde Tesisler Fen Heyeti Daire Başkanlığı’nda Kabul Komisyonu Üyesi olarak işe başlamış. Burada bir yıl çalıştıktan sonra 1973’te Karayolları Genel Müdürlüğü 15.

Bölge Müdürlüğü’nde sanat yapıları işleri alarak müteahhitliğe adım atmış. Önceleri bölge dahilinde 26 adet köprü yapmış. 1976’da Türkiye’de ilk defa 45 ton dinamiti aynı anda patlatarak bir rekora imza attığım belirten. Üster, bu rekorunun hala kınlamadığının altını çiziyor.

DÜNYA BANKASI KREDİSİYLE

Aslında bu büyük patlatma, Üster’in girişimci olma yolundaki adımlarını hızlandırmış. Dinamit patlatma sırasında 1 km’lik alanda 10 şiddetinde deprem meydana geldiğini ve karayollarına ait dozerin olduğu yerde battığını belirten Üster, o günü şöyle anlattı:

“Dozeri çıkartmak için zincir ve halat aradık. Zincir olmadığını söylediler. İlk fikir kaynağı bu oldu. 1977’de Kastamonu’da ne üretimi yapabilirim düşüncesi ile fizibilite etüdü yaptırdım. Bizi Türkiye’de tek üretici yapacak olan zincir üretimine karar verdim. Yatırım için aynı yıl dönemin Teşvik Uygulama Genel Müdürlüğü’ne müracaat ettim. O yıllarda döviz yoktu. Dünya Bankası’na müracaat ettim. 4 milyon Alman Markı kredi çıktı.”

Üster, Dünya Bankası kredilerini ödeyebilmek için bir yandan zincir üretimini küresel bir markaya dönüştürecek adımları atarken, öte yandan müteahhitliğe de “köprü ve makineli üst yapı” işleri alarak 28 yıl boyunca devam etmiş. Son olarak Kastamonu-Cide yolunun 12 km’lik bölümünün üst yapısı işini 1999’da tamamlayan Üster, 2000’de bu işini tasfiye etmiş. 2008’de kurduğu Üster İnşaat ile konut sektörüne yönelik projeler yürütmeye başlamış. Şu ana kadar üç büyük projeyi tamamladıklarını söyleyen Üster, yüzde 50’sini tamamladıkları Ledakent Projesi üzerinde halen çalıştıkları bilgisini verdi. Üster, “Halen yaklaşık 100 bin metrekarelik kendi arsamız üzerine, üç katlı binalar yapıyoruz. 17 milyon dolarlık bir proje.

200 konutluk projenin 110 konutu bitti. Aynı proje çerçevesinde bir de otel yapmayı düşünüyorduk. Ancak otel işletmeciliği bizim ilgi alanımız dışında kaldığı için sonrasında bu projeyi askıya aldık” dedi.

MADEN ZİNCİRİNDE TEK ÜRETİCİ

1979’da 750 metrekarelik bir tesisle faaliyete geçen Zintaş, bugün 11 bin metrekare kapalı alan, 27 bin metrekare açık alanda faaliyet gösteriyor. 40 yıl önce işe başlayan Zintaş’ta bugün 80 kişi çalışıyor. Önceleri 3-14 mm aralığında zincir üretimi yaparken 1986’da Türkiye’de ilk defa maden ocaklarında kullanılan konveyör zinciri üretimine geçtiklerini ve üretim aralıklarının 3-26 mm’e çıktığını ifade eden Üster, bugün 3-80 mm üretim aralığı ile alanında Türkiye’nin en büyük firması olduklarını kaydetti. Zintaş’ın maden zinciri konusunda Türkiye’de üretim yapan tek firma olduğunu belirten Üster, ihracat potansiyeli için yurtdışı fuarlara katılarak Güney Kore, BAE, Romanya, Bosna Hersek ve Avusturya’da müşteri edindiklerini söylüyor. Üster, “2018’de 185 ton maden zinciri ihracatı yaptık. Bugün iç pazarın yüzde 85’inde Zintaş marka maden zincirleri kullanılıyor” dedi. Zintaş tarım, denizcilik zincirlerinin de aralarında bulunduğu 64 ana grupta zincir üretimi gerçekleştiriyor.

YILLIK ÜRETİMİ 5 BİN 500 TON

1996’da Amerika-Kanada ve Almanya onaylı ISO 9001 belgesini Türkiye’de 81 ’inci firma olarak aldıklarını dile getiren Üster, “Kardak krizi esnasında yaptığımız özel patinaj zinciri üretimi ile 1. Ordu Komutanlığı’ndan takdirname ile ödüllendirdik. Patinaj zinciri konusunda Ispanya’dan ödül aldık. Biz Karayolları Genel Müdürlüğü’ne, il özel idarelerine, Devlet Su İşleri’ne zinciri biz veriyoruz. Bütün şehirlerde bayilerimiz vasıtasıyla müşterilerimize ulaşıyoruz. Çeki Yıllık zincir kapasitemiz 5 bin 500 ton civarında. Yıllık yaklaşık 30 bin takım patinaj, 880 ton tarım, 2 bin 200 ton da maden zinciri üretiyoruz” dedi.

“KAR LASTİĞİ ZİNCİRİ ÖLDÜRDÜ”

iklim değişikliklerinin etkisiyle kış aylarının eskisi kadar sert geçmediğini vurgulayan Üster, kar zincirine ilginin azaldığını ifade etti. Özellikle kar lastiklerinin çıkmasının kar zinciri kullammmı azalttığını belirten Üster, “Yeni nesil şoförler de zincir kullanmak istemiyor. Yollarımız da güzelleşti. Kastamonu’dan İstanbul’a veya Ankara’ya giden araba İlgaz Dağı’nı geçerdi. Şimdi 5 km’lik tünel yapıldı. Yollar güzelleştikse zincir kullanımı da azalmaya başladı. Biz bu nedenle, zincir üretimini başka alanlara yoğunlaştırmaya başladık. Binek araba dışında, iş makineleri ve karayollarına ait kamyonlar, karla mücadele araçları zincirlerimizi kullanıyor. Eskiden yılda 60 bin takım kar zinciri üretimi yapılıyordu. Şimdi bu üretim 30 bin takıma indi. Artık tarım, maden ve kaldırma makineleri zincirleri üretimine ağırlık veriyoruz. 1.7 milyon euro’luk zincir kilidi yatırımımızı gündemimize aldık. Mevcut tesislere ilave yapılacak yeni yatırımı bir buçuk yıl içinde faaliyete geçirmeyi planlıyoruz. Genel itibarıyla Balkanlar ve İran pazarlarındaki talebi inceliyoruz. Hangi milimetreden ne kadar üretim yapılacağına bu çalışmalar sonrasında karar vereceğiz.”

PANAMA KANALI’NIN ZİNCİRİ

Üster, ürünlerinin bugün Panama Kanalı’nda kullanıldığı bilgisini de verdi. Panama Kanalı’na 1999’da teklifle beraber numune yolladıklarım söyleyen Üster, “O tarihte Panama’ya direkt gemi seferimiz yoktu. Zincirimiz ve teklifimiz ancak iki ayda ulaştı. İhaleye geç kalmıştık, o nedenle bir sonraki ihalede kullanılmak üzere anlaştık. Bütün testlerden başarıyla çıktık ve ilk siparişi aldık. Halen ticaretimiz devam ediyor. Panama Kanalı’nda girişte ve çıkışta sekizer kapak var. Bu kapakların açılıp kapanmasında 20 ton Zintaş zincir kullanılıyor. İhracat miktarımız yüksek olmasa da dünyanın en büyük kanalında zincirimizin olması bizim için önemli. Panama Kanalı’nı geçen sene ziyaret ettim. Kanalın her tarafını gezdim. THY’nin Panama ve Kolombiya seferleri Türk iş adamları için çok iyi oldu” dedi.



Afrika’nın en büyük safari alanlarına sahip Botsvana’ya zincir ihracatı yaptıklarını belirten Üster, bu zincirlerin, safarilerde araçların çamura saplanmasını önlemek için kullanıldığını vurguladı. Güney Kore’ye de patinaj zinciri sattıklarını ifade eden Üster, ihracatımızın yüzde 27’sini Güney Kore’ye yaptığımız patinaj zinciri oluşturuyor. Bunun dışında en büyük ihraç kalemimiz maden zincirleri. İran, Kosova, Makedonya, Slovakya ve Bosna Hersek başta olmak üzere birçok ülkeye maden zinciri ihraç ediyoruz. Çocuklarının eğitimini tamamlayıp, işe başlamalarıylaihracat sürecinin de hızlandığını belirten Üster, 2019’da ihratın payını yüzde 30’a çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.

‘DOSTUM ÇOKTUR’

Üster, Kastamonu’nun “ombudsmanı” olarak da anılıyor. Telefon açıp, ziyarete gelip, derdini anlatan, yardım isteyenleri geri çevirmeyen Üster’e, bu yönünün nasıl ortaya çıktığını sorduk. Yıllardır hemşerilerinin sıkıntılarını kendi sıkıntısı olarak kabul ederek çözüm aramaya çalıştığını söyleyen Üster, “Sayın Cumhurbaşkanımız, eski başbakanlar ve bakanlarla dostluğum var. Gücüm yettiğince şahsi menfaat dışında bu dostlarımdan memleketim için halkımız için yardımlar istedim. Bundan olsa gerek” diye konuştu.

6 bin plaklık koleksiyonu var

Hüseyin Avni Üster’in müziğe ilgisi çocukluk yıllarına uzanıyor. Babası Mehmet Üster’in musikiye meraklı olduğunu söyleyen Üster, “Babam kanun çalardı. Ben de önceleri keman çalıyordum, şimdi ise tambur. Okul kuruluş yıl dönümünde şef olarak konser idare etmiştim. Evimizde gramofonlar vardı. Musikiye ilgim hep sürdü. Türkiye’de basılmış plakları topluyorum. 6 bin plaklık bir koleksiyonum var. Yaklaşık 270 plağım eksik. Koleksiyonumu bilenler, Türkiye’nin farklı yerlerinde doldurulmuş bulamadıkları plakları bana sorarlar. Eskiden plak var denildiğinde Türkiye’nin dört bir yanma gidiyordum. Artık eksik olan plakların hangileri olduğunu, neyi arayacağımı bilmediğim için arama işini bitirdim” diye konuştu.

HÜLYA GENÇ SERTKAYA


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu